Gecemin rıhtımında
Yalın ayak,
Acı varsa ki
Acının
Tavanında yürüyorum,
yalın sorgularla.
Uzak bir meltemdir dokunur ellerime,
Yüreğimde
kesiklerdir koparamadığım
Can çelişir...
Sen söyle
Hangisinden vazgeçelim?
İçimde can kırıklarım,
Ceplerimde
soğuk zirvelerin Nergisleri.
Adını sen koyduğum
İnançlı bir sevdadır
Vazgeçmediğim.
Zirvedir adın,
en yakın yıldıza dost.
Bir de ben neyim?
Ruhuma işlenmiş adın,
Ezellerin döngüsünde,
Muhlis bir mürekkeple
çizdiğim resimsin
divitimden usul usul akarsın.
-Kaç tane ruhu var bu sevdamın
sen de bilemezsin-
Denizim delirir
Dalgalanır hayaller
Bir damla fazla düşerse
Bil ki sensin yine sebebim
Ay çeker yükümü
bir kervan gibi...
-En taze acıların ayak sesleri
bu sabahlar-
Postalların umudu
bağcıklı mısralarıma düğüm.
Bir askerin özlem yeminini
tek geçerim.
Yazamaz savaş mektuplarımı
Siperlerde
Annesine hasretten öte,
çünkü
ben bambaşka bir "sen" derim.
Karışır güne taze begonyalar.
Tomurcuklarından
gamzeler koparan
bir tufanın önünde dururum.
Arsızdır sevdam.
Kalp kırıntılarım
gezegenleri gezinir.
Hangi kapıyı çalsam,
bir koyu kırmızı kan peltesinde,
yüreğime bir korku bırakır.
Bu derin denizlerle konuşamam
ama
Kan çanağı sözlerine
direnirim.
Fısıldıyor bir gizemin ruhu.
İnatla derim ki
Kırık, kızıl bir ay
bulutlarıma asılır;
sonra seni görünce
boynu bükülür hüznün
şavkı bana teslim,
susma.
Kulaklarım
arşın melodisiyle çınlar
Bir garip olurum yine
kızıl sensizlikte
Bir fersah;
Limon, leylandi ve çınar...
Dertleşiriz,
gecenin keskin rayihasında.
Demleniriz...
Bir kılıç gibi k-eser kokusu sevdamın
Sağ ayakla bir adım atarım
"Bismillah"
derin bir nefes...
Ayaz bir kar fırtınası olsa da,
dökülen taneleri
buharla
yakarım!
Bana "yine yandım" deme.
Yeni geçmiyorum
bu yoldan
Sarmıyor dallarımı artık yapraklarım.
Kara bir lodos gibi
esiyorum kapında.
İçinde ben yoksam eğer
Kapat!
Kapını,
pencereni.
Tcpassenger_ierdoğan










