Neslıcan
Bir yaşama sevincinin, bir yaşam mücadelesinin, biat ederek değil de savaşarak kaybetmenin, her ne olursa olsun hayatın yaşamaya değer bir güzellik olduğunun ismi oldu NESLİCAN..
"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"
"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"
Bir yaşama sevincinin, bir yaşam mücadelesinin, biat ederek değil de savaşarak kaybetmenin, her ne olursa olsun hayatın yaşamaya değer bir güzellik olduğunun ismi oldu NESLİCAN..
PKK’lıların kahraman gibi karşılanmaları, bu şova izin verilmiş olması , bebek katili Öcalan’ ın posterleri, PKK bayrakları karşısında küçüldüm küçüldüm ve sanki bir kibrit kutusunun içine sığmaya çalıştım.
Bir bakarsın seninle olanlar, onlardan olmuştur.. Sen hala sen iken onlar çoktan adam olmuşlardır.....
Ülkemiz kendi kabuğunu kırmada ne yazık ki, Doğu Avrupa ülkeleri kadar başarılı olamadı. Sürekli devekuşu gibi kafamızı kuma sokup, “EN BÜYÜK TÜRKİYE!” sloganlarıyla yıllarca kendimizi avuttuk durduk. Dışarda ne olup bittiğini, hakkımızda ne tür planlar kotarıldığını, bunlara karşı ne tür önlemler alınması gerektiğini bir türlü göremedik ya da
KKTC yasalarına göre milletvekilliği adaylığı için bulunduğu görevden istifa etmesi gerekmiyor. Aday olacak kişi, yarı ödenekli, yarı ödeneksiz 30 gün izne çıkıyor. Seçimi kazanırsa vekil olarak meclise gidiyor, kazanamazsa da görevine geri dönüyor. Türkiye yasalarına göre ise aday olacak kişinin mutlaka istifa etmesi gerekiyor. Bu da çok büyük
Konuşmacıların üzerinde durdukları noktalardan biri, toplantıya genç kuşaktan pek az kişinin katıldığı yönündeydi. Aynı benzer durumun Ödemiş ADD toplantısında da dile getirilmesi gösteriyor ki, 12 Eylülcü Paşalar amaçlarına ulaşmışlar! Gençliği siyasetten uzaklaştırmışlar. Ya bizim kuşak da giderse ne olacak, bir bilen varsa çıksın ortaya.
O nedenle kırgınlıkları,küskünlükleri,şahsi çıkarları,kızgınlıkları,hepsinden önemlisi egoist düşünceleri bir tarafa atıp siyasi görüşümüze uygun olan muhalefetteki iki büyük partiden birinin içinde yer alıp güçlerimizi birleştirmeliyiz.Fikirdaşlarınızla bir hesaplaşma planlıyorsanız bunu şimdilik erteleyip ülke selamete çıktıktan sonra yapabilirsiniz.
"Az önce, "Allah'ım ne olur, bugün tarihi utanç günümüz olmasın," diye dua etmeye başladım. Bu düşüncemde yalnız olmadığımı da biliyorum. "
İçi boş beynine profilimi doldurma çalışması içinde olamam. Sendeki kafa dipsiz bir kuyuya benzer. Bana Yusuf yüzlü diyeceksin diye karanlık sularına düşemem. Sulanmış beyninin kılcal damarlarında çıplaklığımı yüzdüremem. Sen beni düşüncelerinle boğmaya çalışırsın. Bir girdaptır, bir karanlık sudur beyninin içi. Bana aydınlıktan ve yakamozdan dem vurma.
Başbakanın yaptığı buydu,zulme seyirci kalmamaktı.
Zulme karşı dünyanın uyanmasını sağlamaktı.
Kırıp dökme buysa eğer,sayın Başbakan bu kırıp dökmelere devam etsin.
Biz sürücüler her iki yılda bir fenni muayene ve egzoz kontrolünden geçiyoruz. Eksiğimiz olursa, örneğin; ilk yardım kutusunda 10 adet çengelli iğneden beşi eksikse, yangın söndürme tüpünün dolum tarihinin süresi geçmişse, aracın şase numarası okunamıyorsa, trafik sigortası eksikse, ödenmemiş cezası varsa sürücünün, vs. görevli memurlar bize ne diyorlar?
İnsanın kendi gözünü kontrol etmesi, gözünü herhangi bir haram noktaya dikmeden bir iş yapması ne kadar güç modern dünyada değil mi? Görünen o ki, asrın görüntü merkezli medeniyetler dünyasının tam kucağında oturuyoruz. Ve insan da bu asrın kendisine nimet diye sunduğu görüntülerle düşünüp, inanıp, hayatını da görüntülere bakarak