gerçektende ... ben aslında güneydoğu şehitlerine diye yazma istiyorum uzun zamandır... ancak kalkıp mehmet akifin çanakkale şehitleri şiiri gibi güzel hoş bir şey çıkmadıktan sonra kuru kuruya yazmışın neye yarar..
gerçektende kanada çocuklara yapılan vahşet hepsini sollayınca ister istemez cahil cühela bir şey veremiyorum bari şiir yazayım deyip nacizane zavallı bir kaç dörtlük yazıyım dedim amatörce .. ne istediğim kıvama geldi ne devam edebildim .. şimdilik şuraya yazıyım belki benim yerime biri düzeltir şekle sokar yada devam eder.. bi şeye benzetir selamlar..
firaundan kalma eski adetin
tipik bir benzeri eşini gördüm
şaha kalkmış atında şehadetin
otuzyedi minik kuşunu gördüm
kıyıp onan varmı gökçe fidanı
kim görmüş böyle bir zulüm edeni
capcanlı gömüpte onca bedeni
yaptığı kirli pis işini gördüm
işgal altında kurulmuş bir havra
vadedilmiş toprak büyük palavra
ayakta dursada canlı kadavra
lanetlenmiş ruhun leşini gördüm
yatıyordu kardeşiyle beşikte
anası kapının orda eşikte
öğle vakti güpegündüz ışıkta
al kana bulalı başını gördüm
rüzgar esiyordu kanlı saçında
gözyaşı vardı kirpiği ucunda
açık kalmış göz bebeği içinde
ıp ışıl hayali düşünü gördüm
milletler değil uykular birleşmiş
hep yüreklerine korkular yerleşmiş
mehtaplı gece kurtadamlaştırmış
sivrilmiş kulağı dişini gördüm
insanlığın duyulmuyor nefesi
yerle bir olmuş kalkmıyor enkazı
hastalar kabul etmiş ötenazi
prizden çekili fişini gördüm....iyicesaçmalamadımumutederim...
Şiirhane
17 görüntülenme · 136 ileti
ateşe bacaaa laaazım kitaba hocaaa laaazım.. gerçektende kutlamayı eğlenmeyi bilmeyen milletiz vesselam.... benim bildiğim kutlama daha çok ölü daha çok yaralı ile kutlanır...
gerçek bir toy düğün şölen şölence
nar gibi kızarmış tayla kutlanır
mübarek kutsaldır bazı gün gece
bir kandil simidi çayla kutlanır
bayramda etlerle dolar sergenler
erkekten sayılmaz eli korkanlar
ayağına vurup çürük urganlar
kurbanlar vay anam vayla kutlanır
ahir zamandayız devran değişti
bilim teknoloji ilen yarıştı
öldürücü yeni silah gelişti
sanma ki ok ile yayla kutlanır
havai fişekle yangın çıkartıp
pompalı tüfekle insan gebertip
el bombası atıp yerle bir edip
herhangi patlayan şeyle kutlanır
içkisi şarabı hazar gölünce
mermisi kurşunu bahar selince
ellisi yaralı kırkı ölünce
düğünü derneği öyle kutlanır
belimde tabanca değil süs için
balkona çıkarlar bilmem ki niçin
basarım tetiğe kenara kaçın
maç galibiyeti böyle kutlanır
almaya en kısa cennet vizesi
serilmeli yola omuz hizası
olmazsa tırafik kaza belası
arifeyle bayram neyle kutlanır
varıp sormadınmı ona derdini
duyup görmedinmi doğu kürdünü
kola bileziği boyna altını
yirmi kilo takan köyle kutlanır
fakir pan söz söyler kıssadan hisse
kişi okur anlar essek değilse
başını eğerek ibret alırsa
kendine düşecek payla kutlanır
6 ağu 2006 .. selam sepet hürmet saygıyla kaygıyla korkuyla ürküntüyle taaruza uğramayacağım umud ederim.. tay sever paten kaykay sever futbol silah takı cartı curtu kurtü sever hümanist mümanist arkadaşlarda saygılar...
evleri önünde analar bekler
elleri koynunda sunalar bekler
anası yanında mahsun bebekler
yas tutuşurda kız kızanlar ağlar
başında melekler tek tek ayakta
deniz derya umman gökler ayakta
henüz varya iman dimdik ayakta
okunur selalar ezanlar ağlar
ONLAR diridirler! incinir yas'tan
işitir rahatsız olurlar sesten
güneydoğu denen o şanlı destan
tarihe geçiren yazanlar ağlar
delemez haydutum taşıdığın kin
kesemez bıçağın saplandığı KIN
yarın hepimizin toplandığı gün
içimizden düzen bozanlar ağlar... fakir 9 agu 06
sonradan önerileriniz katkılarınızla zenginleştireceğinize inandığım .. hayatta bir şeyde başarılı olmayan benim naaciz zavallı denemem
GÜNEYDOĞU ŞEHİTLERİNE
evleri önünde analar bekler
elleri koynunda sunalar bekler
babasız bekleşir mahsun bebekler
yas tutuşurda kız kızanlar ağlar
elinde aş yemiş çorbayla bütün
etini dişlemiş kapında itin
çıkarman kanlanmış urbayla yatın
yıkar yağmur yaşlar hazanlar ağlar..
bitiş değildirki toprağa giriş
yeni bir başlangıç yine diriliş
göçeder kırlangıç çamuru karmış
uçar döndükçe semazenler ağlar
başında melekler tek tek ayakta
deniz derya umman gökler ayakta
henüz varya iman dimdik ayakta
okunur selalar ezanlar ağlar
ONLAR diridirler! incinir yas'tan
işitir rahatsız olurlar sesten
güneydoğu denen o şanlı destan
tarihe geçiren yazanlar ağlar
vahiyin kelamı rahmeti sana
gönderir selamı AHMETİN sana
ne diyeyim daha mehmetim sana
kalem tutmaz eli ozanlar ağlar
ümmet perdesine bürünür hayın
kahpedir kurşunu nasıl dayanın
sabah oldu kalkın gayrı uyanın
boynu bükük yetim gezenler ağlar
delemez haydutum taşıdığın kin
kesemez bıçağın saplandığı KIN
yarın hepimizin toplandığı gün
içimizden düzen bozanlar ağlar...
kimseden yardım alamayınca kendim naaciz yazma zorunda kaldım .. umarım çok kötü olmadı umud ederim saygı sunarım....
hareketle olur yağmur yağışı
rüzgarın.. bulutu itişle başlar
bazı şeyler misal.. ateş doğuşu
odun yanıp duman.. tütüşle başlar
hünerli sanatkar elleri işler
kızdırır .. örse kor.. demiri işler
gelir kimi kuşlar.. çamuru işler
gagasına alıp.. tutuşla başlar
savaşa hayır der aydın(!) kısımı
işitmen mehmetim duyman sesini
bayram günlerinde kurban kesimi
koyunların boynu.. yatışla başlar
mevla göstermesin başın eğişi
müstesna beş vakit alnın değişi
her sabah.. erkenden.. güneş doğuşu
akşamın kaybolup.. batışla başlar
sakın inanma.. dur.. diyen kitaba
bakın.. baş üstünde..dönen mehtaba
adına şehadet .. denen mertebe
toprağa al kanın.. katışla başlar
petrol pazarında bayrak yarışlar
uzanır lokmaya.. alçak karışlar
dünya üzerinde gerçek barışlar
saldırana.. kurşun.. atışla başla
yol üstünde kara çalı
baht gülüp gülümser değil
dile gelip sormaz hali
yar değil yaram sar değil
menzili yolu yokuştur
yorgun yaralı düşmüştür
kanadı kırılı kuştur
tüccar değil simsar değil
sevda var serde üstelik
dayanmak onca ustalık
bir kıldan ince hastalık
verem değil kanser değil
içte yanarsa kor ataş
basamıbilir bağra taş
süzülür başaşağı yaş
şarap değil kevser değil
savıp atınca kibri
bekler başucunda cibri
gösterir olanca sabrı
eyüp değil ensar değil
Anlayamazsın 1
Çok uzaklarda bir dağ evi olsam
Gölün kenarında sazlıkların arasında
Çok özlesen orayı ,gelmek istesen
ama gelemesen
O dağ evi ben olsam
sen bunu bilmesen..
Anlayamazsın 2
Sonra
Bir kalın roman olsam
Alsan eline
kuytusuz gecelerde açsan okusan
Duygulansan
uykusuz kalsan benim için
ama
O romanın ben olduğumu hiç bilmesen
Anlayamazsın 3
Bir ayna olsam
geçsen karşıma seyretsen beni
Seyretsen kendini
Gözlerimin içine bakar gibi
baksan gözlerine
Ama
hiç farketmesen ben olduğumu
Anlayamazsın 4
Soğuk kış gecelerinde soba olsam
Otursan yanı başıma ısıtsam seni
Sonra camda buğu olsam
İsmini yazsan kalpler çizsen üzerime
Ama sen bunu bilmesen
Anlayamazsın 5
Evinin karşısında bir ağaç olsam
Dallarım kurusa dökülse
En azından bir tanesi balkonuna düşse
Bassan üzerime kırılsam
canımı yaksan
Ama sen bunu hiç bilmesen
Anlayamazsın 6
Binlerce kalp çizsem gökyüzüne
Kocaman kalpler
Büyük bir kasırga gelse dağıtsa hepsini
En azından bir tanesi pencerene düşse
Alsan eline kıpır kıpır çarptığını farketsen
O kalp ben olsam
Sen bunu hiç bilmesen
Anlayamazsın 7
Sonra
Bir takvim olsam
Hergün koparsan beni
yaprak yaprak
Canımı acıtsada
sen bunu hiç bilmesen
Ertuğrul Bayam
her şey dışardan göründüğü gibi olmaz
bazen bir kurt kuzu postuna bürünebilir
sürüngenlerin başında solucan gelmez
insan dahi istediği an sürünebilir
insan.. uyanıkkende rüya görebilir
göz kör olsada kazak süveter örebilir
dikkat et.. kiremite.. kafanı yarabilir
yakın yer.. taksi tutmadan git ..yürünebilir
birini taşırsan kırk yıl.. senden iyi olmaz
eşşeği şahlandırsan.. bil.. arap atı olmaz
sırtından bıraktığın an.. bundan kötü olmaz
ne kimseyi.. hoşnut eder.. ne yaranabilir
kişi.. giyerse üstüne doğruluktan yelek
yüzüne bir kere olsun gülmez asla felek
her sözü söylerse adı olur dangalak
ne bir yerde eğleşir nede barınabilir
yaş deyip hor görme bir odunu yanabilir
kirli diye atma kilodunu yunabilir
ummadık şey gelir başına kuş konabilir
bazı şeyler var kalp gözüyle görünebilir
kalp gözün açık olsun sansınlar seni alim
kılıçlar kesmez inan gelseler hayli zalim
düşünme ahret günü.. orda ne olur halim
kimi günah var .. bu dünyada arınabilir
insan insana benzermiş insan maymuna
şu görünen şehirmi kasabamı köymü ne
akşam oldu aldın aklımı düştün köynüme
sensiz kafa bozulup çıldırılabilinir... yaaar..
tiripoli havrovadan selam olsun efendiler.. la edri ene eydan garibun huna...
eve binaya sinsice yaklaş
iti köpeğini birden ürütme
sabah olsun hele vaktince ulaş
adamın avluda erden sorutma
dolaş komşunun git viran haneyi
dil dökmeyi bil.. tut.. şirin çeneyi
az bulursan şayet beş on taneyi
insan gibi iste sakın yürütme
çukulata lokum hepside nimet
ceplerine düzgün onaş istif et
yılda bir geçer bu savaş ganimet
sevin kıvan elbet lakin sırıtma
akıl varsa sende eğer yiğidim
sözüme kulak ver dinle öğüdüm
asla atma yere şeker kağıdın
aralık kapı koy defter dürütme
olur belki merak edersen miktar
yanında istersen bulundur kantar
ağır taşımaktan kalırsan kanter
izin iste yıkan terin kurutma
evdedir mutlak olaki uçmasın
inat et sıkıysa kapı açmasın
dolaştığın bina kırkı geçmesin
çıkmasın ortaya adın sürütme
dikkat et görmesin kimse yerini
boşalt ceplerin dök öteberini
elbet var bugünün birde yarını
serin yerde sakla aman eritme
dünyanın düşkünce mağdur garibi
baklava gelince az dur geri bi
saldırma mal bulmuş mağribi gibi
az karerince ye dişin çürütme
doyunca karnınız hak mevla kerim
lütuf buyurunuz er kalkın derim
teraslar balkonlar bir hayli serin
yere şilte minder yorgan seritme
tavsiye istersen gel feriştaha
gider ayak götür varsa iştaha
kardeşim için de.. al bir kaç daha
gözünü açık tut uyku bürütme
yiyişin yutuşun çok utlu olsun
gelişin gidişin vakitli olsun
bayramın mübarek ve kutlu olsun
şeker al nolursun almadan gitme..
....fakir 14 ekim.. noktali harfi kopyalayim diye iflah sökülerek.. hos az erken oldu ama.. bence gec bile kalindi.. asagidakini okuyunca niye gec kaldigimida... anlarsiniz.. bayraminizin kiymetini de.. selam sepet ile..
...........................................
libyaya indim bir ikindi vakti
günes gozlerimi dagladi yakti
canim gor simdiden revani çekti
efendim bayraminiz kutlu olsun
zayifladim dondüm çamin pürüne
korkarim belkide çikmam yarina
selam gonderirim su aç karina
sultanim bayraminiz mutlu olsun
bana hekim tutun biçsin bir fiyat
kaça çikar benden bu zaafiyet
sizse yeyin yutun olsun afiyet
beyzadem bayraminiz kutlu olsun
ruyamda gordum ben alca atliyi
giydirdi bana bez ince katliyi
siz çekinmen yiyin bolca tatliyi
sehzadem bayraminiz mutlu olsun
borekler olsun sininiz tepsinizde
dagilsin baklavalar agzinizda
durmasin lokmalar bogazinizda
beypasam bayraminiz kutlu olsun
sana yolladım çok mektup
posta kutun bak dışarda
göz yaşlarını akıtıp
ağla bütün dök dışarda
geri dönmüyor hiç giden
gör kaçamıyor bıçkıdan
ömür yeşil ağaç fidan
baş aşağı kök dışarda
söylediğim değil yalan
sor inanmazsan bir bilen
bulut kapatmış su ilen
bir masmavi gök dışarda
sürmeler sür gözlerine
süslen benze bir cerene
ay vururken pencerene
saçlarını dök dışarda
eline var kına yakta
bekle beni dur ayakta
şu an bulunduğum nokta
bana senden pek dışarda
akşamları sarar kasvet
kanar içte adı gurbet
deli keder deli hasret
başka bir şey yok dışarda...
Mahcubum
sana sevdiğim demeye
gözlerimle gözlerine bakmaya
adını dualarımda söylemeye
mahcubum sevdigim
mısralarımda söylemeye
dilenci misali aşkını aramaya
rüyalarımda görmeye
hayalini düşlemeye
mahcubum sevdiğim
Koray Kulaç
Korkma Birtanem
Sevgimden Sonzuz Aşkımdan
Beni anlamanı Beklemem senden
Sende Sev diyemem Benim kadar
Seni Kalbimde Gönlümde
Yücelttim Kimseler erişemez
Sende eriş diyemem Birtanem
Koray Kulaç
Gözbebeğim
şarkılarda şiirlerde
hayalimde düşlerimde
yüreğimde gönlümde
sızlayan ruhumda
inleyen bedenimde
gözyaşlarımda
sen varsın gözbebeğim
Koray Kulaç
sensizlik
bir haykırış bir acı ızdırap
hastane köşelerinde boş bakışlar
ne olmuştu hatırlamıyordum
bu insanlar bu şahıslarda kimdi
ya bu doktorlar hemşireler
ne olmuştu hatırlamıyorum
arada sırada gelen
içimde yanma ile gelen korkunç acı
gözyaşı ile gelen feryatlar
ne olmuştu hatırlamıyorum
tek anımsamam sensizlik
Koray Kulaç
şehidim
Aylar yıllar geçti
bir yağmur misali
geldi çattı askerlik çağı
ben kara tirene binmeden
annem babam ağlayarak
bu vatana can kurban
canımız kurban oğul
pıçak gibi saplandı bu sözler
birliğime gelip teslim oldum
günleri günüme ekleyip
şafak üç gün dediğim gün
operasyon da üç kurşunla yere yığıldım
hakkınızı helal eyleyin annem babam
bu vatana can kurban canımız kurban
Ne Mutlu Türk Evladıyım
Koray Kulaç
sensizlik
bir haykırış bir acı ızdırap
hastane köşelerinde boş bakışlar
ne olmuştu hatırlamıyordum
bu insanlar bu şahıslarda kimdi
ya bu doktorlar hemşireler
ne olmuştu hatırlamıyorum
arada sırada gelen
içimde yanma ile gelen korkunç acı
gözyaşı ile gelen feryatlar
ne olmuştu hatırlamıyorum
tek anımsamam sensizlik
Koray Kulaç
--------------------------------------------------------------------------------
Bayrağım
Seni ben küçükken tanıdım
Nede güzel sallıyordum sevinçle
Bayrağım daha o günden saygım sevgim
şehitlerimiz gazilerimizin
kanından aldığın al rengin
ayla yıldızla birleşip ahenkle
Nede güzel dalgalanıyorsun
Sana bu sevgim saygım
İlelebed sürecek bayrağım
Koray Kulaç
--------------------------------------------------------------------------------
umudum
Aradı gözlerim gözlerini
ellerini ellerim
zamanlı zamansız
hayalin belirir yanlızlığımda
umudum olur yarınlarımda
seni senziz yaşamak ne mümkün
özlemin hasretin sararken bedenimi
gözyaşlarım hıçkırığa boğulmuşken
zamanlı zamansız
belirir yanlızlığımda hayalin
umudum olur yarınlarımda
Koray Kulaç
sevdiğim
içimdeki sızım
gönül yaram
ilk göz ağrım
hayata haykırışım
ilk baş kaldırışım
ilk aşkım sevdiğim
Koray Kulaç
Tutsak
Haksızlık bu geçen yıllar
Hani dün söylemiştin Bana sevdiğini
Havam suyum aşım ekmeğim
diyordun durduramadın zamanı
Haksızlık değilmi bu sevgiye
Kader kurbanı olduk
Artık maziyi seyrediyoruz
Ne gelir elden
Sen tutsak ben tutsak
Koray Kulaç
mahşere kalsın
ışıksız karanlıklardayım
tutmuyor hiç bir yanım
ğüneşi bekliyorum doğmuyor
sabah olmuyor olmuyor
her tarafımda yabancı insanlar
kimi iniliyor
kimi bağırıyor
kimi pis pis gülüyor
allahım nerelerdeyim
nerelere düşmüşüm
nerelere düşürdünüz
imdaatlarımı kimselere duyuramıyorum
nasıl feryat etmeyeyim
nasıl çıldırmayayım
ne istediniz benden
soldurdunuz bedenimi
diri diri mezara koydunuz
nasıl afedederim sizleri
sizle hesabım
mahşere mahşere kalsın
Koray Kulaç
--------------------------------------------------------------------------------
Masum Gözyaşım
Hüzünlü bir akşam
İçim burkuldu,
gözlerim nemlendi.
Resimlerimize baktığımda!
Bazıları biraz yıpranmış.
Tıpkı ikimiz *gibi:
Dertsiz çilesiz!
Ne' de güzel gülümsemişiz.
Bir rüya gibi:
Derinn bir off çektim.
İçim burkuldu.
Gözlerim nemlendi.
Sanki bugünmüş gibi!
Dünmüş gibi!
Mutlu oldum
Koray Kulaç
Apr,15/04
Seviyorum seni,
Öyle cesur,
Bağırabilirim yani
Yedi düvele.
İstiyorum,
Yok bunun ötesi!
Utanma yok,
Gurur yok yani,
Tersi
Kendimi inkar.
Keşke bebek halimizde
Kalabilseydik hep,
Hep,
Haykırabilseydik
Ne istediğimizi
Yürekten.
Kahrolası kodlanmışlık,
Yedi düvele haykırırım da,
Bir tek sana söyleyemem!
Gülgün Karaoğlu
SEVMEYE DEĞMEM BEN
beni tanıyanlar bilir
sevmeye korkarlar beni
bilirler çünkü çılgınca sevdiğimi
dokunamayacağımı
uzaktan seven biri olduğumu
sende çek elini sevgimden
zarar görür kalbin
uzatma elini zor hayallerime
üşüme benim kış gecelerimde
sen şimdi al içindeki sevgiyi
göm kalbine tıpkı benim gibi
sonu gelmez uzak sevdaların
bilirim birgün elin değer tenime
tenime değil aslında
içimde yanan ateşe
beni tanıyanlar bilir
sevmeye değmem ben
sevmeye yakışan herşey
ellerimde parçalanır
çılgınca severim
SEDA BARUTÇU
[[B]]Güneş hıçkırırken sabahlarımda…
Sensizliğin acısı kaplar içimi…
Tam buradan…
Kalbimin ortasından delip geçer gözlerin bedenimi…
Ellerime tutmak istediğim o çığlıklara…
Adak diye sığınır sözlerim…
Tutmamam…
İlişemem hep böyle uzaktan seni izlerim…
Gecelerim savrulur…
Küflü sabahlarımın gözyaşlarına…
Akarım ölümün mateminde…
Kayboldum sandıkça sessizliklerin gölgesinde…
Kanlı ağıtlar iner gökyüzünden…
Kara bulutlara inat daha çok güler karanlık yüzüme…
Tam beni sevdin dedimse içimde…
Kayboldun kanımın ince sızındaki derinlerce…
Olmadı…
Gidemedi daha fazla…
Gerçekleşmeyecek hayallerimin ötesine…
Meleklerimin gözyaşları akar ılık ılık ellerine…
Kenetlenir bedenin…
Kanın donar o anda…
Ne hissettiğini bilmeden ağlarsın sadece…
Bir ölüm titrer yanında…
Benimle birlikte ölmek ve beklide bir daha yaşamamak adına…
Bakamaz olursun etrafa…
Gözlerindeki o nefret söner birden kanatlarımda…
Yanarak bırakırısın beni
Aciz kulların tapınaklarında…
Ellerimi tutacakken sabahlarımda…
Bir rüzgar savurur beni gözlerinde öldüğüm zamana…
Kaybolup sadece sana inandığım o sadrınca…
Seni ölümüne sevmek yarınlara…
Fark etmedin bile…
Hissetmedin…
Bırakmadın kendini şiirlerimdeki sözlerime…
Olmadı…
Gitmedi daha fazla…
Gerçekleşmeyecek hayallerimin ötesine…
Tutsak olmuş tüm sözlerim ecelin koyu karanlığına…
Elleri ellerimdeyken ne güzeldi ağlamak bile…
Acı ile yanmak karanlık nefeslerce…
Durmadan ölmek sonra tekrar canlanmak senin gözlerinde…
Sevmedikçe beni kara kurganların kanlı ateşinde…
Gelme…
Yaşatama daha fazla bu bedeni…
Gerçekleşmeyecek bir aşk için daha fazla kahretme kendini…
Sözlerim acıtmasın içini…
Beni umursama sen…
Geçer gider bir gün belli ki…
Tam ölecekken gecenin soluğunda sessizce…
Kaybettin ellerimi…
Bulamayacaksın bir daha geri gelmeyecek bir kayıptı senin ki si…
Sevmedin beni sevmeyecektin zaten ecelimde…
Kara güneş batarken ellerimde…
İki beden titredi cehennem sesiyle…
Olmadı…
Gitmedi daha fazla…
Gerçekleşmeyecek hayallerimin ötesine…
kendi kalemimden....