"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

]

Biz şarap içeriz ezelden beri,
Bardağı yürektir markası gönül.
Bazen bey yaşarız bazen serseri,
Hasret sazımızın türküsü gönül.

Âlemde kimisi para zengini,
Kimi bizim gibi yara zengini,
Sevdalı kalbimiz kira zengini,
Bitmeyen yolların şarkısı gönül.

Efsane olmuşuz seven dillerde,
Vuslatı aradık gonca güllerde.
Derbeder gezeriz gurbet ellerde,
Aştığımız dağın arkası gönül.

Yalancı âlemde ömrümüz serap,
Dışımız süslenmiş içimiz harap,
Doğuştan sarhoşuz, meze ıstırap,
Şarap çeşmemizin fırkası gönül.

Hayatın başında aşka inandık,
Duygu pınarında şaraba kandık.
Yaz günü üşüdük kış günü yandık,
Yanık tenimizin hırkası gönül.

Mehmet NACAR

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön