Niçin Yazıyoruz?
kendi adıma cevaplayacak olursam ben kendimi tanımak için yazıyorum, yazdıkça yeni yönlerimi keşfediyorum; çünkü yazmak insanın kendini kendine anlatmasıdır bir bakıma...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
kendi adıma cevaplayacak olursam ben kendimi tanımak için yazıyorum, yazdıkça yeni yönlerimi keşfediyorum; çünkü yazmak insanın kendini kendine anlatmasıdır bir bakıma...
Son olarak ben diyorum ki,
"Hey güzel insanlar, yüreği sevgi dolu, sımsıcak insanlar. Uzatın ellerinizi. Size çok ihtiyacımız var. Bizi yalnız bırakmayın. Hiçbir yerde Nükleer Santral kurulmasın. Ne olur uzatın ellerinizi. Bizi sakın unutmayın.."
YZ
“Buzun çıtırtılarını duyuyor musunuz? Sanki acının sesi bu..!!”
M. Kemal Sayar
eczacının boğuştuğu sorunlardan sadece birisine küçük bir örnek
Sen çok yaşa Fatma Nine
ne demiştim? listede kadın adı yok! acı bir durum!..kadını şairden saymayan erkek edebiyat, kadını konu edebiliyor ama şiirlerinde. kiminin ayten'i var, kimin Leyla'sı, kiminin Vera'sı...Süheyla'yı unuttm mu ne? unutur muyum hiç
"Bazen hayat suyu kesik musluk gibi oluyor..Aç kapa defalarca aç tıss yok.. Bekle dur birgün tekrar akacak diye, ama su yolunu çoktan değiştirmiş, sen orada susuzlukla paslanıyorsun.. Yine öfke doluyum haksızlıklara, duyarsızlıklara, yine fırtınalarda savruluyorum..Ve yine kendimi adresini arayan bir mektup yazarken buluyorum.."
Buhranları kapılmış bir yazar belki de bir şairin kaleminden dökülen kelimelerim ben kuşkusuz. Hayal ettiklerim ve yaşadıklarım biraz da yaşamak istediklerimi anlatıyorum bugün mektubumda Sana. Okumayacağını bilerek, Sevgiyle, AŞK’la ve Saygı ile aktarıyorum duygularımı, uçları kırışmış bu mahzun kâğıda.
Müziğin ruhunu yücelten, eksik taşları tamamlayan, hayattan evrene akış ayininin son mertebesidir DANS...
Sevgili genç kardeşlerim, bugünkü yazım sizler için... Caillou(Kayyu)yu hepiniz tanırsınız değil mi? Kayyu’nun televizyon ekranından size bir gün şöyle dediğini düşünelim:
Doğan Cüceloğlu