"Bugün 16 Nisan 2026, saat 18:00. Henüz bir başyapıt yazmadım. Demek ki hala bir umut var." — Samuel Beckett"

yazı resim

Sımsıcak yaz günleri geride kaldı artık.
Yıldızlı gecelerdeki gezmeleri de bıraktık.
Ağaçlar tek tek meyve ve yapraklarından ayrıldı.
Bu ayrılıkların ortak adı: “sonbahar”dı.

Şimdi en çok güneşi özlüyorum.
Hava artık buz gibi, ben hep titriyorum.
Ağaçlardan düşen her yaprak kalbimden düşen bir anı;
Ah!... Sevemedim bir türlü şu sonbaharı.

Şimdi ben en çok birde seni özlüyorum.
İçim artık buz gibi, hiçbir şey hissetmiyorum.
Savrulup duruyor hatıralar esen rüzgârda.
İşte sende gittin bu sonbaharda

Sararıp solan yapraklar mı, yoksa ben miyim belli değil.
Sonbahar dünyaya mı yoksa baha mı geldi belli değil.
Gerçekten güneşte mi gitti yoksa sadece sen mi belli değil.
Yada sadece sen mi gittin yoksa aklımda mı belli değil.

Her ayrılığın adı niyeyse sonbahar.
Her kes suçu atacak bir fail arar.
Ne sende ne de bende suç var nede olsa.
O zaman bizde yükleyelim suçu sonbahara.
***********************************
Ne o nede bu hiçbir şey değiştiremez ki doğruyu.
SEN GİTTİN, GELDİ SONBAHAR işte gerçek bu…

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön