"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

yazı resim

Unutulur canımın yarısı unutulur
Ağaçların kışı unuttuğu gibi
Nasıl hatırlamazsan doğduğunu
Nasılsa dipsiz kuyunun dibi
Öyle yoktur unutmanın sonu
Unutulur canımın yarısı unutulur
Unutursun nasıl aşık olduğunu...

En evveli sesler gider kulaktan
Şarkılar, şiirler, sözler hatırlanmaz
Unutulur canımın yarısı unutulur
Bir gün ansızın ararsa uzaktan
Hafıza zulmeder, bir türlü uyanmaz
Af dilenir, 'kimsiniz? ' diye sorulur
Bağışlar mı unutulan? Umursanmaz
Sessiz bir çığlık, hüzünlü, Uşşak'dan...

Gitti de gelmeyiverdi
Gözlerim yollarda kaldı
Hele nazlım nerde kaldı?
Ne zaman? Ne zaman gelir? ... (*)

Gün gelir zerre kalmaz elinde
Yaşanmış ve nasılsa bitmiştir
Unutulur canımın yarısı unutulur
Önünden ne resimler geçmiştir
Belki yine de günlerin birinde?
Yazık, ki aşk buradan gitmiştir...

Unutulur canımın yarısı unutulur
Nasıl yoksa ufkun ucu bucağı
Nasıl dehşetten dilin tutulur
Öyle karanlık unutmanın kucağı
Ve bir gün o bile unutulur...

(*) : Dede Efendi'nin Uşşak şarkısı

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön