..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




9 Ocak 2020
Bir Kavuşsaydı Ferhat ile Şirin  
Ahmet Zeytinci
Ah ki ah! Kavuşamadan birbirlerine terki dünya ettiler... Bir de böyle düşünelim bakalım. Farz edin Ferhat dağları delmiş, gelmiş Şirin hanımı babasından Allah'ım emri Peygamberin kavli ile istemiş, Şirin'in Babası da ''Senden iyisini mi bulacağım oğlum, verdim gitti, Şirini sana.'' demiş, demiş de bakalım sonra neler olmuş...


:GC:
Ah ki ah! Kavuşamadan birbirlerine terki dünya ettiler... Bir de böyle düşünelim bakalım. Farz edin Ferhat dağları delmiş, gelmiş Şirin hanımı babasından Allah'ım emri Peygamberin kavli ile istemiş, Şirin'in Babası da ''Senden iyisini mi bulacağım oğlum, verdim gitti, Şirini sana.'' demiş, demiş de bakalım sonra neler olmuş...

- Ferhaaat Ferhaaaat akşam eve erken gel, gelirken de bir zahmet tuz, su, bir de buz alıver.
- Tamam Şirin tamam ya cebinde hiç akçen var mı diye sormuyorsun, anca al getir al getir, başka bir şey bilmez misin sen?
- İyi sen getirmezsen bu tencereler nasıl kaynayacak. Zaten daha lafımı bitirmemiştim.
- İyi devam et bakalım, daha neler yumurtlayacaksın.
- Hah iyi hatırlattın on on beş tane de yumurta al, biber al, domates al Menemen yaparım sana, sen de afiyetle yersin.
- Menemen menemen her gün menemen yiyoruz bıkmadın mı menemen yapmaktan. Arada da biber dolması ya da yaprak sarması, kuşkonmaz, pırasa filan yap ne bileyim ben aşure yap mesela...
- Sen de yemek beğenmiyorsun be Ferhat'ım babanın evinde de böyle güzel yemekler yiyor muydun acaba çok merak ediyorum.
- Yerdim tabi benim annem çok güzel yemek yapardı hem de ben ne istersem onu yapardı...
- Ha unuttum bir de bulaşık deterjanı al Ferhatım
- Ne deterjanı yahu sen kafayı mı yedin o daha icat edilmedi ki...
- İyi tamam vazgeçtim icat edilince alırsın...
- Oooooh onu beklersek ömrümüz yetmez Şirinciğim...

Bu arada evde de dört tane çocuk ortalıkta dolanmaktadır...

- Bu çocuklara bir şey yedirmedin mi sen Şirin?
- Ekmek yediler biraz da çökelek işte hepsi o...
- Bal da verseydin biraz.
- Hani nerede bal, olsa vermez miyim. Sen geçen hepsini götürmüşsün.
- Çalışıyorum ne yapayım bedenen bana da bal lazım kuvvet lazım...
- Ondan sonrada yiyorsun balı benim ile güreş tutmaya kalkıyorsun geceleri.
- Tutmayalım mı güreş, hem de ata sporu bizim güreş, değil mi?
- Ama hep benim sırtım yere geliyor, sana hiç bir şey olmuyor.
- Haklısın güreş zaten erkek işi erkek.
- İyi de güreşten sonrada bizim orta kata kiracı geliyor hep dokuz aylığına...
- Sen de idare ediver be Şirinim. Ne tatlılar ama bu kiracılar.
- Tatlılarda zahmetleri de çok amma...
- Hem ne demiş atalarımız?
- Ay pek merak ettim ne yumurtlayacaksın yine, ne demişler?
- Kötü ev sahibi kiracısını mal sahibi yapar demişler.
- Ha ben kötüyüm yani, çocuklarımı doğurduğum için öyle mi, aşk olsun.
- Aşk olsun tabi canım aşk kadar güzel bir şey var mı?
- Hemen de çevir lafı başka tarafa çek.

Ferhat atına atlar bir yerlere doğru yol alır. Hem de dıgıdık dıgıdık... Ulan bu atlarda bir garip hayvanlar yahu dıgıdık dan başka ses çıkarmazlar mı?

O arada Şirinin kayınpederi gelir...

- Hoş geldin babacım...
- Hoş bulduk kızım, Ferhat yok mu?
- İşe diye çıktı baba, bakalım ne zaman gelir?
- Yap bir orta şekerli neskahve de içelim.
- Ne yaptın baba ortalıkta doğru düzgün Türk Kahvesi bile yok, neskahve daha dünyada icat edilmedi ki, çok var ona daha çok.
- Hadi ya! İyi öyle ise Türk Kahvesi yap orta şekerli olsun.
- Ateş yakmam lazım biraz zaman alır.
- Olsun ben beklerim. Çocuklar ne yapıyor bu arada?
- Ne yapsınlar işte ara sıra ata biniyorlar, ok atıyorlar, kılıç talimi yapıyorlar. Elif cüzünü okuyorlar, bazen de benim canıma okuyorlar...
- Yaramazlar desene.
- Hem de ne yaramaz, ağızlarına biber sürecektim ama ev de biber kalmamış...
- Yok, yok yapma öyle, biber çok pahalı zaten, neredeyse beş on akçe...
- Haklısın babacım...

Epey zaman geçer Ferhat da işten döner...

- Hatuuuun ben geldim...
- İyi ettin, neler getirdin bakalım bu gün.
- Çok fazla bir şey yok Hatun. Üç beş patates aldım, soğan aldım. İki somun da ekmek aldım. Kıymalı pide yaptıracaktım. Daha dünya hayatına girmedi kıymalı pide dediler bir yüzyıl sonra girecekmiş hayatımıza, biz de göremeyiz zaten o kadar yaşamayız...
- Yaşarız belki canım nereden biliyorsun. Hazreti Nuh dörtyüz sene yaşamış.
- Canım onlar peygamber yaşar tabi ki...
- Sen de evliya gibi adamsın Ferhat belki sen de yaşarsın.
- Sahi mi diyon kız?
- Sahi tabi sen benim gönlümün prensi hem de Ferhatısın. Baban da gitti, hadi gel yamacıma da güreş tutak yine...
- Deme kız deme, benim de aklımdan geçtiydi, geliyoruuuuuum Şirinim geliyoruuuuum!

Kavuşsaydılar böyle olurdu mutlaka... Ben de kendimin yalancısıyım...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kod Adı Ayfer
Onların Aşkı Bitmez
Hiç Göstermiyorsunuz
Dolares Yengenin Ayakları Kokuyor
Sigaralı Günlerimden Bir Kaç Anı
Dolares Yenge Duş Alıyor
Büyük İkramiyeyi Kazanan Adamın Evinde
Yılbaşını Protesto Ediyoruz
Az Kalsın Yara Bandı Yüzünden Bir Çok İnsan Telef Olacaktı
Yüzbaşı ile Operasyona Bile Gitmiştik

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Emrin Olur
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Serbest Meslek

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bak Kredi Kartı İlişme Bana [Şiir]
Yine de Vazgeçmedim Sevmekten [Şiir]
Aman Ha Siz Ne Yapıyorsunuz [Şiir]
Güzel İnsanlar Çıkabilir Karşınıza [Şiir]
O Yıllar Geri Gelsin Diye Hayal Kuranlar [Şiir]
Bekliyoruz Bayram Beyin Yollarını [Şiir]
Biraz Adam Olun Adam [Şiir]
Bir Oğlu Bir de Kızı Olmalı İnsanın [Şiir]
Coşkun Deniz Gibi Sevdik [Şiir]
Yine de Çok Kötü Değildi Yaşadıklarımız [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Ahmet Zeytinci, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.