"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Edebiyat Tartışmaları

Şiirhane

16 görüntülenme · 136 ileti
??? #81
ayşen. ısrarla ekle. evet. güzel gidiyorsun. devam. bir kez başladın mı, ilerlemek zorunda kalırsın. geri dönüşün yok. öyle bi öykü okumuştum, mario levi'nin.
??? #82
Beni yüreklendiriyorsun:)) Mario Levi diyince sen aklıma geldi. Belki faydalanmak isteyen arkadaşlar olabilir. İstanbul Moda Yazı Atölyesinde Mario Levi' nin 32 saatlik ( hafatada 1 gün 2 saat olmak üzere ) yaratıcı yazarlık kursu var. Katılmak isteyen arkadaşlar varsa tel: 0 216 449 20 45 Buradan daha detaylı bilgi alabilirler, Şubat ayında başlayacakmış. Bende şiirlerimi buraya eklemeyi başaramasamda ( henüz ) antolojiye kaydedebilme becerisini göstermiş bulunmaktayım. Gerçi henüz çok azını yazabildim oraya ama ilerleyen günlerde şiir sayımı arttıracağım. Gözatmak istersen adres www.antoloji.com/aysen_gencer
??? #83
Ne yalan söyleyeyim Atilla İlhan’ın ölümü beni alıp uzaklara götürmedi. Oturup düşündüm, o da kısa bir süre. Sağlığında ona yöneltilen eleştiriler geçti kafamdan. Müşarünileyh senaryo yazdı, “Senaryo’ya şair kişiliğini bulaştırmamalı,” dediler. Siyaset ortamlarında azıcık sesi yükseldi, “Bir şaire göre konuşmuyor,” dediler. Tarih, sanat eleştirileri… Neye elini uzatsa “Cıs,” deyip kovaladılar onu. Son yıllarda “Hangi?” diye sorup durduğuna tanık olmuştum. “Şiir dışında hangi işle uğraşabilirim sizce?” diye mi merak ediyordu acaba… Eskiden bir gün Kavak’ta görmüştüm onu. Laf arası: Şimdilerde kime Kavak’tan söz etsem Anadolu Kavağı’nı anlıyor, Hayır efendim. Rumeli Kavağı. Tahta bir sandalye, tahta bir masa, uzunca boylu, sarışın bir adam ona kahve ikram ediyor. Hayır efendim, Türk Kahvesi. O sarışın adam ilerleyen zamanda benim Coğrafya öğretmenim oldu. Atilla İlhan benim için hiçbir şey olmadı. Barışmadı yıldızımız nedense. Oturup düşündüm, dedim ya. Düşündüm işte. Acaba o Fransızca sözcükleri miydi, beni rahatsız eden. Bahsettiği Avrupa kahvehanelerinde sanat konuşmamış olduğum için mi yoruyordu beni. Bilemiyorum. Hoş, limanda yere tükürürdü, azıcık erişirdim kafasındakilere… Onu Ahmet Kaya’dan dinlerken bir de. Her çevre içinde gülünç sözler dolaşır ya, tarihçiye sormuşlar “Fransız İhtilaliyle ilgili ne düşünüyorsunuz?” diye, yanıt olarak “Konuşmak için henüz erken,” demiş. İşte şimdi, kafa yormalı mı, emin değilim; Atilla İlhan Türk şiirine neler kattı, diye… Ne dersiniz, henüz erken mi? Söylediğim gibi çok iyi tanımazdım onu. Çok az şiirini okumuştum. Bir iki kez İstanbul’da, bir iki kez TRT 2 televizyonunda görmüştüm. Meşgul biri gibi görünüyordu, bense meşguldüm. Şimdi Atilla İlhan öldü. Ama hangi Atilla İlhan? Kim için neyi ifade eden Atilla İlhan? Kavak’ta kahvesini yudumlayıp balıkçılara gülümseyen yaşlı adam mı? Mahlaslı senarist mi? Televizyonda şapkasıyla edebiyat konuşan gözlüklü şair mi? Bilemiyorum.
??? #84
Atilla İlhan değil, Attilâ İlhan.
??? #85
Ağlıyorum... Bugün matemdeyim Şiir tutmuyor ellerim Vurgun yemiş yüreğim Gidişinin hüznündeyim… Artık; Aysel’i, Müjgan’ı, Zeynep’i Karantinalı Despina’yı Şahane serseri’yi, Cinayet saatini Daha nicelerini Kim yazacak bilmiyorum… Yüreğim biliyorsun zor yazıyorum Çünkü Attilâ İlhan'a Ağlıyorum… (( Önceki Sonraki )) Yazan : OlgunOnur ( Bay ) 11-10-2005 15:27:20
??? #86
KORKMASA Vicdanlar konuşmasa feryatları duymasa herkes birbirini yerdi cehennemden korkmasa! *** YENİLİR Mİ? İpe un serilir mi ağlayana gülünür mü İçinde gözyaşı varsa o yemek yenilir mi? *** YÜREK İSTER Mide açsa yemek ister mutlu olmak emek ister gerçekleri gören çoktur söylemeye yürek ister. ***[[IMG SRC="
??? #87
[[B]][[I]]Açmaz mı sandın gülü, Dinle öten bülbülü, Hallettik her müşkülü, Gönül zaviyesinden...![[/I]][[/B]]
??? #88
[[B]]YOLCULUK Uzun bir yol bu yürüdüğüm Çocuksu gülüşlerle başlayan Korku dolu adımlarla,mutlu,güvenli,azimli Dudaklarımda gülüşlerim Kenarında ağaçlar ve çiçeklerle uzun bir yoldu bu.. Bazen yokuş aşağı bazen dik Gençliğin gücüyle tüketilen kilometreler Çukurları fark etmeden Düşüp tekrar çıkarak,yürüdüğüm bu yol Bitmeyecek gibi gelirdi zaman ,zaman Durup soluklandığım anlar Belki en mutlu anlarımdı Yaşama kattığım ürünler,paylaştığım sevgiler Sevgilerle ürettiğim yeni yolcular,yeni yollara giden Maraton gibi algılamadan,bazen güçlü bazen yorgun,bazen isteksiz Yolu değil etrafı görerek geldim Dağ yollarındaki sarp uçurumların İmkansız çiçeklerine ulaşmak istedim Koparabildiklerimi sakladım Hüznü biriktirdiğim defterlerimde Anı okyanusuma katmak için Yalnızlığı yaşamak istemedim Dostluğu,arkadaşlığı,sevgiyi istedim Kırgınlığı,kızgınlığı içime atıp Mükemmelliklere adım attım Sevebildiğim kadar sevdim Öfkeye,nefrete yaklaşmadım yol boyunca Verilmeyi beklemek yerine Gülleri ben vermeyi yeğledim tanıdıklarıma Gülüşlerimi gizlemedim,özlemlerimi öldürmedim Neden,niçin,niye sorularını sildim Yaşam boyu şüpheye boyun eğmedim… Sona yaklaştıkça,molaları uzatıp,geçmişle yaşıyorum Düşlerimi anılar okyanusunda yüzdürüp Sandaldaki,dostlarımın gülüşlerini izliyor, Batan geminin anaforuna kapılmamaları için Tüm dualarımı onlar için ediyorum…. Aşağılarda bir yerlerde görünen Yolun bitimindeki ağaçların Serviler olduğunu biliyorum Mezar taşları arkasında, Gözyaşlarıyla sulanan, Yaşanmamış düş çiçekleriyle süslenen, Rüzgar sesli servi ağaçları…….. 26-8-2003/İZMİR
??? #89
-------------------------------------------------------------------------------- denizleri aşarım karalarla birleşir gurbet kahrı çekenler inleşerek ağlaşır zindanlarda yaşarım kör kuyular dolaşır ışığı görmeyeyim göz kamaşır çalışan insan elbet kirlenir karalaşır gör hak suyu yaratmış sabunla aralaşır güzel açık renk giyer ak güzele yaraşır birde hazırla temiz pak çamaşır boşa gitmesin sana verdiğim onca emek kur sen sofrayı hemen hazırlanınca yemek bu sevgi ifadesi aşk göstergesi demek acıktım boğaz kuru dil dolaşır önünde bekle beni mutfak penceresinin ince eli başımı okşar kaşır sevdiğim arala kapağını pilav tenceresinin ne diri kalsın pirinç nede taşır sevdiğim çorbanı değişmem taskebabına güvecine etsuyuna olsun tek karışmam soğanı havucuna sıcak bir tas çorba ver avucuma ayaklarım buz kesti ellerim üşür sevdiğim sıvıyağ limon sirke katıpta harman et karıştır salatayı karman çorman et biraz piyazla biraz kızartma haşlama et usulca tabağıma koyup düşür sevdiğim karnıyarık musakka velhasıl bir tutulur makarna var diye erişte nasıl unutulur fasulye sulu olur köfte az kurutulur bulgur pilavı tüter buğulaşır sevdiğim hamurunu mantının ipincecik kes yazla kıymayı bolca tutup tereyağı da cızla balıkları kızartıp mantar patlıcan közle yanında bol salçalı tavuk pişir sevdiğim manavda bulamazsan bahçemizden kopartıp vişneler ayvalardan komposto hoşaf yapıp muhallebiyi yakıp revaniyi kabartıp ceviz doldur içine azcık şişir sevdiğim kokusuyla burnumun direğini kırıver ıspanaklı patatesli su böreği yapıver ümüğümden inmezse kavun karpuz kesiver çörekleri ardarda yığıp aşır sevdiğim bol yağlı yaprak sarma yeme için yarışsam yoğurtlu biber dolma arasına karışsam kavurma et tadına nail olsam erişsem fer gelir gözlerime parlar ışır sevdiğim sevdiğim mahcemalim güneşim ayışığım yanakları gül rengi zülüfü dolaşığım dünyada en çok seni sever sana aşığım ne tuhaf bul bunu ne şaşır sevdiğim fakir pan aç bir günün ardından 29 nisan vakit akşam hava yağmur sokak çamur aklına boğazdan başka birşey gelmeyir görmeyen görsün böyle bi şiir cumeyertesi sehat yirmibir sıfır bir hava ılık gibi karın aç ziykir gibi yok başka fikir gibi ilham kitli kapı esin dar yırtık ayakkabı felan fıstık yaağni.. sevgi selam sepet bu ara dere epeyce bi hani ..
??? #90
rakamların özgürlügü yanyana ifade ettiklerı tutar kadar sözlerin yanyana dizilişinde -sıra/sınır yok ki- bu tutar insanların ne olduğunu ortaya cıkarabilir bazen o kadar
??? #91
en sevgili sözlerimiz sırasını bekliyor diğerleri sabırsız fütursuzca sarfediliyorlar utanmasız/cıplak! en sevgili olanlar sırasını beklerken önce utanıyor sonra kırılıyor ardından içimizemi savruluyor?
??? #92
[[B]]Ay küskün, Yalnız kalmış hasret Neredeyse sabah... Ufkun sessizliği çökmüş, Rüya bitti; Uyan gönlüm[[/B]]
??? #93
[[I]][[B]]Mavi Şiir[[/B]][[/I]] [[B]]Umudunu yadırgarsa aklın Hürriyeti yoksa düşlerinin Karanlıktaysa hala benliğin Kalbine doğru fısılda'Mavi' Birkaç mısra yazı yazmak ya da belki Belkide biteviye bir uyku Olurda özlersen düş kurmayı Yüreğine mavi bir sözcük yaz Mavi de yüreğim düşüm mavi Mavi bir ışığım karanlıkta Yeter der bilincim, geleceğim Anlamsız geçmişim her anım Sevi arayacak gönlüm çökük Nerde mavi, ah neresi mavi Benliğim çürük, bedenim bükük Kadere sitemdir mısralarım [[/B]]
??? #94
[[I]][[B]][[/B]][[/I]] [[B]]Umudunu yadırgarsa aklın Hürriyeti yoksa düşlerinin Karanlıktaysa hala benliğin Kalbine doğru fısılda'Mavi' Birkaç mısra yazı yazmak ya da belki Belkide biteviye bir uyku Olurda özlersen düş kurmayı Yüreğine mavi bir sözcük yaz Mavi de yüreğim düşüm mavi Mavi bir ışığım karanlıkta Yeter der bilincim, geleceğim Anlamsız geçmişim her anım Sevi arayacak gönlüm çökük Nerde mavi, ah neresi mavi Benliğim çürük, bedenim bükük Kadere sitemdir mısralarım [[/B]]
??? #95
[[I]][[B]]Söyle sevgili ayrılık için şarkı Sesin titresin o an ve akşam olsun Söyle sevgili hüznünü, sevincini Ay ışığında gözlerin ıslak olsun Dinle sevgili ayrılığa övgüdür Yüreğim yarına umudu soracak Dinle sevgili "Işık"a yazgıdır "Düş" Ayrılık için mutlu bir gün doğacak Dur sevgili ıslak bir dokunuş için Tenine dokunsam, tekrar güneş doğsa Dur sevgili sessizliğim yorgunluktan Gözlerimin yalanı günsüzlüktendir...[[/B]][[/I]]
??? #96
Sen asla bir şair olamazsın. Sinema koltukları arasında gezen, friko ve talaş kokulu kek satan, sesi gür bir virtiyözsün.
??? #97
[[I]][[B]]Gözyaşlarımın olmayışına üzüldüm Hani bir bilmece gibi hislerim Belkide bir hüzün vardı ilkin, Sürekli olarak aklımı karıştıran Karşımda bir yansıma, oynuyoruz; Kelimelerle! Hani bir ağlamaklı olsam, Yansa içim, varım yoğum Anlayamadığım için üzülmüyorum; Anılarımdan arta kalan beni, Geçmişini hiç özlemeyen beni, Ve yıkıntıya dönmüş duygularımı. Sen yoktun orda ama şimdi varsın Peki anlayabilecek misin gidişimi? Ya viraneye dönmüş hatıralarım, Onları kabullenebilecek misin? Yine ağlayamıyorum Yeteneksizliğimi bildiğin gibi...[[/B]][[/I]]
??? #98
Keşke şair olsasydım diye kaç kez hayal kurdum hatırlamıyorum. Öfkemi, asiliğimi, hırçınlığımı farklı biçim de yazıya aktardığımı biliyorum. Zaten hepsi on tane şiir denemesi. Gene de şiir konusunda ki beceriksizliğimi saklamayacağım ve utancımı diğer yazılara yansıtacağım.
??? #99
amanin karpuz aldim kavun cikti sampuan diye aldim sabun cikti yelek cebimden ayakkabin cikti gayri nasil bezdigimi sen dusun omzum kirdi kaldim kolsuz kanatsiz felek vurdu dustum elsiz ayaksiz yururum koltukdeyneksiz dayaksiz gayri nasil gezdigimi sen dusun bilirim bozar eger hava serin derimki yagmur yagabilir yarin esamesi yok romatizmalarin gayri nasil sezdigimi sen dusun semaya cikarken yuzum asikti bogazim kurumus sesim kisikti sular akmiyor ceyran kesikti gayri nasil kizdigimi sen dusun besleme kargayi gozunu oyar yer islak dikkat et ayagin kayar isterim babandan bicagi dayar gayri nasil azdigimi sen dusun sana mektup yolladim bir kafile ulasir diye bekleme nafile kalem kagit defterim yokken bile gayri nasil yazdigimi sen dusun gun gelir ecel defterin durerim tenesir tasina yuzum surerim kendi mezarima kendim girerim gayri nasil kazdigimi sen dusun gemi degilim ordek gibi dalmam balik degilim su icinde kalmam kurbaga gibi ziplar nefes almam gayri nasil yuzdugumu sen dusun fakir pan verir dunya kadar eser elde yedirir sana karpuz keser siir kalburunu sirtina asar gayri nasil suzdugumu sen dusun 28 haz 2006 karaganda nurken abdirova kz
??? #100
kofteye gufte gunler gecti aylar gecti gecti haftalar kiymalari var bizim kiymayaya benzemez kurutmuslar takir takir sira sira raftalar mundarmi mismilmi bilinmez kofteleri var bizim kofteye benzemez duyusu sesi izgara ustunde cizirtiyi algiladigim irade disi sivi salgiladigim siz ey kulaklarim sizin hemen ustunuzde belirdi saclarimdaki ilk aklarim renk isik baglaminda varligini algiladigim yoklugunda sodyum klorurlu ikias o salgiladigim gozlerimi iki as o gillerde terketti gitti coktan burun cevrem goz altimda sodyum klorurle kalakaldim dert sahibi ettiler beni hic yoktan aksamlari eve donerken ac acina saskin saskin sokaktan hemoglobin baski yapar damarda fiskirip akma ister sakaktan tukuruk salgisinin bilmem ne var kimyasinda ayri bir yeri vardir koftesinin kofteler dunyasinda surgun dustum yatarim su karaganda kalasinda bestekar yokmu besten yurdum koftesine al buda benden katki olsun kofte guftesine fakir pan 27 haz. 2006 karaganda kazakya
Başa Dön