..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazarlar ve Yapıtlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Var İle Yok Arasında Zaman.
Leon Leon
Deneme > Yüzleşme

VAR İLE YOK ARASINDA ZAMAN. Tanrıyla yollarımızın kesiştiği anlar vardır. Onun seni umursamadığı ya da senin onu önemsemediğin anlar ve yollar. Biraz uzansan dokunacak iken, adını kimsesiz bıraktığın uzak eller gibi kazımış olduğun ciğerlerine. Bir sigara dumanı gibi varla yok arasında olduğun zamanlar. Unutsanda, ezbere çalınan kulaklarında sokak tabelaları misali, yangın arayanına ama öyle uzak yolu oradan geçmeyenlere. İşte tanrı ile müna

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
61 
 Şiirin Neresindesiniz?  (mehmet taştan)

Mücevherle dolu sanat mağarasına giden o tünelde, bu gün itibariyle, Ferhat gibi gürz sallayan kaç şair var acaba? Yoksa bedeli ödenmemiş hayatlarda derinlik mi arıyoruz?
62 
 Eleştiriler  (BÜLENT ÖZCAN)

“...Bütün şiirlerinde ona has bir büyü ve albeni var. Rengi, tadı ve tınısı çok çok özel ve ona özgü olağanüstülüklerle süslü.” Bilsen BAŞARAN Köşe Taşı Dergisi, Kasım/Aralık 1998, Londra
63 
 Mağaranın Kamburu Romanından Seçmeler…  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Onun gibi tevazu sahibi bir insan kolay kolay şikâyette bulunmaz. Yıllardır buraya gelir giderim, ancak onun sırtındaki kambur pek dikkatimi çekmezdi. Tâ ki şu ana kadar… Evet, düşünüyorum da onun sırtında kambur vardı, hem de iki tane. Ben onun kamburlarına değil, ağzından çıkan hikmet dolu sözlere bakardım.
64 
 Trabzon Liseli Simalar ve Trabzon Lisesi'nden Hatıralar  (M.NİHAT MALKOÇ)

ster şiir, ister makale, isterse deneme olsun; Trabzon üzerine her ne yazılsa ilk fırsatta onu temin eder, büyük bir özenle ve dikkatle okurum. Onun içindir ki şahsî kütüphanemin en zengin raflarından biri de Trabzon üzerine yazılan eserlerin olduğu bölümdür. Zira bu şehir üzerine yazılan her şey beni heyecanlandırır. Şayet bu yazılanlar kitap boyutundaysa heyecanım artar, adeta ikiye katlanır. Bunu sakın mikro milliyetçilik olarak görmeyin. Bu benim doğup büyüdüğüm şehirle olan samimi ünsiyetimden kaynaklanıyor. Bu durum, şehirle ruh dünyam arasında kurduğum köprülerin sağlamlığındandır. Okuduğum her eser bu köprüye çelikten bir ayak olarak, onu muhkemleştiriyor.
65 
 Tılsım-ı Kudret Eleştirisi  (Levent Ölçer)

Uğultuların arasında bir ses duydum, Öte diyardan bir haykırış. Araladım bin zincirli kapıyı ardına dek, Korkuyla kavrulan birini buldum. Kıl gibi ince bir ipin üzerinde yürüdüm, Kanım yere damlarken insan tohumlarını gördüm. Bedenim alevin korudur, yalanın özü, Ateşten toprağa, hiçlikten varlığa döndüm.
66 
 Şairciklere Şaireciklere Birinci Ders...  (Yavuz Nufel)

Abdülhak Hamit Victor Hugo hayranıdır... Yahya Kemal Beyatlı Fransız Nerval’e olan hayranlığını gizlemez... eselerinde Nerval etkisi açıkça görülür....
67 
 Neredesin Necati?  (Hakan Yozcu)

