İlk Roman
55 görüntülenme · 463 ileti
Hep böyle uyuyacakmısın anne hiç açmıyacakmısın gözlerini hiç sana sarıla
mıyacakmıyım doya doya okşamıyacakmısın saçlarımı kucağına alıpta sevmiyecekmisin beni eskisi gibi sen gidince daha çok anladım değerini daha çok iyi bildim kıymetini ayrı düşünce anladım hasretini anne beni öksüz bırakıpta gitmeyecektin anne ağlatmıyacaktın beni her öksüz gibi bu günde canım çok yanıyor bu satırları sana yazarken seni arıyorum her neredeysen aaramış bulmuşlar seni annem bana dedilerki annen bir mezarlıkta uyuya kalmış dediler inanamadım benim annem öldü diyemedim göz yaşlarımı saklıyamadım anne seninle beraber bende öldüm anne
Çok özür dileyerek biraz forumun ana konusuna ilişkin bir şeyler karalamak isterim müsade ederseniz. Bazı sorunlarım var. Geriye dönüp, sayın Antmen'in yazdıklarının bir kısmını okudum. Kendisine saygı duyuyorum, kişisel bir çekişme ya da münakaşa ortamı yaratmak da değil dileğim ancak, roman yazarken sanırım yarattığınız dünyanın Tanrı'sı değil, bir parçası yahut da kölesi oluyorsunuz gibi geliyor bana. Hakeza son üç aydır ben sanırım fazla kapılarak çoktan kölesi oldum. O beni peşinde sürüklüyor. Ben onu istediğim yerlere, tam dileğimce yönlendiremiyorum. Sanırım bunda biraz da olsa tarihsel bağların bulunması yoğun bir etken fakat karakterler bir süre sonra davranmaları gerektiği gibi davranmaya, konuşmaları gerektiği gibi konuşmaya başlamıyor mu sizce? Siz bir aracıdan başka nesiniz? Bir çocuğun annesiyle olan ilişkisine benzetiyorum ben bu durumu. O olmadan siz var olamazdınız ama artık siz de varsınız...
Burçin hanım, elbette roman yazarken kişiler kendilerini ütopyalarının içinde buluyorlar. Yani ne yaratmak istiyorsanız yaratıyorsunuz ve haklısınız sonrasında hikayeniz sizi kendisine çekiyor ve ipler elinizden gidiveriyor. Ama yine sizdeler. Sizin ruhunuzun dehlizlerine takıldığına inanıyorum ben, yani siz derken yine hepimizden bahsediyorum. Roman yazmaya başlamak, bir zaman sonra birşeyi sevdikten sonra onun tutkuya dönmesine benzer. Siz yaparsınız ama kontrol sisteminiz de mantıkla çalışmaz. Bunda tek farkı var, mantıkta ruha işbirlikçilik ediyor... Fikirlerinize saygı duyuyorum ve kendimce bazı yerlerine katılıyorum. paylaştığınız için teşekkür ederim. Karşıt düşünceler herzaman olacaktır. Bu da insan yapısının kişilerdeki farklılığından kaynaklanır. Ne olursa olsun, romanın içinde yeni bir dünya kurmak eşsiz bir duygudur. Evet o sizin çocuğunuzla aranızdaki bağ gibi olur ama biraz daha farklı, yine de hakimsinizdir o dünyaya, çünkü bu bir fantazyadır bence. Dizginler gevşetilir ama asla bırakılmaz diyebilirim.. Bende böyle yazıyorum. Sevgi ve saygılar.
MERHABA ilk olarak bizlere böyle bir siteyi hazırlayan herkeze teşekür ediyorum.ve buradaki yazarlara bazı sorular sormak istiyorum.şimdiden yazdığım her sorunun cevabı için teşekür ediyorum.birinci sorum her yazar kendi
adında farklı karakterlere ayrılıyor yazdığımız her ne olursa olsun yazarlar tarafından eleştirme yapılıyor her yazarın hakkıdır diye düşünüyorum.ama eleştiri yapan bazı yazarlar iyi bazıları ise kötü eleştiri yapabiliyor her yazar bu eleştirilere açıktır. zaten yazarlarımız kendi adı altında yazdığımız fikirleri öne sürmek değilmidir? duygu ve düşüncelerimiz doğrultusunda yazılıyor doğrumudur?ikinci sorum:örneğin;ben tanınmış bir yazar değilim ama her tanınmış sevilen bir yazar gibi yazar karakterine sahibim diyelim.diyelim kendi adımda kitabımda var kitabımı severek okuyorlar ama beni tanımıyorlar bu yazarlıkta neyi değiştirir? kitabın iyi satılması iyi bir yazar mı demektir. yoksa hayali bir yazar kahramanımı olarak nitelendiriliyor. bu kadar sadece yazarlar değil form katılımcılarıda açıklama yapabilirler şimdiden tekrar teşekür ediyorum.
