"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Sanrı Sancısı...

yazı resim

Sanrı sancılı günlerimi
Susma karanlığındaki geceler saklamış
Canıma yama olmuş zaman
Ten yıpranık...

Kafiyeli tek yeri son iki satırı olan şiiri,
Yarım kalan bir aşkın üç noktasıyla bitirecek kadar güçlüydüm aslında.
Bazı kadınlar kelimelerden aşk doğurur,
Bazılarıysa aşklarından şiirlerce kelime.
Benimse aşkım gebe.
Yazılmış ama söylenmemiş söze...
Geriye dönüp baktığımda yalnızlıktan başka bir şey görememek ne acı...
Araladığım kapıdan ruhuma sızacak ışığı beklerken,
Git-gellerle dolu dayanılması güç duyguların savaşından yara bere içinde sıyrılıp
Can havliyle kelimelere sığınıyorum yine...
Huzuru en son ne zaman hissettiğimi hatırlayamayacak kadar eskitmişim.
Acım öğretmiş: "Yalnızlık paylaşılmaz..."
Sayfalarını dolduramadığım defterimi bırakıp
Yeni bir defter alıyorum elime.
Acıma öğretiyorum: "Hayat bir boşluk doldurmaca ama tek taraflı değil..."
Huzuru ellerinde tutan birine uzatıyorum ellerimi.
Ve diyorum ki yalnızlığıma:
"İşte olmamız gereken yerdeyiz..."
Acım ağlıyor.
Susuyorum.

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön