Yurdumun Kuşları
Hep ihmal ettiğimiz bir konu çevre. Sanki hiç bozulmayacakmışçasına hor kullandığımız atalarımızdan bize miras kalan doğal çevremiz...
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
Hep ihmal ettiğimiz bir konu çevre. Sanki hiç bozulmayacakmışçasına hor kullandığımız atalarımızdan bize miras kalan doğal çevremiz...
Milletin vekilleri toptan çuvalladı. Milletin aslının duruma el koyma vakti geldi. Siyaset ne yazık ki kendini arapsaçı bir düğüme hapsetmiş durumda. Biz vekilleri bizim yerimize işleri yürütsünler diye Ankara’ya gönderdik lakin onlar ortalığı duman ettiler.
YZ
..... oturduğumuz evlerimize bir çivi dahi çakamıyoruz çünkü plastik duvarlarımız, sonrasında o evdeki ruhlarımızı alıp sadece çıkıp gidiyoruz başka bir mekana, ruh gibi yaşamadan, çivi çakmadan bir duvara..
Ayfer Tunç
Direnişini , fikrini , sesini , sadece karşı olmak için tüketme . Bu seni tüketir . Üret . Ne olursa olsun , üret ....
Durmadan isteyen , durmadan tüketen canlılar olmadan yani insan olarak yaşamak da mümkün . Aşk , fikir , emek , üret .
Biz her şeyi biliyoruz ama bunca ciddi zeki insanın yaptığı araştırmalar, milyarlarca euroluk laboratuarlar hikaye. İşte bizim inandığımız gerçek budur. Bir zeki kendimizi sanacak kadar ufak dünyalarımızdan dışarı bakıyoruz.
Tiryaki değilim ama arada bir otlanırım, pekte keyif verir bilirim sohbet anlarına. Kederlenince yak, sevinince yak bahanesi çoktur kısaca...
Lakin iş gençliğin Cumhuriyeti müdafaa etmesi noktasına gelene kadar yarılması gereken savunma hatları vardır. Bu hatların yarıldığı Cumhuriyeti seven kitlelerce hissedilmeye başlandığında toplumda oluşacak huzursuzluğun derinliğini çok kişi takdir edecektir.
İzmir’de tiyatro yapmaya çalışan herkes adına ilgili merciilere (Yerel ve Ulusal Basına, Büyük Şehir Belediyesine, İlçe Belediyelerine, Partilere, Derneklere, Klüplere, Odalara vs.) sesleniyorum; Lütfen İzmir’deki tiyatro hareketlerini takip edin! Onlara sahip çıkın! Destek verin!
Bu yazı, korona salgını sırasında paniğin ve korkunun insan davranışları üzerindeki etkisini anlatıyor. Eski bir veba hikâyesiyle modern pandemiyi karşılaştırarak, gerçek tehlikeden çok korkunun insanları nasıl etkilediğini vurguluyor. 10 Nisan'daki sokağa çıkma yasağı ilanı sonrası yaşanan panik ve mesafe kurallarının unutulması, tarihten ders alamadığımızı gösteriyor.
sence deniz nasıl coşar,
sence dünya nasıl döner,
sence zaman nasıl akar,
sence umut nasıl doğar,
sence aşk nasıl birşey, bence..
"Emanetlerin ehline verilmesi" ilkesinin Türkiye'de nasıl ihlal edildiğini ele alan bu metin, özellikle eğitim sistemindeki liyakat krizine odaklanıyor. Rehberlik hizmetlerindeki yetersizlikler, güncel bilgi eksikliği ve şablon önerilerin öğrencilerin geleceğini nasıl olumsuz etkilediğini vurgulayan içerik, toplumsal bir soruna dikkat çekiyor: Liyakatsiz atamalar ve emanetlerin ehline verilmemesi sorunu.
Sema Kaygusuz