..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Şahin bakışlı, ahu gözlü, şirin davranışlı ve tatlı sözlü idi. -Fuzuli, Leyla ve Mecnun
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Özgür Yenigün




1 Şubat 2005
Merdiven Basamakları  
Özgür Yenigün
Sonunda merdiveni çıkmayı tamamen bırakmak istedim. Çok uzun, bitmeyen uykuya kendi kendime dalmaya çalışarak merdiven çıkarken en tehlikeli olan kazayı yaşadım; kendimi yaraladım.


:BJID:
Bir merdivenin basamaklarının hep birbirine benzeyeceğini düşünürdüm. Aynı uzunlukta olurlar derdim. Fakat bizim evin yakınlarındaki bir merdivenin basamaklarını görünce basamakların birbirinden çok farklı olabileceğini anladım. Basamakların biri diğerinden beş kat daha uzun olabiliyordu.
     Hayat da bu merdivenler gibidir. Bunu anladığımda daha önce yaptıklarıma çok pişman oldum. Hayat çıkılması gereken, zaman zaman ikiye ayrılan ve bize bu ayrımlardan birini seçtiren, basamaklarla dolu bir merdiven olarak insanın karşısına dikiliyor. Bu basamaklardan çoğu kısa olsa da hiç hissettirmeden beş kat uzunluktaki basamak insanın karşısına çıkıyor, onun tökezlemesini, bazen düşmesini ve hatta bazen kendisini yaralamasını sağlıyor. Ama bazen ne beş kat ne de bir kat uzunlukta olan; iki, üç ve dört kat uzunlukta olabilen basamaklar da oluyor.
     Doğumumdan bu yana basamak çıktım durdum. Basamakları çıktıkça yenileri geldi. Ne beş kat ne de bir kat uzunlukta olan sekiz basamağı çıktıktan sonra merdivenin devamını çıkmamı sağlayacak beş kat uzunluktaki bir basamağı da geçtim. Artık basamakların hep kat uzunlukta olacağını düşünmüştüm. Ne de olsa sekiz basamağın devamı olan en büyük uzunluktaki basamağı zorlanmadan, bir kere bile tökezlemeden çıkmıştım. Fakat şimdi önümde kaç kat uzunlukta olduğunu bilmediğim basamaklar dikilmişti.
     İlk başta bu basamaklar en küçük, umursanmayacak kadar küçük gibiydi. Kolayca çıkıyordum basamakları. Ama bir süre sonra bu basamaklar beni çok zorlamaya başlamıştı. Basamaklar zorlamayla kalmayıp tökezletiyordu da. Bu tökezlemeler gitgide çoğalıyordu. Bu tökezlemeler o kadar çoğaldı ki ilk gördüğüm ayrımda çıktığım basamakların yolunu değiştirmeyi bile düşündüm. Fakat benim çıktığım basamakları bırakır, diğer basamakların bulunduğu ayrıma saparsam daha çok zorlanacağımı, hiç tökezlemeden düşeceğimi anladım.
     Tökezlemeler artık çok çoğalmış, beni düşürmeye başlamıştı. Merdiveni çıkmaktan sıkılmıştım. Tatsız tuzsuz bir şey olmuştu merdiveni çıkmak.
     İnsanların merdiveni çıkarken yanımda olup benimle birlikte o basamakları çıkacağına basamaklarda dikilip benim çıkmamı engellediklerini düşünüyordum. Özellikle birisinin o şekilde davrandığından adım kadar emindim o zamanlar. Zaten bütün tökezlemeler ve sonrasında gelen düşmeleri bana o yaşatmıştı. Diğer insanlarda bir yemekteki tuz ve biber olmak ister gibi hep birlikte merdiven basamaklarında dikilip beni düşürmüşlerdi. Fakat aslında onun ve diğer insanların bana engel olmadığının, kendi kendime çelme taktığımın farkında değildim.
     Sonunda merdiveni çıkmayı tamamen bırakmak istedim. Çok uzun, bitmeyen uykuya kendi kendime dalmaya çalışarak merdiven çıkarken en tehlikeli olan kazayı yaşadım; kendimi yaraladım. Fakat bize merdiveni çıkma imkanı veren ve çıktığımız merdivenin ne zaman biteceğine kendisi karar veren, tüm merdivenlerin sahibi benim merdivenimim bitmesine izin vermedi.
     Merdiveni çıkarken yaptığım kendi dikkatsizliklerim beni yaralasa da merdiven çıkmanın aslında çok güzel bir nimet olduğunu en sonunda anladım. Bana engel olmaya çalıştıklarını düşündüğüm kişiler artık benimle kol kola, sohbet ederek merdiveni çıkmaya başladılar. Eninde sonunda herkesin bu merdivenlerdeki ayrımlarda farklı basamaklara gideceklerini biliyorum. Merdivenin bittiğinde sevdiklerime kavuşacağımı da...

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Hoşgeldin
Gönderen: Orkun Levent / Ankara/Türkiye
10 Mart 2005
Sevgili Özgür, öncelikle izedebiyat'a hoşgeldin, diyorum. hadi sana bir hoşgeldin sürprizi olarak küçük bir şeye dikkatini çekeyim ilk olarak. basamakları çok güzel anlatıyorsun. bir de say bakalım, yazının içinde kaç kere basamak kelimesini kullanmışsın :)) ilgi ve sevgiyle izlenmeye -tekrar- hoşgeldin diyor, saygılarımı sunuyorum...

:: hoşgeldin
Gönderen: Kâmuran Esen / Bolu/Türkiye
10 Mart 2005
Merhaba Özgür; izedebiyat'a hoşgeldin........Yazını ilgiyle okudum.Bazı tespitlerine katıldığımı söylemek isterim......Benzetmeler ve çağrışımlar güzeldi.......Güzel dile getirilmiş bir itiraftı.......Başarılı çalışmalarının devamını dilerim....Sevgiyle kal...Kâmuran ESEN




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Rüya Tabiri
Bağbanın Haftalığı 25 Ekim - 31 Ekim (Sınamadan Sonra)
Bağbanın Haftalığı (11 - 17 Ekim)
Bağbanın Haftalığı (20 Eylül - 10 Ekim)
Bağbanın Haftalığı (25 - 31 Ekim (Sınamadan Önce) )
Bağbanın Haftalğı 18 - 24 Ekim
Kapalı Kutu
Yaşlı Bir Adamın Hasreti

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sokullu'nun Rüyası
Salyangoz
Cami Konuşur Mu?
Bağbanın Üzüm Feryadı
Pazar
Cırcır Böceği Savaşı
Yağmur Sonu
Fatma'nın Koşusu
Ayın Gösterdiği Kızlar
Ay Gülecek

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
130. Sone [Şiir]
Kirlenen Dünyanın Nefret Soluğu [Şiir]
Ben de İnsanım [Şiir]
Umut [Şiir]
İkinci Babama [Şiir]
Geceler [Şiir]
Doğu Yolu [Şiir]
İlah Amerika (!) [Şiir]
Felluce [Şiir]
Son Hükümdar [Şiir]


Özgür Yenigün kimdir?

Ne yaşarsam ya da yaşamak istersem onu yazarım.

Etkilendiği Yazarlar:
..............


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Özgür Yenigün, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.