BEN BEĞENDİM EKİP İŞİNİ. ADINI KOYUN DERİM.
Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde (İmdat)
Avazı suskun bir şehirde (nida)
Fedai dağları yuttuğu ünlemleri kustu...(Gökçehan)
Nedensiz, toplatıldı gemiler son seferinde(Nida )
Ve gece ,
Ve yıldızlar ilişir koynuma usulca
Çukurlarıma tümseklerimi gömer yürürüm
Altından denizi çalınan gemilere(Gökçen)
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Üstelik de berbat bir şey (şiir demiyorum dikkat edin:) Neymiş efendim? Herkesin imgesi kendineymiş:))Güzel bir deneydi yine de...Şiir hakkında yeni bir şey öğrendim. Şiiri içimizdeki en anarşist illet üretiyor, üstelik yalnızlığını o kadar seviyor ki bu illet, yanına ilişen her dizeyi yok ediyor...
Yada hepimizin yazdıkları gerçekten özgün ve inert dolayısı ile alt alta iken bile karışmıyor:)
sevgiler...
Bitsin de hatıra olsun hiç değilse:)
Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde (İmdat)
Avazı suskun bir şehirde (nida)
Fedai dağları yuttuğu ünlemleri kustu...(Gökçehan)
Nedensiz, toplatıldı gemiler son seferinde(Nida )
Ve gece ,
Ve yıldızlar ilişir koynuma usulca
Çukurlarıma tümseklerimi gömer yürürüm
Altından denizi çalınan gemilere(Gökçen)
Son tartışmalar bize önemli bir eksiğimiz olduğunu gösterdi. Bize bunu hatırlatan dostalara teşekkür...
Kendi adıma çok faydalı buldum tartışmayı. Özellikle 'çukur' taşlamasını çok yaratıcı bulduğumu itiraf etmeliyim. Böyle bir tartışmanın inceliklerini görememek elbette ki suç değildir, lakin haha! diye gülüp geçmek olsa olsa bunu yapanın gülünçlüğünün bir ifadesi olacaktır. Teşekkür ederim sayın Necat ve sayın Volkan. Sayın Ercan, siz de anlamadığınız konularda dil uzatma cinliğini yapmayıverin.
Saygıyla
M. Doğan
Tartışılan konuları okudum;güldüm geçtim değil, hepinizden tiksindim!...
Hayata dair hiç bir fikriniz yok, belki çok kitap okumuşsunuz ama; sadece ezberlemişsiniz(!)
Papağan misalisiniz, size öğretilen felsefelerden başka bir şey de değilsiniz!
Yok o bunu söylemiş, yok bu bunu söylemiş; iyi de arkadaşlar siz ne söylüyorsunuz!
Birbirinizi sınar şekilde laf atmalar falan-hem de başkalarının cümleleriyle- yakışır alacak tarzda değil hani...
Yok efendim, birileri ağızda sakız misali şunu dikte ediyor herkese: şiir aşık iken yazılmazmış, yazılırsa da edebi yön taşımazmış! Kimin umrunda ki bu!...
Yazmak gibi özgürlüğün vatanı sayılabilecek bir erdemi; kim,neye göre belli bir kılıfa sokacak...O öyle yazar, bu böyle yazar! Kime ne?
Nietzche' den laf eden koydum akıllılar, beyinsiz beyinliler; okuduğunu anlayamamış bir koyun sürüsünden başka bir eylem sergilemiyor da, ne yapıyor?
Hem hiç bir şeye inanmadığının altını çizeceksin, hem de bazı kavramları bir kurallılık bütünü olarak lanse edeceksin; daha neler!...Tanrı varsa aklımı korusun!
Necat, hiçbir feylosofun adını ağzına alma! Ezberi değil, düşüncelerini yansıt!
' Hiçlik ' doktrini en çok sana yakışıyor galiba(!)
Anlam olarak ikisi de aynı ama Tdk ve felsefe çevirileri başta olmak üzere "idea" daha çok kabul edilir ve kullanılır. Bu arada renkler duyu algısının değişkileri oldukları ölçüde idea değillerdir ama yer ve zaman ideadırlar. ( idea konusunda bkz. idea yayınları)
Tartışma için teşekkürler, burada bırakmak iyi olacak. Uzatmanın bir anlamı olmaz.
Saygılar
İde' ye başka bir örnek de 'sarı idesi' dersem açıklayıcı olur sanırım.
Teşekkürler, bu tartışma bana bazı şeyler kattı en azından sizi tanıdım. Umarım daha güzel zeminde tartışırız.
Sadece ben hiç bir zaman forum kısmında yazılan yazım yanlışlarını eleştirmedim çünkü buarada düzeltme imkanı yok. Ama yazılarda var ve uyarmama rağmen düzeltmeyen o kadar çok ki.
Başka bir şeye cevap vermeyi gerekli bulmadım
Saygılar.
Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde (İmdat)
Avazı suskun bir şehirde (nida)
Fedai dağları yuttuğu ünlemleri kustu...(Gökçehan)
Nedensiz, toplatıldı gemiler son seferinde(Nida )
Ve gece ,
Ve yıldızlar ilişir koynuma usulca
Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde (İmdat)
Avazı suskun bir şehirde (nida)
Fedai dağları yuttuğu ünlemleri kustu...(Gökçehan)
Nedensiz, toplatıldı gemiler son seferinde.
(Ne zormuş bir satır eklemek. Konu kendini bulsun, bence)
bu bayat espiriye rağmen teşekkürler. yazıyı ve yazarı çok sevsem de kutsallaştırmaya karşıyım. hayat herşeyden daha gerçek.
1) İde derken "idea" demek istiyorsunuz herhalde. Tuzağa siz mi düşürdünüz beni ? Ne zamandan beri tuzak içinde olanlar, yani çukurda olanlar başkalarının tuzağa düştüğünü görebiliyor. Siz karanlıklardan gökyüzünün maviliklerine erişmeyi düşünün bir kez, böylece gecenin karanlığından sağlıklı bir gündüze uçuş yaparsınız, oradan da ayın yüzeyine ayak basar ve yer yüzü dünyası ve insanları ile bir çekime girersiniz. Estetik güzeli inceleyen bilim dalıdır ve sanatın kendisi üzerine düşünmedir. Estetik bir idea değildir demişsiniz, sizin okuduklarınız üzerine çıkardığınız yoruma göre mi, yoksa bazı filozoflar adına mı konuşuyorsunuz ? Her iki halde de söylediklerinizi bir yapıbozuma uğratırsak - bkz : Derrida : Writing and Difference - diyebiliriz ki hiçbir nesnel öne sürüm gelemez sizin cümlelerinizden, bir öznellik kendinden soyutladığı nesnelliği karşısındakine iletemez. Bu anlamda söyledikleriniz kendi üzerine çöker ve burada kendi siz olduğuna göre, sizin üzerinize.
2) Ben kavramın yani anlığın sözlük anlamını söyledim, kaldı ki felsefe tarihini ve eserlerini iyi bilirim meraklanmayın, bilincin, zekanın, tinin, usun serüvenleri üzerine fazlasıyla çalıştım ve eğitim aldım.
3)Sizin bilmediğiniz bir şey olduğundan, diyalektik üzerine sizle bir tartışmaya girmek anlamsız, malum deve usülü...
5) Eğer net başında harcayacak fazla zamanınız yoksa, sizin durumunuzda başkalarının da olabileceğini düşünerek kimseyi mi ekini ayrı yazmıyor diye eleştirmeyin. Buna hakkınız yok.
6) Seviyeli ve ironik tartışma için ben de teşekkür ederim
7) Heidegger üzerine kaba bir bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum, ön yargılarımızı parçalayalım, yakın zamanlarda çıkan bir kitabı tavsiye edeceğim size : Kaan Ökten : Heidegger Kitabı
8-9) Cioran da der ki Tanrı varsa bile yoktur. Bir de hiçbir şeye inanmıyorum demişsiniz, peki bu söylediğinize inanıyor musunuz ? İnanıyorsanız o zaman ilk cümleniz yanlış olacaktır, yok inanmıyorsanız o halde ikinci cümle yanlış olacaktır. Diyalektik budur.
10- Evet o cümle bana ait, bir anlamda ben de acı çekiyorum ama parçalanmış bir ben yüzünden değil, parçalanmaya direnmek yüzünden.
11- Aynayı bana çevirmeyin, ben aynada görünmem; siz parçalıysanız görünürsünüz. Aynalar parçalı olanlar içindir. Bütünü gösterecek aynalar yoktur ne yazık ki!
12- Kedi konusu güzeldi evet.
13- Aşağılık kompleksi bazen üstünlükten de doğabilir, gecikmişlikten de.
14- Yok olanlar kendini ispat etme gereği duyamaz, çünkü yokluğun bilinci yoktur ve Parmenides' in dediği gibi yokluktan yokluk gelir, varlık değil.
15- Yalnızca gördüklerinizi değil görememiş olabileceklerinizi de yazın.
Sizce niye numaralayarak yazdım bunları?
Yanıtı belli değil mi ? Filozof eserlerine bakmak yeter.
Not : Gereksiz gördüğüm şeylere yanıt atmadım.
Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde (İmdat)
Avazı suskun bir şehirde (nida)
Fedai dağları yuttuğu ünlemleri kustu...
1-Estetik bir ide değildir, öncelikle bu tazağa düştünüz, Yani asıl sizin söyledikleriniz başkalarının söyledikleri, yani benim ne yazdığımı okumadan bana cevap veriyorsunuz, egonuzla ve bunu besleyen okuduklarınızla.
2-Anlığı tek kelimeyle zihin olarak açıklamanız Locke'yi hayrete düşürürdü her halde. Öyle ya boşa yazmış o daha 16. yüzyılda o koca kitabı.-Türkçe'ye çevrilmiştir-
3-Eski ve yeni arasında diyalektik bir ilişki mevzu bahis değildir Sayın Çelebi. Siz de sanırım diyalektik deyince 'sıcak, soğuk' veya 'tez -antitez -sentez' anlayanlardansınız.
4-Beslendiğim kaynakları bulmak okuyanın işi, bana ne.- İngilizce, Fransızca ve Türkçe kitaplardan-
5-Doğrudur; Lucaks yazdım ama bu yazdıklarımda da hata olacaktır çünkü benim net başında harcayacak fazla zamanım yok, o yüzden ne kadar dikkat etsem de hatalar oluyor. Bu cevabı da 5 dk içinde yazıyorum. Sanırım sizin net başındaki zaman sorununuz minimum. Belki de Lukas yazılması gerekiyordur Sayın Çelebi
6-En fazla cevabı size verdim çünkü zevk aldım entelektüel sohbetten.
7-Hiedeger'i-böyle mi yazılıyor, aslında Haydeger diye yazılıyordu galiba- hiç bir zaman sevmedim. Kendine özgü bir felsefe dili olduğu kesin ama Hitler'le işbirliği yaptığı da kesin.
8-Sartre der ki 'İnanmaktır bir şeye, hiç bir şeye inanmamak'
9- Ben de hiç bir şeye inanıyorum. Eğer siz kitap başlıklarından öteye gitmişseniz ne demek istediğimi anlarsınız.
10-'Modern zamanların acısını çekiyorsunuz anlaşılan, parçalanmış bir ben ile birlikte' bu cümleniz hepimiz için geçerli ve beğendim. Tebrikler- Eğer sizinse tabi, sizin değil demiyorum-
11-Aşağlık kompleksi tanımını üstüme almıyorum. Ama aynayı size çeviriyorum
12- Kedi konusu güzel olmuş, espirili, bu tatda kalsın.
13- Dediğim gibi yazdıklarınıza cevabım gecikebilir veya olmayabilir, zaman sorunum var -Tanrı olmadığıma göre-Bu da mı acaba benim aşağlık kompleksimin olduğunu gösteriyor, tıpkı Nie gibi. Ne dersiniz?
14-Kendini ispat gereği duyanlar yok olanlardır. Değil mi Sayın Çelebi?
15- Ben hiç bir zaman benim içi dolu demedim. Sadece yazmam gerekenleri değil gördüklerimi yazdım.
16- Bakıyorum da verdiğiniz filizof isimleri hep yazmazı gerekenleri yazanlar.
17- Eğer Kant'ı anladıysanız üsteki cümlemi de anlarsınız Sayın Çelebi.
18-Saygılar, ben memnunum bu hafif kızgın tartışmadan, size saygım arttı, sevgiler.
Sizce niye numaralayarak yazdım bunları?
Avazı suskun bir şehirde
Olmayacak bir şey değil aslında.Yani farklı çizgilerin ortak noktada buluşma olasılığını da denemiş oluruz bu sayede...
Konu şiir değil mi nasıl olsa yardımlaşmak güç katar gibi geliyor bana...
Hiç değilse dağarcığımızı geliştiririz ve oluşturma kabiliyetimizi.
İlk dizeyi de ben yazayım uygun bulursanız...Daha önce kullandığım bir dize olsun hemde...
" Vurgun buyruklar dillendi yüreğimde "