Oyun sonrası konuştuğumuz yönetmen Sami Yakar, oyun için şunları söyledi: “ Geçen yıl “Papaz Kaçtı” oyunumuzla büyük beğeni ve takdir topladık. Bu, bizi daha iyi oyunlar çıkarmamız için kamçıladı. Amacımız, seyircimizle sanatın güzelliğini paylaşmak, onlarla bir gönül köprüsü kurabilmekti. Bir süreliğine de olsa onları, hayatın günlük sıkıntılarından uzak tutmak istedik
68 
 Oktay Sinanoğlu'nda Yanlışlar Zinciri  (Türk Şad Köktürk)

Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler
69 
 Tanıkların Gözüyle Ümmet Coğrafyası  (M.NİHAT MALKOÇ)

İslâm ülkelerinin ve İslâm topluluklarının çektiği sıkıntılar her dönemin meselesi olmuştur. Bu coğrafyaya güneş bir türlü doğmamıştır. Fakat son yıllarda bu sıkıntıların derecesi daha da artmıştır. Artan sıkıntılar Müslümanların hareket alanını iyice daraltmıştır.
70 
 Nezihe Ecevit ve İzedebiyat...  (Necat Dilaver)

Olabildiğince edebi, olabildiğince eşit, olabildiğince özgür olan bu site yine de bu ülkede, bu şartlarda, bu okumamışlıkta olabilirliklerin en olabiliri... Sanıyorum Türkiye'de tek ve tüm olanaksızlıklara rağmen hayatına devam ediyor... Başka bir sitede yazdığım bir eleştiri yazısı sansüre uğradı, yayınlanmadı ama bu sitede asla böyle bir şey olmadı.... Nezihe Ecevit gibi iyi yazarlar devam etmeli...
71 
 Masumiyet Müzesi ve Orhan Pamuk  (Hakan Yozcu)

“Masumiyet Müzesi” ise tamamen farklı bir şekilde kaleme alınmış. Gayet açık, sade, anlaşılır ve konuşma dili kullanılmış. Cümleler kısa ve net… Okurken okuyucu hiç sıkılmıyor. Anlatılmak istenileni bir çırpıda anlıyor… Birinci tekil ağızdan anlatılan romanın son bölümünde anlatıcı, yerini yazara bırakmış. Roman sonunda, anlıyoruz ki, baştan sona kadar, roman kahramanı başından geçen olayları, yaşadıklarını, hissettiklerini yazara anlatıyor. Yazar da uzun bir araştırmadan sonra romana hayat veriyor. Ve olayları ardı ardına sıralayarak kahramanının ağzından anlatıyor. Yer yer geriye dönüklerle veriliyor olaylar…
72 
 Yeni Hayat (2ci Bölüm)  (Hulki Can Duru)

Orhan Pamuk'un "Yeni Hayat” romanı tüm insanlık için geçerli, yararlı, insanlığın özlemini duyduğu yeni bir yaşamı ne yazık ki anlatmıyor. Evet, önceden de belirttiğim gibi: bu daha çok yazarın kendisi için, kendi gibi olanlar için geçerli bir yeni yaşam, veya, salt onun yeni yaşamı olsa gerek...
73 
 Şair Halit Macit"in "Arzuhal"inin Tematik İncelemesi  (M.NİHAT MALKOÇ)

Arapça bir tamlama olan arzuhal(arz-ı hâl); “bir iş için bir makam veya resmi daireye bir iş sahibinin verdiği dilekçe” anlamına gelmektedir. Bu kelimenin diğer karşılığı “istidanâme” dir. Trabzonlu değerli şair Halit Macit de son kitabına “Arzuhal” ismini vermiş.
74 
 Öğretmen Benisa  (Ömer Akşahan)

Huriye Saraç’ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı anıroman yaşadığı acıların katıksız tam bir harmanıdır. Bunlar öylesine bir acı ki, her satırından doğan öfke seli okurun yüreğine akar; onunla özdeşleşir; yazarın çok naif betimlemelerinin peşinden öfkenin kara doruğuna çıkar.
75 
 Ankara'da Soğuk Gece Eleştirisi  (Levent Ölçer)

Kitap fantastik türde. Lakin öyle içinde devler, cüceler, ejderhalar, elfler yok.. Macera günümüzde ve dünyamızda geçiyor.. Pardon öyküde bir tane cüce var ama o sayılmaz..
76 
 Viran Dağlar - Necati Cumalı  (Mustafa Mert)

Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı Makedonya’da nasıl hissedilmiş? Ne onulmaz yaralar açmış? Oralarda günlük yaşam nasılmış? Dağlarda kaçak yaşayanlar neler yapıyorlarmış? Tüm bunlar Zülfikar Bey’in yaşamı ekseninde anlatılıyor
77 
 Seni de Sonunu Göremediğin Lanet Kibrin Bitirecek Nihat Genç!  (Yûşa Irmak)

İnternette, TV kanallarında, gazete ve kendi şahsi sitesinde resimleriyle birlikte Ergenekon davasının tutuklu sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in dergisinde yazılar yazmaya başlamış Nihat Genç! Allah’ım ne büyük lütuf! Güya bilgili, akıllı, aklıselim, entelektüel görünsün diye o uzun saçlı, gözlüklü, “asık suratlı” fotoğrafını iliştirmişler uygun yerlere! Kontrolsüz bir adrenalin ile geldiği yeri hazmedemeyişi harmanlayan bu kibirli bakışların bir gün bu haberle de taçlanacağını zatı muhteremin o sinir bozan üslubundan biliyor demeye getirmiyorum gerçekten biliyordum.
78 
 Elsa"nın Gözleri, Yeni Bir Çeviriyle Şiir Dünyamızda = Hulki Can Duru: Fransızca Aslından Elsa"nın Gözleri  (Vildan Sevil)

Bu şiirde, insanlığın en derin acıları, umutları, umutsuzlukları, aşkları, gelip Elsa’nın gözlerine oturur ve Aragon’un olağanüstü şiir dilinde ölümsüzleşir. İşte bu nedenlerle Elsa’nın Gözleri, bana göre, dünya edebiyatında, AŞK şiirlerinin ANATANRIÇASIdır, primadonnasıdır. Okumaya, hissetmeye, düşünmeye doyamazsınız.
79 
 Eyvah, Kitap Yazdım! - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

“Kitapsız aşım, kaygısız başım!” diyerek atasözünü değiştiren bir başka okur şöyle devam ediyor: “Kitap yazmak için gece gündüz çalışacağım, bastırmak için aylarca yıllarca koşuşturacağım, cebimden para harcayacağım, okura ulaştırmak için taklalar atacağım. Ne için? Kitap sahibi olmak için. Sonra da belki yazdığım kitap nedeniyle yargılanacağım ve belki de hapse atılacağım. N’oldu şimdi? Temel’in işine döndü bu kitap işi… Yok yok istemem… Kitap mitap istemem… Kalsın…”
80 
 Tanklar Kabeye Dayanmadan  (YUSUF ALPASLAN ÖZDEMİR)

Deneyimli gazeteci İbrahim Karagül'ün günümüzü farklı yorumlayan ve ileriye dönük tescilli öngörülerinin bir arada olduğu kitabın kritiği

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Facebook Şairliği Üzerine Birkaç Söz
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
"Kadirli Bohçası" Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Yılmaz Özdil; 2. 500 Tl
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Kadirlili Şair Mehmet Yozcu’nun Şiirleri
Hakan Yozcu
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Edebiyat Parçalanmaz
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Tanklar Kabeye Dayanmadan
YUSUF ALPASLAN ÖZDEMİR
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Memet Fuat
YUSUF ALPASLAN ÖZDEMİR
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Talip Güvel Anısına Şiirler
Hakan Yozcu
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Kaval
Bay Nida
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.