..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevgi dünyadaki yaşam ırmağıdır. -Henry Ward Beecher
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Anılar > ÖzgeCan




14 Şubat 2005
Cam"dan Çocuğa Can"dan Satırlar…  
N.İ.’ye…

ÖzgeCan


İşte bu yüzden.. ne zaman yağacak olsa yüreğinin bulutları… yağmurunu kok bana. Ben, dokunmaya çalışırım yalnızlığına, en nemli yerinden…


:AACCA:

Bana ‘içimi sığdıramadığım farklı bir yeryüzü’ bıraktın fark etmeden, “çocuk sesin bir kokusu vardır; suskununsa korkusu.” diyerek, kendi kendime sorduğum tüm yanıtsızlığa, bilmeden doğru cevap veren… Her dilde aynıdır bir bebeğin ağlaması; o zaman bunu da bil: Peki hangi dilde tutulur bu sözsüz ayrılığın davetsiz yası?

‘Denizi batmış gemilerde karaya vuran gözleri(n), çorak kalmış yüreğinin saçlarında söndürüyor kalbi taşlaşmış şehrin tüm sahtekâr ışıklarını. Çünkü, uyurken bile aydınlık, onun balık burcu bakışları(n)…

Şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken.. çocukları çalınmış, gülüşleri ödünÇalınmış mahallelerde kaldırımları öksüz bir aşkı tam nabzından vursun ayrılığın! Sakat bırakırsın belki ama alamazsın canını… Çocuklar -en çok da çocuklar-, bitkiler, balıklar.. nefes alanlar… Soluksuz kalınca, gömülür. Ama farkında değil misin? Nicedir kan pompalamıyor hiçbir şehir. Şehirler ölmez; yok ölür…

Yüreğimin kalemiyle yazıyorum bu paragrafı; gözlerini yumarak oku:

Bilmez miyim rutubeti? ‘Hani en sağlam duvarlar bile çöküverir ıslandıkları yerden’ ve ben -inanmazsın ama sen gibi- severim o duvarları en rutubetli yerinden. Çünkü ne yüreğimin, ne yüreğim kadar benim bu kentteki evimin duvarları, çivi bile tutmuyor, hep içine akıtmaktan yaşları.

İşte bu yüzden.. ne zaman yağacak olsa gökyüzünün bulutları… yağmurunu kok bana. Ben, dokunmaya çalışırım duvarına en nemli yerinden.. boyalarını dökmeden…

Yüreğinle ve kaleminle kal, tam vurgun yediğimi sandığım anda suni teneffüsüm oluveren, yarım saatlik ama bir ömre bedel dost. Teşekkürler. Ve unutma: Dip balıkları bile, ölünce yüze vurur.

•Tırnak içindeki duygu izdüşümleri sayın/sevgili N.İ’ye aittir. Bana kızmayacağını hissediyorum, onun, harflerini dizişinden… Adını yazmıyorum, küstahlığımdan değil, böylesi daha iyi düşüncesinden…

.Eleştiriler & Yorumlar

:: nefes alanlar… Soluksuz kalınca, gömülür
Gönderen: ertuğrul aziz (esved) / , Türkiye
21 Nisan 2009
nefes alanlar… Soluksuz kalınca, gömülür yazının bütünü mükemmeldi ama su cümlen hayatı özetliyor... cok güzeldi tebrik ederim insanda kaleme kagıda sarılma özlemi uyandırıyorsun

:: şiir tadı..
Gönderen: ümit kasım imbat / Bursa/Türkiye
18 Eylül 2006
şiir tadı var kelimelerde..okudukça insan çok umutlu bir masalın patikalarında yürüyor gibi..bböylesi duyguları kaleme aldıran perdenin arkasındaki güzel insanın payı büyük olmalı..düş tadında ve şiirle..

:: Can''dan satırlar için Can''dan saygılar
Gönderen: Erkan ŞİMŞEK / Konya/Türkiye
15 Mayıs 2006
Yazınızınızın birilerine tyercüme olduğuna eminim.Tam üç kez okudum anlamadığımdan değil tabiki çok güzel duygular vardı içinde çok güzel cümlelerle boyanmış yüreğine sağlık...

:: Güzel ama....
Gönderen: Fevzi YAZGAN / İzmir/Türkiye
16 Nisan 2006
Güzel ama duyguların basit şeylermiş gibi doğrudan anlatımına karşıyım. "Bilmez miyim rutubeti? ‘Bilmez miyim rutubeti? ‘Hani en sağlam duvarlar bile çöküverir ıslandıkları yerden’ ve ben -inanmazsın ama sen gibi- severim o duvarları en rutubetli yerinden. Çünkü ne yüreğimin, ne yüreğim kadar benim bu kentteki evimin duvarları, çivi bile tutmuyor, hep içine akıtmaktan yaşları." En sevginin rahatça ağızdan çıkıp söylenmesi kadar rahatsız edici...

