Film Yapanlar Çıldırmış Olmalı
Geçenlerde bir özel televizyon kanalında, daha önce de defalarca izlediğimiz bir komedi filmi ''Türkler Çıldırmış Olmalı.'' ya takıldım bir ara...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Geçenlerde bir özel televizyon kanalında, daha önce de defalarca izlediğimiz bir komedi filmi ''Türkler Çıldırmış Olmalı.'' ya takıldım bir ara...
Günümüzde yaşasaydı ne derdi Yunus Emre? Girdim ilim meclisine eyledim kıldım talep, dediler ilimciler artık her yerde, illa beyin illa beyin
YZ
Çoğu zaman televizyonlarda sokak röportajları olur. Denk geldiği zaman ilgi ile izlerim hepsini. Karşıdan iki tane mini etekli, makyajlı, çıtı pıtı, manken gibi bayan geliyor. Spikerin elinde mikrofon, uzatıyor bayanlara...
Zülfü Livaneli
Aslında her şey pekala bitebilir Gelmesi gereken zamanından geç de gelmeyecek Yanıldın be Nostradamus
Dürüst ve güven verici kişiler ne yazık ki, toplumda sözde seviliyor ve çok çabuk harcanıyor. geriye de kısa süreli ağıtlar yakma kalıyor.
Rusya Ukrayna gerginliğinde gördüğüm şeyler genelde hep benzer Profil fotoğraflarına Ukrayna bayrağının eklenmesi, barışın önemini belirten özlü sözler ve sivil halkın yaşadığı zorlukların paylaşılması Şahsen yapılanların hiçbirine karşı değilim fakat biraz da Rusya açısından bakalım mı?
Gelişmiş, uygar ülkelerde seyahat ederken kitap okuyan birçok kişiye rastlayabilirsiniz, orada bu görüntü normaldir ama bizde böyle bir kişi görenler ona tuhaf tuhaf bakmaktan kendilerini alamazlar; çünkü bizde bu görüntü alışıldık bir şey değildir.
Türkçe' nin Devlet Eliyle Bozulması...
Herşeyi bilen 'kutsal anne'. Vah ki vah. O yüzden ya çocukların hali ortada. Kutsal anneden kutsanmış çocuklar.
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayatın oğulları ve kızları.
Ayran dedim de aklıma geldi: Vakti zamanında Gıyaseddin adında aksi mi aksi, huysuz mu huysuz, lafı anında tokattan beter insanın yüzüne vuran, nezaketten nasibini almamış, çok bilmiş bir bucak müdürü varmış.
Dört kez evlenip boşanan müdürümüz, ilk eşini çorabı kaçık diye, ikinci eşini çorba pişiremiyor diye,
Bırakın koltukları, koltuklar arasındaki boşluklarda bulunan basamaklar dahi tıka basa doluydu. Bütün basamaklar tıkış tıkış insan doluydu. Sadece basamaklar değil, salonun en arka kısmında ayakta bulunan yüzlerce tiyatro sever saatlerce ite kaka oyunu izlemeye çalıştı. Belki de bir o kadar seyirci yer bulamadığı için evine dönmek zorunda kaldı.
Tarihin tekerrür (tekrarlamak) ettiğini zihinlerimize kazıyan şeyin ne olduğunu hiç merak ettiniz mi? Neden tarih hep tekerrürden ibarettir derler bilir misiniz?
Şebnem İşigüzel