Evet? Hayır Diyeceğiz!
Anayasa, toplumun her kesiminin mutabakatı (uyuşması, anlaşması) ile yapılır. Tek bir partinin tekeline asla ve kat'a bırakılamaz.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Anayasa, toplumun her kesiminin mutabakatı (uyuşması, anlaşması) ile yapılır. Tek bir partinin tekeline asla ve kat'a bırakılamaz.
‘’Kadınlar çiçektir.’’ derler. ‘’Kanla sulanmasın, yalanla oyalanmasın bu çiçekler.’’
Matematik kafası olmayanlar problemleri çözemez, diye bir şey yok. Problemler çözülmek içindir, yeter ki sabır dairesine adım atalım. Kimizaman da yardım almak gerekir, problem çözerken. Tanıdıklarımızdan, akrabalarımızdan, bazen yakın arkadaşlarımızdan, bazen gözlemlediğimiz tabiattan ya da canlılardan...
Sevgili Hilal Erboyacı,
Sakınan Göze Çöp Batar adlı emeğiniz daha çok konuşulur ve örneklemeler yapılabilecek değerde bir yazıydı. Hatta davranış bilimlerinde okutulabilecek nefis bir tad aldığım yazıydı
Sadakayı sadece maddi olarak da düşünmemek lazım. Gözleri görmeyen bir vatandaşımızı, yeşil ışıktan karşıya geçirdiniz, bu da bir sadakadır. Bir teyzenin pazar filesini alıp evine kadar götürdünüz, bu da bir sadakadır... Mahalleden geçerken insanlara selam verdiniz, selam aldınız, bu da gayet tabi sadaka olarak sevap hanenize yazılacaktır...
Denizler kirlenmesin diye okunmuş pirinç bırakıyorum(!) Siz neler yapıyorsunuz acaba, merak ediyorum? Fazla merakın nasıl bir sıkıntı yarattığını bile bile. Çünkü fazla merak, bilim doğurur, fazla merak ufku geniş tutar, fazla merak, gerçeklerle hayaller arasında bir köprüdür, fazla merak yaşamın kalitesini artırır, fazla merak bozuk zihniyetlerin yenilenmesi için
Beyaz camda haftalardır keyifle izlemekteyim Ata’yı.
Kimisi Ata’yı ticari bir reklam metası yapmanın yanlış olduğunu savundu.
Kimisi reklam filminde anlatılanlardan çok “Aaa… ne kadar da benzetmişler…” yönüyle ilgilendi.
Reklam filminde gül bahçesinde Atatürk ile bir çocuk arasında geçen diyalog yansıtılıyor.
Ne mutlu ki her seyi bilen bir millete sahibiz. Berberinden bakkalina, manavindan taksicisine kadar hemen hemen hepimiz her sey hakkinda bilgi sahibiyiz. Kendimizce yorumlar, elestirir ve bir sonuca baglariz. Okumayiz bile Gerek yoktur cunku.
Havada buğum buğum güneş ışıkları ve bahar kokusu var artık.
Ilgınların savruluşunu, dağ kekiklerinin sersemletici kokusunu duyar gibiyim şimdiden.
Yaz mevsiminin özlemi iliklerime kadar titretiyor, göz bebeklerim toprak kokusunu doya doya teneffüs etmek isteyen beynime inat ufuktaki dağlara kayıyor.
Uzun ve sitem dolu bir yazı olacak bu. Birazcık alkol ve müzik eşliğinde okunması tercihimdir. Böyle yaparsanız yazıdan daha çok keyif alır ve sıkılmazsınız, ben şimdiden söyleyeyim.
Çok kısa bir zaman önce nikah memuru arkadaşın sorduğu soruya esprili bir şekilde cevap vermek isteyen gelin hanım 'Hayır demek ne mümkün, tabii ki evet' yanıtı nedeniyle memurun nikâhını kıymadığı gelin Hatice Koşman, amacının sadece şaka yapmak olduğunu söylüyor. Damat Turgut Dinçer Güneri ise memura tepkili: ''15 dakika
Bizi bizden aldılar, bir başka bizi yüklediler beynimize. Kararsız kalmayı huy edinmiş işletim sistemi yüklü bilgisayara format atar gibi, yeniden formatladılar beynimizi.
Bizi bizden alanlar mıydı suçlu? Yoksa koşulsuz teslimiyete açık olan bizler mi?
Daha mutlu değil miydik tek kanallı televizyon ya da radyo
sattığı kitapların çeşitliliği de buna elveriyor; edebiyattan siyasi kitaplara, felsefe'den akademik kitaplara, popüler dergilerden bilimsel ve akademik dergilere burada her şeyi bulabilirsiniz. üstelik 15 yıldan uzun bir süredir açık burası ve düşünün 90 larda iskenderun'da antik yunanlar’ın marx’ın kitaplarını burası olmasa asla bulamazdınız...
O geldi...
Ne olduysa ondan sonra oldu...
Derste beyin fırtınası yaparken, bir kız öğrencim ilginç ve düşündürücü bir cümle kullandı.'Toplumda kadın erkek için bir ölçüttür.' dedi. Şaşırmıştım. Kızım ' Ne demek istediği açıkla, arkadaşların da anlasın' dedim. Hocam ' Biz başımızı erkekler için örtmüyor muyuz? ' veya 'Sokakta, evde erkeklere dikkat ederek hareket etmiyor muyuz?