"Yazmak, aslında var olmayan okurların iç sesidir; ve en büyük ironi, bu sesin sizi yazar yapmasıdır." — Umberto Eco"

Roman

James Brown 2

İki eski mahkûm, mezarlık kenarında saklanmış, gece planları yapıyorlar. Biri ufak tefek ama atılgan, diğeri ise dev gibi güçlü. Cezaevinde tanışan bu evsiz ikilinin arasındaki gergin bekleyiş, yıldızların altında devam ediyor. Küçük olanın sabırsızlığı ve büyük olanın ürkütücü gücü, yaklaşan karanlıkta tehlikeli bir maceraya işaret ediyor.

yazı resim

ölümünün 8. Yılında Türk Şiirinin Dede Korkutu: Bahaettin Karakoç

Sütçü İmam'ın memleketi Kahramanmaraş deyince daha çok Karakoç kardeşler gelir aklımıza. Başta Bahaeetin, Abdurrahim ve Ertuğrul olmak üzere, Maraşlı Karakoç kardeşlerin beşi de şiire bir ömür gönül vermiştir. Bahaettin Karakoç, şair Abdurrahim Karakoç'la Ertuğrul Karakoç'un ağabeyiydi. Bahsimize konu olan Abdurrahim ve Bahaettin Karakoç, Türk şiir çınarının Maraş'taki güçlü

Demokratik Deliler Devleti - 31

-Haklısın, buradaki hayat monoton, kısır bir döngü. Ama buna rağmen bir şeyler yapılabilir. Mesela etrafımızdaki insanlara yardım edebiliriz. Onlara yardım edebilmek için illaki maddi bir şeyler vermek gerekmiyor. İnsanlara sevgimizi verebiliriz, onların sorunlarını dinleyebiliriz, bildiğimiz çözümler varsa bunları önerebiliriz.

Vefa Arayan Şairden

simlerdi. İsimler, Öz Türkçe diyebileceğimiz türden isimlerdi. Kimileri tarihimizden alınmış bazı kahramanların ismi, kimileri etrafımızda gördüğümüz, yakinen bildiğimiz, tanıdığımız eşimizin, dostumuzun, arkadaşlarımızın isimleri idi. İsimlerin halis Türkçe olmasına dikkat edilmişti: Oğuzhan Göktürk, Ülkü, Alp Amca, Ayperi Hanım, Kürşat Yiğit, Bengisu, Fatih Özmen, Timur Özmen, Gökçe Özmen, Melek Kutlu

Kör Baykuş

Mutlaka okunması gereken romanlardan biri Kör Baykuş, Hacimce az olduğuna bakmayın oldukça ağır bir eser. Yazarı Sadık Hidayet'e ve çevirisini yapan Behçet Necatigil'e edebiyata kazandırdıkları için minnet ve şükran duygularımla.

Gölgedeki Tanrılar

Modern İstanbul'da başarı ve yalnızlık arasında sıkışan Karim Arslan'ın hikâyesi. Bir zamanlar cebinde iki yüz lirayla Erzurum'dan gelen genç adam, şimdi kırk üçüncü kattaki ofisinden şehrin hiç dinmeyen ışıklarını izliyor. Başarıya ulaşmış olsa da, içindeki boşluk ve ailesinin değerlerinden uzaklaşmanın verdiği huzursuzluk peşini bırakmıyor.

Başa Dön