Bu kitap bir aşk hikâyesi anlatmıyor.
Aşk zaten burada çoktan ölmüş.
Anlatılan şey, ölüsünü terk edemeyen insanların hikâyesi.
Gitmek özgürlük sanılır.
Oysa çoğu zaman sorumluluktan kaçmanın kibar adıdır.
Beklemek ise sabır değil,
kendi hayatını askıya almaktır.
Livaneli bu romanda kimseyi aklamaz.
Seven de suçludur,
bekleyen de.
Çünkü ikisi de gerçeği bilir ama
hiçbiri bedel ödemek istemez.
Zaman ilerlemez bu kitapta.
Zaman çürür.
Yıllar geçtikçe insanlar büyümez,
sadece daha sessiz hâle gelir.
Söylenmeyen her cümle,
biraz daha zehir olur.
Ve bir süre sonra
kim kime neyi söylemediğini bile hatırlamaz.
Bu roman şunu fısıldar:
Bazı insanlar sevdiklerini değil,
kendi korkularını korur.
Bekle Beni,
birini beklemenin değil,
kendinden vazgeçmenin romanıdır.
Ve bazı bekleyişler vardır;
kimse gelmez,
ama sen yine de gidemeyecek kadar geç kalmışsındır.
Mehmet Salih Özsaraç