"Yarım kalmış bir romanı bitirmek için kahveye değil, intikama ihtiyaç vardır." – Virginia Woolf (kurgusal)"

Kurtların Yavruları

Yayınlandığı zamanlarda bir çok tanıdığım soluksuz izlerdi. Dizi içinde ki tiplerinde gerçek hayatta belli yerlere gelmiş insanları anımsattığı söylenirdi... Şimdilerde hala tekrarları oynuyor değişik kanallarda... Tabi bir de zamanımızda benzer dizilerin pıtrak gibi ortaya çıkışı var. Bunlara da Kurtların Yavruları mı demek lazım acaba?

yazı resimYZ

Bu kurtlar başka kurtlar. Hatta gurt da diyebilirsiniz, kızsınlar... Televizyon kurtları ki içimizi dışımızı kurt gibi kemiriyorlar. Mafyavari dizilerden bahsediyorum canım. Bu silsile ilk defa Kurtlar Vadisi denen, bir çoklarının yere göğe koyamadıkları, benim için ise zerre topluma faydası olmadığına yürekten inandığım, sıra dışı dizi ile başladı...

Yayınlandığı zamanlarda bir çok tanıdığım soluksuz izlerdi. Dizi içinde ki tiplerinde gerçek hayatta belli yerlere gelmiş insanları anımsattığı söylenirdi... Şimdilerde hala tekrarları oynuyor değişik kanallarda... Tabi bir de zamanımızda benzer dizilerin pıtrak gibi ortaya çıkışı var. Bunlara da Kurtların Yavruları mı demek lazım acaba?

Aksiyon dizilerinde mutlaka bir iyi ve bir kötü ve de bunların çatışması, iyi ile kötünün mücadelesi ki aslında Kıyamete kadar sürecektir. o olmadan olmaz...

Anladık orasını tamam, bu işten ışıkçısına, senaristine, yönetmenine, onların yardımcılarına, figüranlara kadar bir çok insan ekmek yiyor, evine ekmek götürüyor. Reklamcısı ayrı para pul kazanıyor, sponsoru ayrı para kazanıyor, ancak bir de topluma açtığı yaraları, çocukların gençlerin bilinçaltına ektiği şiddet tohumlarını da unutmamak lazım.

Hemen hemen her özel kanalın bir mafya veya şiddet dizisi var. Diyeceksiniz ki seyredilmese o zaman yayından kaldırılır. İyi de ruhlarına şiddet, vahşet, nefret ekilen gençlerimiz, çocuklarımız ne olacak? Bunların çoğu daha buluğ çağında ya da o çağa girmemiş bile. Yani beyinleri bir takım yönlendirilmelere çok fazlasıyla açık.

İstatistiklere bakın, inceleyin, bu tip diziler yayına başladıktan sonra suç oranları ne kadar artmış, ne kadar azalmış? İnsan, inanın artık televizyonda seyretmek istemiyor. Bıkkınlık veriyor bu şiddet sarmalı, dizilerin saçmalıkları... Suçlar, suçlular, yanlış işler, böyle gözler önüne serildiği zaman bundan olumlu yönde etkilenen beyinler olduğu gibi, suça yönelenlerde olacaktır, getirisinin yanında bizden götürdükleri, onulmaz yaralar olarak karşımıza çıkacaktır.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön