..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Aşk ve Romantizm > SERAY ANIL




7 Mart 2006
Seni Sevmeme İzin Verme Birtanem...  
SERAY ANIL
Çek ellerini ellerimden, gözlerini de gözlerimden; sen de sevme beni ne olursun birtanem...


:BJCD:
Seni sevmeme izin verme birtanem... Çek ellerini ellerimden, gözlerini de gözlerimden; sen de sevme beni ne olursun birtanem. Ben düşüncemin karanlık koridorlarında dolaşırken ve düşüncemin duvarlarına çarpıp oradan oraya savrulup dururken bir de senin sevgini taşıyamam, seni ne kadar çok sevsem de sana mutluluk veremem birtanem. Senin ışığın yetmez yetemez karanlıklarımı aydınlatmaya, karanlığımda kaybolur, önce solar sonraysa karanlıklara gömülürsün benimle birlikte; boğulmaktan kurtulamazsın karanlık koridorlarımın ıssız ve dar labirentlerinde. Senin karanlığın benim mutluluğuma engel değil deme ne olursun birtanem, karanlığım mutluluk değil ancak acı verebilir sana ve seni severken sana acılar vermeye gerçekten dayanamam ben biraz olsun anlamaya çalış beni ne olursun birtanem.

...

Ellerini aldın ellerimden ama yaşlı gözlerin hala gözlerimde, gözlerini de al gözlerimden ne olursun birtanem, kalk ve bir kez olsun arkana dönüp bakmadan git buradan; sen gitmedikçe ben gidecek gücü kendimde bulamam ve seni sevmek yanlışına düşmekten kurtulamam birtanem. Seni sevmekten vazgeçemem deme bana ne olursun birtanem; vazgeç benden, karanlığımda boğulup sevginin kin ve nefrete dönüştüğünü acıyla tecrübe etmeden ve vakit çok geç olup dönülmez yollara girmeden söküp at yüreğinden benim için biriktirdiğin sevgini, kalk ve hemen git hem kendini hem de beni daha fazla üzmeden. Sana, sevgine, şevkatine ihtiyacım var diyorsun hala; yapma ne olursun birtanem. Kendime gösterecek kadar bile şevkat yokken elimde sana ancak sahip olduklarmı; acımı, kederimi ve bunalımlarımı verebilirim, bunu görebilmen o kadar zor mu birtanem? Haydi birtanem; daha fazla zorlama, kalk ve kendinden emin çek git, yalnız bırak beni karanlığımda karanlığımla ve giderken beni unutmayı sakın unutma; sen beni unutmadıkça ben seni asla unutamam ve seni karanlığıma batıp yok olmaktan kurtaramam bunu sen de biliyorsun birtanem. Benim bile zor dayandığım karanlığım ağır, çok ağır gelir senin o küçük telaşlı kalbine; ben bile bu bitip tükenmez gelgitlere zor dayanırken bir de senin onların insan ruhunu tüketip yok eden çekimlerinde mahvolmana dayanamam anla beni ne olursun birtanem. Tekrar ve son kez söylüyorum sana; ışığının alevi henüz yıldızlar kadar parlakken al başını ve git karanlık dünyamdan, aydınlık insanların aydınlık dünyalarında ara aşkı ve mutluluğu, sonsuz mutluluğu ve huzuru yakala daha da kuvvetli parladığında ışığın aydınlık insanların aydınlık dünyalarında. Senden son birşey isteyeceğim birtanem; giderken için burkulsa ve yüreğin inceden bir acıyla tutuşsa da sakın ama sakın üzgün durma, başını dik tut tüm acına rağmen ki aklım sende kalmasın ve yüreğim senden vazgeçebilecek gücü kendinde bulabilsin olur mu birtanem?

...

“Hoşçakal birtanem; giderken ellerini, gözlerini, dudaklarını aldın benden ama yüreğini almayı unuttun aceleden” diye seslendim arkasından ama duymadı ya da duymak istemedi beni. Yüreğini alması için tekrar gelmesi gerekecekti, üstelik benim yüreğim de kendisindeydi. Bekledim, gelmedi; yüreği bende, yüreğim onda seneler geçti; ne yüreğini almak için geri geldi ne de yüreğimi bana geri verdi. Bir ceza gibi senelerce beni sevmekte ısrar etti ve böylece beni de yıllar boyu kendisini sevmeye mahkum etti. Hiçbir zaman karanlığıma ortak olmaktan vazgeçmedi, ancak bu ortaklık ne benim acımı dindirip bunalımlarımı yok etti ne de ona birgün olsun bir parça huzur ve mutluluk verdi.

Birgün içimde bir acıyla irkildim ve bende kalan yüreğinin artık atmamakta olduğunu farkettim; hayatına son vermişti, geride ellerimin arasında öylece duran suskun yüreğini bırakıp gitmişti, yüreğimse onun gün be gün yok olan bedeniyle birlikte toprağın altında soluksuz bir acıyla atar gibi yapmaya devam etti.

SERAY ANIL

.Eleştiriler & Yorumlar

:: keşke..
Gönderen: Burcu KÖK / İstanbul/Türkiye
8 Ocak 2007
keşke sevdiğimiz insanların herşeye rağmen yanımızda kalmalarına izin verebilseydik...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın aşk ve romantizm kümesinde bulunan diğer yazıları...
Beklemek Ne Zor Şey Bilir misin?
Sen İstanbul"um, İstanbul"um Sen...
Seni Düşünüyordum...
Sevgili

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gökyüzünde Aşk
Kelimelerin Dansı
Düş (Ünce) Lerim
Alıp Başımı Gitmek İstiyorum
"Gitme"
Türkiye Sevdası
Muhittin Bey
Benim Adım Gelin (Gelen) Değil Gidendi
Efes'in Yeniden Doğuşu
Bir Kadın...

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bitişler Başlangıçlar [Deneme]


SERAY ANIL kimdir?

Yaşayan benle yazan benin birbirleriyle olan mücadelelerinin tek gerçek tanığıdır üçüncü ben.

Etkilendiği Yazarlar:
George Orwell, Oğuz Atay, Sabahattin Ali, Maksim Gorki, Charles Dickens


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © SERAY ANIL, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.