"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"

Deneme > Sevgi ve Aşk

olumsuz

Özlü Sözlerim

Hani şu eski ama güzel şarkılar vardır ya diline takılırda dilinden hiç düşmez, hah tamda öylesin. takıldın gönlüme düşmüyorsun :)

üzgün

Eksik Bir Şey

“Rüzgar aşıktır tene, dokunur; sarılamam
Değer geçer buse almaz yanağımdan
Gizli bir şey bağrıma bastığım
Atsan atılmaz satsan satılmaz yalnızlığım
Ne bileyim işte, eksik bir şey var.

karışık

Dalgaları Sevmek

Özgürsün...
Sanma ki, seni almak için geldim.
Dalgaların eşliğinde dinliyoruz hayatı. Bırak içindeki köhne fikirleri, bırak hesapları...

olumlu

Resimlerle

İki elimin arasına sığabilecek büyüklükte bir dünyam var.
İnsan okyanusunun ortasında,
Dört tarafının canlıların çevirdiği,
Bir ada gibi,

duygusal

Bilsen Aşk Bu Kadar Acıtır Mıydı?

Dokunamamak, gözlerini alan bir müchever gibi karşıdan izlemek seni. Konuşurken dudak kıvrımlarında kaybolan cümleleri harf harf almak düşlerime seni sevmek, seni senden habersiz yalın, saf sevmek…

karışık

Sonra; Sonrası Olacak Elbet

Sonra; sonrası olacak elbet. Zaman geçecek… denize koşacaksın, huzura, kalbin gibi seyredeceksin gün batımı kayıklarını. Gümüş zevraklar gibi olacak ruhun.

olumlu

Beklenen An

Ey Sevgili, Ey Okuyucu
İşte karşındayım tüm bütünlüğümle.
-Şiir Tadında Denemeler- Aşkın Diyalektiği
Kanes yayınlarından çıktı.
Artık karar senin...

üzgün

Özleseydin Gelirdin

Sütliman halimin sütbeyaz sahibesi. Mantığımın paydosunda sobelendim sana. Önüm arkam sağım solum her şeyim senin.

karamsar

Aşkın Kirlenen Dili

Yalnızlıklara dökülen satırların geçmişi ile anıların kapıların da dolaşır hüzün ve bir gece ansızın dökülür tüm sayfalar, odanın karanlık köşesinde ki kısık ateşiyle yanan gece lambasının altında ki hüzün masasına.

karışık

Sus İçimdeki Deli...

Gözlerim; yeşil bir hayalin ıssız durağında beklemekteydi sessizce ve fikirlerimse senli iki zaman arasına bağdaş kurmuş medet dilenmekte, dilsizler yokuşunda başıboş seyirlerde... Sevdama itham ettiğim romanların yazarı bir deli vardı içimde, gönül yaralarımdan sızanları kağıtlara elleriyle kazıyan, derinlerimde sakladığım kör, sağır ve dilsiz hasretimin çocuğuydu, tabiri caizse... Hasretimin

umutlu

İkinci Bahar...

İç titreten soğuk ve yine can dostum uzun bir gece
yağmur azgın dalgalar gibi penceremi döverken her damla kirlenmiş şehri ve bedenleri kırklıyor..

Başa Dön