Yanlış ve doğrunun ayrımına varmak istemediğim,
Sınırların ve yasakların anlamsız olduğu yerdeyim.
Bu, titreyen yüreğimin, ellerimin,
Ve hatta bedenimin resmidir artık.
Gözlerimin köşe bucak aradığı sokakların milimetresindeyim
Kırmızı bir arabanın lastiğinin izinde…
Yalnız, ıssız, anlamsız ve sanki çaresizim
“Ne yönde bir manyaklıktır bu” dediğim,
Nasıl öylece kalmaktır düşlerimdeki senle.
Ve ansızın,
Yüzün zihnimde, o eşsiz gülüşün benimle…
Ruhumu ısıtan o ışık
Bir çocuk sevinci, heyecanı ya da şımarıklığı
Dedim ya,
Yanlışın ve doğrunun anlamsız olduğu yerdeyim
Bu da mı geçer?
Nasıl?
On sene mi, yirmi mi?
Kaç gerekir?






