"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"

N'olur Yalan Söyle

Yalan söyle, "Yalan söylüyorum, duymak istediğin için söylüyorum " diye bak gözlerime..

yazı resim

Daha önce de sevdim, sevdiğimi sandım. Hiçbirine, kalbimi dişlerimle söküp 'Seni Seviyorum' diye vermedim...Hiçbiri vazgeçilmeyecek ömrüme paha biçilmedi..Hiçbirinin yanında oturup, gözlerine bakamazken, erimeyi hissetmedim..Hiçbirinde suskunluklarımın içine neden daha fazla "Seni çok seviyorum" u sığdıramadığıma üzülmedim..Hiçbirinin -Ben gidiyorum' larında kalbimin ben de geliyorum çırpınışıyla göğsümü terkedişine direnmedim.
-Ben gidiyorum.
nereye, beni almadan nereye gidiyorsun.. Beni yalnızlığımla bırakmayacak olan sen değil miydin? Ben gitme diyemesem de, benden vazgeçmeyecek olan, cesedimden önce ruhuyla tanıştığım, devam için dayanağım sen değil miydin?
Sen -hala benim olmayan sen, sen o değil miydin. Yalan söyle, ya da sus, yeterki ben o değilim deme. N'olur yalan söyle, ben de "seni seviyorum" de. Yalan söyle, "Yalan söylüyorum, duymak istediğin için söylüyorum " diye bak gözlerime, yeter ki ben diyemesem de gitme.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön