Sıcak Eller Soğuk Ellere Uzansa...
Donduran soğuklarda ihtiyaç sahiplerine,sıcak bir el uzatsak diyorum.
"Beni eleştirenler, eğer yeterince zeki olsalardı, zaten benim yazdıklarımı okumazlardı." - Oscar Wilde"
"Beni eleştirenler, eğer yeterince zeki olsalardı, zaten benim yazdıklarımı okumazlardı." - Oscar Wilde"
Donduran soğuklarda ihtiyaç sahiplerine,sıcak bir el uzatsak diyorum.
Sesli düşüncelerimin freni tutmuyordu. Eşimin gözlerinde ekili korkunun tohumları büyümekteydi. Evet, korku kültürü bizim evin içine de girmişti. Hükümetin amacı bizleri refaha sürüklemek olacakken korkuya sürüklemişti. Acı daha da büyüdü içimdeBirbiri ardı sıra koşan sözcükler, dudaklarımdan hızla dökülmekteydi.
İnternette dolaşan bir E-posta'dan alıntı. Yazanı ve ilk dolaşmaya başladığı tarihi çıkartamadım.
Engin Geçtan
Bizden talepleri değişti yeni nesil öğrencilerin:
Sınıfa dizüstü bilgisayarını getirmek isteyen
öğrencilerimizin karşısında,
bilgisayar çıktısı ödevleri kabul etmeyen bizler,ne
kadar direnebiliriz.?Direnmemiz doğru mu?
Demek ki hiç de öyle değilmiş. İçin için birtakım sıkıntılar varmış ki, gösteriler bir aydan fazladır sürüyormuş. Olgun ve mazbut görünen Tunus halkından bu denli büyük ve şiddetli bir hareket beklemeyen uluslar arası siyâset analistleri ve dünya medyası da pek uyanamamışlar ki, olayları nerdeyse son günde gündemlerine aldılar.
Türkiyenin aldığı askeri araç ve gereçleri ile PKKnın alabileceği askeri araç ve gereçleri kıyaslarsanız. Bir bölgedeki Milliyetçi Kürt Hareketinin gücüyle, Bu bölgeyi de içine alan kocaman bir devletin gücünün kıyaslanması söz konusudur. Amerika için Pazar önemlidir. Kime daha fazla ve karlı silah veya araç gereç satabiliyorsa başta onu
Türkiye’de medya denince nedense, İstanbul merkezli yayın yapan, gazeteler, televizyonlar akla gelir.
Oysa artık giderek güçlenen yerel medya İstanbul’dan yayın yapan ve “ulusal medya” olarak adlandırılan medya yapılanmasına karşı kafa tutmaya başlamıştır.
Şükür çaresizliği yaşayan birini görerek "iyi ki bu durumda değilim" demek değil, o kişinin çaresizliğini giderecek çareyi bulup, hakka "benden istediğini yapmam için fırsat verdiğin için sana çok şükürler olsun" diyebilmektir.
Bizi bizden aldılar, bir başka bizi yüklediler beynimize. Kararsız kalmayı huy edinmiş işletim sistemi yüklü bilgisayara format atar gibi, yeniden formatladılar beynimizi.
Bizi bizden alanlar mıydı suçlu? Yoksa koşulsuz teslimiyete açık olan bizler mi?
Daha mutlu değil miydik tek kanallı televizyon ya da radyo
Bu bağlamda AKP iktidarı, 12 Eylül rejimiyle hesaplaşmak bir yana, bizatihi bu rejimin siyasi sonucu ve varacağı son nokta olduğu için vazgeçilmesi kendileri için son derece zor bir siyasi zeminin üzerinde duruyorlar.12 Eylül rejiminin sivil yüzü ve uzantısı olan Özalizmin siyasal, kültürel ve ekonomik mirasının konjonktürün ve sosyolojinin
Belediye Yasasında Başkanlara tanınan yetkilerin yeniden gözden geçirilmesi, sınırlandırılması ya da
en aza indirilmesi gereklidir. Yazınsal basında gün be gün, bir Belediye Başkanının görevini kötüye kullandığı, yolsuzluğa karıştığı haberi ile karşılaşıyoruz. Bu konuda Belediye Meclisi üyelerine de büyük sorumluluklar düşmektedir.
Recep, duyduğuma göre APOÇİ Reisi Ada sahillerinde dalgın dalgın dört gözle yolunu gözlüyormuş.Yüce Divan sonrasına hazır mısın Recep? Bavulunu hazırladın mı Recep? Ada havası sana iyi gelecektir Recep. Son yıllar Civanımı çok yıprattı. İnşallah Ada Havası sayesinde yıpranman giderilir ve UZUUUUUN ama çoook uzuuuun yıllar o ADAda yaşarsın.
Reşat Nuri Güntekin