:: Merhaba
Gönderen: Turgut Erbek / İzmir/Türkiye
19 Mart 2006
Bazı dizeler vardır ki, insanın yüreğine ok gibi saplanır. "Yüreğimin kalemiyle yazıyorum bu paragrafı; gözlerini yumarak oku" Yüz tane kitap yazsan, bu duyguyu böyle güzel anlatamazdın... Teşekkürler...

:: Korkusuzca
Gönderen: Gökhan ERTOSUN / Antalya/Türkiye
11 Ağustos 2005
Harfler arasında bir farketbenilik. Orada uzakta birine "sana sesleniyorum" çığlığı,(anlayana)... Ve -okuyuculara-(!) oyunlar düzenleyen cümleler.. Etkilenmemek elde değil... Ama farketmek gizli kalanları işte o dağlıyor insanın içini... Sen gibi, ben gibi düşünceler.. Yarım kalıyor sadece bu yorum...

:: Post kavgasında ışıldamak.
Gönderen: Soner Demir / İstanbul/Türkiye
3 Mayıs 2005
Prematüre bir sesle sesleniyorsun cephedekilere. Oktav dolu bir heybetle ...Biz deefkarlanıyoruz seve ,seve .Ancak sanki muhalefet edercesine ''gözlerinden düşücek olan bana ait değil ''diyor hayat .Manevi bir evlat gibi saklıyoruz sözlerini içimizde.Cephede artık atlar ganyan misali koşuyor , koç yiğitler podyum mankeni oluyor .Analar ise gelinlerine inat madrabaz bir kanalda kendilerini öptürüyor .Göz yaşlarını kim önemser ki ? Sen ise ...

:: Gözlerinde sevdam kaldı
Gönderen: nida karaçizmeli / İstanbul/Türkiye
10 Nisan 2005
Bu gece daha çok dokundu. Aşk amansız bir haindir. Duvarda çivi izleri. Kaç içi dolu çerçeve geçmiş.

:: canım bak gene
Gönderen: Fulya Engin / İstanbul/Türkiye
18 Mart 2005
okurken gördüğün kelimenin oyunu değil her zaman - ki onu da yapabiliyorsun istediğin zaman - ardında duran insan hoşuma giden , kadınlık mı benzer kılıyor bizi bilemem , insanlık mı , yazına sulanan musallat değilim inan , sanki daha çok birlikte düştüğümüz / çok şükür /iki ayrı adam.. gelirsem oraya bir mail atacağım sana , belki bir kahve .. belki kum ayakların dibinde..

:: :)
Gönderen: aynur özbek uluç / İstanbul/Türkiye
1 Mart 2005
Bir yazı içinde iki kişinin birden akışı olarak düşündüm yazınızı okurken .Bazı sözler söylenirken de özeldir, ama söylendikleri yerde daha da büyürler.. Böyle bir şey hissettim yazınızdan ve bundan hoşlandım:) sevgiyle.... aynur özbek uluç

:: ________
Gönderen: EMEL / İstanbul/Türkiye
17 Şubat 2005
her seferinde kafam allak bullak oluyo. okadar batmışım ki işe güce kendimi dinlemeyi özlemişim. zor bir iş kendini dinleme ağır ama aynı zamanda dinginleştirici. sayende kalbim beynime kıpırtılar gönderdi;)

:: nemli yüreğini taşırmışsın farkında olmadan...
Gönderen: Mehmet Aydin / Ankara/Türkiye
15 Şubat 2005
ah be Özge, ne güzel geldin öyle ve dokunmaya çalıştın nemli yerlerinden hayatın...Hoşgeldin




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anılar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bütün Suç Mevsimlerde *

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Trajikomedramik Otologlar
Son Yazı (N)
Advaita Vedanta*
Sn 2 (Bin) +v
Agrutra Mirva*
Hepimizden İyi Biliyor

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Via Crusis [Şiir]
Üvey Sevgili [Öykü]
Cevabı Yok Sorular [Öykü]
Ölü - M - Cül [Öykü]
Beş Yaş Öznesi [Öykü]
İki Kere İki Kaç (K) Eder? [Öykü]


ÖzgeCan kimdir?

Sürgünü akvaryum olan bir okyanus balığı. . .

Etkilendiği Yazarlar:
. . .


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © ÖzgeCan, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.