"Yazmak, aslında ölmek için bahane üretmektir; çünkü yaşarken yazamazsın, yazdıkça ölürsün." — Franz Kafka"

İyi ki olmamış

Bu şiir, kalabalıkta rastlantısal bir karşılaşmanın tetiklediği derin düşünceleri anlatıyor. Geçmişte kalan bir ihtimal, gerçekleşmeyen bir ilişki ve bunun getirdiği huzurlu teslimiyet... Yazar, "ya olsaydı?" sorusunu sorduktan sonra, mevcut hayatının doğruluğunu fark ediyor. Bazen hayatımıza girmeyen insanların bizi yanlış bir yoldan koruduğunu ve doğru kararların sessizce varlığını sürdürdüğünü anlatan, nostalji ve minnetle dolu bir içsel yolculuk.

yazı resim

Kalabalığın içinde bir yüz gördüm.
Geçmişten kalma,
tamamlanmamış bir cümle gibi.

Yan yana gelmedik.
Bakışmadık.
Bazı insanlar
ancak uzaktan tanınır.

Yıllar önce bir ihtimaldik.
Olabilirdi.
Olmadı.
Hayat bazen açıklama yapmaz,
sadece sessizce vazgeçer.

Zaman kimseyi güzelleştirmiyor.
Sadece neyi taşıdığını belli ediyor.
Bazıları ağır geliyor,
bazıları tutuyor insanı hayatta.

Kısa bir an durdum.
“Ya olsaydı?” diye.
Sonra sustum.
Çünkü bazı sorular
cevap istemez.

Yanımda oturan kadına baktım.
Sesi yoktu.
Ama içimi üşütmüyordu.
Yılların öğrettiği bir sakinlik vardı yüzünde.

O an anladım:
Doğru kararlar bağırmaz.
Kendini savunmaz.
Sadece kalır.

Bazı insanlar hayatına girmez.
Ama seni yanlış bir hayattan korur.

İyi ki olmamış.
Ve iyi ki…
şimdi buradayım.

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön