Sevdiğim
Rüya oldduğunu düşündüğüm şeyler yaşıyorum. Unutamam diye adına şiirler yazdığımı bir güne siliyorum. Saltanat sürdüğü rüyalarıma başkasını geçiriyorum.
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
Rüya oldduğunu düşündüğüm şeyler yaşıyorum. Unutamam diye adına şiirler yazdığımı bir güne siliyorum. Saltanat sürdüğü rüyalarıma başkasını geçiriyorum.
Nazan Beki̇roğlu Kalemi̇nden Yüreği̇mi̇zdeki̇ Çeli̇şki̇lere Güzel Bi̇r Öykü Dökmüş Paylaşmak İstedi̇m...
Benim dağlarımda mevsimler değişmez. Gelmez ne yaz, ne ilk, ne de sonbahar. Yağan tipi, kar; esen boradır benim dağlarımda sevdiğim. Bağlarım yeşili unutmuş; börtü, böcek, kuşlarla zamansız bozulmuştur benim..
Burada amacım mektubun onemini hatırlatmak vede ona ornek olsun diye yazmıs oldugum mektubu paylasma...
Rengi yok sevdanın, kalemsiz yapılır resmi. Bilmez konuşmayı, her sözünde yalan vardır. İnanmaya gelmez, inanmayın. Ne susturabilirsiniz beni, ne de duyarsınız... Bir gün gelir bir elinizde kalem, bir elinizde kağıt resmini çizmeye çalışırsınız sevdanın...
Sen ölmedin baba oradasın arka bahçemde,yemyeşil bir ovanın ortasındaki o büyük ağacın altında ruhun.Ne zaman özlese içimdeki kızım kokunu oraya,o beyaz çitin ardındaki bahçeye yolluyorum onu.Pembe elbisesi ardından savrularak koşuyor sana, sarılıyor,sarılıyor…
Ayrılırken geride kırık bir kalp ve cevapsız sorular bırakıp gittin. Gitme demeyeceğim. Kal da demeyeceğim. Ama neden diye soruyorum.
Bu yazı uzun bir hiyakenin bir parçası olmakla birlikte aşkın nasıl bir boyuta geldiğini gözler önüne serecek sizler o cümleleri okurken...
AŞK, bazen çok güçlü bazen zayıf, bazen güneş gibi bazen mum ışığı gibi aydınlatan ama hiçbir zaman sönmeyen bir ışık hayatımızda...
Aşkları yaşamak her zaman çok kolaydır ama o aşkları sonsuza kadar taşıyabilecek bir kalbe sahip olmak her zaman göründüğü kadar kolay olmaz.
YALNIZLIĞI ELLERİME KARANLIK BİR GECE GİBİ VERDİĞİN GÜN SİLDİRDİM KAYDIMI YAŞAMAKTAN.
Gittin...
Denizsiz,siyah kentlerin geceleri uyuyamayan kaldırım bekçisiyim artık,cümlelerim yankı,ellerim ayazında sokakların.
“Benimle yağmurda ıslanır mısın?” diye sormuştu adam.
“Yağmurdan özür dilerim ama, asıl avuçların, bereket çeşmesi” demişti kadın.
Ben "sen'im", sen de "ben'im" derken,
bilmezdik, bir adam çıkar mıydı İkimizden?
Ancak, birleşen yüreklerden, iki yürek çıkmazdı yeniden.
Yüreğimi eze eze veda ettim sana...Dilimin ucunda gidişinin hüzünlü türküsü, gözlerimdeyse bitmeyen, bitiremediğim, bitiremediğin aşkın yarım kalmış öyküsü...Derin bir çizikle kanayan çocuk yanım, bir yerlerde buz gibi donmuş kadın yanım ve geleceğe dair
Yarım kalan aşklardan biriktirilmiş bir aşktı bana verdiğin.En yaşanılamamış duyguların satır aralarına gizlediğin sözcüklerdim belkide.İmkansızdım sana ve zaferindim en büyük.
İlk bakışta bunca şaşkın ve sakar olabilir mi bir insan? Seni ilk gördüğümde yüzündeki sıra dışı tebessüme, parıltıya takıldı ayaklarım; bir sakarlık yaptım işte, kendimi yere düşürdüm… Yıllar geldi geçti önümden bir kervan misali, yeri böylesi özlemedi dizlerim!
Enis Batur