"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Abram 1

Bu metin, mitoloji kavramını tarihsel bağlamda ele alırken, okuyucuya metni nasıl okuması gerektiği konusunda rehberlik sunuyor. Mit kavramının günümüzdeki anlamından ziyade, tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Yazar, mitlerin geçmiş toplumların ortak hafızasını yansıtan, günümüz gerçekliğiyle tam örtüşmeyen anlatılar olduğunu belirtiyor ve Abram anlatısına giriş yapıyor.

yazı resim

Abram anlatısına geçmeden önce mit kavramını tarihsel koşullarla değerlendirmek gerekiyor. Bu yazıları lütfen anlam ilişkisini bozmadan; dura dura, paragraf paragraf sindirerek okuyunuz.

Konunun kendi anlayışımıza göre olup olmamasına göre değerlendirir değil de; bilimsel, tarihsel, sosyal, toplumsal ve makro-mikro etkileşimli nesnellik kurallarına göre, gelişen şartların ulam sal ifadeleri ile anlamaya ve değerlendirmeye çalışınız. Yazının önemsendiğinden değil de, bir düşünce yazısının icabı halinden ötürü böyle okuyunuz.

Mit (mitoloji) tarihsel olan bir konu olmakla şimdiki anlamalarımıza göre doğru olmayan; işitilen, söylence anlamına gelir. Aslında mitler çok kes geçmişin ortak grup hafızası veya insan hafızasıdır.

Mitler masal öykü tarzı anlatımlardır. Bidayetinde başka türlü anlam ve gerçekliğe karşılıktırlar. Şimdiki gerçeklikle eşleşemeyip anlaşılamayanı ifade eden, boşluğu hakiki olan destanlardır.

Yazılı olmayan ve yazılı olan mitler vardır. Sözlü mitler değişen koşul içinde değişken ifadelidirler. Bu nedenle hakikidirler. Her mit gerisindeki gerçek toplumsal ve sosyolojik şartların ürünüdürler.

Her mitin gerisindeki sosyal ve toplumsal şartlar, zamanla değişir. İlk anlarda manası değişen mitin önceki anlamını ve yeni koşullar içindeki mikro alanlı her iki anlamı da hafızalarda taze tutulur.

Aktarımlar içinde söylenen değişmiş olan mikro hafızanın aktarımları, dumurlu bir mikro hafıza aktarımı olarak hep vardır. Belkide bunu bir kusurun gölge aktarımı olaraktan da görebilirsiniz!

Ama unutmayın ki mazideki gerçeklikle eşleşen motifte bir keçiyle alaka kuran insan figürünü veya insanla alaka kuran keçi figürünü, cinsel sapıklık ifade eden bir kusur aktarımı olarak görebilirsiniz.

Oysa geçmişte cinsel ifade, ortak alanlı barınma, korunma, beslenme, gözetilme temasını ifade eden ve partnerini kendi gibi görmenin yakınlığına dek aitlik-uyrukluk totem eşlik ilişkisidir.

Mazi içindeki cinselliğin totem eş, totem kardeş olma ifadesi unutulursa; üreten iki farklı totem grubun üreten ilişki nedenle birleşen toplumlar olmasını da anlayamazsınız. Tarihsel gerçek oluşun bu resimli anlatım şekline fantezi dersiniz. İfade boşluğu içinde gizlici okültist anlayışlar doğar.

Aslında keçinin insanla alakasını belirten figürdeki görsele, fantezi olan bir sapıklığın kusur olarak aktarımı dediğimiz ifadeyi; birbiri ile birleşen iki toplumun sosyal mantıklı kuralı olduğunu doğru şekliyle okuyunca bu durum; kusurdan doğan yarara ve kusurdan doğan güzelliğe dönüşmektedir.

İkili anlamıyla hafızada tutulan mitlerdeki dualite içinde neyin ne olduğu, neden öyle olduğuna dek nedensel bağlar (illiyet bağı) açık açık bilinirler.

Lakin yeni koşullar giderek kendi kurum ve kurallarıyla oturmaya başlar. Bu durumda eskiye değin ortada kalkmış toplumsal gerçekleri ifade eden sözlü anlamlar, arada geçen zamanla unutulmaya yüz tutarlar.

Ortadan kalkmış toplumsal gerçeklerin şimdi içinde somutu yoktur. Şimdi içinde geçmişe dek somutluğu ifade etmenin soyut anlatımları vardır. Anlatılan mit içinde eski gerçekliğin somutluğu olmamakla, şimdiki anlatım içinde soyutluğu ifade eden bu anlatımların nedensel bağı yoktur.

KİTAP İZLERİ

Küçük İşler Büyük Özgürlükler

Mert Başaran

Finansal Özgürlük Arayanlara Bir Dost Tavsiyesi Mert Başaran'ın "Küçük İşler Büyük Özgürlükler" adlı eseri, kişisel finansı karmaşık tablolardan ve anlaşılmaz jargonlardan arındırarak hayatın içinden bir
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön