"Yazarın asıl derdi, yazdıklarının anlaşılması değil; anlaşılmayacak kadar iyi olmalarıdır." - Oscar Wilde (Kurgusal)"

Çocuklarla Muhabbetlerim

yazı resimYZ

İki çocuğum var amma
Ben bizim büfeden çikolatayı
Dört beş tane alırım
Diğerleri karımla bana değil
Komşu çocuklarına...
Karşına al uzun uzun büyük insan gibi konuş
Seviyesine in, saygıyla eğil
Bilakis alçalmaz yükselirsin.

Maç yaparız bazen zibidilerle
Ben hep kaleye geçerim
Hepte bana beşikten gol atarlar
Sonra da gülmekten yerlere yatarlar
Ahmet amcanın beşiğinden gol attık diye...

Hele bir üç yaşında Meleknur kızımız var
Adı gibi dünyada ki meleklerden
Öpücüğü verir yanaklardan, çikolatasını alır
Ahmet amcasına koşaraktan.

Kendi çocuklarım gibi severim
Diğer çocukları da
On beş dakkayı geçmez
Bir çocuğun kalbini kazanmam
Ben onların tatlılıklarına, güzelliklerine dayanamam.

Sokak çocuklarının hüzünlerine
Acılarına, yoksulluklarına hiç kayıtsız kalamam
Onlara değil ana babalarına kızarım
Kızınca da işte böyle şiirler yazarım...

Onların beni sevmesini beklemeden
Severim onları ben koşarım peşlerinden
Çikolata mı yediler sakız mı çiğnediler
Anlarım dişlerinden...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön