"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Açık Büfe

İzEdebiyat

117 görüntülenme · 526 ileti
??? #221
Sayın Kamuran Esen ve Sayın Enis Swan Heacock, Nazik yaklaşımınız, beni düşündüğünüz ve herşeye rağmen kal dediğiniz için çokk teşekkürederim. Düşünmeniz yeterli. Bilmiyorum..Sanırım ara vermek iyi olacak. Zaten bir kaç yazı kaldı, kütüphaneler duruyor, forum sayfasındada yazışıyorum dostlarla. En azından yazılarım gitti, okunma sayıları sıfırlandı, belki tekrar onları gözden geçirip, belki bazılarını düzeltip, bazılarını eleyip, yeniden bir sayfa oluştururum kendime. Dedim ya okunan yazı ve şiirlerdi onlar, başkalarının düşündüğü gibi okunmayan değil, yorumlarda genelde mailime geliyordu. Kimseye birşey anlatmaya çalışmadım. Sadece bir süre yazar olamamışken uzaklaşıp zihnimi, duygularımı toparlama, yenileme ihtiyacı...Yoğun bir yaşam içinde sanırım olduğu yerde durduğunu hissettiğinde insan, dur bi soluklan diyor kendine. Sizleri okumaya devam ediyorum. Bu arada şiirlerim şansını başka bir sitede deniyor. En azından yorum, beğeni açısından karşılaştırma imkanı buluyorum. Tekrar teşekkürederim. Ben burdayım, gitmek o kadar kolay değil izedebiyattan... Başkaları reklam sevdalısı olduğumu düşünsede, paylaşmak sadece paylaşmak, yanlışları doğru yapmak, içine sindirerek yazmak ve yayınlamak adına herşey... Sizi seviyorum. Naile.
??? #222
Kamuran abla bu şekilde bir karara varmanı pek iyi karşılamadığımı söylemeliyim.Yani senin gösterdiğin bu duyarlılığın mertebesinin yüksekliğini tahmin bile edemiyorum.Bu feragat çok büyük bir örnek.O eleştiri de bulunanların bence akli sorunları vardır. Lütfen bu kararı bir daha düşün. Bir şiir bence bir yürek demek.Tedavülden kalkması içime dokunuyor..
??? #223
izedebiyat ailesini tanıyalı belki 3-4 hafta kadar oldu diyebilirim. herkes kendi düşünce ırmağından süzülenleri aktarıyor. ben yazamam buna türkçem müsait değil. biraz kıttır o bakımdan. "serüven şiir" diye adlandırdığım şiirlere dostum gizu salima nın yardımlarıyla birşeyler yazıyorum. daha önce de bahsetmiştim ama sadece sağolsun sayın nida dan cevap geldi. önümüzdeki hafta ispanya da bir seminer var. konusu dünya edebiyatındaki değişmeler. sayın gizu salima buraya davetli olarak katılıyor bende onun yanında gerekli yerlerde ingilizce tercüman olarak gönüllü gidiyorum. kendisi biraz küskün gibi bazı şeylere pek anlatmıyor ama ben öyle anladım. burada da birkaç yazısı var. neyse demek istediğim bu seminerlere bir çok ülkeden edebiyat proffessorleri ve birçok yazar katılıyor. konuşulan konularda yankı buluyor diyebirilim. aklınıza gelen söylenmesini istediğiniz şeyler varsa bunları gerek buraya gerek mail adresime iletebilirsiniz. takdir edersiniz ki kültür zenginliğinin birinci şartı dil zenginliği oda edebiyattır. bu nedenle geçekten bu seminerler, konferanslar biraz ateşli geçiyor. herkes birbiri üzerine çıkmaya çalışıyor. geçtiğimiz seminerde amerikan bir professor amerikan edebiyatının aslında lider olduğundan bahsetmişti. SAyın gizu da kalkıp biraz serp bir uslupla adamın dediklerini çürütmüştü. türk edebiyatının aslında dünyanın merkezinde oluşan bir edebiyat olduğunu açıklamıştı. demek istediklerimin kısacası budur. eğer yazmak isterseniz buna sevinitim. biraz türkçem azdır bu nedenle yaptığım hataları lütfen bağışlayın. umarım bu ileti birçok kişiye ulaşır da türk edebiyatının gücüne güç katarız.saygılarımla.
??? #224
adaleti bilen ve davranışlarıyla gösteren insanlar çok az. adaletli insanları alkışlıyorum.
??? #225
Sevgili Hocam, Şiirinizi silmiş olmanızı kabul etmiyorum. Yeni şiirlere yer açmak, yol vermek için bunu yapmış olduğunuzu açıklıyorsunuz. Bu eyleminiz, Dostoyevski'nin -yaşıyor olsaydı- tüm kitaplarını, "çok okunuyor" diye, yakması gibi geldi bana. Böyle bir şey olur mu?.. Gençlere verdiğiniz önem ve değeri, burada, bilmeyen yok Sevgili Hocam. Ve inanıyorum ki, buradaki bir çok arkadaş, liste başı olabilmek için yazmıyordur. Edebiyat, kompleks kaldırmaz. İyi mal, her zaman müşterisini bulur. İkinci bir husus ise, şiiriniz kütüphanelerine alan kişilerin durumudur. Geçenlerde bir şiirimi yükledim siteye. Aynı zamanda, bir arkadaşıma gönderdim o şiirimi. çok komik buldu ve siteden siteden silmemi önerdi. Görüşlerine saygı duyduğum ve önem verdiğim o arkadaşımın önerisini değerlendirdim ve siteye o şiirimi silmek için girdiğimde, henüz üç kez okunmuş olduğunu gördüm. "Hemen sileyim" dedim. Ancak o an, aklıma "yazılarım hangi kütüphanelerde" bölümüne bakmak geldi. O bölüme girince, silmek istediğim o şiirimi, bir arkadaşımızın kütüphanesine almış olduğunu gördüm ve silmekten vazgeçtim. "Okunur-okunmaz" hiç önemli değil. Eğer bir kişi, o şiirimi kütüphanesine almışsa, artık onu silemezdim. Ancak bir şekilde, o şiirimi silerim. O da, tüm yazılarımla siteden ayrılırsam. Hiç istemediğim ve düşünmediğim, bu durum gerçekleşirse silerim o şiiri. Kısacası, kütüphanelere alınan hiç bir yazıyı silme taraftarı değilim. Tabi ki bu, benim düşüncem. Siz, kendi düşüncenize göre bir karar alıp, uygulamışsınız. Katılmasam da, kararınıza saygı duyuyorum... Sevgilerimle... Orkun
??? #226
Belki de bu görüşünüzde haklısınız... Zaten bu tip sıralamaların bir değeri olmamalı yazar gözünde tamamen gözardı edilmeli demiyorum ama egonun esiri de olmamalı... Böyle düşünüp silmişsiniz, saygı duyarım. Ama eserleriniz bir gün bir zaman böyle yerlere gelmişti ve belki bundan sonra da farklı farklı yerlere gelecek bunu siz ve bizler çok iyi biliyoruz. Belki de en önemlisi , Kamuran Esen denilince isim bizim yüreğimizde bir yer ediyor. Sevgiyle, nazikliği ile insanlara olan yaklaşımı ile... Ve daha önce hep söylediğim yazardan önce insan olabilme meziyeti ile siz bizlerin yüreklerinde yukarılarda biryerlerdesiniz ve bunu bilmek hakkınız. Sevgilerimle, Ömür İsfendiyaroğlu
??? #227
Sitenin son bir hafta veya aya bakarak sıralama yapması biraz zor görünüyor. Yazıların eklendiği tarihten itibaren değerlendirilmesi şu an en mantıklı olanı, çünkü daha aktif olması sitenin oldukça yavaşlamasını sağlar, hatta çok sık çökmeler yaşanabilir.. Teknik olarak 1000'lerce dosyanın her an program tarafından işlenmesi, sıralamanın sürekli değişmesi daha demokratik görünse de, bunu yapabilecek program birçok sorunu da beraberinde getirecektir..
??? #228
Kimse bir yere gitmeyecek. Tilki olduk, erdik yazar olduk. Kuyruklarımızın kokusu hala burunlarımızda. İki ve ya üç sene önce tüm yazılarımı, sildim. Baktım ki kürkçü açık. Dün veya dünden daha yakın “forumlara katılmama kararı aldım” ucundan azıcık, gittim. İlk gidişim, bir düşünce çatışmasından kaynaklanmıştı. Deşmeyelim! Deşmeyelim de… Yine kınanacağım, “her konuyu sıralamaya getirdiğim için” aynı tuzağa düşen bir geyik olmayı isteyerek. Kesinlikle beni hatalı algılamayın (beni yanlış, yanlış; cümleyi uzatma sebebim bu) Reklâma ihtiyacım yok. Çünkü kitap çıkarma gibi sevdam da yok. Benim sitemim olayların gidişatına. Sevgili editör bana laf arasında ince bir göndermede bulundu. Ve haklılığım aşikâr. Ana sayfada olan yazılar daha çok okunuyor. Maskelerinizi çıkarın; daha çok okunuyor. Örnekleri bende açık. Ya bir şiir yazmışsınız, bu sizin için önemli bir şiir. Her gece kendi yazdığınız şiiri, izedebiyattan okumak için sancılar çekiyorsunuz. Hâsıla, yoksunuz. Perde üstüne perde. Üzerinize onca yazı eklenmiş. Bana gıcığı olduğundan bunu yapar, yapsın severim kendisini. Anlaşılmayan ve takdire şayan görülmeyen çok şiirini okudum, kendisinin. TDK (Türk dil kurumu) ile de kavgaları var. Bizim kavgamız daha ileriye nasıl gideriz, oldu. İmgeyi ve simgeyi kattığında ortaya, yine celallendim. Kişisel iletişim adreslerimi gönderdim, kendisine. Bana kös kös şiirler yazma, dedi. İletisinde… Ona göre kös olan, bana post olur. Ve uyarısını dinledim. Dinamiti kimin ateşlediği değil önemli, önemi patlama katsayısı. Türkiye yedi doğal bölge, yedisince yazarım. Sekizinci yeraltı, ona da varım. Önceleri İsa’yı, Kenan sandım. Korner atışları aynı. Ve bir güzellik oldu, şiire odaklandı site. Bazıları emeğini esirgedi. (Senin başlama vuruşunla, başladı ama sen yarım ve yamalak oldun). Şiirden öte, ana sayfanın sağ üst köşesinde çok daha farklı, papyonlu bazen gelinlikli çoğu zaman vazgeçilmiş bir edebiyat sergilenmekte. Ve onları alt ve alta dizseniz şiir olur, öyküsel. Ve çoğu şiirleri yan yana dizseniz, deneme olur. Kimse bir yere gitmeyecek. Açık kapı olayı da ters. Hocam! Hocam! Hocam! Hocanız erdemin daniskasını yaptı. Kapı açtı yüreklere. Yazımın bir girişi, bir gelime bölümü ve sonucu Hak kayıra. İzjandarma; bir gelişim oldu sitede. Bir çuvalda saksağanlar şiir yazdı. Olmadı bir daha, yorumsuz ve tarafsızsınız. Çoğu fütursuz at gözlükleriyle dolaştı, semayı. Nerede sizin destekleme ruhunuz, bir buçuk muşka olamasa var ya… En sevdiğim gönül adamı, senin ruhunun güzelliğinin yansıması beni susturan. Bizden para almadın, fırtınalar koparken ayağa kalk. Vur masaya yumruğunu. Ve dirilt Muşkayı. İnsanı sevmenin yolunun, (muşkalardan) kedileri ve köpekleri hatta sivri sinekleri sevmekten geçtiğini, anımsat. İki dakika dönmediğinde dönme dolap, çocuklar aşağılara atlıyor. Kendime verdiğim cezayı…Baba kavun tatlı ya. Hep döneceğiz, dönme kutsaldır. Bende pestil gibi bir surat varken, hakem de ipbizden.
??? #229
Yeni rüzgara ayak uydurmakta biraz geciktik. Nida'nın dürtüklemesiyle daha da geç olmadan yeni bir düzenleme yapalım dedik... Böylelikle farklı konular birbirine karışmamış olacak. Elimizden geldiğince doğru mesajları doğru başlıklar altında toplamaya çalıştık. Gözümüzden kaçan varsa ya da sıralamada herhangi bir karışıklık olduysa bize bildirin, hemen düzeltelim. Bu arada şöyle bir ilke kararı aldık. Forumlar elbette ki sitenin en serbest ve rahat olması gereken alanı. Hakaret, sövgü vb. içerik barındıran mesajlar olmadığı sürece içeriğe karışmamaya özen gösteriyoruz. Bu konuda hoşgörümüze hoşgörüyle karşılık vermenizi diliyoruz, çünkü daha önceki deneyimlerden (ve başka sitelerde olup bitenleri gördükçe) sansürle bir yere varılamayacağı ortada. Forumun kendi enerjisi ve dinamiğiyle katılımcıları bu 'ortaklık' ruha yönlendireceğine inanıyoruz. Bu konuda sabırla yazmaya devam eden, iyi niyet gösteren ve iyi niyete inanan tüm dostlara teşekkür ediyoruz. Ne var ki forumun bu bölümüne (Ruh Katılımı / Ortak Yaratıcılık) daha 'ilkeli' yaklaşalım dedik. Konuyla ilgisiz iletileri içeriğe göre ilgili başlıkların altına kaydıracağız. Öneri, itiraz, eleştiri... yeni düzenlemeyle ilgili aklınıza takılanlar varsa, yanıtlamaya hazırız... Sevgiler, Diren Yardımlı İzEdebiyat
??? #230
Attığım başlık " Ayıp Ettik " olması gerekiyordu... Birde kendime gelişmeler kaptırıp yanlış kısıma yazmışım...Farklı noktalarda yaşanan yazışmaların bu kısımda olması gerektiğini çıkarmışım aklımdan... Sağlıcakla kalın...
??? #231
İzedebiyat'tan bu güne dek kaç yazı çekildi, bu yazılardan kaçı listelerde üst sıralardayken sessiz sedasız silindi, hiçbir düşüncesi olan var mı? Ayrı kümelerden iki yazısı aynı anda ana sayfada çıktığı için telaşlanıp kaç kişi başkalarının yazılarının okuma sayısı arttırmaya girişti tahmin bile edemezsiniz... Neden? Çünkü bunu yapanların sayısını bilmek için adlarını da bilmek gerekiyor? Oysaki bu düşüncesiz, terbiyesiz insanlar! Bu doyum peşindeki zavallılar hiçbir şekilde bu eylemlerini duyurmadılar... Yalnızca siteyi birazcık takıntılı takip eden bendeniz gibi kuşkucu birkaç kişi farkına vardı bu durumun. Ama neden sildiniz yahu, diyemeden susturulduk! Çünkü yazılarını silip bunu forumdan duyurmayan ve duyarlılıklarını bizlerle paylaşma gereksinimi bile duymayan bu insanlar, siz de görüyorsunuz işte, biraz tuhaflar… Sağda solda “Okunmuyorsak yazmanın âlemi ne?” gibi laflar etmiyorlar, sonra “Aman canım çok okundu, o yüzden siliyorum da,” demiyorlar… Ne ayıp! Ne ayıp! Biraz kendime güvenim olsa hepsini bir bir açıklayacağım burada, ama anlayış gösterin efendim azıcık, karanlık tipler bunlar… Ama şu kadarını da söylemek lazım artık! Siz! Siz! Yeni yazıların önünü açmak için kendi yazılarından feragat etme yüce gönüllüğünü gösteren sizler! Size sesleniyorum! Şimdi hepiniz ortaya çıkıp bu işi yaptıktan sonra, bir de duyurma gereksinimine kapılanlar gibi imzanızı atın foruma! Biz de yaptık deyin! Bakın henüz konu sıcak, çok geç kalmış sayılmazsınız… Hem belli mi olur, bir iki yazısınız daha çıkar listelerde yukarı, onları da silersiniz, sonuçta hep yapıyorsunuz bunu... Saklamaya ne hacet efendim! Saygısızlık!
??? #232
Yazı silerken yazar başkasına danışacak değil sanırım, ya da bunu duyurma mecburiyeti yok, üslubunuza dikkat edin. Herkes her lafı kendinde hak görüyor ancak kişilere saygısızca laf etmek olmamalı. Artık bu forumdaki saçmalıkları belirtmekten yorulmaya başladım, ama hiçkimse yorulmuyor saçmalamaktan. Yazar istediği nedenle siler, bize bunun haberini verme zorunluluğu da yoktur, saygının anlamını mı unuttu insanlar yoksa bu kavramı mı? Sizleri hiç anlamıyorum. Kişisel haklara terbiyesizlik dendiğini de ilk burada görüyorum, sizi kutlamak lazım.
??? #233
Konuyu ilgisiz bir yöne çekmenizden etkilenip başkaları da kendini gülünç duruma düşürmesin diye şu açıklamayı zorunlu görüyorum: Okuduğunuz ileti bir tartışma konusu açmaktan çok süregelen bir konuyla ilintilidir. Yüce dikkatinizin yoğunlaştığını gördüğüm kimi sıfatların önü sıra anılan kişilikler övülmek istenmiştir. Yazı silme eylemlerini gerçekleştirdiğini duyurmayarak pek değersiz saygımı hak eden bu insanlardan kimileri önemsiz övgülerime teşekkürlerini dönmeye başlamışlardır. Yazmış olduğum iletinin pekâlâ bulanık olduğunu kabul etmekle birlikte konunun ilgililerince anlaşıldığından emin olmam somut kanıtlara dayalıdır. Bizleri hiç anlamadığınızı belirterek saygın kişiliğinizin hiçbir özelliğini saklamamak dürüstlüğünü gösterdiğiniz için teşekkür etmek zorundayım. Yoğun sözcüklerle üzerinde durduğunuz "saygı" kavramının ortadan yitmemesi dileklerimle, Saygılar...
??? #234
Övgülere teşekkür, yorumlara teşekkür, al gülüm ver gülüm politikasından söz ediyoruz sanırım, aslında ben biraz geliştirdim işin içine yorumları da katarak, aslında sizden farklı düşünmüyorum. Saygıyı sizin dediklerinizde ki şahıslardan da bulabilmek gerekir. Yani aslında insanlar bu ortamlarda kendilerini yüceltmek için yığınla şey yapıyorlar ancak burasının sanal bir dünya olduğunu da göremiyorlar. Bu konular da bende çok doluyum ama çoğunluğu gördükçe susmayı yeğliyorum aylardır. Birisini överseniz size teşekkürle gelirler, eleştirirseniz hakaretle, ama ikisinin aslında birbirinden hiç farkı yoktur. En azından sizi de anlamama vesile olduğunuz için sağ olun. Ama anlatımlarınızda genellemeye gitmek yerine direk hedef kitlenizi yererseniz, samimiyetle birşeyler yapan insanlar da sizi yanlış algılamaz. Hiçbir kaygı gütmeksizin yazılarını liste başından insin diye silenler de var... bu arada Saygın diye adlandırdığınız kişiliğimin bu özellikleri de mevcut, sizi anladığımı sanıyorum, umarım siz de buradan bakınca beni anlamışsınızdır. Saygılar.
??? #235
Ve aradaki temel farklar üzerine güzel dialoglar...Pardon, konuyu kaçırmadım umarım.
??? #236
Kadın ve erkek beyni diye adlandırdığınız nokta tam olarak şu, Kenan bey'in yanlış yazım tarzından kaynaklanan istenmeyen ama yine belirten kişinin dile getirişi yüzünden oluşan algı. Doğru noktalar var, yanlışlarda... Orta da gülünç bir durum da yok, kişi kendi yerinden bakınca anlatmak istediğini bildiğinden yazıyı normal karşılıyor, ancak karşı tarafın yazıdan ne anlayacağını hesap etmiyor, yani etki-tepki. tepki kişiden kişiye göre değişkendir, algıya bağlı yönlenir. Benim anlatmak istediğim de tam bu nokta da kendini gösteriyor, anlatmak istediğiniz şeyi yanlış anlatıyorsunuz diyorum bende. kadın ve erkek beyni diye işi cinsiyet ayrımına vurabileceğimiz bir konu değil, çünkü algının cinsiyeti yoktur. duygusal zeka ile değil, iki anlatımda da mantıksal yaklaşımdan bahsediyoruz. Gülünçlük, terbiyesiz insanlar...vb ifadeler her ne olursa olsun uygun olmayan bir yaklaşımdır. haklı durumda iken haksız duruma düşüren yaklaşımlara örnekleyebiliriz bu tür iletileri. Zira forumlarda sürekli saçmalayan, hangi insan dilinden olduğunu bilmediğimiz ifadeler görüyoruz, bütün bunların topu yanlış. Konunun yanlış yerinden girsem de her ne olursa olsun kişilere saygıyla hitap etmek, kontrolü elden bırakmamak gerekir demiştim. benim konuyla değil, üslupla ilgim var. Ve bunu anlayamayan, hâlâ konunun üzerinde duran bir iletiden sonra ben de erkekle kadının algı gücü ayrımını görmüş oldum. Sanırım kadınlar biraz daha ince görüyorlar bazı şeyleri, erkeğe bir kez daha anlatmak gerekiyor. Konular beni ilgilendirmez, herkesin netice de sabrı zorlanmıştır değişik nedenlerden ama olayı abartıp hakarete ve rencide edici ifadelere çarptırmamak lazım. Forumlarda herkes bunu yapıyor, o zaman o haklılığın ne anlamı kalır ki! Ayrıca dokundurulan lafların da uygunsuzluğunu vurgulamak istiyorum. Fark edilmediği sanılsa da.... ama dediğim gibi ben polemik ve bu tür gereksiz eylemler peşinde değilim, cevap vermem. Üslup üzerine eğilmek isterken, anlaşılmadığımı gördüm ama dediğim gibi sabit noktaya bakanlar uzağı pek göremezler.... Saygılar.
??? #237
Benimkisi kuşbakışı bir yorumdu ve konu ile fena halde ilgisizdi... Dolayısı ile cevap gerektirmiyordu. Okunsun ve gülünsün diye yazılmıştı. Maalesef yazı dilinin, tonlama kabiliyeti olmadığı için konuşurken gayet sevimli bir biçimde de söyleyebileceğiniz "terbiyesiz" gibi bir kelime, yazılı bir cümlede asıl anlamına yapışıyor. Bu durumda, böyle demek istemesi mümkün olmadığına göre gönderme yapıyor gibi bir sonuç çıkarmak da yazan ile okuyanın mesaisidir. Kendimi tekrar yazma durumuna düşürdüğüm için çok kızgınım ama engel olmazsan bu konu yeni bir edebiyat-dışı krize döner endişesi içindeyim. Misil sevmez bir şahıs, üstelik de bir hemcinsiniz olarak, su götürmez bir ciddiyetle yaklaştığınız mesajda herhangi bir cins-i yergi olmadan, anlatım biçimlerinizle ilgili bir gözlemimi paylaştığımı ve bunu da belirttiğimi sanmıştım. Tekrar etmek isterim. Umarım ciddiye alıp da yeniden yazmazsınız. Değmez:) Saygılar...
??? #238
Şimdi size kocaman gülüyorum, ama bu boş lafların üzerine yüce kişiliğinizden tek bir söz bile duymak istemiyorum bu konuda. Bundan fazlasına hoş görü göstermek erdemlerimden biri değil sanırım...
??? #239
Şu an süregelen tutumlardan, tartışmalardan etkilenmedim değil. Artık kişisel olmaktan öte genel olarak insanların hırçınlaşması sınırları aşan ego tetmini doğal olarak bir iki insanın bir araya geldiği her ortamda olduğu gibi ortaya çıktı. Tartışmalar, sataşmalar, laf atmalar birbirini kovaladı. X kişi bir fikir attı ortaya Y'buna katılmadı X'i yerin dibine soktu. X incindi kırıldı. Haykırarak cevap verdi. Ve bu X'ler böyle devam etti sonra bir başkası bu tartışmalardan rahatsız oldu. Siteden çıkma kararı aldı ben gidiyorumlar, aman dur gitmeler... Terbiyesizler, saygı sınırını aştınlar... Kime göre doğru, kime göre yanlış kimin sınırı kiminkini aştı. Kimin lafı bir diğerine dokundu. Yalancı dedi biri bir değerine diğeri anlamını araştırdı. Birbirlerinin yüzlerini bir kere dahi görmemiş insanlar yüzümüze bakamayacak hale geldiler İzedebiyat'a üye olurken forumlarda ben yeni üyeyim yazılarımı okuyun, şöyleyim böyleyim demiyorsak giderken de neden sessizce gidemiyoruz. Bu çember dönüp dolaşıp bizi boğmaz mı? Başkalarını ve kendimizi daraltmaya bir son versek, artık birbirimizi üzmesek. Zaten o kadar üzüyor ki yaşam bizi... Sessizce gelin ve sessizce gidin... Yazılarınız iz bıraksın belleklerimizde yüreklerimizde... Sevgiyle, Ömür
??? #240
Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla cinsinden bir gönderme yaptım yazılarımda, bunun bazılarınca anlaşıldığını zannediyorum, ama ısrarla gülmeye devam edenlerin bunu görememesi ilginç bir durum oldu. Yazılarımda kimseye cevap vermedim, -bu detay gözden kaçırılmış olmalı- aksine fikirlerimi yazdım, bu mesaj da kimseye cevap değildir, yine kendi yazdıklarım üzerinden gidiyorum, madem üstü kapalı yazınca bazı insanlar anlayamıyor, o zaman açık açık yazmak gerekir, her kesimin algı yeteneği farklı görüyorum ki... Yazdıklarım özellikle bir kaç kişiye iğne şeklinde gönderilmiştir, ancak hâlâ bilincin değil kişiselliğin ön planda tutulmaya çalışıldığını görüyorum forumlarda. Kişilere tek tek yazamam, bu bir kaç kişinin ortak mantığını yerdim, bazıları anlamasa da eminim ki o birkaç kişi anlamıştır. Yoksa şahıslarla laf yarıştırmaya hevesli değilim, bu iletilerin hiçbirini bir yazıya ithafen değil, ortada olan negatif ve saldırgan mantığa yazdım. İnsanlar kapalı kutu gibiler burada, kendi düşünceni söylediğinde bile kendilerine kişisel bir saldırı olarak kabul ediyorlar ve dosdoğru, usulünce anlatım yerine, pek de hoş olmayan, üstü kapalı, her yere çekebileceğiniz dilden ama bazen de çekmek bile istemeyeceğiniz kelimeler kullanıyorlar. Son forum yazılarının hepsi geçerli buna.... Antitezle gelmek yerine saldırganca üslup takınanların çoğunluğu dikkat çekici, insan ilişkilerinde bunlar birer sorunsaldır, işte bu yüzden forumlarda herkes birbirini ezmeye çalışıyor... En açık anlatımı bu!
Başa Dön