Amerika Katil Katil!
Amerikan Emperyalist Menifestosunu Senatör Albert J. Beveridge 27 Nisan 1898'de şöyle açıklıyordu: "Dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. "
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Amerikan Emperyalist Menifestosunu Senatör Albert J. Beveridge 27 Nisan 1898'de şöyle açıklıyordu: "Dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. "
Bir insan hem sezgisel hem yaratıcı ve görsel olan sağ beynini, hem de analizci, mantıksal ve sözel olan sol beynini kullanabilirse bütün beyin tam randımanlı çalışıyor demektir. Ve zihnimizde ruhsal sinerji her zaman olumlu olur.
Yöneticilik, hüner gerektiren meşakkatli bir iştir. Çünkü insanları memnun etmek, doğru yönlendirmek, verimli çalışmalarını sağlamak sanıldığı kadar kolay bir şey değildir. Bu sadece okumakla, yani eğitimle gerçekleştirilemez. Kişinin şahsiyeti ve olaylara yaklaşımı çok önemlidir. Sert mizaçlı olmak her zaman otoriteyi sağlamaya yetmez. Hatta çok kere iticiliğe zemin hazırlar.
Aydinlanmanin Tezgahindan Geçenler Ve Geçmeyenler
Millet olarak sevgi, saygı ve hoşgörümüzle tanınırdık. Dünyaya insanlığı ve gerçek medeniyeti biz öğrettik. Fakat nedense son senelerde bir garip millet olduk. Menfi bir değişim süreci geçiriyoruz. Büyüklerin küçüklere sevgisi, küçüklerin büyüklere saygısı kalmamış. Edep erkân buharlaşmış; herkes burnunun dikine gidiyor. Değerlerimiz iyice aşındı.
Hayatımızı yaşarken, akıl, bilgi, tercübe ve idrakin oluşumunda yaşanan zorluklar ve bu zorlukları çözmek adına katlandığımız çileler.
Yalan o kadar ruhumuza işlemişki “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” diye atasözü bile icat etmişiz. ”Yalandan kim ölmüş” diyerekten adeta yalanı teşvik etmiş olmuyormuyuz günlük hayatımızda
Her ilin insanları, kendi illerinde en az bir üniversite kurulmasını arzular ve bunu gerçekleştirmek için her alanda mücadele ederler. Seçimlerde, siyaset malzemesi bile yapıldı, yaptılar. Mardinliler de, bunun için az çaba sarf etmediler.
İnsan düşündüğü, tahkik
Ettiği ve kimliğini tanımladığı ölçüde,
Bir kıymet bularak, bilgi seviyesini artırır.
Bazı tartışmalar, iki yüzünde de deri bulunmayan bir davulu çalmaya benzer. Yani birbirine çarpan tokmakların çirkin sesinden başka bir şey duyamazsınız.(Oruç Babadan Aforizmalar- 16) Ne kadar doğruSusup beklemeyi de bilmeli zaman zaman
Sayın HÜSMÜLLÜ, yine aynı yazısının 27. Bölümünde -Haksızlıkların artması cesur insan sayısının azaldığını gösterir. diyorSizce yeterince haksızlıklar artmadı mı?!....
David anlamıyor musun? Yeni üyeler kazandırma görevi bir çılgınlığa dönüştü. Tıpkı partilerde ve tarikatlarda olduğu gibi. Dalga Hareketine üye olmazsanız çok geç kalmış olacaksınız diye öğrencileri “tehdit ediyorlar”. Bu harekete katılmazsam ya da katılmak istemezsem neden geç kalmış olacağım? David anlamıyor musun? Herkes bu Dalga Hareketi denen çılgınlığın
çeşitlerken hep benzer yollardan geçiyor hayallerim kalemimi aynılaştırıyor bu da sanırım ama ne yapayım. dilim de elim de durmuyor.
Ülkemizde yaşanan ve bulunan bir sorun ve o sorunu düzeltmek üzerine yazılmış bir yazı...
Bir Müslümanın görevi, Müslümanlara destek olmak... Burada şu soru geliyor insanın aklına: Hangi Müslümana destek vereceğiz? Kendi yarattığı dini, Allah’ın indirdiği dinin yerine koyan ve kendilerine Müslüman diyenlere mi yoksa Allah’ın dinini Kur’an-ı Kerim’e göre yaşayan, çevremizde destek vereceğimiz kadar Müslüman var mı ve varsa bunları bulabilecek ve
Anneler, babalar! Çocuğunuza sahip çıkın ve sorumluluklarını lütfen üstlenin! Unutmayalım ki, başkalarının, çocuklara karşı görev ve sorumlulukları, siz, onların ailelerinden sonra gelir.
Elbette ki, madde bağımlısı ve sokak çocukları da, tüm kurum, kuruluş ve toplum katmanlarını ilgilendiren ciddi ve çetrefilli bir sorundur. Sorun, özü itibariyle toplumsaldır
Hastahaneler de yazılan reçetelere karşılık 8 Tl
-Sağ.ocakları/aile hekimliklerinde yazılan reçetelere karşılık2 Tl.
-Özel hastanelerde yazılan reçeteler için15 Tl. Devlet maaşlardan kesmeğe başladı.
Peki ne olacak bu ilçenin hali; ne olacak bu çocukların durumu? İlçe de, çocuklar da sahipsiz olmuş olmuyor mu? Bunları, şimdi kendimize dert edinmezsek, yarın hepimizin başına dert açacaktır. Hiç kimse bu konuya duyarsız kalamaz veya kendini sorumsuz göremez. Bu güzelim ilçe hepimizindir ve hepimiz çare aramakta ve
Bakın bu ezan konusu ne kadar gündem tuttu... Neredeyse söylenen yalana kuşkuyla bakacak hele geldik. Adolf Hitlerin politika bakanı, bir yalanı sürekli söyleyip, söyleyen inanmaya başlarsa, çevrendeki insanların bir çoğu artık onu gerçek gibi algılamaya başlayacaklarını söylüyor.