İzedebiyat"ta Modern Zamanlara Uygun Bir Dönem
Bu yazıya uygun o kadar çok küme vardı ki!...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bu yazıya uygun o kadar çok küme vardı ki!...
Bizden talepleri değişti yeni nesil öğrencilerin:
Sınıfa dizüstü bilgisayarını getirmek isteyen
öğrencilerimizin karşısında,
bilgisayar çıktısı ödevleri kabul etmeyen bizler,ne
kadar direnebiliriz.?Direnmemiz doğru mu?
Onlarla birlikte orada olup, yosun kokulu kıyılarda denizden çıkan istiridye ve midyeleri tutup kabuklarını açıp protein değeri yüksek etleriyle beslenmek ve sabaha üstüme güneş doğarak martı çığlıkları ile uyanmak isterdim.
Falih Rıfkı Atay
balıklardan birinin, beyninin sürüde birliği sağlayan tepilerin odağı olan ön bölümü çıkarılıp da yeniden sürünün içine bırakılınca, genel olarak tıpkı türdeşleri gibi davranır, yalnız eskiden olduğu gibi sürüden ayrılmaya özen gösterecek yerde, canı nereye isterse oraya gitmeye, bu arada, tüm sürü de onu izlemeye başlar...
Hava serinceydi, rüzgâr yoktu ama Uludağın ayazı içime işliyordu. Bir an önce eve kapağı atma düşüncesi ile adımlarımı hızlandırmıştım...
Bir kırılma mı yaşıyoruz?
Nerde hatalıyız? Nasıl düzeltebiliriz?
Bu haber,bana bunları düşündürdü.
Hissettiklerimin ifadesi içinse inanın kelimeler kifayetsiz kalacak.
Yapılması gereken Felsefenin sadece zihinlerde kalmasının önüne geçerek
düşünce dünyamızı toplumun önüne sermek olmalıdır..
Sermeliyiz ki ;
düşünce hayatımıza yeni Cemil Meriçlerin..
Nurettin Topçuların..
Osmanlı İmparatorluğunun Duraklama ve Gerileme dönemlerinde ordu herzaman gericiliğin ve tutuculuğun kalesi olmuştur. Yeniçeri ayaklanmaları ve isyanlar gavurlaşma olarak görülen modernleşme ve yenileşmeye karşı eylemlerdir. Atatürk sonrası Cumhuriyet döneminde de, ordu tarafından gerçekleştirilen askeri darbelerin genelde modernlik demokrasi karşıtı ve karşı devrimci bir yapıda olduğu gözlemlenmiştir.
Başlıktaki parantez içinde ünlem işaretinden de anlayacağınız gibi aslında ortada bomba momba yok! En azından şimdiye kadar yayımlananların içinde yok...
Amma velâkin gündemi de Wikileaks oluşturuyor. Birkaç kelâm da ben etmezsem içimde ukde kalır.
Bugüne kadar ortaya çıkanların içindeki leblebi çekirdek tadında dedikoduları ve
Cumhuriyetimize karşı, Türk İnsanına karşı, Türk askerine karşı yapılan bu saldırılar ve ihanet açılımlarını başlatanların, bir gün adalet terazilerinde tartılacağını bilmeleri gerekir.
Cumhuriyetin asil yürekli ve yılmaz bekçileri olan TÜRK İNSANI buna asla göz yummayacaktır.
Bu böyle biline...
Kendilerine, fikir ve ilkelerine güveni olmayanlar, tahammülsüz olurlar; çünkü gelecek kaygı ve endişesi içine düşmekteler. Çünkü ilkelerinin, yalanlar üzerinde; fikirlerinin de çürük temellere dayalı olduğuna, dolayısıyla gerçeklere tahammül gösterirse, her şeyin olacağına varacağına ve bunun da kendi kariyerlerinin sonunu getireceğine inanıyorlar.
Kerem Eksen