"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi genellikle pişmanlıktır." - Ambrose Bierce"

Söyleyemedim

..O bataklığa bir kez girdin mi değerlerin ve anlamların ne kadar anlamsız kalabildiğini…

yazı resim

Senin bahsettiğin yer koca bir labirentin giriş kapısı bile değil diyemedim..
Gülümseyerek dinledim “çocuklar gitti eşimle yalnız kaldık” deyişini…

Fiziksel yalnızlığı,kalabalıklar içinde kalınan yalnızlığı, düşünsel yalnızlığı, tercih edilen yalnızlığı, hele hele hepsini birden yaşamanın ne olduğunu yaşamadan kim bilebilir ki...

İnsanın kaç kez uçurumun dibine yuvarlanabileceğini….
Kaç kez ölüme gitmek duygusuyla yola çıkılıp ve kaç kez sonun başlangıcından dönülebileceğini…
Açık havada nasıl nefessiz kalınabileceğini…
Dışındaki kalabalığın içindeki yalnızlığı nasıl derinleştirebildiğini…
İçinde taşıdığın o umarsız yarayı günde kaç kişinin isteyerek yada istemeden deşip kanatabileceğini…
O duygunun ; bir bataklığa adım atmış gibi insanı nasıl derinlerine çekebildiğini..
O bataklığa bir kez girdin mi değerlerin ve anlamların ne kadar anlamsız kalabildiğini…
Kendi içinde, kendi labirentinde yok oluşunu…
Tüm duyuların ve duyguların yok olduğu, canlı veya ölü hiçbir tanımlamaya giremediğin o derin noktayı anlatsam da daha anlayamazsın diyemedim…
Desem yine yalnız kalırdım…

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön