"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Bilimsel

Adalet Üzerine (Yeni Bir Evrensel Sistem Arayışı ve Adalet Düşüncesi)...

Yüzyıllardır sömürge politikalarını temellendirmek için kullandıkları felsefi düşünce ve argümanlara baktığımızda bunların bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlandığını görüyoruz. Dediler ki, ölümden sonra hayat, insan için geçerli bir olgudur. Bu yüzden, ahlaka ve adalete uygun yaşamak zorunda olan insandır. Devletse bu dünyada ödülünü alacak veya cezasını çekecektir. Onun

El Kavgaları 09

Tagut söylemi El söylemidir. El’in kendisi gibi takdir ede olmamasının kavgasıdır. El’in tek takdir içinde olma kavgasının varyant görünümleridir. El’in, Ellerle olan kavga söylemidir. Tagut sözünde El’in, El ile olan kavga söylemi olması kadardan daha fazlası da vardı. Bu fazlalık içinde kulların da kendilerini El gibi görmelerini söylemeleri

yazı resim

Data Analysis and Abjad: An Examination of Modern Prediction and Scientific Perspective

Veri analizinin modern bilimin vazgeçilmez araçlarından biri haline geldiği günümüzde, bu yöntemin eski ebced sistemiyle benzerliği dikkat çekiyor. Makale, algoritmalara dayalı tahminlerle, Arap harflerine sayısal değerler atayan mistik ebced sistemi arasındaki felsefi paralellikleri inceliyor. Her iki yöntemin de bir tür kehanet sayılıp sayılamayacağını sorgulayan bu çalışma, bilimsel analiz

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku

El Kavramı 3

Yehwe’nin yanında anılmayacak olan put diye geçiştirilip tarihi bilinci körelten mana, kişinin El ilah adlarıydı. Teorik olarak İbrahim’in ilahı; Nemrut’un ilahı; Amon Ra; Aton; İsis; Oziris vs. dir. Yehwe 12 boy (oligarşisini) birleştiriyordu. Yehwe oligarşinin El ilahıydı. Oysa El kişisel mülklü çekirdek yapının inşacısıydı. Yehwe şeriatı kendisine İbrahim’i

Adalet Üzerine - 4 (İnsanlığın Şafağı)

Yeryüzünde hüküm süren anlayışları genel hatlarıyla gördükten sonra en zor iş, bu pragmatist dünyayı nasıl ters yüz ederek idealist bir dizgeyi hakim kılacağımız noktasında toplanmaktadır. Bunu gerçekleştirebilmek için olanı bir kenara bırakıp olması gerekeni bir çerçeve halinde, duyularımızca kavranabilecek tarzda sunmakla başlamayı uygun görüyorum.

Bilimin Işığında Doğayı ve Evreni Doğru Kavramak

Cisimler kütleleri oranında çevrelerine gravite denilen parçacıklar yayar. Kütlenin çekim alanına giren küçük cisimlere gravitasyonal parçacıklar merkeze doğru bir kuvvet uygular. Düşen cisim merkeze yaklaştıkça uygulanan kuvvet de artar. Kütlesi büyük olan cisimler yaydıklar gravite sayesinde daha geniş alana yayılmış bir çekim etkisine sahipken yüzeylerindeki çekim de kütlesi

Yaratılışın Hikmeti ve İnsan: İslâm Perspektifinden Varoluşun Anlamı

Bu metin, insanlığın en temel sorularını İslam perspektifinden ele alıyor. "Kim yarattı? Neden yaratıldı? Nereye gidilecek?" sorularına yanıt arayan yazı, insanın yaratılış gayesini "ibadet ve marifetullah" (Allah'ı tanıma) olarak açıklıyor. Kur'an'dan referanslarla, insanın dünyaya gönderilmesindeki hikmeti anlamaya çalışan düşündürücü bir metin.

Bir Kadın Neden Ağlar?

Sessiz tinimin özsuyu gümüş bir çizgi gibi çenemde birleşip, kucağıma akarken, düşündüm.
“ Gözyaşlarının tadı neden tuzludur?”
“ Denizlerin ve Okyanusların suyu neden tuzludur?”

Sıfır Tabanlı Düşünme

Bir de kavram icat ettim ve buna “sıfır tabanlı düşünme” adını verdim. Benden önce birilerinin böyle bir laf edip etmediğini bilmiyorum, bunu kendi başıma üfürdüm inanın…

Kusursuzluk...

Kusursuz: Ben olmayan, benim dışımda olan, olacak olduğum, hiçbir zaman olamayacağım…
Kusur, çok olmayandır...

Ulaşılan Düşünce

Parçalanan ve yeniden birleştirilen, vadesi dolmuş ya da yeni elde edilen.. Olması istenen, her karşılaşmada içinde iz bırakan... "Ben bunu istiyorum" denilebilecekse, kendine kattıkların neler ise bunlar akla geliyor ister istemez.
Bir huzursuzluk, endişe, bunalım ve korku yaratan durumla yüzgöz olunduğunda daha önce kendine düşünce anlamında

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku
Başa Dön