İnsan, Düşünce, Alt Düşünce ve Üst Düşünce
Her şeyin sınırı olduğu bir dünyada, büyük ya da küçük şekilde sınırsız sahip olma güdüsüyle yaşamak, hayvandan daha aşağı bir varlık demektir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Her şeyin sınırı olduğu bir dünyada, büyük ya da küçük şekilde sınırsız sahip olma güdüsüyle yaşamak, hayvandan daha aşağı bir varlık demektir.
Nasıl vücudumuz gerektiği kadar en az dış dünya ilişkisini vücudumuz içine alıp yalıtmışsa; totemi sosyal alan da gerektiği kadar en az dış dünya alan etkili koşulları totemi alan içinde yalıtmıştır.
Böylece totemi alan hem kaostan kaçınmıştır. Hem de bu yalıtılmış özel bağıntılı totem alanlı iç süreci,
Bu metin, zaman ve özgür irade kavramlarını bilimsel ve İslami perspektiflerden inceliyor. Modern nörobilim, kuantum fiziği ve kader anlayışı arasında bağlantı kurarak, zamanın akışı ve seçim yapma hissinin aslında bilincin ürünleri olduğunu savunuyor. Şimdiki an deneyimimizin gecikmeli bir bilişsel hesaplama olduğunu ve özgür iradenin kaderin geriye dönük açıklaması
Totemi mana içinde doğuranların değil; grubun ortak sahipliği olan zekâ ve amaçlılıktı. Yalıtım içindeki totem alan zekânın yanına amacı koymakla her şeyi grubu için yapmıştı. Amaç totem alanın görünmez imgeli, ruhu olmuştu.
Analitik bilimsel düşünce ve kültürden uzak kişi, toplum; İlericilik ile Gericiliği en basit bakış açısı olan şekilcilikte görür. Bununla dünyaya mesaj verilmesi zavallı ve çaresizliğin bir ifadesidir.
Bir diğer Mamondu iradeli kontrol etme olan merhamet etme, acıma mağfiret adı altında beliren bu mamondu iradenin, himmet, şükretme dua türü kontrol ediciler sistem içinde meşru edilmişlerdi.
Biyolojik edim ve güdü tüm canlılarda mevcut olsa da, maymunların dışında diğer canlıların beyin hacmi ve nöron sayıları, insan beyin kapasitesinin çeyreği bile değildir. Bu yüzden hayvan türlerinin edim ve güdülenmesinde, öznel ya da nesnelliğin varlığı (Ontoloji) söz konusu değildir.
Bu metin, mülkiyet kavramını emek ve kolektif ilişkiler üzerinden ele alarak derinlemesine inceliyor. Yazar, nedensellik bağlamında mülkiyetin nasıl anlaşılması gerektiğini sorguluyor ve mülkü oluşturan asıl unsurun kolektif emek olduğunu savunuyor. Ayrıca, mitsel aktarımların ve cinselliğin toplumsal hafızadaki rolüne değinerek, toplumsal kavramların tarihsel kökenleri üzerine düşündürücü bir perspektif sunuyor.
Varlık, en genel yani kaplamı en geniş olan kavramdır. Kavramları kaplam (kapsadıkları şeyler) bakımından sınıflandırsak bu şemanın en üstünde varlık yer alır. Çünkü varlık, evrende bulunan her şeyi kapsar, içine alır.
Fikret Başkaya