..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam başlangıcı olmayan bir yolculuktur. -Victor Hugo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar > Ahmet Zeytinci




4 Aralık 2022
Minibüs ve Otobüslerde Sağlam Kalmanın Yolları  
Ahmet Zeytinci
Sabah erkenden, kargalar, kelebekler, çekirgeler uyanmadan kalktıysanız, bir otobüse veya minibüse bindiğinizde koltuğa oturma şansınız da hayli fazladır. Eğer ki on beş yirmi dakika kadar geç kalırsanız, büyük bir ihtimal ile ayakta gideceksiniz demektir. Sadece ayakta olsa iyi, bir de itiş kakış, sıkış pıkış olacaksınız bindiğiniz araçta. Burada yapılması gereken en önemli şey bir kere ağırlık merkezinizi iki ayağınıza dengeli bir biçimde dağıtıp yere düşmemeye çalışmaktır. En önemli düşme olayı da şoförler sert firen yaptığı zaman olur. Tavandan asılan deri halkayı da sıkı sıkıya tutarsanız düşmeme olasılığınız daha da artar.


:AJG:
Ulaşım her ülke de olduğu gibi bizim ülkemizde de zaman zaman sorun olabiliyor. Bir çok şehrimiz de başta taksi, dolmuş, halk otobüsü, belediye otobüsü olmak üzere çeşitli ulaşım araçları var. Çoğu zaman bu ulaşım araçları şehrin trafiği için gerekli vasıtalar. Kalabalık bir şehir de yaşıyorsanız eğer günün her saati bu araçları kullanma durumu hasıl oluyor haliyle. Çok kolay binilen araçlar değil minibüs ve belediye otobüsleri ile halk otobüsleri...


Sabah erkenden, kargalar, kelebekler, çekirgeler uyanmadan kalktıysanız, bir otobüse veya minibüse bindiğinizde koltuğa oturma şansınız da hayli fazladır. Eğer ki on beş yirmi dakika kadar geç kalırsanız, büyük bir ihtimal ile ayakta gideceksiniz demektir. Sadece ayakta olsa iyi, bir de itiş kakış, sıkış pıkış olacaksınız bindiğiniz araçta. Burada yapılması gereken en önemli şey bir kere ağırlık merkezinizi iki ayağınıza dengeli bir biçimde dağıtıp yere düşmemeye çalışmaktır. En önemli düşme olayı da şoförler sert firen yaptığı zaman olur. Tavandan asılan deri halkayı da sıkı sıkıya tutarsanız düşmeme olasılığınız daha da artar.


Baktınız şoför bey çok lakayt bir şekilde araba kullanıyor, toriği çalıştırın biraz canım siz de. Yanınızda ki hiç tanımadığınız arkadaşa ''Aslında ben fahri trafik müfettişiyim, şimdi bu şoförün yaptığı bütün hataları tek tek defterime yazıyorum, inince en yakın trafik birimine ileteceğim.'' dediniz mi, bunu da sesli söyleyin ki şoför duysun mutlaka. Ondan sonra bakın bakalım kullanmasını biraz düzeltiyor mu, düzeltmiyor mu? Bence her otobüs veya minibüs şoförü yutar bu zokayı. Ayrıca fahri trafik müfettişleri kimlik göstermek zorunda da değiller bildiğim kadarı ile...


Yaşlısınız, bindiniz, halk otobüsüne ya da bir minibüse. Delikanlılar da size yer vermemek için ya uyuma numarası yapıyor ya da pencereden dışarı bakıyor. Bu durumda ne yapmanız lazım? Hemen hastalık ayağına yatın, illa ki birisi kalkacaktır ya da ''Ben Gaziyim yavrum.'' deyiverin, bakın hemen nasıl kalkıyorlar. ''Hani nerede amca gazilik madalyan derlerse de.'' Cevabı yapıştırın hemen ''Yavrum bu trafikte bu kalabalıkta gazi olmayan bir vatandaşımız var mı, illa madalya mı olması lazım göğsümüzde?''


Benim otobüslerde en sinir olduğum şey magandaların ve kıroların bayanlara sarkıntılık etmesidir. Ne yapılabilir bu konuda diye düşünüyorum. Ağır cezalar tabi ki bir ölçüde caydırıcı olacaktır. Başka bir aklıma gelen şey de gripli ya nezleli taklidi yapıp sık sık hapşu hapşu diyerek uyduruktan da olsa hapşırmak, arada bir kağıt mendil çıkartıp da burnunuzu silmek, yanınıza gelecek magandaları az da olsa geriye çekecektir. Ya da cep telefonunuzdan o anda bir polis arkadaşınızı arıyormuş gibi yapın, cümle aralarında da ona ''Amirim, amirim.'' diye hitap etmeyi de unutmayın. Bakın o zaman nasıl uzak duracaktır sizden otobüs ve minibüs magandaları. Ben de ki de ne akıllar, şaşıyorum yahu aklıma, niye hep ben düşünüyorum diye bunları. Hadi hepinize sevgi ve saygılar benden yine...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şimdilerde Yeni Moda
Ne İlginç Günler Var Dünyada Bir Bilseniz
Soru İşareti
Ver Gazı Sonra Şakır Şakır Silah Sat
Hasta mı Bunlar
Onbir Ayın Sultanı Ramazanı Uğurlarken
Ayakkabılarınızın Topuklarına Basıp da Beni Sinirlendirmeyin
Markete Gitmeden Şubeye Gelmeden
Psikolojimizi Bozanların Psikolog Paralarımızı Ödemesi Lazım
Yazıları Silinenlerin Dayanışma Platformu

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sakın Sigarayı Bırakmayın
Hayat Üniversitesinin Bölümleri
Sıfırlar Arası Muhabbet
Gölgem ile Muhabbet
Bir Taşla Kaç Kuş Vurulur
Ali Ata Baksın Dursun
Büyük İftira
Bakışlardaki Cesaret
Bazı Şeyleri Hasıraltı Ederken
Çıt Bu Ne Zaman Çıkacağı Belli Olmaz

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sabahın 6. 30'un da [Şiir]
Kıymayın Şehrin Sokakalarına [Şiir]
Unutmayın Beni Dağlarım [Şiir]
İçinden Geliyorsa [Şiir]
Ta Âdem'e Gidersen Akrabayız Dostlarım [Şiir]
Yeter ki Mert Adamdı Desinler [Şiir]
Ben Bunları Düşündükçe [Şiir]
Yetmedi mi Orta Doğu [Şiir]
Sıradan Bir Gündür [Şiir]
Metroda [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2023 | © Ahmet Zeytinci, 2023
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.