Ülke Olarak Yıllardır Sosyal Şizofrenlerimizle Uğraşıyoruz
Toplumda sosyal bozukluklara sebep veren hareketler...
"Bilim o kadar ilerledi ki, yakında hiçbir şeyin mümkün olduğuna inanmayacağız." - Oscar Wilde"
"Bilim o kadar ilerledi ki, yakında hiçbir şeyin mümkün olduğuna inanmayacağız." - Oscar Wilde"
Toplumda sosyal bozukluklara sebep veren hareketler...
Empati 2008 yılında basılmış, egnosizm, empati, sinestesi gibi konuları içine serpiştirmiş bir romandır. İyi bir kurguya sahip ve çok akıcı bir dili vardır.
Roman yazarı, adeta, insanın bildiği ne kadar konu varsa, neredeyse hepsine değinmiştir. Felsefe, tıp, edebiyat, siyaset, ilim, fen, müzik, din, bilgisayar dünyası, sinema
Öğlene doğru telefon çalmaya başladı. Açmak istemedim, çünkü ya birileri kitap satmak için ya internet ve televizyon yayınlarını pazarlamak için ya da market tanıtımı için arıyor olabilirdi. Ayrıca Telefon, ücretsiz check up v.s kazandınız gibi vaatlerle dolandırıcılık yapmaya çalışan birinin aramış olabileceğini de düşündüm. Telefon çaldı çaldı, cevap
Konu mutsuz etme değil; mutlu edememek. Bir kelebek örümceyi nasıl mutlu eder: Ona yem olursa. Yem olmak istemiyorum kardeşim. Anlamıyor bu örümcek beyinliler. Oysa gökyüzü herkesin hem örümceklerin hem kelebeklerin. Nedir bu gökyüzü altında bana bunca düşmanlık çözmüş değilim. Ben örümcekleri hayatımdan çıkarmak da istemiyorum. Onların da güzel
Epey zamandır televizyonlarda ve radyolarda çalıyor biz de dinliyoruz. Neyi mi? Hani şu geçmişte Ayten Alpman'ın meşhur ettiği ''Bir Başkadır Benim Memleketim'' şarkısından bahsediyorum canım, hemen bildiniz... 1974 Yılında ki Kıbrıs Barış Harekatında çok söylendi çalındı...
Ayhan Menteş Hoca ile birkaç defa röportaj yapma şansım oldu. Yaptığımız bir röportajında İnsan, hangi sanatla uğraşırsa uğraşsın, yaptığı her uğraş, onun kişiliğine zenginlik katar. Sanat, insana deneyim kazandırır. Uğraşları içerisinde insan, yeni kişilikler, yeni uğraşlar tanır. Bir arı, her çiçeğe konar. Turunç çiçeklerine konduğu zaman
Mustafa Albayrakın Umran dergisinin Haziran 2014 tarihli, 238. sayısında yayınlanan yazısının başlığı çok ilgimi çekti; Siyasi Yorumda Basireti Bağlanan Köşe Yazarları. Yazıyı hemen okudum. Başlık kadar içerik de ilgi çekecek kadar varmış.
Homerosun bin pınarlı İdasını (Kaz Dağları) ve Madra Dağlarını aşarak gelen şiddetli yağış altında, kapalı ve açık yerlerde yapılan çeşitli etkinliklerle, güzeller güzeli Edremit Körfezi boyunca yer alan yerleşim yerlerinde de 8 Mart unutulmadı elbette.
" Bir baba 5 yaşındaki kızına şehvetle bakması caizdir!"
Veya
" Aç kalınca karınızı yiyebilirsiniz."
Ya da
"Öldükten sonra karınızla bir hafta daha sex yapabilirsiniz!"
Tıpkı Ferhat’ın Şirin aşkına dağları deldiği gibi, dağlar-tepeler aşılıp, yer yer tüneller kazılıp yepyeni bir yol yapılacakmış Çelikkan’dan Adıyaman’a…
Sene 1993 Askeri lojmanlarda kalıyoruz o zaman... Salonun penceresi bakıyor Sümbül dağına... Görüyor, anlıyor ve biliyorum silah ateşlenmesini... Uzaktalar ama seslerden ötürü de bir o kadar yakınlar
Merhaba Sayın Bakanım,
Malumunuz olduğu üzere, 16 yıldır eğitim bir yazboz tahtasına döndü. Ne öğretmen, ne öğrenci ne de veli, iki gün sonra nasıl bir yönetmelikle eğitimin değişeceğini kestiremez hale geldi.