"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Mehmet Nacar

Nicce Yıllar Geçti

Nice yıllar geçti, aradan...
Sen üniversiteye başlamıştın. Kavak yellerinin tatlı esintisine kapılmış, sınıfta kalmıştım, ben de.
Bir sınıf arkadaşımız söyledi.
-Adresimi vermeyin ona, demişsin.

Mehtaplı Gecelerde

Sevgin yanan gönlüme su, gözlerin talihime pusu, özlemin severek yattığım ölüm uykusu oldu.
Şarkılar yemeğim, şiirler ekmeğim artık.
İçtim sabahlara kadar. Meyhane köşelerinde seni........

Kambur Dünya

Ay güneşin ışığını yansıtır. Kalemim de gönlümdeki sevdaları. /
Güneş ışığı çok güçlü, çok sıcak. ayışığı mat ve serin. Ayın gücü yetmez, gün ışığının tümünü yansıtmaya.

Ana

Ellerin ilacım olurdu, benim, / Sözlerin en doğru yolu gösterir. /

Meyhane

Kısgın çöllerden eserek gelen toz bulutlarında, çamur yağmurlarında leyla'nın gözlerinden, kirpiklerinden zerreler olduğnu bilirim. Leyla o zerrelerden bakar bana. Gülümseyerek...

Şiir Defterimiz

Beni şiirlerimle sevmiştin.
En güzel şiirin sen olduğunu bilmeden.
Kalın bir defter verdin bana. Sana yazdığım şiirleri o deftere geçmemi istedin. Sonrada sımsıkı tembihledin.

Küskün

''Madem küstün, dargındın, neden geldin ağladın?
Rıhtımda boynu bükük, bana mendil salladın...''
Bu şarkının sahibi de bizim ayrılığımızı yaşamış.
Anımsar mısın?............

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku
Başa Dön