İmla kuralları anlaşılmayı kolaylaştırmak içindir, yazım yanlışlarınız ve noktala işaretlerinin eksik kullanımından dolayı inanın sizi anlamadım. Forumlarda çok yazıyorsunuz, takip ediyorum ama yazdıklarınızı anlamak hüner istiyor. Yanlış anlamayın, bu hüner iç içe ve noktala işaretlerinin yerinde kullanılmamasından kaynaklanıyor. Ben sizin yazınızı bir de doğru şekliyle yazıp, cevap vereceğim.
(Eklentinizin düzeltilmiş halidir) Demişsiniz ki;
"İlk olarak bizlere böyle bir siteyi hazırlayan herkese teşekür ediyorum. Burada ki yazarlara bazı sorular sormak istiyorum, şimdiden yazdığım her sorunun cevabı için teşekkür ediyorum. 1. sorum: Her yazar kendi adında farklı karakterlere ayrılıyor, yazdığımız her ne olursa olsun yazarlar tarafından eleştiri yapılıyor, bu her yazarın hakkıdır diye düşünüyorum; ama eleştiri yapan bazı yazarlar iyi, bazıları ise kötü eleştiri yapabiliyor. Her yazar bu eleştirilere açıktır, zaten yazarlık kendi adımız altında yazdığımız fikirleri öne sürmek değil midir? Duygu ve düşüncelerimiz doğrultusunda yazılıyor doğru mudur? 2.sorum: örneğin; ben, tanınmış bir yazar değilim; ama her tanınmış, sevilen bir yazar gibi yazar karakterine sahibim diyelim, kendi adımda kitabım da var kitabımı severek okuyorlar ama beni tanımıyorlar bu yazarlıkta neyi değiştirir? Kitabın çok satmasından dolayı, yazarı iyi mi demektir? Yoksa hayali bir yazar kahramanı mı olarak nitelendiriliyor? Bu kadar sadece yazarlar değil forum katılımcıları da açıklama yapabilirler şimdiden tekrar teşekkür ediyorum."
Bazı yerler gerçekten de anlaşılmaz olmasına karşın, anladığım kadarı ile şöyle diyeceğim; 1.soru da ne demek istediğiniz hâlâ meçhul. 2. soru için şöyle diyebilirim: Yazarın iyi olması, tanınması ve çok satmasıyla alakalı değil, sizinle ortak paydalarda buluşacak okurların sizde bulduklarıyla alakalı. Her yazarın karakterleri vardır, tanınmış ve tanınmamış diye yazarlık ikiye ayrılmıyor. Ama kitaplı ve kitapsız diye ikiye ayrıldığı doğrudur. Ancak roman konusunda illa ki kitaplı olmak zorundasınız anlaşılmak için, yoksa benim gibi kendi kendinize yazar, onları saklarsınız :) Diğer sorduklarınız zaten bir anlam oluşturmadı bende. Ama benim size ısrarla vurgulamak istediğim yazım kuralları sözlüğü açıp, araştırma yapmanız. Bakınız bunun eksikliği beraberinde anlaşılmamayı da getiriyor ne yazık ki. Dilimizi iyi kullanmalıyız ki, daha net anlaşılabilelim. Bu eleştirilerimi yapıcı olarak değerlendireceğinizi umuyorum ve anlayışınıza şimdiden teşekkür ediyorum...
Saygılar...
NAZAN DEMİRDELEN,
Hanımefendi,
Arkadaş, ifadede bir karmaşa var gerçekten.
yazılarında hata üstüne hata var.......
forum yazısı da olsa önemse...........
Bunu bir yazar olarak dikkatle yapman gerekirdi. Herhalde hislerle davrandın.
Kitabın varmış. Öyleyse bunu söyle.
Kendini tanıt.
Bu forumda herkes konuşuyor.
Her yerde böyledir.
Buradakiler bir şey yapmaya çalışıyor..
Bazen anlaşmazlıklar oluyor.
Bunlar olur…
Senin ne sorduğunu da anlamadım ya,
Anladığım kadar, içinden geldiğince konuş.
Bu arada sessiz kalma.
Bir kitabın çok satması o kitabı değerli yapmaz.
Ne yazdın sen, bunu anlatır mısın?
Kitabını söyler misin?
Sanırım beni gerçekten anlamadınız.kısaca demek istediğim şey yazar olanda olmayanda bir kitap çıkartıyor yazar sıfatını taşıyan bütün kitaplarını alır okuruz. çünkü tanıyoruz ama yazar olmadığı halde kitap yazan ve hiç tanınmayan ve kitabı çok iyi satılan bir kişi gerçek bir yazarla aynı sıfatımı taşıyor? ve yazarı tanınmadığı halde herkez kitabını çok seviyor ve çok okunan bir kitap yazarlıkta neyi değiştirir?bunu bende merak ettiğim için bilenlere soruyorum.ve diğer sorumdada demek istediğim şey her yazar farklı karakterler
de yazılmış yazılardır her yazarın duygu ve düşüncesi farklı olduğundan yazılan kitap tarafından eleştiri yapılabiliyor zaten bir yazar duydu,düşünce ve doğrularıyla bir kitap yazmıyormu ?demek istemiştim evet imla hatalarım oldu ve anlaşmazlık buradan doğuyor sadece bu kafamdaki soruların cevabını sormak için yazdığım bir şeydi yinede cevap verdiğiniz için teşekür ediyorum.
Bir yazarın yani o sıfatı takınmış birisinin kitabının çok satması ya da satmaması onun için ne eksidir ne de artı.Kaldı ki kitabı satmayan ya da kitabı olman kişi de kötü yazarlıkla sınıflandırılamaz.
Çok satmak günümüzde reklam ve paraya bakar.Yani medyayı kullanma noktasıdır satmanın anahtarı.Ama kim iyi yazar kim kötü yazar ona da zaman karar verir bence.
Şiir de özellikle çok farklı beğeniler doğar.Yani otorite kavramı ortadan kalkar.bin kişi beğenir , bin kişi kötü şiir der.Yaklaşımlar ve fikirler farklıdır çünki.
Yazar ve kaleminin karakteri ise.Bazı noktalarda başka yazarlarla kesiştiği görülebilir.
Ama herkesin içi dünyası yada ütopyası belli çizgilerde ayrılır...
Hatırlatma : Günümüzde sayılı AYDIN ve YAZAR sayılan ama eserlerine bakıldığında gayrı resmi çevirme yapılmış daha doğrusu avrupa edebiyatından çalınmış olması görülmüştür ama bazıları en çok satanlarda ilk sıralarda yer alırlar...
İyi yazar kim karar sizin???
nazan hanım,
Sizin acayip bir sitiliniz var.
Onca metin vs. okurum ama sizin gibisi ilk. Fark şu: siz virgülleri attınız. Bilinç akışı tekniği: gidiyorsunuz. Bu teknik sizin yazdığınız gibi, virgülleri kaldırıyorsun, akıyorsun…………
Siz virgül kaldırmakta teksiniz bu sitede, galiba.
Virgül var ama (soluk aldıracak kadar değil elbette..)
Toplum, yazar sıfatını taşıyanı yükseğe koyar, bu toplum kim peki: ne okuyacağını bilmeyenler…
Ne okuyacağını, neyin değerli olduğunu bilen bilir.
Yani onu kandıramazsın.
Kitabı çıkan ama iyi olan yazarlar var.
Eh, bunların çok bilinmemesi, değer kaybettirmez, ama her yazar çok okunmak ister, yazar tutkusudur bu,
Çok okunan yazar, güç elde etmiş demektir, ona inanırlar, saçma sapan yazsa bile, toplum da alıp okuyor, yani aptallar diyelim, kırmadan şöyle: sıradan insanlar, (ama her çok okunan yazar kastedilmiyor)
Bütün bireyler kendi sözlüklerini yazar hale gelse, işte o zaman bu çok satan az satan meselesi, iyi/kötü ayrımı olmaz.
Kendi sözlüğünü yazmak demek şu: her bireyin kendini bulması,
Şöyle diyelim, kimisi ‘yar’ sözcüğünü kullanır, kimi ‘sevgili’ der, ama biri çıkıp da ‘kamyon’ diyebilir. İşte bu özgünlük, neden ‘kamyon’ diyor, çünkü ona özel bir kavram,
Bilmem anlatabildim mi???
(Karmaşık oldu sanki ama)
Nazan hanım zaten sorduğunuz soruya cevap verdim. Ve karşı taraf olarak anlaşılmaz yazdığınızı gördüğümden dile getirdim. Buna istinaden yazdığınız yazı da negatif bir hava sezinledim. ve bir rica forum başlıklarına lütfen adımı yazmayınız, ben yazımı size yazdım siz cevabı iki kişiye verdiniz ve isimlerimizi yan yana yazmanızdan da rahatsız oldum. Bazen ince düşünmek lazımdır, şahsa yazılan yazılara cevap yine şahsa verilir. anlıyorsunuzdur umarım. Ayrıca "herkez" değil "herkes" yazılır. Forum da olsa dikkat etmek gerekir. Yine imla yanlışlarından dolayı pek net anlaşılamadınız. Ben bu mesajdan sonra pek bu konular hakkında yazı yazmak istemiyorum artık, saygı duyarsanız sevinirim. Saygılar.
Nazan hanım! Okunamıyorsunuz. Yazdıklarınız çok güzel şeyler olabilir ama takılar bozuk, virgüller eksik, boşluk olması gereken yerlerde zahmet edip çubuğa basmıyorsunuz! Lütfen... beş dakikanızı ayırın ve işin sizin, İsa bey'in söylediği gibi "bilinç akışınızla" bitmeyeceğini görün. Biz okuyamadıktan sonra ne diye zahmet edip yazıyorsunuz buraya? Bu arada Nazan hanımın eşi benzeri olmayan Türkçesini düzeltmeye kalkışanlar da daha aşağı kalmamışlar. Aylin hanım, "Burada ki" diye bir şey yok; "buradaki". Zahmet edip mesajı düzeltmeye girişmişsiniz, iyi etmişsiniz, keşke hepimiz bu duyarlılığı gösterebilsek, ama keşke hepsini düzeltiverseymişiniz. "her tanınmış sevilen bir yazar" olmaz.
Kitap çıkarmak, çok satmakla ilgili bir tartışma aldı başını gidiyor. Konu güzel. Paradan kaçmak parayı fazla ciddiye almak demek değil mi? Güzel yazın, basılsın, satılsın, okunsun... denklem bundan daha "karmaşık" olamaz. Para kazanmak ne günahtır, ne sevaptır. Yaşatır, o kadar. Bunu edebiyatla, sanatla başaranlara şapkanızı çıkarın. Başaramayanları da başarısız oldukları için yargılamayın. Dönemleri değildir, toplumun duyarlılıkları o sırada başkadır. Ha konu "para için yazmak" olunca durum değişir. Popülist yaklaşanlar var, yüz bin satsın diye yazanlar var. Onlardan hiçbir zaman kalıcı şeyler beklemeyin. Cesur şeyler beklemeyin. Lakin bırakın, onlar da yazsınlar. Dünyaya kazandırılan her cümle bizi savaşlardan, nefretten, kinden biraz daha uzaklaştıracaktır.
Saygıyla,
M. doğan
Bu arada dil üzerine yapılan tartışmalar bir yana (ne yapıp edip dilimizi toparlamalıyız) Aylin hanım, İsa bey, Nazan hanım, Nida bey ve diğerleri, seviyeli ve takibi ilgi çekici bir tartışma ortamı yarattınız. İnşallah devamı gelir, konuşulan konular hepimizi ilgilendiriyor. Aylin hanım, adınızı diğerleriyle beraber andım, beni hoş görün, sizin de pastada güzel bir payınız var.
Tekrar saygıyla,
M. Doğan
Aslında bu notu izedebiyat forumuna yazsam daha mı doğru olurdu kestiremiyorum ancak sanırım fikir almak daha doğru olacak. Yazımızı yollarken bir tür seçmek gereksinimi doğuyor. Bunu seçmek yazdığınız bir deneme ise ya da ne bileyim, bir şiir ise belki daha kolay. Ancak bir roman yazmaya çabalıyorsanız bu türü doğrudan belirleyebilmek olası mı? Ya da şöyle sormalı bu soruyu belki de: Türünü belirleyemediğim bir roman yazmaya uğraşan biri olarak ben acaba en baştan çuvalladım mı?
Nazan arkadaş,
Sizin insan çağıran, anlamaya gayretli tavrınızı beğendim.
Yalnız, sizinle ilgili söylenen, dilinizdeki, ifadelerinizdeki problemdir, bu problemin üstüne eğilin,
Bu sizin iyiliğiniz içindir.
İçimizden bazı İNSAN TAKLİDİ ŞEYLER iyice çirkinleşmiştir.
Adını vermediğim bu insan birilerini DURMADAN MADARA ETMEYE çalışıyor hesapta. İyice kırıcı olmuştur. Onu bilirsiniz. Adını anmak gereksizdir.
Asıl madara olan kendisidir.
Böyle saçma sapan tavırlarla burada ne yapmaya çalışıyor anlamıyorum.
Nazan, böyle saçma tavırlarla hiç uğraşma.
Senin ne yazdığına, profiline bakacaktım, ama bulamadım, sistemle kayıtlı görünmüyorsunuz,
Burada nasıl davranmanız gerektiğini, yazılarınızı nasıl yazmanız gerektiğini, KİMİ GÜLÜNÇ, SEVGİSİZ VE VAHŞİ İNSANLAR BELİRLEYEMEZ.
O İNSAN TAKLİDİNE şunu diyorum: Önce insan olmasını öğren.
İnsan olmadıktan sonra edebiyat yapılamaz…
m. doğan, vallahi epey güldürdünüz beni. Ellerinize sağlık. SUSMAYIN LÜTFEN…………….
M. DOĞAN VE NAZAN’I ALKIŞLIYORUM.