"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"

yazı resim

Sen... Kimsesiz kalabalığı, sessiz çığlığıyla sevdiğim...
Küçük küçük ışıkların aydınlattığı karanlık sokaklarıyla,
Tüm zamanlarım uykuya daldığında sevdiğim...

Ay ışığında denizin karanlık sularına yansıyan gerçeklerden,
Düşlerin masallara sığındığı gecelerden kalma...
O geceler gibi sevdiğim...

Sevgi arsız bir duyguydu.
Hele benim tenime, sözüme, gözüme yerleştiğinde...
Sınırlar siliniveriyordu.
Değişmek...
Zamanla her şey değişiyordu, evet.
Ama uzun sürenler...
Ne olup bittiğini anlayamadım çoğu kez.
Uzun süren değişmeler bir anda çabuklaştı.
Şimdi çok başkayım.
Kendime yabancı...

Sen... İçimde sızlayıp duran en büyük yaram.
Dilimin ucundaki söylenmemiş sözlere kanayan...
Gözlerinden uzak akşamlarda dinlediğim şarkılarla canlanan...

Ay ışığında denizin karanlık sularına yansıyan gerçeklerden,
Düşlerin masallara sığındığı gecelerden kalma...
O geceler gibi sevdiğim...

Değiştim...
Sevgi arsız bir duyguydu.
Hele benim tenime, sözüme, gözüme yerleştiğinde...
İsmine, cismine de ihtiyacı yoktu.
Yalnızdı.
Sen gibi, ben kadar...
Yalnızca rengi vardı.
Sonsuz yüksekler, sonsuz derinlikler gibi...
Sevdiğim, sevdiğin gibi...
Mavi...

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön