..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ölümden önce yaşam var mı? -Duvaryazısı
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Güven ve Güvensizlik > Orhan Bani




29 Temmuz 2013
Günaydın - Ben Aptalım  
Orhan Bani
Burada sevgi hususundaki aptallığımı anlatmaya ve sevgininde aslında insanı körelten bir duygudan başka bişey olmadığına ilişkin ........


:AJAA:
Gerçek o ki; insanın yazdıklarında ruh halinin etkisi çok büyük, ya da öyle ki hani birisi bir şey yazdığı zaman sanki o kimseye hitaben karşınızda imiş gibi " günaydın yenimi öğrendin" manasında kinayeli bir şekilde ve gayriihtiyari bir söz çıkar ağzınızdan ve fakat siz de bilirsiniz ki o kimse de bu gün yazmış olduğu şey in aslında bu gün farkına vardığından değil de, bu gün veya bir kaç gün öncesinden bu herkesin bildiği ve kendinin ve bildiği o gerçeğin hayatta başına yeni geliyor olmasından dolayı bu gün kaleme alıyor yahut bu gün içinin acımasından ya da bu gün daha çok üzülüyor olmasından vs vs durumlardan dolayı o konu hakkında kendince bir şey yazma, amiyane tabirle kafa boşaltma yoluna gidiyor olmasındandır.
Öncelikle hep duydugum fakat gerçek olduğuna daha yeni kanaat getirdiğim bir şey var ki, karşındaki baban dahi olsa " 5 kuruşluk adama 10 kuruşluk ya da daha fazla değer vermeyeceksin" yarın şöyle bir baktığın zaman 5 kuruş fazla verdiğinemi yanarsın, ki bunun adı bazı yerde "aldanmak " bazı yerde ise "kazıklanmak-aptal" yerine konulmak olduğundan insanın zoruna gidiyor.Bu durumu kimse bilmese bile kendinle başbaşa kaldığın zaman yine de herkes biliyormuş gibi zoruna gidiyor, sonra komik olan şu ki karşıdakinin oyunculuğuna kızmıyorsun da kendi saflığın, hayalperesliğin, aslında aptallığına kızıyorsun, ne kadar kızarsan kız kabül etmek gerekir ki,ben kabül ettim insanda aptallık Allah vergisidir,yarında aynı şey olsa aynı duruma düşeceğine-me yüzdeyüz eminim çünkü insan kendisini bilir.
Her ne kadar aptallığında Allah vergisi olduğunu yazmış olsamda yinede bir kaç tavsiyede bulunmak isterim. Birincisi sevgi hususunda kimseye güvenmeyeceksin zaten lüzumlu bişey de değil, neden, her ne kadar belki kendimle ters düşecek oluyor olsamda sevgi denilen şey morfin gibidir insanı uyuşturur, insana olmadık yerde olmadık şeyler yaptırır,komik duruma düşürür ve sonu en basit tabir ile hüsrandır. Tavsiyem " sende herkes gibi , sevmek için değil kullanmak için yaklaşacaksın sonunda bırak o üzülsün, bırak o aptallığına yansın,sen ne mi yapacaksın,güleceksin dalganı geçeceksin ve belki şöyle diyeceksin ne kadar aptal var"
Sevgi hususunda söylemiş olduğum bu kısmı para hususunda da söyleyebilirim, borç verirsin en yakınına alamazsın, ayrıca bir de aptal yerine konulursun sen vermiş olduğun alacağını istemeye utanırken o almış olduğunu vermemekten gurur duyar,sen başka bir yerde söylemeye utanırsın o seni suçlar her yerde anlatır dinleyenlerde onu haklı bulur,hatta dilenciye para verirsin o senin verdiğine şöyle bir bakar o an gücü yetse yada utanmasa az verdiğin için seni dövecektir de, dövemez çünkü döverse ve bu duyulur ise müşteri kaybeder,büyük ihtimal okuduğunuzda güleceksiniz amannn bunları yeni mi öğrendin,aslına bakarsanız çok duyuyordum da,para hususunda olanlar bir yere kadar sineye çekiliyorda , iş sevgiye gelince aptal olduğumu görmek inanın öyle zoruma gidiyor, öyle zoruma gidiyor ki ,fakat acı olan ne biliyormusunuz yarın öyle bir şey olsa ne yaparım ,söyleyim BEN APTALIM.......



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevgi,sadakat,vefa
Sanal ve Gerçek Dünya
Bir Çaresi Olmalı
Şaşkınım

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Seviyorum [Şiir]
Melisa [Şiir]
Sende Beni Seviyorsun [Şiir]
Yokluğuna Sarıldım [Şiir]
Ben Onu Seviyorum [Şiir]
Anmayıp Adımı Unutur Isen [Şiir]
Saygı Nedir Bilmiyorsun [Şiir]
Hangi Derde Derman İsen [Şiir]
Gidiyorsun Öylemi [Şiir]
Sahibimsin Sahibim [Şiir]


Orhan Bani kimdir?

artık ben de bilmiyorum.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Orhan Bani, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.