"Yazmak, aslında ölmekten daha kolaydır; en azından yazdıklarınızı gömecek kadar toprağınız olur." — Dorothy Parker"

yazı resim

Sayı saymayı öğretmişti babam beş yaşında iken…
Bir ev (bizimki), iki ev ( komşu annenin evi ), üç ev ( Sümüklü Derya’nın evi )
Öğrendim saymayı bir, iki, üç…
Bizim evimiz, komşu annenin evi, sümüklü Derya’nın evleri…

Okula giderdik her sabah Derya ile. Mahallenin en küçüğü idik ikimiz, sınıf ve sıra arkadaşımdı… Birde sürekli hasta… Neden mendil taşımasını öğretmemişti ki annesi!
Minik ellerini hatırlıyorum. Kırmızı rengi sevmeyi o zaman öğrenmiştim. Çocukluk işte! Bilemedim yokluğa üşüdüğünü…

Bahar sabahlarını hatırlıyorum. Komşu annemin yağlı ekmekle sokak çocuklarına verdiği mutluluğu… Acıkmış mıydık? Hayır! Ama öyle güzel gösterirdi ki yavan ekmeğin yağ ile dansını… Çocukluk işte! Gülen gözlerin kapanacağını düşünemedim hiç…

Evimi hiç unutmadım. Akasya ağaçları açmıştır şimdi. Güne günaydın derken gülümsemen; kalkar perden ve sarı ışığın yarenliğinde pencereden dalar içeriye arsız koku. Gülümsemen renklenir. Şükredersin… Bilir misin akasya’m umut kokar… Çocukluk işte! Kıymetini bilemedim o yaşlarda…

Sayı saymayı öğretmişti babam beş yaşında iken…
Ters saymayı öğreniyorum 25 yaşında!
Üç ( sümüklü Derya’nın evi), iki (komşu annenin evi), bir (bizim…)
Üç, iki, bir…
Öğrendim bitti…

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön