..E-posta: ifre:
zEdebiyat'a Üye Ol
Ska Sorulanlar
ifrenizi mi unuttunuz?..
Hibir ey insan kadar ykselemez ve alalamaz. -Hlderlin
iir
yk
roman
deneme
eletiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
yelik
Yazar Katlm
Yazar Ktphaneleri



u Anda Ne Yazyorsunuz?
nternet ve Yazarlk
Yazarlk Kaynaklar
Yazma Sreci
lk Roman
Kitap Yaynlatmak
Yeni Bir Dnya Dlemek
Niin Yazyorum?
Yazarlar Hakknda Her ey
Ben Bir Yazarm!
u An Ne Okuyorsunuz?
Tm balklar  


 


 

 




Arama Motoru

zEdebiyat > Roman > Ak Roman > FATH KAYNAK




12 Aralk 2008
Hiliin Aynasydm Ben  
FATH KAYNAK
Kimi zaman umutsuz kimi zaman sebepsizce mutlu... Kadnlar, alkol ve nc snf iler arasnda yaamla bouurken kimi zaman da ayakta kalabilme mcadelesine dair tm bunlarn dnda baka bir k yolu aramaya alan bir adamn hapishanelerden souk bar taburelerine, yalnzln arka sokaklarn kararllkla bir bir admlay... Bazen de bir kadnn avutan kollarnda kaytsz tutkuya teslim olmuken, varolan tm onaylanm ideallere meydan okuyan ve kulaklarda asl kalan keskin bir mizahla ykl onaylanmam ac bir kahkahann ldr; HLN AYNASIYDIM BEN. Trajik, komik, trajikomik ve bazen saldrgan...


:ABCEA:
1

Hava souktu ve bardaktan boanrcasna bir yamur
yayordu. nsann gnler sonra, havalandrma tellerinin engellemedii zgr bir yamurun zerine yadn hisset-
mesi gzeldi.
Elimde eski bavulum ve zerimde, ayn kouta kaldm adamlardan birinin zgrlk hediyesi olarak verdii kt bir ceketle cezaevinin kapsnda dikilirken, yargcn tok sesi hala kulamdayd: “Sann daha nce bir sabka kayd olmama- s ve tutuklu olduu zaman zarfndaki iyi hali de gz nnde bulundurularak... Beraatine karar verilmitir.”
Bu sefer ansl saylrdm. Bir buuk ylla yarglanrken bir buuk ay sonra dardaydm. O sabah yedide bir gar-
diyan tarafndan uyandrlp, bir bakasna zincirlenmi ola-
rak bindirildiim cezaevi arabas mahkeme salonuna doru yol alrken, akama doru ayn arabayla bu sefer ellerim zin-cirsiz, zgr bir adam olarak eyalarm toplamak iin
parmaklklar arkasna doru son bir yolculuk daha yapabilme midi, ihtimallerden sadece biriydi.
Babam caddenin karsnda, arabasnn iinde bekliyordu.
Beni grnce glmseyerek arabadan indi. Birka adm sonra yan yana gelince sarldk. Uzun zaman olmutu byle sarlmayal birbirimize. Yllardan bahsediyorum.
Hibir zaman onun istedii gibi biri olamamtm, olmak- ta istememitim. ocukluumda beni dverken hep, “Adam olacak adam!” diye barrd evin iinde. Bense yediim
her dayaktan sonra eer “Adam olmak senin gibi olmaksa as-la adam olmayacam,” diye sz verirdim kendime. Fakat o
an elimde kirli bir bavulla yeni bir yaamn kysnda bek-
lerken, yine de babama kar kendimi sulu hissediyordum.
Yllarca bir uurumun iki kysnda, iki yabanc gibi yaa-
mtk. zerinde onun ruhunu ldrdn dndm bir polis niformasyla uurumun br tarafndan bana bakard
hep. Bir adm atsak, deceimizden korkardk ikimiz de. Babama o niformay giydiren de, aramza o uurumu aan da yazgyd. Hepimiz yazglarmzn peinden srklenen zavalllar deil miyiz aslnda. Varlmz tamamen bir yanlsama. Su yok, sulu yok. Sadece bunu dnmek bile geceler boyu alamaya yeter.
“Gemi olsun.”
“Sa ol baba.”
“Naslsn olum?”
“yiyim baba.”
“yi grnyorsun... zlettin kendini.”
“Ben de sizi zledim.”
“Neyse her ey artk geride kald. Hadi atla arabaya gidelim bir an nce. Annen bizi bekliyordur.
Bavulumu bagaja attktan sonra arabaya binip gazladk. Arabann camndan yolu izlerken yamurun ne gzel yadn fark ettim.

2

Eve vardmzda kapda annem karlad bizi. Solgun grnyordu. Beni grnce alamaya balad. Bavulumu kapnn nne braktm. Skca sarld bana.
“Allah’a krler olsun olum sonunda kurtuldun.”
Yeniden evde olmak gzeldi. Annem bavulumu ieri alrken ben de kapdan ilk admm attm.
“Ackmsndr, sevdiin btn yemekleri yaptm sana.”
“Sa ol anne imdi a deilim sonra yerim.”
“Hanm ocuu rahat brak da bir soluklansn, kendine gelsin. Ee anlat bakalm olum nasl geti gnlerin ieride?”
“yiydi baba... Hibir sorun kmad. yi anlatm herkesle. Hatta ou zaman yardmc bile oldular.”
“Siyasi kouta kalmadn iyi olmu yleyse.”
“Anlaamazdm onlarla zaten. Bir iki gn kalp yerimi deitirmek istediimi syledim cezaevi ynetimine.”
Demir parmaklklar ardna admm ilk attm andan itibaren her ideolojiden, her rgtten -slamclar da dahil- koularnda kalma teklifi aldm fakat hibiriyle dnsel veya duygusal manada ortak bir paydada bulumamz mmkn deildi.
Siyaset, her zaman yaamn tam ortasnda bir yerdedir fakat hibir zaman hayatn gerek amacna hizmet etmez. Politika insanlar yan yana getirebilir belki ama asla birletiremez. nk fikirler deil, zihniyetlerdir insanlar birletiren.
Asker kaaklar, firariler ve esrar satclaryla ayn kouta kalmay yeledim. n yarglar yoktu o adamlarn. Bir siyasi fikirleri veya oy verdikleri bir siyasi partileri de yoktu. Yaamn kendisi yeterince isyankar bir manifestoydu zaten onlar iin.
“Neyse bo verelim bunlar imdi. Konuacak baka bir ey mi yok sanki. Haydi istersen bir eyler ye. Bak annen bir sr yemek yapt senin iin.”
Mutfaa getim. Annem her zamanki gibi tela iinde ma-
say hazrlyordu.
“Nasl gidiyor anne?”
“Nasl gitsin olum. Gnlerdir senin iin dualar ettik, dnmeni bekledik. Allah’a kr yanmzdasn yine.”
“Ben yokken ters bir eyler oldu mu anne? evreden mahalleden...?”
“Ufak tefek bir eyler oldu ama bo ver biz hepsini unuttuk.”
“Anlatsana anne neler oldu?”
“Komulardan bazlar bize cephe aldlar. Sadan soldan seninle ilgili kt konutuklarn duyduk. Bir de ev sahibimiz en ok onun tavrlar deiti.”
“Babam ne dnyor?”
“Baban herkese kar srekli seni savundu. Ev sahibine de rest ekti. Tanmay dnyoruz.”
“Anladm...”
tahm kamt. Zorla bir eyler attrp odama getim. Bu odaya yllar sonra dndmde, her taraf polisler tarafndan darmadan edilmiti. Yatam, yorganm, duvardaki resimler, kitaplarm, yerlerinden karlp boaltlm ekmeceler, her ey ayaklar altnda inenmiti.
Teslim olmadan nce birka gn eski sevgililerimden birinin evinde saklanmtm.
Bir sevgiliden ok bir ocuktu benim iin o kz. ocuumdu...
Onunla birbirimizi bulduumuz ilk gn hatrlyorum.
Aylar, yllar hep ard ardna devrilir. Aylar aylar, yllar yllar siler unutturur ama yle gnler vardr ki, silinmez bellekten. Bir mrn bitiine, bir akn ilk dokunuuna tanktr. Gnler vardr ki, unutulmaz lmeden.
Bir sonbahar ortasdr; krk dkk bir stanbul beygiri... Bir 62 Playmouth. Arka koltukta bir sen, bir de o kz. Bir de ellerin, onun omzunda. Ellerin terli, srlsklam heyecandan. Ellerin utanga ocuksu.
Bir sonbahar ortasdr; o sana ellerini sen ona yreini verirsin ve ekleyip birbirine admlar, voltalarsnz bir batan bir baa stanbul’u. Sararm yapraklardan rts, bir sokak
arasna der yolunuz. Kararmken gn yz; yorgundur bitkindir artk rzgar ve o an durdurup zaman, usulca tutup enesinden ekip persin dudaklarn. Dnyann en beceriksiz ama en muhteem pn verir sana.
Ve gn gelir, yaanan her ey gibi aklarda biter. Zaman treni, zerinden getii her eyi unutturur. Kimi zaman, zaman kendini bile unutturur ama sen ne o sonbahar akamn, ne de o beceriksiz p unutamazsn.
Babam rehin aldklarn renince, dnp teslim olmak zorunda kaldm o sabah onun evinden ayrlrken, annesinin gn rken usulca bam okayp beni uyandrn ve nme koyduu; tm mutfan iini dingin, taze kokusuyla dolduran yeni demlenmi bir bardak ayn tadn hibir zaman unutamam.
Tm dokunular iinde; sana inanm bir kadnn, ban akla ve sevgiyle okamasndan daha gzel bir dokunu var mdr acaba?
Yllar sonra souk bir Mart sabah, her kaldrmnda, her sokanda, ocukluumun ve ilk genliimin btn babo gnlerinin izlerinin sakl olduu bu mahalleye bir kaak, bir sulu olarak dndmde, evimin nnde pusuya yatm sivil bir polis arabas beni bekliyordu. Arabann kralanm, puslu camna tklayp, esneyerek uyanan polise geldiimi haber vermitim. Eve girdiimde babam salonda iki polisle oturuyor ve baklarndan, yirmi be yl alp emekli olduktan sonra kandrldnn farkna varm fakat marurluundan ve gururundan en ufak bir taviz vermemi bir ba komiserin hzn ve yorgunluu okunuyordu.
Bana bir ocukluk borcu vard babamn ve o sabah darmadan bir evden ellerim kelepeli polisler arasnda karken vedalamak iin kucaklatmzda, “Sen benim olumsun ve utanlacak hibir ey yapmadn,” dedii o an tm hesaplar benim amdan kapanmt.
Odann ii, buram buram ocukluum, anlarm ve ilk genliin ac veren aklar gibi kokuyordu. Bir ekmeceyi kartrrken, ok nceden okuduum bir kitabn arasndan anszn, esmer bir kz yz dt yere. Eilerek yerden alp baktmda, bir an yzlerin eskimediini, fotoraflarn sarardka gzelletiini dndm.
Nerededir imdi o kz? Herkes uyuduktan sonra, karlkl balkonlarda karanln iinde saatlerce birbirimizi izlediimiz lk yaz gecelerini, ilk ptmz o apartman arasn anmsyor mudur acaba?
Fotoraflar... imdi tek iklimli ehirlerde, top yekun ac hkm srerken mrmze, mevsimleri takvimlerin deil de, ocuklarn oyunlarnn deitirdii gnlere ait.
Her oyun yeni bir mevsimin geliinin habercisiydi o zamanlar. amurlu mahalle arsalarnda ivileri topraa sapladmzda k yaardk. lkbahar geldi mi, bahelere dalp, talan ederdik daha tam olmam gzelim erik aalarn. Yazn uurtmalar yartrlr mavi gn kucanda, sonbahar gelince daha ok apartman aralarnda, kuytu kelerde dnen ve sermayesi gazoz kapa ve futbolcu resimlerinin basl olduu kartlar olan bir kumar furyas balard. Bu kumar arknda ayakta kalabilmek iin salam bir de ortanz olmalyd ki, biriniz tm sermayesini kaybettiinde, dierinin bir yerlere gmd salam bir zulayla yola devam edebilmeliydiniz. Eer gn karla kapattysanz, herkes kendi payna den ganimeti torbasna doldurup, apartmann kmrlnde veya bahede bir yerlerdeki kasa dairesine sakladktan sonra, huzur iinde evinin yolunu tutard.
“Bir albm,” diye dnyor insan “Bu kadar hzn barna basp da nasl da uyur byle; sessiz, kprtsz, tozlu bir ekmecenin iinde yllarca.”
zeri jelatinle kapl bir sayfann sol st kesinden, 10/14 boyutlarnda bir kartona basl, bir zamanlar lise bahesinin kuytu bir kesinde elden ele geirdiimiz izmaritin yasak dumann iimize ekerken, elini omzuma atm bu gen adamn glen yznn, Van’n souk yaylalarndan birinde, elinde G-3 piyade tfeiyle korkunun nbetini beklerken, karanln iinden gelip alnnn tam ortasna saplanan bir mermiyle parampara olduunu ve imdi topran altnda oktan rdn bilse, yaadmz bu lanetli an korkuyla ve kanla byyen cinnetini dorularcasna, yine byle umarszca uyuyabilir miydi tozlu bir ekmecenin iinde?
Bir sigara yakp, yllardr iine girip uyumadm yatamn zerine uzanmtm ki, babam odaya girdi. Dorulup kalktm ve sigaram sndrmek iin yan bamda duran sehpann zerindeki klle uzandm.
“Sndrme sigaran. Fazla varsa ver bir tane de ben yakaym.”
Normalde sigara imezdi babam. Krk yln ba ok sevinli olduu, ya da efkarl bir annda, en az benim kadar mzmin bir tiryaki olan annemin sigaralarndan alr bir tane yakard.
Paketi uzatp tuttum, sigaray karp azna gtrnce kibrit kutusundan bir p karp kutuya aktm. Babam sigarasn yakarken, tutuan baruttan keyifli bir koku yayld odaya.
“Baba,” dedim. “Sana bir ey gstermek istiyorum.”
“Ne gstereceksin olum?”
Karmzda duran alma masasnn ekmecesinden, az nce kartrdm albm karp yatan zerinde atm. Babam da masann nnde duran sandalyeyi yatan kenarna ekip oturdu.
“Bu ocuu hatrlyor musun baba?”
“u elini senin omzuna atm olan m?”
“Evet onu.”
“Vallahi yabanc gelmiyor. Liseden arkadan deil mi?”
“Evet Baba. Lise 1. snfn ilk yarsnda elimizde karnelerle bize gelmitik. Benim drt zayfm vard... Geldiimizde sen apartmann alt katndaki kmrlkte bir eylerle urayordun. Karnemi de sana ilk orada gstermitim. Hatrladn m?”
“Evet galiba hatrlyorum.”
“Bu ocuk baba... ld. ki sene nce Van’da askerliini yaparken nbette vuruldu. Tek kuunla alnndan...”
“ok zldm olum. Allah rahmet etsin.”
“Bunu sana niye anlattm baba biliyor musun?”
“...”
“Ben o yllarda sigaraya balamtm ve sana yakalanma-
mak iin sigara paketini hep u alma masasnn ekmecesini karp yuvasnn iine koyar ve ekmeceyi tekrar yerine yerletirdiim de kimse bulamazd. Sen o dnemlerde sigara itiimden phelenir ama bir trl zerimde paket yakalayamazdn. Bana sigaray bu ekilde saklamay, o gn bu ocuk retmiti. Sra arkadaydk.”
Sigarasndan derince bir frt ekip, glmseyerek srtm svazlad.
“Aferin size.”
Sonra bir frtta ben aldm.
“Baba,” dedim. “Galiba ev sahibi ile sorun yaamsnz benim yzmden. Annem tanmay dndnz syledi. Doru mu?”
“Evet doru.”
“Byle olsun istemezdim baba.”
“Kafana taktn eye bak be olum... Bo ver ev sahibini. Onun, bunun ne dediini. nemli olan senin kurtulmu olman.”
“Sa ol baba.”
Sonra, dibine geldii sigarann izmaritini kl tabana basarak, odadan kmak iin ayaa kalkt babam. Ben de kalktm onunla beraber.
“yi haydi sen keyfine bak bakalm, dinlen biraz.”
Glmseyerek sessizce onayladm. Babam da Oturduu sandalyeyi tekrar ald yere, masann nne koydu. Odadan karken, cezaevinin nnde olduu gibi yeniden sarldk birbirimize. O gn iki olmutu bu.

3

Her ne olursa olsun darda olmak gerekiyordu. eride olmak sadece, seni parmaklklarn arkasna yollayanlarn iine yaryordu. ok ksa bir zaman dilimi iinde, bunu onlarca, yzlerce kez anladm. Seni o delie tktran; inan, gurur, kadn, politika, namus, tre her ne Allah’n belas samalksa, seni yarglayanlarn ayaklar altnda inenmeye mahkumdu.
Gnler acmaszdr. Aylar, yllar... Zaman acmaszdr. Gnler seni beklemez. Kadnn seni beklemez. Dakikalar, saatler ierideki deil, dardaki zaman dilimine gre akar. ldrm gibi, beraberinde geride braktklarn srkleyip gtren bir bir sel gibi.
Her ey bandan beri bir komediydi. lk nce zerime “Atatrk dman, meczup, anarist ” diye bir elbise giydirip, sonra da zerimde bu deli elbisesiyle mahkemelerde, yaptm her ey iin piman olduumu sylememi istediler. Ben de tabi ki bir gzel, onlara btn yaptklarmdan piman olduumu, beni affetmelerini syledim. Alnmda ruhumu ve beynimi en ince ayrntlarna kadar okuduklarna dair bir “GRLMTR” damgas, boynumun zerinde srekli sallanacak grnmez bir giyotinin varlyla ve “Be yl herhangi bir su ilememem!” kaydyla serbest braktlar.
Akl banda bir Allah’n kulu da kp, “Yahu bu herif etesiyle beraber devletin niversitesini igal edip, yakp ykp yamalad. Polisle att. Gz gre gre Atatrk’n resmini yrtp ondan sonra da pimanm diye bir sr palavra skt. Atn bu adam ieri! Hem de bir buuk deil, yl yatsn.”, demedi. Yarg ben olsaydm bunu yapardm. Zaten bu lkede birok adamn Atatrkl veya vatanseverlii beni hibir zaman artmamtr..
Kim bilir, belki de beni sorgulayan polislerin dedii gibi: “Siktiriboktan bir manyak” ve “Neye inand bile tam belli olmayan itin teki” idim. Benden bir bok olmayacan anlamlard. Aslnda doruyu sylemek gerekirse, o polisler geree en yakn tahmini yapmlard ama gerek bu da deildi.
Gerek olan tek ey vard ki; o da benim daha en bandan beri grdklerimde, inanlacak, kazanlacak veya kaybedilecek bir eyler olduuna hibir zaman kendimi inandramam olmamd.
ocukluumdan beri adlandramadm sebepsiz bir sknt, bir rahatszlk vard iimde. Hibir ey iin, baarmaya dair gerekli hrs duymuyordum. Ana rahminde, yaamam iin gerekli organlara ait dokular bir bir rlrken, ruhum iin geriye sadece l tohumlar kalm olmalyd. Olup biten her eyi Diojen’inkine benzer bir fnn iinden
izlerken, her eyin bounalna dair tanrnn yollad canl bir vahiy, bir delil gibiydim. Hiliin aynasydm ben. Tm idealleri, inanlar yalanlayan ve bu dnyaya ait tm planlar anlamsz klan... Sanrm bunu ilk anlayan babam olmutu ve belki de bu yzden, btn ocukluum boyunca nefret etmiti benden.
Tm akranlarm bir ocuun ilgi duyabilecei en elenceli eylerle vakit geirirken, ben pencereden ylece onlar seyrederdim. Bu yzden benim deli olduumu dnr, benden nefret ederlerdi. Sanrm ben de onlardan nefret ediyordum. Daha dorusu yaptklarndan, oynadklar oyunlardan ve kaytszca srp giden varolularndan nefret ediyor olmalydm.
Diyorum ya yeterli hrsa sahip deildim. ki kula atp yzme renecek mecalim bile yoktu. Kiiliimin byk bir ksmn mutsuzluum oluturuyordu. Geri kalanysa, ruhun znde var olan kaosun, iselleme abasndan baka bir ey deildi. Olsa olsa bir kara kaygydm ben.
Yine de, ara sra benden beklenemeyecek derecede fkelenebiliyordum da. On iki yalarndaydm, oturduumuz mahalleden Necdet isminde benle ayn yalarda bir ocuk vard ve o civarn en gl ocuuydu. Hepimizin en irisiydi ve yanl hatrlamyorsam stne bir de karate kursuna gidiyordu. rileen beden ve bunun getirisi fiziksel stnlk ruhun inceliini ldrr. Hayatm boyunca bedeni orantsnda ruhsal olgunlua erimi ok az adam tandm.
Ksacas tm ocuklar korkuyordu bu veletten ve yapt her pislii herkes sineye ekmek zorunda kalyordu. Ben de dahil. Ben de dahil diyorum nk bana da musallat olmutu. Bisiklete bindiim zamanlarda bir ekilde kokumu alr, yanmda biterek bisiklete birka tur binmek istediini syler-
di ve her seferinde birka turluuna alnan bisikletle ortadan kaybolup, saatler sonra ortaya kard. Hibir zaman bir bok diyemedim ve bu can skc durum bir iki sene srd gitti.
O gnlerden birinde, o sralar arkadalk yapmaya altm ocuun biriyle ve yanmzda mahalleden iki kzla bizim evin arka tarafnda kalan kk korulukta kendi apmzda bir haltlar kartrmaya alrken, Necdet yine anszn bir kabus gibi kp gelmiti. Onu bana eken gl bir metafizik ba olmalyd aramzda.
Bu sefer ortada bisiklet yoktu ama daha beteri; kzlar vard ya! Bamza bela olmadan, bir huzursuzluk, rahatszlk karmadan gitmesine imkan yoktu. yle de olacakt. Yannda bir tip daha vard bize doru yaklaarak, gelip yaknmzda bir yere oturdular. Ksa bir sre sonrada satap laf atmaya baladlar.
Oral olmamaya alyorduk. nk dediim gibi ben de, yanmdaki sersem de korkuyorduk ondan. Bu da onlarn itahn kabartp, tasaszlklarn beslerken bir yandan da pervaszlatrp, cesaretlendiriyordu. Necdet kzlarla az dalana balam, bir iki kfr bile etmiti. Korkarak da olsa yanna giderek, “Necdet bu yaptn doru deil. Neden kzlara kfr ediyorsun?” gibilerinden cesaretten yoksun, be para etmez bir iki laf syledim, belki ikna ederim diye fakat karlk olarak, “Sen karma lan! Cann dayak m istiyor yoksa!” cevabn alnca, iin bir yere varmayacan ve daha da ktye gideceini anlayp, biz oray terk etmeye karar verdik. Kesin ve net bir yenilgi olmasa da, dmana taarruz frsat veren dpedz bir geri ekiliti bu. Biz giderken arkamzdan sesleniyordu, “Ne oldu lan yoksa korktunuz mu!” diyerek.
Cevap vermeyince gelip bu sefer de nmz kestiler. O
an, karnma bir ar saplandn ve btn vcudumun inelendiini hissettim. Taze ve kanl bir biftei andran irkin, iko suratyla karmda duruyor ve bana bakarak kstaha srtyordu.
Aslnda her ey grnd kadar masum deildi. ocuklarn da dnyasnda korkun bir mcadele vard. Hem de byklerinkinden daha vahi ve daha sert. yiyle ktnn, aalk olanla erdemli olann...
O andan sonrasn hatrlamyorum. Belleimde kalan; Necdet’in, “Ulan Zeki niye ayrmyorsun laan...! Lan niye yardm etmiyorsun olum...!” diyerek ortal inleten feryatlaryd. Arkada korkudan bir bok yiyememi, gkn bile karamamt. Bizi ayrdklarnda daha dorusu Necdet’i altmdan kardklarnda yz tannmayacak haldeydi. Bu olaydan sonra bir daha yanma yaklamad.
Bense kavga bittikten sonra hindi gibi kabarp, bbrlenip kzlardan pck koparmak gibi bir eyler deneyeceim yerde, kzlarn ve berikinin akn baklar arasnda evin yolunu tutmutum. Yolda karnmdaki ar hala devam ediyor stne bir de midem bulanyordu.
Kimseye o herifi dvdmden bahsettiimi de hatrlamyorum ama olay civardaki btn ocuklar arasnda ksa zamanda duyulup, bir efsane gibi yaylmt. -ocuklar birbirilerine efsane anlatmaya baylrlar her zaman- Bu bir adan iyi olmutu. Bylelikle, dierlerinin bana duyduu nefret artk korkuyla yer deitirmiti. Bu da bana uzun bir sre nefes aldrmt.
imdi rahatlkla syleyebilirim ki; btn hayatm boyunca bundan daha byk bir zafer elde etmedim. nk hibir zaman kazanmaya oynamadm ben. Sadece arada bir yenilgiyi hazmedemiyordum galiba.

4

Gelelim u anarizm meselesine; bir insan sevebilme yeteneine sahip olsam da genel olarak insanlar sevmem.
nsanlk iin hibir zaman eit ve adil bir dnya dzeni zlemi duymadm ben. Be para etmez bir sr adam var sokaklarda ve ne yazk ki bu, insanln ok byk bir ksmn oluturuyor.
Ve, yeterince ac ekmedii srece insanln ortak bir noktada buluabileceine inanmyorum.
Bir sabah byk bir grltyle, koridorlarn ve koularn duvarlarndan yanklanarak oradan beynimize arpan postal ve mar sesleriyle uyanmtk. Herkesi barlar arlar, aalamalar ve hakaretler yamuru altnda ranzalarndan indirip, neler olduunu anlayamadan havaladrmada toplayp duvarn dibine dizdiler. Byk bir karmaann ve telan tam ortasndaydk. Tm gzlerde korku, bilinmezlik ve fke okunuyordu. Bir grup asker namlularn bize doru dorultmuken, dierleri de koularda arama yapyordu.
Gittiklerinde her yer tanr tarafndan cezalandrlm, gazap ykl bir kasrgann yerle bir ettii gnahkar bir ehrin ykk sokaklarna dnmt. Yataklar, yorganlar, kouun ierisinde ne varsa her eyin altn stne getirmilerdi. Tm mahkumlar, bu uursuz tufandan geriye kalan kurtarmak istercesine, kouun ierisinde oraya buraya aresizce kotururken, ben de anlarmn peine dmtm. Aradmsa, ranzamda deimin altna sakladm ve bir zamanlar ak olduum bir kzn yzne ait eski bir fotoraft. Altmdaki ranzada yatan adamla beraber kk hcremizi umutsuzca arnlarken, ikimiz de aradmz ayn anda buluvermitik. Ben, bana akla glmseyen kzn yzndeki postal izini silerken, o da gzlerinden yoksulluk ve aresizlik okunan bir kadnn fotorafn sessizce czdanna koyuvermiti.
Ben kimseye istatistiksel olarak varsl ve barn hkm srd bir dnya vaat etmiyorum. Vaat edenlere de inanmyorum. Azizlere veya dervilere de inanmyorum. Bir kahramanm yok benim. “Be bin yllk tarihinin hesabn yapamayan adam, adam deildir,” der Goethe. Gelin hep beraber aalm tarihin tozlu sayfalarn. nsanlk tarihi savalar ve kahramanlklar tarihidir ve binlerce yalanc ve kstah azizin, kahramann izine rastlarsnz orada. Bir toplum iin, ala mahkum ederek gebertemedii yoksullar cephelere gitmeye ikna edip, orada toptan yok etmenin en kolay yolu; onlar iin, inanacaklar azizler ve kahramanlar
yaratmaktr.
Ben insan ruhunun hala, hapishanelerden, kpr altlarn-
dan dna ve tek umudunun da oralarda bir yerlerde olduuna inanyorum.
Fazlaca bir ey deil benim istediim. Kredi kartlarm ve kabark bir banka czdanm yok. Her zaman onlarn destesinin hileli olduunu bile bile “yi oynayan kazansn,” dedim.
Her insann olduu gibi benim de ruhumun yzde doksan liberal ve bencildir fakat hayatn, televizyonun ekrannn altndan geen hisse senetleri bandnn iinden aktn sanan bir zavallnn, tecavze uram ruhundan bahsetmiyorum.
Kirasn dediin srece oda senindir fakat komnal veya ona benzer bir yaamda, pis ama sana ait olan bir odaya bile sahip olamazsn. Bir kitap alrsn, sonra on tane, yz tane... Onlar koyabilecein bir rafa ihtiya duyarsn. Raf akacan bir oda; drt duvar lazm, eer sevgilin varsa ona da bir oda. leride ocuk dnrseniz daha byk bir ev ve masraflar karlamak iin iyi kt bir i...
Ksacas kitaptan rafa, raftan aka doru giden bir mlkiyet zinciri var ortada ve bu paradoksu zmek iin iki seenek kyor karmza; ya erkekler idi edilecek ve byk ktphaneler alacak, ya da yine byk ktphaneler tasarlanacak fakat kadnlar ve erkekler ayr yatakhanelerde kalacaklar, ocuklar da krelerde...
Bu; cep telefonu ve kredi kart sanlarnn dnyasndan daha rezil bir dnya bence ve hi de adil deil.
Evet dediim gibi benden anarist, komnist, Atatrk dman, meczup veya tm bunlara benzer bir ey olmam istediler, ben de kabul ettim. Sonrada mahkemelerde piman olup zr dilediimi duymak istediler, ben de zr diledim.
Ben bir numara ektim onlar da yediler.

5

Bir i bulana kadar, bir sre bizimkilerin yannda idare etmek zorundaydm. Sabah erkenden yollara dp akam edene kadar i ilanlarnn izini sryor, bir yandan da kalacak ucuz bir yer aryordum. Fakat i ilanlar gerekten ie ihtiyac olan bir adam iin yeterince dzmeceydi ve harc insanlarn aln teri ve gzyalaryla karlarak, vaatler ve yalanlar zerine kurulmu, ok uluslu irket dzenbazlarnn yrei kadar alakayd ve burnuma hi de ho kokular gelmiyordu.
“Gznz ykseklerde mi? Kariyer yapmak ve ayda bin yedi yz dolar kazanmak ister misiniz?” yahut, “Bnyemizde yetitirilmek zere takm arkadalna inanan, baarnn srrnn disiplinden ve zveriden getiini bilen, on iki avanak aranyor” tr, onlarca ilan arasndan doru drst bir i bulmak o kadar kolay olmayacak gibi grnyordu.
Bir kere, kariyer yapmak veya ykselmek istemiyordum. Ayrca takm arkadalna da inanmyordum ve stne stlk sabkalydm. Gittiim her i ilanndan ret cevab almay artk kanksamtm. Randevu aldm ikinci, nc, hatta drdnc snf ilerden bile geri evriliyordum.
Bir defasnda bir temizlik iine kadar dmtm. landa, mesai saatlerinden sonra banka ve irketlerin gece temizliini
yapacak elemanlar arand yazyordu. Dolgun cret, SSK, yemek, yol... in bana gre olduuna karar verdikten sonra bir gzel tra olup ilandaki adrese doru yollandm. Geldiim yer Mecidiyeky meydannn aa tarafndaki ara sokaklarn birindeydi. Ofise girer girmez masada oturan sekreter elime bir bavuru formu tututurup, doldurduktan sonra sram beklememi syledi. Formu alp tam karsna, benimle beraber bekleenlerin arasnda bir sandalye bulup oturdum. Formu doldurup verdikten sonra mlakat hemen orackta sekreter yapyordu.
Bekleen dier tipler benden daha bitik ve kaybetmi grnyorlard. Bir ou iin bu i son ans demekti. Bense daha devam edebilir grnyordum. st ba dklen, ilkokul mezunu, gariban kadn ve erkekler topluluu arasnda, daha gen ve eitimli grnmek sanld gibi avantaj deildir. Dezavantajdr. Hatta bir zaman sonra, i grmelerinde srtnda tadn bir kambur, alnna yaptrlm bir utanca dnr.
Birok kere, byleleriyle bekleirken onlardan daha ok eyim varm gibi grnmekten utanmmdr.
Sekreter, hepimizden irendiini aka belli eden bkkn ve aceleci tavrlarla mlakatlar yapmaya devam ediyordu. Klasik bavuru formlarndan biriydi bu da. sim, soyad, doum yeri, eitim ve sabka durumu... Bir de referans. En dramatii de buydu. Kendi kendine bile yeterince referans olamayan bir adama kim referans olurdu ki? Eitime lise mezunu yazdm. niversiteyle ilgili herhangi bir ey yazdnda, o i iin yeterince yenik ve kabullenmi olmadn dnyorlard.
e gerekten ihtiyacm vard ve sabka konusunda kararszdm; bir sabka kaydm olduunu yazmal m, yazmamal mydm? Yazmadm.
Sra bana geldiinde sekreterin karsna sandalyeye otur-
dum. Bavuru formuna dikkatlice gz attktan sonra konumaya balad.
“imiz gece ii biliyorsunuz?”
“Evet.”
“Mesai saatlerinden sonra, genellikle bankalar olmak zere iyerlerinin temizliini yapacak elemanlara ihtiyacmz var. Daha nce byle bir ite altnz m?”
“Hayr.”
“almadnz. Hmm... Lise mezunusunuz. cret blmne ne kadar dndnz yazmamsnz.”
“Siz makul creti belirlerseniz benim iin sorun olmaz.”
“Peki Ferit bey, balamanz iin herhangi bir sorun grnmyor. Sabkanz olmadn yazmsnz, bununla ilgili gerekli aratrmay yaptktan sonra biz sizi bir iki gn iinde arayacaz.”
O an yaplacak iki ey vard, ya “Aratrrsanz aratrn, sizi gidi kan emici irket sanlar!” diyerek basp gitmek, ya da doruyu sylemek. Biraz duraksadktan sonra, “Bakn hanmefendi,” diye sze girdim.
“Benim aslnda bir sabka kaydm var fakat bunun yapacam ile pek ilgisi olmadn, yani sizin uygulamaya altnz gvenlik prensipleri asndan bir saknca tekil etmeyeceini dnmtm.”
Bunlar yava ve mfik bir ses tonuyla sylememe ramen, durumda bir terslik olduunu sezen dierleri pr dikkat kulak kesilmilerdi ve sabkal olduumu anlamlard. Hepsi birer bykba hayvan gibi bana bakyordu.
“Nasl yani...?”
Yine o mfik ses tonunu takndm.
“yle ki; sabka kaydm adli veya yz kzartc bir sutan dolay deil, siyasi veya fikir suu diyebiliriz belki.”
nanmamt. Kafay tmm gibi aval aval bakyordu yzme. Haksz da saylmazd. Fikir sulusu deyince benim de aklma, boaz manzaral dairesinde oturup, kadnlar heyecanlandrmak iin yazlar yazan ve arada bir politik maskaralklar yaptnda, yazdklar yznden ald cezay daha fazlasn kazandrmak zere gazetenin patronuna deten sakall bir zampara, yahut da bir Avrupa bakentinde hesabna her ay tkr tkr maa yatarken, dalarda birbirine vurdurulan fakir ocuklarna dair ifte standartl lm atlar yakan bir taeron kalemor geliyordu.
“Anlyorum beyefendi fakat elemanlarmz daha nce sabka kayd olmayan adaylar arasndan seiyoruz. Bu en nemli irket prensiplerimizden biridir. Maalesef yapabileceim bir ey yok, zgnm.”
Akp gidenin dnda kalmay istemek, mr boyu her sabah tra olmay reddetmek veya almann erdem olduuna inanmamak kendi tercihinle ilgili bir ey deildi.
almay reddedersen a kalrdn. Yllarca alp emekli olsan bile yine a kalma ihtimalin yksektir. Asgari cret kiray bile demezken; niversite mezunu, askerlii yapm olmak gibi kriterlere sahip olmadan, maa sadece kiraya, tuvalet kadna ve bir ift ayakkab almaya yeten ikinci snf bir ie bile talip olamyordun. Sanayi devrimi tezgahndan geememi nc dnya trajedileri de tam bu noktada balyordu.
almay reddedersen a kalrsn. Askerliin peygamber oca olduu bu lkede on be aydan kaarken, daha fazlasn hapiste geirebilirdin fakat babadan kalma biraz paran varsa,
merkezi bir semtte ufak bir bfe aarak keyi dnebilirdin.
Bana sorarsanz, her zaman “Favori iim irket kapcldr.” derim. Btn gn yapacan tek i, sana tahsis edilen kk kulbeden kafay uzatp gelene gidene, “Buyur birader nereyi aramtnz?” , ”...tamam nc kat ikinci daire,” gibi diyaloglar kurmak ve arada bir genel mdrn arabasn ykamaktr. Btn klasikleri rahatlkla okuyabilecein tek i irket kapcldr. Kapclar evrenin ansl adamlardr bence.
Neyse tm bunlar bir kenara brakp u bizim sekretere gelelim. “irkin prensipler prensesi, senden bankann kasa dairesinde bir i istemi veya cari hesaplar mdrlne talip olmamtm ki. Sadece siktiimin bankasnn b-ok-lu h-e-la sn temizleyecektim. O gn orada bekleen tm sabkasz temizlik eleman adaylarnnkiler ve benimkisi, sana ve irketin tm st dzey kadrolarnn kna girsin.”

6

Sonunda krk dkkanna dnmeye karar verdim. Daha nce altn bir yere, stelikte yapmaktan nefret ettiin bir ie geri dnmek kadar, insanda lgnlk boyutunda bir i sknts yaratan ok az duygu vardr herhalde ama baka bir seenek kalmamt nmde. aresiz, eski altm bara gidip i isteyecektim.
lene doruydu, bar eskiden de bu saatlerde aldndan ieride henz kimsecikler yoktu. Tanmadm bir iki eleman masalar silip, yerlere paspas ekiyordu. Barn sahibini sordum.
“Orhan abi burada m?”
“Dar kt gelir birazdan. Niin sormutunuz ?”
“Kendisiyle grmem lazm , bir iim var.”
“Siz oturun isterseniz.”
“ok oldu mu kal?”
“Be on dakikalna kyorum demiti yarm saat oldu. Neredeyse gelmek zeredir.”
Be on dakika sonra geldi Orhan. Beni grdne ar-
mt.
“Oo, Ferit... Hangi rzgar att seni buraya kaak?”
“erden yeni ktm Orhan abi, olanlar duymusundur herhalde?”
“Duymaz olur muyum... Sen neymisin be olum yle.”
“Nasl ama hi aktrmadm deil mi terrist olduumu?”
“Ben anlamtm olum sende bir tuhaflk olduunu.”
“Bok anlamtn,” diye geirdim iimden.
“Vay be demek siyasi mevzulardan ieri girip ktn ha. imdi ne yapyorsun okuldan atldn m?”
“Atlmadm istifa ettim... aryorum Orhan abi.”
“Burada m almak istiyorsun?”
“Elemana ihtiyacn var m?”
“ Var, yarn gel bala.”

7

Ertesi gn baladm. Eski dnemdeki personelden kimse kalmamt. Tabi ki bylesi daha iyiydi. Yeni bir balang yapmtm. Nefes almadan alp bir yandan da kalacak bir yerler bakyordum Beyolu’ndan. Bildiim yerdi Beyolu, yllarm vermitim gndz dleri grdm sokaklarna.
O sokaklar ki, belden aa bir arknn stanbul versiyonudur. Gndzleri aklar geceleri orospular mesken tutar Beyolu’nu.
Birka hafta sonra barn birinde bo’yla karlatm. Esrar satcsyd ve eskiden kaldm evin soka mekanyd. ok mal almlm vard bo’dan. Arada bir piyasadan kaybolur,
sonra kafas gz yarlm olarak kard ortaya.
Ondan her mal almda aslnda satc olmadn, kendisine de sadan soldan geldiini sylerdi. Klasik esrar satcs tipsizliinde bir adam deildi. Eli yz dzgnd. Kadnlarla da aras fena saylmazd. Tam anlamyla bir serseriydi.
Barn kapsndan girer girmez gzme arpt, arkas dnk tezgahta oturuyordu. Yanna vardmda viski ve yannda puro itiini grdm.
“bo n’aber ya?”
“Vay Ferit sen miydin...Yayor musun sen hala olum?”
“Grdn gibi hala tek paraym dostum.”
“erdeymisin?”
“H h...Yeni ktm.”
zerinde gayet k, Don Johnson tarz buz mavisi spor bir takm vard.
“bo bugn ok ksn.”
“Thanks.”
“bo, olum ev aryorum, bana gre ucuz bir yer biliyor musun? yle tek gz bir yer...”
“Yalnz kalacaksn deil mi?”
“Tekim, tek.”
“Eskiden kaldm bir at kat vard... Rezil bir yerdi ama beni baya idare etmiti. Sahibini tanyorum istersen senin iin konuurum.”
“Evin nasl olduu hi nemli deil dostum, kalnacak gibi olsun yeter. Yeri nerede, hangi sokakta?”
Tarif ettii soka biliyordum. Eski evimin yaknlarnda bir yerlerdeydi.
“Tamam o zaman bo... Sen adamla muhakkak konu. Ben seni nmzdeki hafta burada bulurum.”
“Birka gn iinde bul beni.”

8

Ev, altnda bar olan eski bir binann at katyd ve bo’nun anlatt kadar kt grnmyordu. Ev sahibiyle telefonda konutuumuz gibi binann nnde beni bekliyordu. Orta boylu, zayf yzl, kr salyd ve makul birine benziyordu. Beraberce binann arka tarafna doru yrdk. Giri kaps binann arka cephesindeydi. Kap bir kepenkti fakat bakkal dkkanlarnda bulunan, indirildiinde btn mahalleyi ayaa kaldrabilecek kadar grlt karan, alminyum kepenklerden deildi. Bu daha ok, kap boyutunda kocaman bir pencere demirine benziyordu.
Kepengi kaldrd ve ilk nce ben getim. Merdivenlerden beraberce yukar kyorduk, trabzan denen ey yoktu. Sarhoken dikkat etmek gerekliydi, aa yuvarlanmamam iin hibir sebep yoktu.
“te buras” dedi, dairenin nne geldiimizde.
eri girerken ilk dikkatimi eken ey, tuvaletin darda giri
kapsnn yannda olduuydu.
“Biraz urarsan adam edersin.”
“Fena deil... Her evde olur byle eyler.”
Giriteki iki admlk holn solundan odaya giriliyordu. Duvarlar oyuklar iindeydi ve boyas dklyordu. zerinde eski kiraclardan kalma yrtlm birka plak kadn posteri, kede eski bir yatak, bir kanepe, bir masa ve bir de sandalye vard ve bundan iyisi can salyd.
“Eyalara zarar vermeden kullanabilirsin.”
“Teekkrler ihtiyacm da vard.”
Anahtarlar uzatrken, “Umarm kiray aksatmazsn,” dedi.
“Arada srada ufak tefek gecikmeler olsa bile, baka sorun karmam merak etmeyin,” diye karlk verdim. Ardndan, nceden konutuumuz gibi bir aylk kiray pein olarak dedim. El sktk ve gitti. Depozit istememiti.
Be on dakika oday inceledikten sonra aa inip, kardaki bakkaldan bir ie krmz arap ve birazda sar leblebi alp odama geri dndm. Ayakkablarm karp, kirli kanepeye ylece uzandm. Pek die trnaa deer bir eyler dnmeden araba asldm. Uyumuum.
Uyandm da hava kararmt. Saatten haberim yok, bakabileceim bir saatim de yoktu. Pencereden dar baktm, bir hayli insan vard ortalkta. Fazla ge olmamal diye dndm ve sonra tuvaletimin geldiini hissetim. Dardaki tuvaleti hatrlayarak oraya yneldim. Tuvaletteki manzara pek i ac deildi. Musluu yokladm, su da akmyordu. Zaten iinden su akabilecek yetkinlikte bir muslua benzemiyordu. Dar kp bir tuvalet bulmay dndm fakat bir ton merdiveni inip o mendebur kepengi kaldraym derken, altma sma ihtimalim yksek grnyordu. Birka para gazete kad bulup ilk siftah yaptm. Stktan sonra dar kp belam aramaya karar verdim.

9

Sokaklarda biraz turladktan sonra barn birinde karar kldm ve gece yarsn geene dek itim. Caddeye km eve doru yollanrken, birilerinin arkamdan seslendiini duydum. Dnp baktm da, yabanc olma ihtimali yksek adam bana doru yaklayordu. Yanma geldiklerinde yanlmadm anladm. Yabancydlar. ngilizce’m yoka yakn olduundan ne istediklerini anlamak benim iin ok zor olacakt. Byle bir durumda herkesin ilk olarak aklna gelebilecei gibi, benim de ilk olarak aklma gelen dnce bir adresi aryorlar olma ihtimaliydi fakat el kol hareketleriy-
le de desteklenen bir diyaloun ardndan heriflerin bambaka
bir eyin peinde olduklarn anlamam fazla uzun srmedi nk istedikleri eyin ne olduunu ok iyi biliyordum: Esrar...
Dorusunu sylemek gerekirse ilk nce biraz bozulmadm da deil. Demek ki dardan baknca bir satc gibi grnyordum. “Tipim kaym olmal,” diye dndm.
Heriflere basn gidin demek geiyordu aklmdan ama hallerine bakp vazgetim. Malszlk balarna vurmu olabilirdi. Fazla dnmeden, kendinden gayet emin tavrlarla, “Okey hallederiz, beni takip edin. Come on, come on,” diyerek taktm herifleri peime.
lk aklma gelen kii tabi ki bo sersemiydi. Onu bulmak iin heriflerle beraber barlara girip kmaya baladk. Kendimi bir turist rehberi gibi lanse etmeye alyordum evreye. Nihayet barn birinde pineklerken buldum bo’yu. Geen ki klndan eser yoktu. Rengarenk, iren bir gmlek vard zerinde. Dudann sol taraf patlam, suratnda ufak tefek izikler vard. Pek parlak bir hafta geirmie benzemiyordu. Tiplere “Siz oturun ben geliyorum” diyerek, -tabi ki iaretlerle- bo’nun yanna gittim.
“N’aber bo’cuum gmlein ok gzel, yine ok ksn.”
“Siktir lan...”
“Geen gn thanks filan diyordun.... Bak sana thankslik arkadalar getirdim.”
“Kim onlar...? Turiste benziyorlar.”
“Yabanclar.”
“Eee...?”
“Adamlar mal istiyor moruk.”
“Ne mal olum... Benim normalde satmadm biliyorsun.”
“Tabi ki dostum satmadn biliyorum ama bu tipler beni yoldan evirdi. Benimde aklma ilk sen geldin. Var m yannda?”
“Manyak msn sen, ne sikime taktn olum bunlar peine! Polis molis olmasnlar?”
“Yok yok... Ben de ayn eyi dndm de... Konumalarndan belli yabanc bunlar.”
“H... yi yleyse. Ne kadar istiyorlarm sylediler mi?”
“Yok, sormadm ama sen ne yetecek kadar orta boy bir plaka ayarlarsn ite.”
“Basl yok toz var.”
“Bunlarn basabileceini zannetmiyorum, turistler lan ite anla.”
“Tamam hallederiz. Ben otuz milyon alrm sen ne kadar koparacaksn?”
Doru ya ben ne kadar koparacaktm? Hem heriflere kuryelik yap hem de komisyon alma. Ne kadar budala olabiliyordum bazen.
“Ben bir belik alrm diye dnmtm.”
“Tamam o zaman otuz be dersin onlara. Senin evin arkasndaki soka biliyorsun...?”
“H... Evet.”
“Sokaktaki okulu da biliyorsun?”
“Evet.”
“u an okulun duvarnn nne park etmi drt be tane araba var tamam m? Aralarnda bir de krmz Renault Brodway var, mal onun sol n tekerleinin stnde olacak. Bir saat sonra oradaym anlatk m?”
“Ne diyorsun sen bo? Ne arabas, ne soka olum, zerinde mal yok mu? Bamz belaya m sokacaksn?”
“ekiniyorsan yolla gitsin lavuklar baka trl olmaz.”
Dndm tandm, be teklik ar bast.
“Tamam. Konutuumuz gibi bir saat sonra oradaym.”
“Gzel... Git imdi heriflerden paray al darda verirsin.”
bo knca ben de heriflerden paray alp arkasndan ktm.
“Al bakalm tam tamna otuz milyon.”
Paray sayp cebine indirdikten sonra pi pi srtt.
“Thanks.”
eri dnp, heriflerden bir iki bira itim. Vakit gelince ben nde, onlar arkamda dtk yola. Sersemin teki olduumu dnyordum. artl tahliyemden dolay kmda patlamay bekleyen bir buuk yllk cezam bulunuyordu ve buna ilaveten uyuturucu satna araclktan alacam cezay ekleyince, bir dahaki belediye seimlerine kadar yatabilirdim ieride. Yolda yrrken, korkudan bo’nun aslnda bir polis olmas da dahil bir sr samalk geti aklmdan.
Sokaa vardmzda, ansa bir Allah’n kulu yoktu ortalkta. Etraf iyice kolaan ettikten sonra, syledii krmz arabaya yneldim. Karanlkta fark edemediim bir kedinin kuyruuna bastm. Ciyak ciyak bard, neredeyse btn soka ayaa kaldracakt sevimsiz yaratk. dm bokuma karmt. Arabann sol n tekerleini yokladm dedii gibi mal aynen oradayd. Bir para gazete kadna sarlm ekilde. Mal oradan abucak alp bizim misafir kelere verdikten sonra hemen tymelerini syledim. Teekkr edip srtarak gittiler.
Evimin nne geldiimde sarhoun biri kepengin dibinde szm yatyordu. Uyanp yolu amas iin drttm. Uyand, gz gze geldik.
“Paran var m birader?”
Cebimi yoklayp, biraz bozukluk verdikten sonra odama ktm. Isnm bir ie bira buldum. Oturup bir sre itikten sonra bitiremeden uyudum.

10

Barda iler tm rutinliiyle yryordu. Mmkn olduu kadar gze batmadan iimi yapmaya alyordum ve yeniden bir eyler karalamaya balamtm. Eve yakn bir sokakta bir ktphane kefetmitim. Vakit bulduka uruyordum oraya. ok czi bir aidat karlnda istediin kitab dn alabiliyordun. Sonra gide gele sahibiyle ahbap olmu, bir gn herife yazdklarmdan bahsetmitim. lerine yarayacak bir eyler olduuna kanaat getirirlerse, ktphanenin dergisinde yaynlayabileceklerini syledi. Bir ykm yaynlandlar ve iyi tepki aldm ve istersem devam edebileceimi sylediler. Devam ettim ardndan bir ykm daha yaymland ama daha sonras iin bir fikrim yoktu yazmaya devam etmekten baka.
Bir leden sonra iler nasl gidiyor diye uradmda, ktphanenin yanm olduunu grdm. Yanmt veya bir sebepten dolay kundaklanmt. Uzun bir sre, sahibinin izini srdm fakat bulamadm. Ktphanenin bana neler geldiini de hibir zaman renemedim.
Cengiz diye yeni bir eleman balamt ie, pek fazla ortak yanmz olduu sylenemese de iyi geiniyorduk. Ayan kaydrmaya alan patron yalakas tiplerden deildi, bu da benim amdan iyeri arkadal iin yeterli bir kstastr.
alrken garip espriler yaparak ara sra beni gldrd de oluyordu. Tarlaba’nda kendi gibi doudan gelmi arkadalaryla, bir bekar evinde kaldn sylyordu. Srekli, “Bir gece bana gidelim,” der dururdu fakat bu tr arkadalklara ak biri olmadm iin, “Tamam, tamam” der oyalardm. Bir gece bo bulundum ve ertesi gn gideceime dair kesin olarak sz verip yakay kaptrdm. Ertesi gn ikimiz de izinliydik.
“Sana bir srprizim var bu gece deyip duruyordu,” akam evine doru yrrken.
“Ne srpriziymi sylesene arkada unu.”
“Bu gece bizim ocuklarla eve kar ardk.”
Srtyordu bir yandan, ince uzun bir yz vard ve uzun sre baknca insan yoruyordu.
“Ne kadn, fahie mi?”
“H h... Paran var m?”
“Ne paras olum, bende fahieye verecek para yok.”
“ok deil be baba...Yabanc deil bunlar bizim srekli yattmz kzlar, bazen para bile bile almazlar. Hem ben sana bir kyak yaptrrm.”
“Hastalk, mastalk kapmayalm?”
“Yahu ne hastal... Diyorum ya iki yldr srekli takldmz kzlar bunlar.”
Ev, khne bir apartmann giri katyd. “te bizim kk,” diyerek pencereye tklad. Perdeyi aralayp bizi gren biri kapy at. Kap alr almaz btn yoksul bekar evlerine sinen o ac berbat koku geldi burnuma. Kapy aan elemanla tokalatk girite. Adnn Mesut olduunu syledi. Yz Kk Emrah’n kklne benziyordu.
Oturma odasna getik ieride kadn olmak zere biz-
den baka be kii daha vard.
“Arkadalar bu Ferit iyerinden arkadam.”
Okey oynuyorlar, bir yandan da yerdeki tepsinin iindeki kocaman kzarm tavuu didikleyerek tknyorlard. Hepsiyle tanmak zorunda kaldm. Kzlardan ikisi Trk, dieri Romen’di fakat Romen olan Trke biliyordu. Dier kzlardan biri rahatlkla yz kilonun zerindeydi. Tabi ki en ok o didikliyordu tavuu. Ad Nermin’di. Dier Trk kznn ad Serpil, Romen olannki Elena’yd. Barmalar, armalar ve kahkahalar arasnda baya eleniyormu gibi grnyorlard. Ksa bir tereddtten sonra, Elena’nn Serpil’den daha gzel olduuna karar verdim.
“Keyifler nasl ortam beendin mi?”
“Demek her gece byle alemdesin.”
“Dostum sana bouna m, “Bir gece bana gel, bana gel” diye, bann etini yiyorum gnlerdir.”
“Yaknlarda iki alabileceim bir yer var m?”
“Kede bir bakkal var ama ne alacaksan para para al, evde buzdolab yok nk. Isnmasn...”
Tarif ettii yerden be ie Efes Pilsen alp, bir de otuz belik bir ie cinin parasn deyip, cini soumas iin buzdolabna koydurtup geri geldim. Kapda Cengiz karlad beni. Heyecan iindeydi.
“Dostum Elena’ya senden bahsettim. ster misin?”
“Bilmem ki ... oktandr el arabasna taklyorum ben.”
“Eee...?”
“....”
“Bak... Elli milyona olur dedi.”
“En fazla otuz milyon verebilirim.”
“Otuz milyonu hayatta kabul etmez.”
“Baka para yok ben de eleman.”
“Peki tamam... Bir eyler yapmaya alrm.”
Millet elenmeye devam ederken; ben sessiz, bir keye ekilmi iiyordum. Arada srada sorulan sorulara cevap veriyor, yaplan esprilere srtyordum.
Daha ok Elena’yla bakmaya alyordum. Gz gze geldiimiz anlarda, onu istediimi belirten apkn bir ifadeyle glmsyordum.
ki saat kadar sonra biralar bitmiti. Dolaba koydurttuum cinin soumu olduunu dnerek, tekrar kedeki bakkala gitmek iin odadan ktm. Kapya ynelmiken, bir an tuvaletimin geldiini hissettim. Fena sktryordu meret. Bakkala kadar tutamazdm. Hemen tuvalete benzer bir yer bulmak iin sama soluma bakndm. Tam karmda duran kap tuvaletin olmalyd, nk dierinin arkasndan sevime sesleri geliyordu, oras yatak odasyd muhtemelen. Hzla ieri daldm karmdaki kapdan. Doru yerdeydim fakat ieride ne oturabileceim bir klozet, ne de alaturka delikli ta gremiyordum.
Duvarlarn birinin dibinde yerde, suyun gitmesi iin bir delik vard. Delii kontrol ettiimde, ufak bok paralar grdm. Buraya syor olmalydlar. Geri dnp, emin olmak iin Cengiz’e sormay dndm fakat buna vakit yoktu. Ayrca, bylesine rezil bir tuvaleti olduu iin herifi utandrabileceimi dnerek, hemen oraca bir smk brakverdim. Daha sonra, be dakika kadar boku iteleyip delikten gemesi iin uratm.
Cini alp dndmde kapy yine Cengiz at.
“Dostum krka kadar dt kar.”
“Otuzdan fazla almaz benden moruk.”
“Ne pis adammsn lan sen. Otuza ineceini zannetmiyorum ama bir denerim yine.”
Hakikaten ne pis adamm diye dnerek, mutfaktan bir bardak alp ieri dndm. Oturunca aklma tuvalet takld, acaba deliin etrafnda bok kalm myd?
eride elenen heriflerden birinin boklar grdkten sonra, odaya gelip beni kastederek: ”Hey millet! Birisi tuvalete sp berbat etmi!” dediini dnnce rktm. Hzla tuvalete gidip, kalan ufak tefek bok paralarn da delie iteledikten sonra, kafam rahat bir ekilde odaya dndm. erdekiler bir yandan okey oynamaya devam ediyor, bir yandan da sklanlar dier odaya geip on be, yirmi dakika sevitikten sonra geri geliyordu. Bir iki ufak apl muhabbetin dnda kimseyle ilgilenmiyordum. Odada yok gibiydim. Sevimek iin odadan birileri ktm kurt kesiliyordum.
Gzlemleyebildiim kadaryla benim Elena’y iki kii, Serpil’i ayn iki kii ve baka iki tip daha, balina Nermin’i ise ben hari herkes ddklemiti.
Vakit artk gece yarsna gelmiti ve Elena’yla ilk balarda yakaladmz elektrik yok olmu, tatl bakmalar bitmiti. Yaptm pastrmac pazarlndan dolay, at bokuna bakar gibi bakyordu bana. Haksz da saylmazd.
Cin bittikten sonra kp iki bira daha alp, iki defterini kapamaya karar verdim. Dnte Cengiz’le karlatk.
“Tamam, otuz milyona evet dedi kz.”
“Tebrikler moruk.”
“Sen imdi direk yatak odasna ge, ben birazdan kz senin yanna yollayacam. Tamam m?”
“Tamam.”
Be dakika sonra kz odann kapsndan ieri szld ve kapayp yatan kenarna kt. I kapatmas iyi olmutu. Dardan gelen k yle byle aydnlatyordu zaten oday.
“Merhaba,” dedim utana skla.
Defalarca oturmuluun olsa da kirli bir yatan kenarnda, yznde hep o sokak kpei hznnle kalakalrsn karsnda bir kadnn.
Sevimek ou zaman alamakl bir durumdur aslnda. Unutmaya altmz bir sr lanet eyin matemi gibidir. Bir kadnla bir erkein karanlkta oynad en hznl, en ocuka oyundur ve her kadn ilk kadndr.
“Merhaba,” diyerek girdi odaya. Glmseyerek karlk verdim.
“Merhaba.”
Gmleimin cebindeki sigarama uzanrken “er misin?”, diye sordum.
“H h...”
ki tanesini birden yakp, tekini ona uzattm.
“Teekkrler.”
“Pazarlk iin kusura bakma, cann skm olabilirim.”
“nemli deil alknm byle eylere.”
Yerde duran bira iesine uzanp bir frt aldm.
“er misin?”
ieyi elimden alp kk bir yudum da o ald.
“Cengiz’le beraber mi alyorsun?” diye sordu.
“Evet.”
“Sen ne zamandan beri Trkiye’desin?” diye sordum.
“Be yldr...”
“Zor olsa gerek... Dnmeyi dnmyor musun lkene ?”
“Bir gn dneceim elbette ama u an almak zorundaym.”
“Anlyorum,” anlamnda bam sallayarak biradan bir frt daha aldm. O da ald.
“Dierlerinden farkl birine benziyorsun... Tahsilin var m senin?”
“Olacakt braktm, ekonomi okuyordum.”
“Neden braktn?”
“Benim de almaya ihtiyacm var. Bir de yazmaya...”
“Yazar msn sen?”
“Deilim.”
“Tuhaf birisin sen. Biraz kafay yemi gibi bir halin var.”
“Teekkr ederim.”
“Balayalm m?” diye sordu.
“Sen bilirsin...”
Yava yava zerindekileri karmaya balad. O soyunurken, ben biram yudumlayp onu izliyordum. Bir zamanlar birilerinin akla dokunduu bu zgn harikulade vcut imdi beni bekliyordu. Son olarak boynundaki hal kolyeyi karp, elbiselerinin zerine brakarak yataa uzand.
“Hadi gelmiyor musun...? Yoksa davetiye mi bekliyorsun?”
Soyunduktan sonra zerine kp, dudaklarm dudaklarna gtrdm. Birka dakika tutkuyla ve itahla ptm onu. Elena’da ayn itahla karlk veriyordu.
Sonra omuzlarn ve koltuk altlarn pmeye baladm. ki para kor ate gibi yanarken birbirine kenetlenmi bedenlerimiz, ikimiz de salvermitik kendimizi ve daha fazla bekleyecek halimiz kalmamt. Bir an nce o dayanlmaz tadn doruklarna kmak iin sabrszlanyorduk fakat bir terslik vard; onu bu kadar arzulamama ramen, sonuna kadar devam edebilecek gc bulamyordum kendimde. Bir terslik olduunu o da anlamt. Terden srlsklamdm.
“Neyin var...? Yapamayacak msn?”
“Bilmiyorum... ok itim galiba.”
“Yardm etmemi ister misin?” diye sordu. Nedense, efkatli bir fsldamayla. “ Ne yapabilirsin ki,” diye cevapladm umutsuzca.
“Rahatla biraz... Bana brak kendini” dedi ve dudaklarma kk bir pck kondurup ardndan harika bir kvraklkla aaya doru szld. Vcudumdaki milyarlarca hcrenin her biri onu deliler gibi istiyordu ama...
Hz. Sleyman be bin kadnla nasl baa kyordu bilmiyorum ama Havva’nn Ademin kaburga kemiinden yaratld kocaman bir yalan.
Bir erkek, kadnn kollarndayken vcdundaki kan basnc cinsel organn harekete geirecek dzeyde deilse bir hitir.
Tanrnn insan yaratrken iine ruhundan flediine de inanmyorum. Hatta ou insann bir ruhu, bir beyni ve bir vicdan olduuna bile inanmyorum. nsan doduu andan itibaren ac ekmeye mahkum iyi planlanm bir barsak sisteminden baka bir ey deildir.
“Allah belam versin!” diye kzyordum kendime.
ki iesi ve kadn birbirinin en byk rakibiydi. kisini ayn anda hibir zaman idare edemezdin. Arada bir, birini tekiyle aldatmay becerebilmeliydin.
“Dur,” dedim. ”Kendini yorma olmayacak galiba.”
“Evet... ok imisin sen,” diye cevaplad.
“Kusura bakma uratrdm seni” diyerek, dorulup toparlandm.
Birer sigara yakp, bir sre ylece konumadan oturduk.
“Hadi giyinip kalm istersen.”
Cevap vermeden, sessizce hareketlenip giysilerini bulmaya koyuldu. Ben de hzla donumu, pantolonumu zerime geirip, kza anlatmz otuz milyonu vermek iin elimi cebime daldrp para kardm fakat otuz milyon kmyordu. Tam tamna yirmi dokuz milyon yz bin liram kalmt. ki alrken hesab arm, eein bir tarafna su karmtm. “te” dedim iimden, “Rezaletin son perdesi inmek zere.”
Beynimden aa kaynar sular dklmt. O an yer yarlsa hi dnmeden girerdim iine. Eer ki, cebimi kartrp paralar saydm grmemi olsa, ieri gidip Cengiz’den stn tamamlayabilirdim ama hesap kitap yapt-
m, parann kmadn anlamt. Bu nedenle gidip para isteyemezdim. Gidersem, yataktakinden daha beter rezil olacaktm.Velhasl her eyi anladna gre ve yaptm onca pazarlktan sonra, daha fazla klmeden her eyi oluruna brakmalyd. Paralar toparlayp yz bin liralk bozukluu tekrar cebe koyduktan sonra gerisini uzattm.
“zgnm para tam kmyor... Burada tam yirmi dokuz milyon var.”
Hibir ey sylemeden paray alp antasna koydu.”
“nan ok zgnm... Cann sktm.”
Biraz duraksayp yzme bakt ve glmseyerek, “Senin tuhaf biri olduunu anlamtm,” dedi.
Kapy am odadan kmak zereydi ki tekrar dnp, “Senin cann bir eylere sklyor deil mi?” diye sordu.
armtm. Cevap vermeden ylece bakyordum yzne.
Sonra, “Daha az dnrsen daha az ac ekersin,” dedi ve odadan kt.

11

O olaydan bir sre sonra bardaki ii braktm. Birilerine iki datmak dnda bir eyler yapmak istiyordum.
“Artk kendi iimin patronu olmak,” gibi bir dnceye hibir zaman kaplmyordum tabi ki. nk bunu bile yapamayacak kadar basiretsiz fakat asgari crete belini krarken aldatldnn farknda olacak kadar da zeki bir adamdm. Ben kendi planladm cinayetin hem kurban hem katiliydim. Bylelikle yine kendi kendimin patronu veya kendi kendimin tanrsydm diyebilirim.
Tekrar harl harl i aramaya balamtm. Sabahn alts yedisi gibi kalkp zorla bir eyler attrdktan sonra, nme serdiim gazetelerin eleman aranyor sayfalarndan, mracaat edebileceim i ilanlarn tespit edip yollara dyordum. oundan, bekleme salonunda bekleirken, bavuru formundaki sabka kayd blmn grr grmez vaz gemek zorunda kalyordum.
Vazgemek... Her eyden vazgemek iin bir sr sebep varken neden hep devam etmek isteriz?
Mermileri tutmaya alan aptallarz biz. nsanln krelmi umutlar, ldrlm vicdanyz.
Birbirinin ayn gnler bir karabasan gibi yaprken boazmza, adalet; ucuz bir otel odasnda tecavze uram bir gt deliidir. “Nerede tanrlar! sa nerede? Muhammet’in tanrs Allah nerede!” diye barp sokaklarda, hkra hkra alamalyz.
Barmalyz. nk BZE YALAN SYLEDLER!
Sabka kaydn soruturmayan ilerse korkun eyler talep ediyorlard.
Asgari crete gnde on iki, on drt saat mesai, izin yok, sigorta yok. Karnn doyurabilmen karlnda senden hayatnn geri kalann istiyorlard.
Bir sr bekleme salonu grdm ve o salonlarda bekleen; gnleri, genlikleri, ellerinin yumuakl, mrleri alnm bir sr insan. .
Ve bir sr acmasz ayrnt vard dikkat etmen gereken, yoksa kaybederdin.
Baz iler iin sahtekar grnmen ve karndakine gven vermemen gerekirdi. Bu elektrii zellikle almak isterdi seninle gren adam . Elektrik diyorum nk, hibir zaman bir adamn tam anlamyla drst veya sahtekar olduuna emin olmazlard. Bu bir risktir. Sahtekar gibi grnmeye alan bir budala, bir korkak da olabilir karlarndaki adam. Bir dzenbaz, karsndakinin dzenbaz olduunu anlamasna tam olarak izin vermez, sadece derinden ve sinsice bir telepati kurar onunla.
Bylelikle, iyi bir mlakattan geirilmeden ie alnan drst bir muhasebeci, vergi karan bir irketi ay iinde rahatlkla batrabilir.
Bazen bitirim, el kol hareketleriyle konuan bir tip gibi grnemediin iin kaybederdin.
En nemlisi ise grnmd. Ypranm bir halin olmalyd. Kabullenmi, yenik ve aresiz oturmalydn karlarnda. Boazna yapp kndan terler akarak altrrlarken, birka gn sonra kaamayacandan emin olmak isterlerdi.
Kapsna gittiim ilanlardan biri de, Osmanbey’in arka sokaklarnda bir ekmek ve pasta imalathanesiydi. Herifin biri, unun her sabah depodan imalathaneye tanmasndan, ekmeklerin, pastalarn piirilmesine, sonra paketlenip ayrlmasna kadar ile ilgili bir sr vr zvr ayrnty bana anlatrken, bir yandan da srekli ellerime bakyordu. Hamura ekli veren usta hari, kasalarn tanmas da dahil herkesin her ii yaptndan, iin zor ve titizlik gerektiren bir i olduundan, sabr ve zahmet istediinden dem vuruyordu. Bu tempoyu kaldrabilir miydim?
“Evet,” demitim. “htiyacm var bu ie.”
kna olmua benzemiyordu. Orospu ocuunu rahatsz eden bir eyler vard sanki. Srekli ellerime bakyordu.
Ellerim ok byk deildir ve biraz narin bir grnme sahiptir. Herhalde gt lalesini rahatsz eden duygu buydu. Ar ilere gelemeyeceimi dnyor olmalyd.
Ertesi sabah frna telefon atmda ie eleman aldklarn syledi biri. Sesinden tanmtm oydu. Kapatrken, “u eller meselesi deil mi?” diye sordum. “Buyur! Anlamadm,” diye karlk verdi. “Bo ver,” dedim kapattm.

12

Eve dnp on onbe dakika duvarlar yumrukladktan, leden sonra bir plaka imalathanesinden ve gelinlik kzlar iin eyizlik dantelli rtler, araflar ve insan ldrtan daha bir sr vr zvr satan bir maazadan ret cevab aldktan sonra, akama doru kendimi sokaklarda buldum.
Yine bildik bir akamstyd. nsanlar iten, evden okuldan ve daha bir sr yerden km, ortalkta sevimsizce dolanyorlard. Satc sesleri, korna sesleri, dilenci sesleri ve ku sesleri birbirine geiyor ve bu uyumsuz grlt orkestras insan yoruyordu.
“Ne yapabilirim?” diye dndm. Ceplerimi yokladm be on gn daha i bulamadan geerse iflas bayran ekmem yaknd. Gidip iyi bir lokantada mny kartramaz, ya da kendime yeni bir ceket alamazdm ama yine de gidip bir yerlerde ucuza birka bira iebilirdim.
Fena deildi... siz biri iin durumu kurtarabilmek, ertesi gne bir para da olsa umut brakrd. Bazlar iinse umut hi yoktur. Bir irkette genel mdr olmak ya da bir sokak arasnda rlplak lmek...
“Biraz dolamal,” diye dndm. Canm katlanlmaz derecede sklyordu. Skntmn sebebi ellerimin ar iler iin yeterince byk olmamas veya ertesi gn yeniden alabileceim ret cevaplar deildi. Duru, yaln, anlamsz, kuru bir skntyd. Hatta hibir sebebi yoktu da diyebilirim. Dolamak istememin de bir sebebi yoktu. Aslnda bu saatlerde at katmda arap iip sar leblebi yiyor ve intihara dair bir eyler yazyor olmalydm. Tm bunlar kafamdan geerken, farknda olmadan caddedeki kalabala karm olduumu fark ettim.
Kalabalklar; ehrin her kesinde durmadan oraya buraya kouturan, iyerlerinden kan, alveri yapan, elenmeye giden, otomobil kullanan, doyumsuz, mutsuz yzler sergisi. nsan kendini bu hengamenin bir paras gibi hissettiinde, daha da rahatsz oluyordu.
mtm. Parmamn ucuna takp srtmdan sallandrdm ceketi giydim ve bir sigara yaktm.Yrmeye devam ediyordum ve tm rahatszlma ramen ben de bu kalabaln iinden biriydim. te sigaram agresifce tttrp, onlarla beraber bilmediim bir yere doru gidiyordum.
Kalabalkta herkes birbirinin ayn gibi grnyordu. u
kardan gelen adamla ne kadar da benziyorduk birbirimize; orta boylu sakall yakklca bir adam. u kadnn baklar tpk benim gibi keskin ve dnceli. Bir an iin iimdeki sknty tekrar ok gl bir ekilde duyumsadm. Bir eyler, vakit ldrecek bir eyler bulmalydm. Yarn yine sabahn krnde km kaldrp, kap kap i dilenecektim naslsa.
Ne garipti, yaammz boyunca zamann byk bir ksmn istemesek de kurtulup rahatlamak zorunda olduumuz bir bela gibi savuturmak, ldrmek zorundaydk.
yiydi aslnda. Zaten, kazanmay dndmz zaferlerin ilk klar hep o ldrmeye altmz anlarda arpmaz myd yzmze?
Cebimdeki paray tekrar kontrol ettim ve caddenin yukarsndaki bara gitmeye karar verdim. Pek sevmezdim oray. ehrin en artk ve en sorunlu tipleri derdi bu bara. Niteliksiz, kiiliksiz, tiksindirici... Ayn zamanda, kt niyetli birinin geceyi bir kadnla geirme rveti karlnda ehrin ime suyuna siyanr atma teklifini kabul edebilecek lde kontrolden km adamlard ama arada bir iyi paralar da derdi. Geri dndm ve yukar doru yrmeye koyuldum. Dnerken iyi giyimli, tral, genten bir herifle arptk. Herif kesif kokulu bir parfm srmt. Daha ok, salatalk kokusuna benziyordu. Maydanoz ya da havu da olabilirdi. Nedenini bimiyordum ama birden herifi yz paraya ayrmak geldi iimden. “Pardon!” diyerek yoluma devam ettim. Midem bulanmt, adamn kokusu hala burnumdayd. ten ie kzyordum kendime; ne zaman iler yolunda gitmese o kahrolas ileri yoluna koymak yerine, zor da olsa, sama da gelse, ayakta kalabilmek iin bir takm kararlar almak formller bulmak yerine, kendimi ehrin en kalabalk kelerinden birine atyordum. Byle durumlarda insanlarn arasna dalmann, her eyin daha da iinden klmaz bir duruma dnmesinden baka hibir ie yaramadn daha nce defalarca grmtm.
nsanlar, birbirlerinin kompleksleriyle besleniyor aralarndaki iletiimi de eziklik ve baarszlk duygusuyla kuruyorlard. Birbirilerinden nefret etmiyorlard ama birbirilerini kskanyorlard. Askerde, iyerinde, hisse senetleri alrken, otomobil kullanrken, makyaj yaparken, srf yaparken... Ama hep bir stte olmakt. lerindeki eziklik duygusunu bastrabilmek iin srekli yeni eyler, yeni zevkler yaratmaya alyorlard. Kredi kartlar, ithal ss kpekleri, fast foodlar,
defileler, mzayedeler hep bu yzden vard sanki. Oysa ben insanlara kar nefret duyuyordum. Farkl olduuna gerekten inanyorsan nefret gzeldir. nsann kendisini iyi hissetmesini salar. Byk baarlarn ilk admlar hep nefret duygusuyla atlr.
Hava kararmaya yz tutmutu ve daha serindi. Bara yaklamtm, admlarm hzlandrarak bir sigara daha yaktm. On be, yirmi adm daha yrdkten sonra ierideydim. erisi tenhayd. Dolu bir barda imek, semt pazarnda kt mzik yapan bir orkestray dinlemek zorunda kalmak gibi bir eydir. Eski solcular, mistikler, kk orospular, metalciler, delikanl ayana yatanlar, feministler, ibneler, para dilenenler, airler, fordcular, gevezeler, varoluular, acemi iiciler, ha babam erez gtren mzmin yalnzlar... Btn gece zerinden sandan solundan geen bu gruha katlanmak zordur. Sabr, kondisyon ve para ister. Biram aldktan sonra kyda kede bir yere geip oturdum. be kii televizyondaki futbol man seyrediyor bir iki yeni yetme kz ortalkta k sallyor ve mzik insann kafasn tepeliyordu. Bir sre ylece oturdum. Be on dakika sonra tuvalete gidip dndmde, irkin ama seksi bir kadn arpt gzme. Kadn da beni fark etti, birka kere gz gze geldik sonra daha uzun ve sk bakmaya baladk. Baklarmz giderek daha anlam kazanm belki de anlamszlamt fakat aramzda gl bir ekimin olduu kesindi. Uyarldm hissediyor, buna engel olmaya alyor fakat engel olamyordum. Btn gcmle kadnn iinde patlamak istiyordum. Onun baklar da benimkinden farkl saylmazd. Onunla konumaya karar verdim. Biram dipledikten sonra yanna gidip kulana eilerek “Seninle sevimek istiyorum,” dedim. Kulana eilirken kokusunu duymak beni daha da heyecanlandrmt ve zannedersem benim nefesim de onu uyarmt. Ne diyeceini bilemez bir ifadeyle yzme bakyordu. Kar koymak ister gibi bir hali vard ama kar koyamayacan seziyordum. Cesaretim iini kprdatmt.
“Ne dedin...? Anlayamadm,” dedi. Kendini toparlamaya alarak.
Yineledim, “Seninle sevimek istiyorum.”
“Seni hayatmda ilk defa gryorum ve bir merhaba bile demeden, gelip benimle sevimek istediini sylyorsun. Bunu srekli yapar msn sen?”
“Hayr.”
“Peki iki insann sevimesi bu kadar kolay m sence?”
“Elbette hayr... Ne demek istediini anlyorum ama sadece drst olmaya alyordum. nan, uzun zamandr bir kadna kar bylesine cesur olabilecek denli bir eyler hissetmemitim. Hem, herkesin yapt gibi nce bir iki yapay cmle bulup, sonra tanrdan ve siyasetten bahsedip laf yine sevimeye getirebilirdim deil mi ?”
“Drst olman seni hakl karmaz ki.”
“Kadnlarn ou senin gibi biliyor musun... Size gerei deil, duymak istediklerinizi sylememizi bekliyorsunuz.
Herkesle yataa girilmez kabul ediyorum ama hep ak olmay bekleyemeyiz ki.”
Blf yapyordum. O da anlyordu aslnda. Bir tr oyun oynuyorduk sanki. Birasndan bir yudum ald.
“Ben sana bana ak ol demiyorum ama biliyorum ki, bu akam sevisek ve birka gn sonra burada tekrar karlasak
beni tanmayacaksn belki de.”
“O kadar aptal biri miyim sence?”
“Bilmem, seni tanmyorum ki.”
Yerime dnmeye karar verdim.
“Belki de sen haklsn ama seni gerekten istemitim. Merak etmitim.”
Blfn blfn yapyordum bu sefer. Yerime geip ona doru hi bakmadan imeye devam ettim. Beni dndn ve hala beni izlediini biliyordum. Deli gibi sevimek istiyordu benimle. Gelecekti... Gelecekti... Gelecekti... Ona yatakta neler yapacam dlyordu belki de. Nasl peceimi, iine nasl gireceimi...Yanlmamtm yarm saat sonra yerinden kalkt ve yanma geldi. Glmsyordu. Bu sefer o kulama eilerek, “Hadi gidelim” dedi. Yerimden kalktm. Belime sarld ve ktk. Gece sevitik...
Sabah olduunda her ey yine eskisi gibiydi. nsanlar sokaklara dnmeye balamlard.

13

“AYDA 1100 DOLAR KAZANMAK STER MSNZ! Hzla genilemekte olan holdingimizin bnyesinde ofis ierisinde grevlendirilecek, az lise mezunu, diksiyonu dzgn, prezantabl, yetitirilmek zere bay ve bayan elemanlar aranyor.” lan okuduktan sonra yetitirilmek zere yazan adresin yolunu tuttum.
Sana o holdinginde ancak bir yneticinin kazanabilecei aylk paray teklif eden ve “Yetitirilmek zere,” diye balayan ilanlar hi amaz bir ekilde sigorta veya baka bir maln pazarlama ii kar. Yetitirme dedikleri de, seni oraya nasl arp kafaladlarsa, birka gn iinde retecekleri bir iki numarayla senin de bir bakasn kafalayp, kazklama kvamna getirmektir. Yoksa, sana ayda bin yz dolar deyip yedi ay sonra da “Bak arkada biz seni yetitirdik. Bundan sonras artk sana kalm. Holding senin kafana gre takl.” demeyeceklerdir.
Elimde adres yazan kk bir gazete kuprnn yardmyla, bir pasajn iinden kat ktm. Doru yerdeydim bronun kapsn aldm. Kapda “Reenkarnasyon Sigorta Hizmetleri” yazyordu. Kapy elli altm yalarnda bir adam at. Salar dklm, efendi, naif bir memur emeklisine benziyordu.
“Buyurun?”
“Ben i ilan iin gelmitim de...”
“Ha... Gel evladm buyur gir ieri.”
eri girince hemen nne bir kap daha kyordu. Ofis olarak kullanlan bu kk odann giriine bir masa koyup, bana da geleni gideni karlayp, bir yandan da telefonlara bakmas iin bu adam oturtmulard.
“ Sen otur evladm, ben ieriye geldiinizi haber vereyim.”
Adamn masasnn yanndaki, ieride bulunan tek sandalyeye ktm. Adam kapy alp ieriye kafay uzatt.
“Okan Hanm bir arkada daha geldi i grmesi iin. eri gelsin ister misiniz?”
Tm holding gt kadar bir yerden olutuu iin, ofis kapsnn hemen dibinde oturuyordum ve oradan kadnn nefes aln bile duyabiliyordum.
“Hzla genilemekte olan holdingimiz...” Ulan bu holding daha nereye kadar genileyebilir ki? En fazla yan daireyi de satn alrsn, sonra kolonlar ykp ikisini birletirirsin arkada.
“Mnip Bey u an Eraslan Bey’le grmeyle baladk. Yeni gelen arkadala on be dakika sonra tek bana grrsek daha iyi olur.”
“Peki Okan Hanm.”
Adam direktifi alnca gelip masasnn bana oturdu. Sonra da, ekmeceden kard bir bavuru formunu elime tututurdu.
“ Beklerken bir yandan da u bavuru formunu doldurun beyefendi.”
“Tabi. Kaleminiz var myd?”
Uzatt kalemi alp, kad doldurmaya baladm. Sabka kaydyla ilgili bir blm yoktu. Bavuru formunu doldurmaya alrken, ierideki konumalar ok rahat bir ekilde duyuyordum.
“Evet ite dediim gibi Eraslan Bey farkl cret sistemimiz var. Sadece maa, maa art prim veya sadece prim sistemi. Bunlardan birini semek sizin tercihinize kalm olmakla birlikte, ben size prim sistemini tavsiye ediyorum.”
Burnuma gelen ilk kt koku, herkese ayn ekilde sylendii belli, eytanca bir plann ilk aya gibi grnen ve iinde sinsi anlamlar barndran bu cmle olmutu. Yahu hangi geri zekal bu seenekten maa art prim sistemi dururken, ne id belirsiz bir prim sevdasnn peine taklr ki? Ho bana sorsa, “Arkada beni primle mirimle uratrmayn. Bana her ay zamannda maam deyin yeter,” derdim.
“Demek sadece prim sistemi, maa art prim sisteminden bile daha kazanl diyorsunuz Okan Hanm.”
Yapma Eraslan’m. Etme yiidim. Anlamyor musun bir kumpasla kar karyasn. altr kafay biraz. Salla ban al maan varken, niye kendini sigorta sektrnn bir neferi pozisyonuna getirme gayreti ierisindesin. Primleri kapmak iin yedi slaleni Reenkarnasyon Sigortadan sigortalatsan
bile, yedirirler mi sanyorsun sana bu primleri.
“Tabi ki canm... Aka sylyorum; size teklif edeceimiz cret ok dk ve sizi hi tatmin etmeyecek bir miktar. Maa art prim sisteminde de, alacanz primin yzdesi normal primle kyaslanmayacak derecede dk bir yzdeyle hesaplanacak. Kendi ufkunuzun snrlarn ve kazancnzn miktarn kendi performansnz, enerjiniz ve yeteneinizle belirleme ansnz varken, neden kk dncelere teslim olasnz ki?”
“Haklsnz Okan Hanm.”
“Bakn bir de size bir rnek vereyim. Bizim Taci diye bir arkadamz var, inallah beraber almaya balarsak siz de tanacaksnz.Taci Bey bir buuk yldr bizimle beraber ve u an prim sisteminden o kadar gzel paralar kazanyor ki, inanr msnz ay sonlarnda bazen gnlerce parasn almay unutur.”
Bavuru formunu doldurmay tamamlayp herife uzattm.
“Buyurun.”
Ald ve masann kenarnda bir yere koydu.
“ay ier misiniz?”
“Zahmet olmazsa bir tane ierim.”
“Yok canm ne zahmeti,” dedi ve masann arkasndaki duvardaki kk hoparlrn dmesine basp, pasajn aycsna iki ay syledi.
Kadn apak ayak sryordu. Laf, “Eraslan’m sen bu para ilerini imdiden unut at kafandan,” demeye getiriyordu. Her bir eyi ballandra anlatrken i maaa, paraya geldi mi kvryordu. Taci denen herif parasn almay unutuyormu da falan filan... Kim bu devirde parasn almay unutur. Taci denen herifin, ayn birinden otuzuna kadar her akam her primin, her kuruun hesabn yapp, deme gn sabahn beinde irkete damladna kalbm basardm.
“Bir de unu sormak istiyorum Okan Hanm... Geri ilanda ofis ierisinde grevlendirilmek zere yazyordu fakat alma sistemimiz nasl olacak?”
“imdi yle syleyeyim Eraslan Bey; ilerin planlamasn ofis iinde yapmakla beraber, zamannzn byk bir ksmn darda geireceksiniz. Sabahleyin dokuzda burada olup, o gn grmeye gideceiniz kiileri belirledikten sonra, btn gnnz bu randevular takip etmekle geecek. Bu yzden gezmekten, insanlarla konumaktan zevk almalsnz.”
Anlald bu da yalan kmt. Kibarca “Ofis iinde almak gibi lgnca bir dnceye kendini kaptrma, btn gn o kap senin bu kap benim birilerini sigortal yapmak iin yalaklanp duracaksn,” demek istiyordu kadn. aym yudumlarken, bir an bir elimdeki ay bardana, bir karmda oturup benimle beraber ayn yudumlayan Mnip Bey’e baktm ve benim burada ne iim var diye, kara kara dnmeye baladm. Aklmda kama fikri belirmiti.
“Eraslan Bey bir de...”
Kamasna kamalyd da, nasl yapmalyd? “Af edersiniz Mnip Bey halletmem gereken bir iim vard ve u an aklma geldi, acilen gitmem lazm. Ben yarn yine ayn saate gelsem...?” gibi bir yalan sallasam, “Be dakika daha bekleyin grme uzun srmez zaten,” gibi szlerle beni ikna etmeye alrd biliyordum. En iyisi hibir aklama yapmadan kalkp gitmekti fakat bunu yapacak cesareti bulamyordum. Garip, anlamsz bir utanma duygusuydu bu. Ne yapacaksam yapmalydm, fazla vaktim kalmamt. erideki sahtekar kadn her an, “Mnip Bey bekleyen arkada gelebilir!” diye seslenebilirdi.
“Pardon beyefendi, burada kullanabileceim bir tuvalet var m acaba?” diye sordum babala.
“Var evladm. Bu kapnn hemen solunda kardaki kap.”
“Sa olun... Ben hemen bir tuvalete gidip geliyorum.”
Hemen kalkp ktm ve tuvalete gidiyormu gibi yapp, arkama bile bakmadan merdivenleri uarcasna inip kendimi sokaa attm.
Yrrken bir an nedensizce glmsedim. Hatta sokakta olmasam bir kahkaha bile atardm.

14

Medya takibi yaptklarn syleyen bir ajansta i bulmutum. imin sabah sekizden akam yediye kadar televizyon izlemek olacan sylediler. ptal olmad srece, iki haftada bir izin vard ve ay sonra sigortal olacaktm. *Bana reddedemeyeceim bir teklifte bulundular, ben de hi dnmeden kabul ettim.
lkedeki btn televizyon kanallarn yirmi drt saat kaydeden televizyon ve videolarla dolu, fazla byke olmayan bir odada alyorduk. nnde, sanda, solunda
duvarlara monte edilmi onlarca televizyon ve video...
Be kiiydik. Herkesin sorumluluunda drt be tane kanal bulunuyordu. Sabah ilk i olarak; kendi kanallarna ait, bir gn ncesinin kasetlerini baa sarman gerekiyordu. Gne balarken yapman gereken en nemli i buydu. nk yirmi be, otuz tane kaseti kendi masandaki tek videoda sarmaya kalktnda, iki saat kaybediyordun. Bu yzden, iyerinden ieri admn atar atmaz, herkes bo bulduu videolara sald-
(*Bir film: God Father. Ynetmen: Francis Ford Coppola. Reddedenin lmle cezalandrld nl replik. Teklifi yapan: Marlon Brando.)
rp kasetlerini sarma mcadelesine giriiyordu.
Takip edilmesi gereken haber, kii veya reklamlarla ilgili ayrntlar gnlk ya da haftalk olarak nmze geliyor, bu konularla ilgili bulman gereken grnty, birbirinden blmelerle ayrlm masalarn birinde, kaytlar hzl sarm izlerken yakalamaya alyordun. Elinde kalem, nnde kat, takip ettiin grnty karmamak iin pr dikkat, gzn grntlerin hzla getii ekrandan bir saniye bile ayrmaman gerekiyordu. Grnty yakaladn an saatini, saniyesini, gnn, program kuan ve ieriini kada not ediyordun. Akam yedide kabilmek iin ok hzl olmalydn. Bazen, iki hzl kayd ayn anda izlemek zorunda kalabiliyordum. len yemei iin verilen yarm saatlik arada bile, televizyonun bandan kalkman mmkn deildi. Giriimci ruhlu bilano eytanlar bunu da dnmlerdi. Yemekler dardan bir yemek irketi tarafndan getiriliyor, yerinden bile kalkmadan nne braklan yemei tknp bir yandan da, ekrandan hzla geen grntler arasndan yakalaman gereken saniyelik an kolluyordun. Bir anlk dalgnlk bir ton kaseti yeniden izlemene, bu da saatlerine mal oluyordu.
Tipler her iyerinde olduu gibi iini seven; iin kendi-sine gelecek vaat ettiini dnen, fedakar, besili, i srasnda
birbirileriyle akalamaya baylan fevkalade sevimsiz orospu ocuklaryd. Bamzdaki ef denen herif btn gn incecik sesiyle, ateteki yemeinin yanmamas iin kouturan bir ev hanmnn tela ve titizliiyle ortalkta dnp durur, patron ve yemek irketinin elemanlar da dahil, herkesin kn yalard. En ufak bir aksaklkta, feryatlar iinde patronun odasna koup her eyden ikayet ederdi.
Patronsa abartsz, yzelli kilogramdan fazla bir zeplindi. Arada bir kafay bizim blme uzatp tekrar odasna dnerdi. Oturduu masayla sandalyenin arasna skm gibi grnrd. Yerinden kmas iin yardma ihtiyac varm sanrdnz. Nasl gelip bize yoklama ekerdi, hatta evden her sabah kalkp iyerine kadar nasl gelirdi anlamazdm.
Ofiste en gzel grnen ey tabi ki, tek dii varlk olan sekreterin bacaklaryd. Surat ve dileri bir at andrmasna
ramen, inanlmaz gzel ve seksi bacaklar vard. Ten rengi parlak oraplar giyerdi. Hzla geen grntleri karma pahasna bile olsa arada bir arkam dnp, antrede oturduu sandalyede yukar syrlm etein iinden uzayan bacaklar grdmde, donuma boalacak gibi olurdum. Patron olacak balinann, odasna geldiinde onu kucana aldna emindim.
lk bir ayn sonunda gnde on saatten fazla televizyon izlemekten beynim sulanmt. Hububat fiyatlarndan resmi
gazetede yaymlanan kanunlara, insan ileden karan bir terlik reklamndan, al kokteyli yaplm bir manikrcye, yolda ezilmi talihsiz bir tavana kadar lkede olup biten her eyden haberim vard. Akam i bittiinde gzlerim kan anana dnyordu. Fakat dierleri inanlmaz bir ekilde hibir eyden ikayeti deildi. Hatta iten sonra mesaiye kalp, kablolu kanallardaki kalite! filmleri izleyerek keyif yapyorlard. Dorusu dayanlmaz tiplerdi.
Aralarnda, televizyon izlemekten kurtulup terfi etmi, sadece kayt yapan cihazlarla ilgilenen bir tip vard. Zorunlu olmamasna ramen genelde takm elbise giyerdi. Her sabah on numara gzlklerinin arkasndan srtarak yanma gelir, bir gn ncesinden rendii fkray anlatrd. Anlatt hibir fkraya glmememe ramen, altm aylar boyunca hibir sabah es gemedi beni.
Yan blmemde alan herif, her sabah biri peynirli dieri sade iki poaa yer ve akamst bee doru kedeki pastaneden milfy almaya giderdi ve bana da, “ster misin?” diye sorard. Bunu her sorduunda mideme baklar saplanyormu gibi olur, “Bak adamm her Allah’n gn saat be gibi pastaneye gidiyorsun ve o siktiimin milfy denen eyini yemediimi bile bile neden hala milfy ister misin diye soruyorsun bana? Sylesene neden ha neden!?” diye barp, suratna bir sa direk karmak gelirdi iimden fakat her seferinde mfik bir ses tonuyla “Hayr,” dememe ramen yine de sorard:
“Dostum ben milfy almaya gidiyorum, sen de ister misin?”

14

Yalnzln ve umarszln doruklarndaydm. Hayatm- n hibir devresinde insanlara bu denli az ihtiyacm olduunu
dnmemitim. Hele ki kadnlar, onlar dnmek bile istemiyordum. Kysndan geip yine de amuruna bulamaktan kurtulamadm bir ka sakat ilikiden sonra...
Dorusunu sylemek gerekirse, bir yandan da iten ie hayatma yeni bir kadnn girmesini istemiyor da deildim. Bildiim tek ey vard ki, dnyann en tehlikeli duygusuyla kar karyaydm. Bir kadnn sevgisine ihtiyacm vard. Oysa ki, bir adamn en byk ihtiyac dnmektir. Dnmek ve bulmak ve bulduklarn hayatla arptrmak. Dnmek ve bulmak... Bunun iin yalnzla ihtiyacn vardr
ama yalnzlk ac verir. Aksa, bir adamn hayatndaki boluklar dolduramyorsa, yeni boluklar amaktan baka hibir ie yaramaz.
Her ey bir tesadfle balamt. nsan hayatn kkten deitiren eylerin tesadfler olduuna inanmmdr hep. Tesadflerle patlak veren kk ihtilaller bir anda altst etmez mi hayatmz? Ve her zaman, bu tesadflerin en gzeli bir kadn deil midir? Anszn patlak veren bu ihtilallerle en ok da biz erkekler alt st olmaz myz?
Kadnlar setiimize inanmyorum, daha dorusu seme ansmz olduuna... Her erkek baz kadnlarn ilgi alanna giriyordu ve yaad srece o baz kadnlar biz farknda olmadan her seferinde, hayatmza en olmadk bir yerden giriyor ve yine en olmadk bir yerde filmi koparp gidiyorlard. Gelilerine de gidilerine de hibir zaman itirazm olmad kadnlarn.
Onu ilk grdm akam, iten km gzlerim kan anana dnm bir ekilde ortalkta amaszca dolam, film afileri, kitaplar derken yine kendimi bir bar taburesinde bulmutum. Belki tandk birilerine rastlarm diye ieriye yle bir gz attmda, arka masalardan birinde Serdar’ grdm. Yllardr tanrdm bu herifi. Arada bir karlanca alkol arkadal yapardk birbirimize. O da beni fark etmiti ve gelsene manasnda bir iaretle masaya ard. Yannda bir kz vard, bir anlk tereddtten sonra yanlarna gitmeye karar verdim. Hakknda pek fazla bir ey bilmediim adamlardand. Mzikle urayor ve para kazanmak iin bir yandan da kabzmallk yapyordu. O da beni fazla kurcalamazd ama krk yln ba bir karlatmz zaman iki ift lafn belini iyi krardk ve sonra uzun bir sre birbirimizi grmezdik ama ilk karlamada her ey kald yerden devam ederdi. yi adamd Serdar, ii d bir olan kuyunu kazmayan cinsten. Alkoln ve drstln dengeledii samimi bir alveri... Ki bu ou zaman, nefrete dnen yllanm dostluklardan daha iyidir. Masaya geldiim de beni ayaa kalkarak karlad.
“Oo, dostum nerelerdesin sen?”
“ Buralardaym... Yayorum hala.”
“Neler yapyorsun grnmeyeli naslsn?”
“Fena saylmaz, i g ite... Bildiin gibi.”
O sra bizim merhaba faslmz dinleyen kza dnp, “Bu Ferit,” sonra da bana dnp “Bu da Aya,” diyerek bizi tantrm oldu. Karlkl “Memnun oldum,” diyerek tokalatk.
“Sevdiim ender adamlardan biridir Ferit.”
“Sa ol dostum. Sen de benim iin sayl adamlardansn.” diyerek jestine karlk verdim.
“Otursana.”
“Rahatsz etmeyeyim sizi.”
“Yok canm ne rahatszl... Biz de sklyorduk zaten.”
“Ee sen anlat... Nasl gidiyor mzie devam m hala?”
“Hi sorma... ki ayda bir grup kurup dalyoruz. Her bulduum adam fos kyor sonunda. Gerekten mzik yapmak isteyen ciddi adam yok piyasada. Herifi sevgilisi terk eder grubu brakr, anneannesi lr provaya gelmez... En iyisini sen yapyorsun, yazarken tek tabancasn hi olmazsa.”
Sonra Aya’ya doru dnp beni gstererek, “Kendisi yazardr,” diye ekledi.
“Hmm, yle mi?” diye bana bakarak karlk verdi tatl bir glmsemeyle. Glmsemesi gzeldi ve harikulade buulu bakan gzleri vard.
Glmseyerek karlk verdim: “Yok yle bir ey, aka yapyor... Yazar taklidi yaparak kendimi avutuyorum sadece.”
“Abartma, u dergideki ykn fena saylmazd.”
niversite yllarnda kardm bir dergiden bahsediyordu.
“O dergiyi ben karyordum, sonra battk zaten,” dedim.
Aya elindeki biray ani bir ekilde masaya brakp kk bir kahkaha patlatt.
“ok komiksin.”
Bir kadn gzlerimin iine bakp, zrvaladm bir eylere glmeyeli uzun zaman olmutu. Ve byk trajediler hep kk komik eylerle balard.
Bir yandan iip bir yandan laflamaya devam ediyorduk. O ana kadar, bir otelde resepsiyonist olarak altn, Dire Streets dinlediini renebilmitim ve drt kere ie gitmitim.
“Nereye gidiyorsun?” diye sordu Serdar masadan kalktm grnce.
“Tuvalete... Be dakikaya kadar dnmezsem polis arn.”
Geri dndm de Aya’nn keyfi yerindeydi.
“Nerede kaldn? Amma da ok tuvalete gidiyorsun.”
“Hep bira yznden... On dakikada bir altna ieyecekmi gibi oluyor insan.”
“Altna iemek dedin de, bir defasnda gerekten altma iemitim.”
“ocukken ben de bir defa altma karmtm.”
“Hayr benimkisi ocukken deil. Geen sene bir gn i dn eve kadar kendimi tutmaktan neredeyse bbreklerimin patlamak zereydi. Neyse... Eve kadar dayanmtm ve kapnn nnde oh ite az kald derken, antamn iinden anahtarm bir trl bulamyordum. Dakikalarca antay kartraym derken, birden bacaklarmn arasndan aaya doru inen bir scaklk hissettim. Hi bu kadar rahatladm hatrlamyorum. Harikayd, arada bir sen de dene.”
“Bu gece iin olmaz ama sonras iin iyi fikir. Bunu dneceim.”
Orada biraz daha lafladktan sonra kalkp baka bir yerde devam etmeye karar verdik.
Caddedeydik, Aya bizden biraz daha nde yryordu. Gzel bir kzd. Nefis uzun bacaklar vard. Kestane rengi dz salar, omuzlarndan ve srtndan deri montuna dklyordu. Konumadan onu izliyorduk. Akamn iinden caddeye yaylan huzurlu bir hava vard ve o nereye gittiini biliyordu.
Geldiimiz yer biraz grltl ama daha canl bir yerdi. Masann birine ktk ve birer bira syledik kendimize. Gece gzel olacak gibi grnyordu ama tedirgindim. nk Serdar’ dnyordum. Her ne kadar orada olmam tesadfen de olsa ve beni masaya kendisi davet ettiyse bile kzla ilgileniyor olmam onu rahatsz etmi miydi acaba? yi bir adamd ve gzel bir kadn belki de benden daha fazla hakediyordu. Bir ara tuvalete gitmek iin kalktn da arkasndan gidip yakaladm.
“Dostum kzla ilgilendiimin farkndasn deil mi? Aranzda bir ey varsa buray otuz saniye iinde terk ederim.
“Samalama... Bu bizim belki de son grmemiz olacak-
t.”
“Emin misin?”
“Aramzda bir ey yok rahat ol.”
Masaya dndkten sonra biraz daha oturup lafladk. Aya sabah ok erken uyanmak zorunda olduunu syleyince kalkmaya karar verdik. Barn kapsnda Serdar bizden ayrld. Ben otobs durana kadar Aya’ya elik ettim. Yolda pek bir ey konumadk, ara sra gz gze geldiimizde glmsedik sadece. “lk gecenin sihri,” diye dnyordum.
Korumutu ikimizi de ve bu sihre daha ok ihtiyacmz olacakt.
Ayrlrken baka bir gn grebilmek adna hibir ey sylemedim. Telefon numarasn da istemedim. Fark ettirmemeye alsa da bu duruma ierlemiti.
Sadece, “Belki tekrar karlarz,” dedim fakat bilmedii bir ey vard onu bulacaktm.

15

Telefonunu Serdar’dan alp, bir hafta sonra aramaya karar verdim. lk jetonu ankesrl telefonun kutusuna atp numaray evirdim.
“Alo...”
Onun sesi olmalyd.
“Merhaba Aya ben Ferit hatrladn m...?”
“Aaa! Ferit sen misin?”
“Evet.”
“Dorusu arttn beni. Ben bir daha greceimizi d-
nmemitim. Telefonu bakalarndan m istersin hep?”
“Bazen...” dedim ve devam ettim.
“Seni aramam gerektiini dndm.”
“Hmm... Demek yle. Peki neden byle dndn?”
Sesine tatl bir ton taknmt sanrm kur yapyordu. Ha-
vaya girmitim.      “Bilmem belki de merak... Bilirsin merak ok gl bir duygudur.”
“Peki sadece merak m?”
“Evet yle saylr ama bu isteyen bir merak.”
Ankesrl telefon jetonu yedike “Dt...dt...” diye tyordu. “Fazla havaya girme sersem telefon her an suratna kapanabilir,” diye dnyordum bir yandan.
“Ne istiyor peki bu bay merak?”
“Jeton...”
“Nee...!?”
“Ah pardon kusura bakma jeton atmam gerekti de kutuya... Tabi ki ilk olarak ve acilen seni tekrar grmeyi...”
“Eminim u anda beni grmek isterdin.”
“Anlamadm?”
“Aradnda banyodan yeni kmtm, kurulanyordum.”
Kkrdyordu bir yandan. Onu hayal edebiliyordum. Vcudundan szlen su damlacklaryla oynarken, gzlerin-
deki o mthi baygnllkla glmsyordu ve farkndayd doann ona verdiklerinin.
“Hmm, imdi anladm tamam ama bir gn mutlaka gerekletirmek isterim bunu.”
“Fazla heveslenme baya beklemen gerekebilir.”
“stediin eyi beklerken sklmazsn.”
“Umarm sklmazsn.”
“Kesinlikle,” diye cevapladm ve sonra sz esas mesele-
ye getirdim.
“Peki ne zaman gryoruz?”
“Hmm, geen hafta boyunca ok youndum. Bu haftada ok youn olacam ama anslsn yarn izinliyim.”
“Harikasn!”
Ertesi gn akama kadar, aya yanm tavuklar gibi dolandk durduk. Gezdik, yrdk, gz gze geldik. tik konutuk. Sadece ilk yapldnda tat veren her eyi yaptk. Sonra onu berbat evime davet ettim. Gittik fakat telefonda syledii gibi uzun sre bekletmedi beni.

16

ili’de bir yerlerde bir bodrum kat tutup, beraber yaamaya balamtk. Rutubetli ve gne grmez bir yer olmasna ramen, benim eski sefilhaneye be ekerdi. Nereden bakarsan tuvaleti, banyosu, mutfa vard. Hatta, apartmann Seyit diye bir kapcs bile vard. Banyonun havalandrma camnn, kapc dairesinin oturma odasna aldn bilmeden, -ta ki, bir gn havalandrmadan sigaram atmak iin cam atmda Seyit’i kanepede ay ierken grene kadar- birok kere sra d kvet fantezileri yapmtk. Karmzdaki dairede yz kilogram civarnda bir kadn oturuyordu. lk tandmz gn, koltuunun altnda bir Kuran- Kerim’le bize ho geldin ziyaretine gelmiti. Sonradan bu kadnn kapc Seyit’le ortak, evini gizli gizli randevu evi gibi ilettiini fark ettik. Bu konu hakknda “Acaba yanlyor muyuz?” diye ok dnmtk fakat yanlmamza imkan yoktu. nk eve srekli gzel kzlar geliyor ve arkalarndan oduncu klkl adamlar damlyordu. Birbirine benzemeyen bu kadar kadn ve adamn hepsinin, randevucu karnn ailesinden olmas mmkn deildi. Dikkat ekmemek iin kzlar bazen yanlarnda kk ocuklar da getiriyorlard.
Ben Seyit’e her adan uyuz oluyordum. Herif hem kar satyordu, hem de kendi alveriimizi kendimiz yapmamza ramen, her ay haybeden para dyorduk. Hepsi bir kenara, onun yznden banyoda seviemiyorduk. Ensesindeydim kanepe gzelinin.
Bir gn, Aya’nn arkadalarndan biri bize geldiinde, yanllkla bunun ziline basmt, kapya ktmda kz azarlarken buldum. Boazndan tutup yakaladm pislii.
“Senin ne dolaplar evirdiini biliyorum, ayan denk al boarm lan seni!”
Ne demek istediimi anlam, kvrmaya ve ste kmaya alyordu.
“Yeter artk bktm ben bu iten! Hem btn apartmann kahrn ek, hem de azar iit...”
“Ulan bu gne kadar bir tuvalet kad bile aldrmadm sana. Her ay tkr tkr sayyorum avucuna paray. erefsizlik yapma siktir git, bam belaya sokma benim!”
Bardm duyan kerhaneci kar, tela iinde, elinde tespihi ve banda rtsyle dar frlad ve beni yattrp
Seyit’i evine soktu.

17

Televizyon izlemekten anam alamaya devam ediyordu. Aya’da sabahn altlarnda yollar arnlamaya. klarnda onu otelden alrdm, eer ki yorgun deilsek bir yerlerde bir eyler imeden dnmezdik eve fakat bar geceleri genelde kavgayla biterdi. Sebepse benim sk sk girdiim kskanlk krizleriydi.
“Hastasn sen!” derdi Aya. “Beni orospu mu zannediyor-
sun!?”
“Birilerine bakmana dayanamyorum.”
“Kimseye baktm filan yok.”
“Kar masadaki herife baktn grdm.”
“Herkes birbirine bakar.”
“Bakamazsn... Beni maymuna eviremezsin be paralk adamlarn karsnda!”
Byle anlarda korkun olurdu. Her seferinde; erkein kendisine ak olduunu bilen bir kadnn diisel sezgisiyle, peinden gideceimi bildii iin hibir taviz vermeden, konumadan, anlamaya almadan, basit bir pavyon arkcs tavrlaryla antasn kapt gibi kar giderdi, geceyi arkadalarndan birinde geirmek iin. Bindii taksilerden zorla indirirdim.
Ak, insan hep u iki uca getirip gtryordu; sonsuz bir zgrlk veya seni benliin gibi saran bir tutsaklk duygusu. Ve akn, hi amaz bir ekilde srayla dnt iki ey vard: lk nce tutku ve ardndan onun kanlmaz rn nef-
ret. Sonuncusu beni korkutuyordu.
Uykuya baylrd Aya. Akam yataa girer girmez gz kapaklar kapanrd. Haksz da saylmazd. Oturmak yasak,
btn gn sekiz on saat ayakta durmak kolay deildi. Bense ne yapar eder, bembeyaz teninin harika tadna varmadan uyutmazdm onu. Sonra yorgun ban gsme yaslayp, kk burnunu sigara ve ter kokan kllarmn arasna koyduunda braksam, saatlerce, gnlerce uyuyabilirdi.
Yatmadan nce alar saati yarm saat ileriye almamza ramen, uyandmzda bamza arlar girmi ve hep ie ge kalm olurdu. Yine de aldrmaz, insan batan karan glmsemesiyle boynuma sarlp, “Hayatm buna baylyorum ite... Senin kollarnda uyumak dnyann en gzel eyi,” der ve kovulmamak iin hzla giyinip avularmn iinden havalanan beyaz bir gvercin gibi uup giderdi. Bir sigara yakar, yatan iinde ylece bakardm arkasndan. Ona sahip olduum ve bir saat sonra gidebileceim berbat bir iim olduu iin ansl sayardm kendimi.

18

Yine kavgayla biten bir gecenin sonuydu. Sinemadan km eve dnyorduk, peinden komama ramen yakalayamamtm. Bir taksiye binip kamt. Sinirleri yatnca dner diye dnerek, bir ie ucuz viski alp eve dnp beklemeye baladm. Saatler birbirini kovalyordu ve Aya ortalkta yoktu. Sabaha kadar yarm ieden fazla viski itim. lgna dnmtm. Sabah ilk otobse binip alt otele gittim. Otelin karsndaki sokakta beklemeye koyuldum kuru bir souk vard ve viski beni mahvetmiti. Ayakta zor duruyordum. Bir saate yakn bir bekleyiin ardndan, kardan geldiini fark ettim. “Kusursuz bir diilik,” diye dndm. Evet beni teslim alan buydu.
“Neredeydin, dn gece kimde kaldn?” diye sorarak ktm yanna vardmda.
“Kz arkadamn birinde kaldm.”
“Neden byle bir ey yaptn? Sen dnmeyince delirecei-
mi bilmiyor muydun?”
“Beni srekli sulamandan, bana orospuymuum gibi davranmandan bktm artk Ferit.”
“Benim yanmdayken bakalarna kur yapmana, kesime-
ne izin mi vereyim? Benden bunu mu istiyorsun?”
“Kimseye kur yaptm yok. Sana sylyorum hep, insan-
lar birbirine bakar, gz gze gelir.”
“Peki neden o zaman seni, yal irkin bir osurukla, ya da
sokaktaki boyacyla, ya da yal bir kadnla deil de hep, holanabilecein bir orospu ocuuyla gz gze geldiinde yakalyorum.”
“Hastasn sen hasta anlyor musun? Kafanda hep hastalkl dnceler var.”
“Bundan baka syleyecek laf bulamyorsun deil mi? Hastasn sen hasta... Asl hasta olan sensin. Erkek hastas... Karnda eli yz dzgn bir gt olan grdn m dayanamyorsun.”
“Ne yaptm peki bu gne kadar...? Aldattm m seni hi? Birine baktn zaman ille de onu istemen mi lazm?”
“Sen orospuluun sadece, baka biriyle yataa girip beni aldatarak m olacan sanyorsun? Seni karndaki adama bakmaya iten drt ne peki? Cinsellik deil mi? Annelik duy-
gular m salglyorsun barda herifin birini grnce? Beni salak m sanyorsun sen? Bana bak Aya, birilerine kur yapp sonra da benimle ayn yataa giremezsin. Benim bunu yaayacam ve yaatacam bir sr kadn var. O zaman bir-
birimizle iimiz ne? Bunlar aciz, kiiliksiz bir adama yapabilir, kabul ettirebilirsin ama bana asla. Anlyor musun?”
Sylediklerime hibir cevap vermeden kaytszca dinliyordu. Skt zamanlarda byle yapard. Ona ne kadar barp arsam da, ruhunun en ince ayrntlarn, en sakl kelerini, en byk gnahlarn bulup karsam ve yzne haykrsam da, yine kendi kendimi yiyip, kendi kendimle eliip, ona teslim olacam, ondan nefret etsem bile onu terk edemeyeceimi bilirdi.
“Konusana, bir eyler sylesene, neden susuyorsun?”
“Konuacak bir eyim yok, ie ge kalyorum.”
“te busun sen. Beynin yok senin. Ucuz bir mahalle orospusu gibi davranmaktan baka bildiin bir ey yok.”
Hala susuyordu.
“Akam eve gelecek misin? Eve gel byle hibir eyi -
zemeyiz.”
“Hayr gelmeyi dnmyorum. Bir sre grmesek daha iyi olur bence.”
“Samalama! Eve gel.”
“Ltfen zorlama. Gitmek zorundaym ie ge kalyorum.”
“Ne halin varsa gr!”

19

Drt gn boyunca dnmedi. Aralksz iiyor, ertesi gn muhakkak yarm saat krk be dakika takyordum ie. Klbk ef, bu duruma balinann kudurduunu sylyordu. Ayrca bu saatlerin ay sonu cretten kesileceini ve byle devam edersem bana yol vermek zorunda kalacaklarn, kendimi bir an nce toparlamam... “H h... Tamam. Kendimi iyi hissetmiyorum ama birka gne kalmaz toparlarm,” diyerek geitiriyordum.
Drdnc gnn gecesi kendimi dar attm. Bir gece da-
ha beklemeye tahammlm kalmamt. Bir gece daha, beni delirtmeye yeterdi biliyordum. Eski evin sokandaki bara gittim. Fazla kalabalk deildi ierisi. yiydi. Tezgaha geip bir tabureye oturdum. Gkhan tezgahn br tarafnda mzikle urayordu. Barn sahibiydi. Arkas dnk olduu iin geldiimi fark etmemiti.
“N’aber Gkhan,” diye seslendim. Sesimi duyunca bana doru dnd.
“Sen miydin Ferit... Ho geldin.”
“Sa ol.”
“oktandr yoksun?”
“Urayamadm... Canm kyor almaktan.”
“yi grnmyorsun, cann bir eye mi skkn?”
“Sevgilim terk etti beni.”
“Takma... Barrsnz.”
“Bakalm... Bir rak versene bana.”
“Yanna su istemiyorsun deil mi?”
“H h... Su verme yanna.”
Bir rpda hazrlad raky. lk frtta yarladm. Buzlu... yi gelmiti.
“Yava git.”
“Bo ver.”
“Ne i yapyorsun? Garsonlua devam m?”
“Yok... Braktm bar. Televizyon iinde alyorum.”
“Televizyon mu? Artist mi oldun yoksa?”
“Gnde on bir saat, hzl sarm video kaset izliyorum.”
“Kasetler nasl porno mu?”
“H... Porno. Gzlerimi beceriyorlar.”
Aya bir trl aklmdan kmyordu. Kadnlar yokken on-
laldan baka bir ey dnemiyordun. Kadnlar varken yine
onlardan baka ey dnemiyordun. Her iki durumda da kaybeden sen oluyordun ve gittikleri zaman elinde acdan baka bir ey kalmyordu. Zannedersem bir adam kaybettii zaman, kadnsa sadece elde edemedii zaman ac ekiyordu. Kaybettiimin farkndaydm.
“Bir rak daha versene Gkhan.”
“Yava... yi grnmyorsun.”
“Haklsn. Raky bo ver bira olsun.”
erisi yava yava doluyordu ve havadan bela kokusu al-
yordum. Her trl ey hakknda yanlabilirdim fakat bir bar
taburesinde otururken, yaklaan belann kokusunu on kilometre teden alabilirdim.
Hep ayn hikayedir bu; herifin biri ieri girer, ilk gz gze geldiin anda tylerin diken diken olur karnna bir bak saplanyormu gibi hissedersin ve “Aman tanrm ne kadar da irkin ve iren bir orospu ocuuna benziyor. nallah yaknma bir yere oturmaz,” diye geirirken iinden ve en azndan birka seenei varken, gelip yanndaki tabureye oturmutur bile. Ardndan senin daha nce hi imediin bir iki syler kendine ve muhtemelen erez de ister. zel az tatlar vardr byle tiplerin. Sonra aktrmadan birbirinizi szmeye balarsnz. Ben asla belli etmem baktm. Uzun gecelerden sonra salam bir sinir sistemine ve dayanklla sahiptim. O ise dayanamaz, iren suratn be dakikada bir sana doru evirip bakar. Baarszlk, paraszlk, ou zaman kadnszlk... Bir taraf pes edip ekip gitmezse, genelde kapya klr kozlar paylalr.
Yarm saat kadar sonra iki tip yanmda bitivermiti. eride bir sr bo yer olmasna ramen birisi yanmdaki bo tabureye km, dieriyse ayakta benimkiyle berikinin arasnda dikiliyordu ve her hallerinden dallamann nde gideni olduklar anlalyordu. Gelir gelmez, iren kahkahalar eliinde kral abazan muhabbetine balamlard. te byle, tanrnn kyak geip iki iki yollad da oluyordu. Hey byk Allah’m! Neden ben? Neden hep, en mnzevi kullarna yaparsn bu akalar.
Ayaktaki, iki biradan sonra su koyvermeye balamt. Zaten darack olan ve benim bile zor sdm k kadarlk blgeyi zorlamaya alyordu. Dirseiyle itildiimi hissediyordum.
Sanrm donukluumdu onlar bana eken. Bir de iri yar
olmayan birinden beklenmeyecek kadar sert ve iradeli grnmeme dayanamyor olabilirlerdi kanmca. Kolay lokma gibi grnmeme ramen, ilerinden “Ne ayak lan bu herif?” diye geirip bir ekilde yanma dyorlard.
“Ah be olum unutamyorum lise gnlerimizi! En iyisi bizdik deil mi?” diye syleniyordu, ayakta dikilip beni sk-
tran, tekine. Zayf, uzun saylabilecek bir boyda, sivilceli bir kekoydu.
“Kesinlikle dostum... Zpkn gibiydik o zamanlar.”
Dieri, kesinlikle dayanamadm tiplerdendi. Gr yal salar yanlardan arkaya apraz taranm, ense kknde gram kl yok, tra izgisi her zaman net ve belirgin, yanaklar etli ve pembe, diler salkl, kulaklardan kan fkryor, favoriler dzgn kesilmi, kenzo parfm, formla bir hastas, be sene ncesine kadar yakkl olduuna herkesi inandrm ama artk inandrcln kaybetmi, czdan tamaya baylan ve ekonomi dergileri takip eden grbz bir drm hastasyd.
“Okul takmnn bel kemiiydik. Blge ampiyonu olduumuzda attm gol hatrlyor musun?”
“Hatrlamaz mym? Pas ben vermitim ya sana. Sonra da Glenler'le imeye gitmitik.”
aktrmadan dinliyordum. “Kesin Glen’e akt bu keko,” diye geirdim iimden. Birden efkarland.
“Ben aktm o kza biliyorsun deil mi?”
“Tabi ki, btn lise yllar boyunca Glen bunu sallamamtr,” diye dndm tekrar.
Grbz, sessizce kafasn sallad onaylayarak. Keko tekrar sylendi.
“Ama o ne yapt gzmn nnde Cevat denen herifle yiyimiti.”
“Bo ver dostum... Buraya bunlar konumaya gelmedik-
ki... Bu gn senin doum gnn, elenelim be adamm!”
“Heyy! Tabi ki dostum, haklsn bu gn benim doum g-
nm. Haydi ielim bakalm!” diye onaylad keko ve bardan serte kaldrp grbzle tokuturdular. Bardan tokuturmak iin kaldrdnda, ben de biramdan bir yudum almak zereydim ki, kolunu arpp birann hafiften zerime dklmesine neden oldu.
Durumu fark ettiinde dnp, “Af edersin birader” diyeceine, srtp “Hey dostum sen de isene, bu gn benim doum gnm!” diyerek bardan bu sefer bana doru kaldrd. Karlk vermeden, suratna bakp biramdan mtevaz bir frt aldm.
“Neyin var senin dostum? Bize katlmak istemez misin?”
Srtmaya devam ediyordu. “Midesine bir sol, sonra enesine bir sa aparkt karsam m?” diye dnyordum. Berkiyle gz gze geldim, o da davetkar bir ekilde srtyordu.
“Sa ol birader. Siz elenin ben bu akam biraz keyifsizim.”
“Neden?” diye sordu keko. Baya dili kmt pes etme-
yecee benziyordu.
“Ayaklarmda mantar var srekli kanyorlar.”
“Doktora gitsene.”
“Ha evet... Yarn gitmeyi dnyorum.”
Grbzle gz gze geldik. Kekoyu kafaya aldm akmt. emek iin kalktm. Dndmde keko taburemde oturuyordu ve biramdan hatr saylr bir miktarda iilmiti. Geri kalan dipleyip, hi bozuntuya vermeden yenisini syledim. Birbirilerine bakp byk altndan glyorlard.
“Dostum yerime oturmusun?”
“ok yoruldum. Eer problem deilse biraz oturabilir mi-
yim?”
“yi peki... Bir ara ben yorulunca deiiriz.”
“Sabr,” diyordum iimden. “Sabret tanr seni deniyor.”
meye devam ettim. Arada bardaklar l tokuturuyor-
duk.
“Hangi takm tutuyorsun,” diye sordu keko.
“Takm tutmuyorum.”
“Hangi takm m?” diye merakla sordu grbz.
“Takm tutmuyormu,” diyerek alayla kark iletti.
“Neden dostum...? Futbolu sevmez misin?” diye sordu grbz.
“Evet pek holanmyorum. Daha ok salon sporlarn severim ben. Voleybol gibi...”
Tekrar iemeye gittim. Dndmde yerimde oturmaya ve biramdan gtrmeye devam ediyorlard. Bir ara keko tuvalete kalknca berikine “Bak birader, arkadann srekli benim biramdan itiinin farkndaym ve yerimde oturmaya devam ediyor. Uyarr msn onu,” dedim.
“Tamam dostum anlyorum seni ama biraz sakin ol. n-
k bu gn onun doum gn ve kafasn datmaya ihtiyac var. dare et ite, anlarsn...”
Szn bitirdiinde srtm da ufaktan svazlayp, ”Ona bularsan karnda beni bulursun,” manasnda gzda vermiti kendince.
“yi,” dedim. “Madem bu gn doum gn, biraz datmak hakk.”
Keko iten dnmt.
“Dostum bu gn doum gnnm senin... Haydi ielim,” diyerek bardam kaldrdm. l tokutuk yine. Elence balamt ve geri dn yoktu artk.
“Bakn beyler,” dedim. “Benimle bir iddiaya var msnz?”
“Ne iddias?” diye atlad keko. Gzleri parlyordu.
“Diyorum ki, ikinizden biri bir tekilay iene kadar ben i-
ki biray bitirebilirim.”
“Allah Allah... Nasl olacak ki?” diye sylendi keko. Hala gzleri parlyordu.
“Kaybeden tekilay ve biralar der.”
“Vardr bu ite bir numara ama...” diye mrldand grbz.
“Var msnz?” diye steledim.
“Tamam ben varm,” diye atlad keko.
Ben kekoya dnerek devam ettim.
“Fakat birka artm var. Ben ilk biray bitirip ikinciye balarken tekilan imeye balayacaksn. Bir de, ne olursa ol-
sun asla benim itiim ilk birann bardana dokunmak yok. Anlatk m?”
Suratma eek eek bakyordu.
“Tamam kabul... lk birann bardana dokunmak yok.”
“Peki yleyse ikileri sylyorum.”
kiler geldi. Tekilay onun nne koyup, ilk biradan ko-
caman bir yudum alarak yarladm. Nefeslenip azm silerken, grbzle gz gze gelip pis pis srttk birbirimize. -
kinci diplemede biray bitirip, barda masaya braktm. Keko heyecan iinde bir bana bir nndeki tekilaya bakarken, bo barda ters evirerek tekila kadehinin stne kapattm. Dav-
ranacak gibi olunca bileinden tutup, “Anlamay bozma,” dedim. “Bardaa dokunmak yok.”
Ardndan, bir yandan madara olmu yzlerine bakp tekilann stne evirdiim bo barda tutarken, bir yandan da imeye devam ederek, tek nefes de ikinci biray da devirip barda tezgaha indirdim.
“Nasld beyler...? yi numara deil mi?”
Grbz feci bozulmu, kanl kulaklar kzarmt.
“Ama hesap benden merak etmeyin.”
“Arkadam aaladn!” dedi fkeyle.
“Niye ki...? Ne gzel eleniyoruz ite. Siz de bunu istemi-
yor muydunuz?”
“Sana uyuz oldum olum.”
“Dar kmak ister misin?”
Kabul etti kmay. O ana kadar durumu aktrmadm Gkhan’a seslenip, kulana durumu anlattm. Kekoyu gstererek:
“Sen unu tut, ben dieriyle kyorum,” dedim.
Sokaktaydk. Kar karya gelince yle bir lp bitim herifi. Nereden bakarsan bak on be yirmi kilogram fazlas vard benden. Korkuyormu gibi grnerek, enerjisini drmeye karar verdim.
“Bak arkadam byle olsun istemezdim ama siz de biraz abarttnz. sterseniz kapatalm meseleyi. Kusura bakma.”
Hemen rahatlad ve elini omzuma koydu.
“Sana idare et demitim ama sen artistlik yaptn bize. u an zr dilemeseydin amna koyardm senin.”
Jestine karlk veriyormuasna kafam yere eerek sallarken, hi beklemedii bu anda dorulup burnunun tam ortasna kafay aktm. ok salam bir yere oturmutu. Kafann hemen ardndan sarlp, ksa bir boumadan sonra yere devirdim.
Gkhan ve garsonlardan biri beni grbzn stnden e-
kip aldklarnda grbzn grbz surat pek iyi grnmyor-
du. Ayaa kalktm, keko tam nmde dikiliyor, br biraz tede stn ban dzeltiyordu.
“Siktirin gidin lan buradan!” diye bardm.
Grbz nde keko arkada sessizce ekip gittiler.
“yi misin?” diye sordu Gkhan.
Alnma ve yzme bulaan kan silerken, “Bir eyim yok
kan onun kan,” dedim.
“yi o zaman hadi gel de elini yzn yka tuvalette.”
Tuvaletten karken, olaydan etkilenmi kzn birinden ok gzel bir bak aldm ama karlk vermedim. Sokaa ilk admm attmda, sert souk bir rzgar slak yzm yalayp geti ve aklmda hala Aya vard. lk tantmz bara gitmeye karar verdim.
Kanl gmleimin grnmemesi iin paltomun dmeleri-
ni skca kapatp ieri girdim. Tezgaha otururken, Aya’yla konutuumuz masaya baktm. Botu ama aylar nce biz oturmutuk oraya. imdi... Daha fazla bakamadm. Boazma bir eyler dmlenip kalmt ve benim iin pek tandk olmayan bir duyguydu bu. Bir cin limon syledim kendime. Hzla iip ikinciyi syledim. Bam nde, kavgann etkisiyle btn vcudum szlarken uyuya kalmm. Sonra bir elin omzuma dokunmasyla uyandm. Kafam kaldrdmda Aya karmda duruyordu. Yzn avularmn iine alp doya doya ptm.

20

O geceden sonra bir sabah, Aya banyodan frlam bir vaziyette, panik iinde beni uyandrd.
“Neyin var tatlm? Ne oluyor?”
“Allah kahretsin hamileyim galiba!”
“Ne!? Hamile misin? Nerden kardn bunu?”
“Hem regl olmadm, hem de karnm bym baksana!”
Karnn yokladm gerekten biraz sertleme ve byme vard.
“Peki ne zaman yaptk biz bu ii?”
“la aldm dnemi hatrlyor musun? ime boalm-
tn.”
i gerei srekli ayakta durmak zorunda olduu iin senede bir dnem varis ineleri yaptryordu ve bu dnemde regl olmuyordu. ki buuk ay kadar nce bir gece, “ime boalabilirsin,” demiti.
“Evet hatrlyorum ama bir ey olmaz demitin.”
“Allah kahretsin! Bilmiyorum... Bir aksilik oldu demek ki.”
“Sakin ol akm belki yanlyorsundur.”
“Yo hayr...! Kesin hamileyim. Hissediyorum.”
“Peki o zaman dinle beni, panik yapma. Bu gn ikimizde izin alyoruz ve doktora gidiyoruz tamam m?”
Soluu zel bir muayenehanede aldk. Sekreter bizi ieri buyur ettikten sonra randevumuzun olup olmadn sordu. Randevumuzun olmadn fakat durumun acil olduunu anlattk. “Anlyorum” diyerek, doktorun o an bir hastayla megul olduunu ve az sonra bize bir cevap verebileceini syledi. “Peki,” dedik ve bekleme salonunda beklemeye koyulduk.
Yarm saat sonra sekreter kz geldi.
“Doktor bey sizi bekliyor... Odas az ileride sada.”
“Teekkr ederiz,” diyerek heyecanl admlarla doktorun odasna daldk.
Doktor ayakta karlad bizi. Krk yalarnda, gzlkl ve btn doktorlar gibi temiz, pak bir tipti.
“Ho geldiniz. Buyurun oturun.”
Masasnn nnde karlkl yerletirilmi iki koltua oturduk.
“Evet... Probleminiz neydi?”
“Gebe olduumu dnyorum,” diyerek cevap verdi Aya.
“Anlyorum,” deyip biraz duraksadktan sonra “Peki... Muayene edelim bakalm ona gre konualm” dedi ve ardn-
dan bana dnerek, “Beyefendi siz darda bekleyebilir misiniz” diyerek kmam istediini belirtti.
“Tabi,” dedim ve odadan ktm.
Muayene bitene kadar sigara imek iin apartmanla bek-
leme salonu arasnda mekik dokudum. Sekreteri de baya rahatsz ediyordum ama kadnnn doumu yznden tedirgin olan adam grntsyle durumu kurtaryordum. Belki de houna gidiyor, kendisi iin byle volta atacak prensini bekliyordu o da.
Neyse, bir sre sonra kap ald ve Aya kt odadan. Yzndeki ifadeyi grr grmez hamile olduunu anladm. Dnyas bana yklm gibi grnyordu. Muayene cretini
deyip ktk.
“Hamilesin deil mi?”
“Evet.”
“Ne zamandan beriymi?”
“Sorma mahvolduk Ferit!”
“Neden!? Anlatsana.”
“ok ge kalmz, ocuk on haftalk. Ultrasonda grn-
yordu.”
“Hadi ya... Peki ne diyor doktor?”
“Krtaj iin ok riskli bir dnemmi. ok ge kalmz.”
“Eee...?”
“Normalde, bir aylk gibi olsa muayenehanede alrdm a-
ma ciddi bir durum sz konusu, bu yzden hastanede ameliyathane ortamnda mdahale etmem gerekiyor dedi. ok da para istiyor.”
“Samalama, paray dnme. Bir yerden bor bulur de-
riz.”
“ok ktym Ferit, alamak istiyorum.”
“zme kendini tatlm. Hadi koluma gir, eve gidince rahat
rahat dnrz. Koluma girdi ve ban omzuma yaslad. Kk bir kz ocuundan fark yoktu. Onu ilk defa bu kadar korumasz ve bana muhta gryordum. Ana caddeye knca bir taksi ardm.

21

Eve vardmzda ikimizin de azn bak amyordu. Kendimizi yataa glkle attk.
“On haftadan sonras riskliymi ve biraz daha ge kalsak yasal olarak engel bile kabiliyormu.”
“Korkuyor musun?”
“Evet.”
“Sen benim iin her eyden daha deerlisin ve nemli olan senin hayatn. Eer korkuyorsan ben sonular gze almaya
hazrm. Anlyor musun?”
“Sa ol akm, anlyorum ama buna hazr olmadmz biliyorsun.”
“Biliyorum ama ya sen...”
“Korkuyorum ama yapacak bir ey yok. Aldrmak zorundayz bu ocuu.”
“Allah kahretsin neden byle oldu!”
“zme kendini en azndan kurtulma ansmz var. Aksini dnsene daha da beter olabilirdi her ey.”
“Haklsn.”
Ertesi gn tekrar gittik doktora ve gerekli kontrolleri yaptrarak, operasyon iin gn sonrasna randevu aldk. Bizim iin baya ykl bir para talep etmiti doktor. Aya’nn arkadalarndan bor alarak temin ettik paray. gn sonra verilen saatte hazrdk hastanede.
Aya’ya yeil ameliyat nln giydirip, bir sedyeye yatrp gtrdler. Ameliyathaneye girene kadar elik ettim. Ameliyathanenin kapsndan ieri girene kadar elimi hi brakmad. Korkuyordu. Son bir kez ptm ve “Seni seviyorum,” dedikten sonra onun iin tahsis edilen odaya dnp buz gibi bir donuklukla beklemeye koyuldum. ylesine souk bir bekleyiti ki, sigara imeyi bile unuttum.
Krk be dakika sonra kap ald ve bir hemire sedyeyle ieri girdi. Aya yar baygn yatyordu.
“Nasl geti diye sordum,” tela iinde.
“Herhangi bir problem yok beyefendi. Gayet baarl bir operasyon oldu. Bir saat kadar dinlendikten sonra kz arkadanz kendine gelecek. u an zaten kendinde fakat biraz daha dinlenmesi gerekiyor.”
“Bu gece burada m kalacak?”
“Yo hayr... Kendini iyi hissettii zaman eve gidebilirsiniz. Bir saat sonra bir ar kesici yapacaz ve almanz gereken ilalarn reetesi yazldktan sonra gitmeniz iin herhangi bir saknca yok.
“Anlyorum, teekkrler.”
“Gemi olsun.”
Hemire gittikten yarm saat sonra kendine gelmeye balamt Aya.
“Akm,” dedim. ”Yanndaym.”
“Canm... Bitti deil mi?”
“Bitti... Hibir eyin yok, bir saat sonra evimize gideceiz. Naslsn arn var m?”
“Ar pek yok ama ok halsizim.”
“Dinlenince bir eyin kalmaz tatlm. Yorma kendini.”
“Grmtm onu Ferit. Grmtm. Canlyd ve ultrasonda bana bakyordu. imden aldklarn hissettim. Alp pe attlar.”
“Bunlar dnme u an. Dinlen ve unutmaya al.”
Gzlerini kapad ve bir sre ylece uyudu. Ara ara “Grdm onu canlyd...” diye mrldanmaya devam etti.

22

Krtaj iin dn aldmz paray fazla geciktirmeden demek lazmd fakat kazandklarmz ancak bize yetiyordu. bu yzden ek bir i bulmam gerekiyordu. zerimden bir trl karp atamadm garsonluk niformasn yeniden giymek zorunda kalacaktm.
Garsonluk denen ii zevkle yapan kafasna iediimin salaklar da vard bu evrende. ounu tandm onlarn. Yanlarndan on saniye iinde kalas kancklardr. “imi seviyorum... nsanlar mutlu etmek houma gidiyor... Bu iin felsefesi karndakine saygdr...” gibi smms duygulara kendini kaptrm, k yalamaya baylan sv bok kvamnda adamlardr onlar.
“Esas olan mterinin mutluluudur...” ylesine inanlmaz bir zariflik ve ibnemsi kvrtmalarla arlarlar ki mteriyi, sen o masaya gitmeye utanrsn. Bunlardan birinin konumalarna yakndan ahit olup dinlediin zaman, konuurken herifin suratnn ortadan ayrlarak iki yana da gayet belirgin bir gte dntn grebilirsin ve hayretler iinde herifi izlerken, hemen lavaboya koup yzn ykamazsan bir lk atman iten bile deildir.
“Pahal, restaurant, bar karm bir mekanda akam sekizden sonra haftada gn almak zere i bulmutum. Burada bir iki ay alsam rahatlkla derdik borcu. Hatta para bile biriktirebilirdik. Tm klas! yerlerde olduu gibi tek tip giysi, sinek kayd tra... Zengin mterinin yanndaki mini etekli fstkla kendini olabildiince gvende hissetmesi ve onlarla, hizmet eden adam arasndaki snfsal farklln belirginletirilmesi iin tasarlanm, benzer her trl maymunlatrma prensibi burada da mevcuttu.
ten kp restauranta gitmek zorunda olduum gnler -
lmm oluyordu. Seviebilmek, grebilmek hak getire... Bunlardan birini yapabilirsek bizim iin dl oluyordu. Gece bir buua kadar alyordum. Eve geldiim de Aya kafay vurup yatm oluyordu. Ben de atm bir ie biray bile iemeden szp kalyordum. Ktyd ama daha kt giden bir eyler vard. Aya’ya krtajdan sonra bir haller olmutu. Atlatamamt o olay. yice iine kapanm ve bana kar ilgisizlemiti. Bir buzda gibi dipten dibe eridiimizi hissedebiliyordum.
“Tatlm,” dedim o sabahlardan birinde, “Bu gn eytanca bir planm var.”
“Ne plan...?”
“Bu len iyerinden izin almay dnyorum.”
“Neden?”
“Sen bu gn akam alacaksn ya, len bir saatliine kaytarabilirsem... Anlarsn ya, bugn ok istiyorum seni.”
“Ben e kadar evdeyim.”
“Tamam yavrum izin alabilirsem, ben de iki gibi damlarm.”
Sevin iinde ktm evden. Mkemmel bir plan yapmtm kafamda. Ofise girer girmez berbat bir durumdaym gibi grnp lene doru biraz kvranrsam, eninde sonunda izini koparrm diye dnyordum. ki bklm girdim i yerinden ieri. On be dakika da takmtm kasten. Sekreterle gnaydnlarken “Neyin var? yi grnmyorsun,” diye sordu. “lk yemi yuttular,” diye dnyordum kendi kendime.
“Hastaym biraz... Zor uyandm,” dedim l bir sesle. Televizyon odasna girdiim de herkes ar gibi almaya balamt.
“Gnaydn beyler kolay gelsin.”
“Sa ol,” dedi milfy. Bir yandan da poaalarn yiyordu.
Ardmdan ef girdi odaya her zamanki telayla.
“Neredesin Ferit? Yine ge kalmsn. Bu gn yapacak ok i var. Kasetlerini ben sardm. Masadalar. Sipari listesi de orada.”
“Bu gn biraz hastaym galiba, uyanamadm. Kasetler iin sa ol ef.”
“e bala alrsn. Hareket iyi gelir.”
Kese kad suratl! Dzenli olarak karsn becerdii her halinden belliydi. Anas alayan bendim.
“Hi iyi deilim bu gn ef.”
steksiz isteksiz masama getim. Yarm saatte bir uyukla-
ma numaras yapp, kafam yana dryor, bir yandan da sa-
ati kolluyordum. Uyuklamalarmn birinde, “Sen iyi grnmyorsun, git elini yzn yka,” dedi milfyc. “Bu gn akam st be sularnda, sana da milfy almam ister misin dostum diye soramayacaksn ibnenin evlad. nk saat iki gibi bebeimin kollarnda olacam,” diye geiriyordum iimden.
“H h... Felaketim moruk bu gn.”
Herkese gstere gstere kalkp tuvalete gittim ve on daki-
kadan fazla kaldm tuvalette. Aslnda kanyordum, her an yol verebilirlerdi. Geri dndmde ef tepemdeydi.
“Neredesin sen Ferit! Hazrlanacak bir sr sipari var. len oldu sen uyuyorsun hala.”
“yi deilim Nuri bey, ayakta duracak halim yok.”
“Ta tamyorsun ki... Sabrl ol akam eve gidince bir eyin kalmaz.”
Gerekten hasta olsam, gebersem umurunda olmayacakt dmbelek kafalnn. Saat on ikiyi geiyordu. Bir buua kadar izni koparabilirsem ikide evdeydim. “Sakin ol olum iyi yoldasn” diye dnerek, cevap vermeden iimin bana dndm. Bir buuk gibi son kozumu oynamak iin miyavlamaya baladm.
“Nuri bey ben dayanamayacam, bu gnlk gitsem olur mu?”
“Benim yapacak bir eyim yok patronla konu,” dedi ve beni balinaya havale etti. Planm kusursuz iliyordu. Patrona havale etmesi, iin yars hallolmu demekti. Balinay kandrmak daha kolay olacakt.
Yzme, az nce Ajda Pekkan’n kn grm gibi bir ifade taknmaya alarak patronun kapsn aldm.
“Tak, tak.”
“Gir.”
Her zaman ki gibi masasyla oturduu sandalye arasnda hareketsiz duruyordu. Glkle nefes alyormu gibi bir hali vard.
“Merhaba Ergun bey.”
“Merhaba... Ne istiyorsun?”
“Nuri bey yollad. Ona hasta olduumu, bu gn alamayacam sylemitim.”
Batan aa dikkatlice szdkten sonra suratma bakmadan, “Peki gidebilirsin ama yarm gn kesilir aylndan,” dedi.
“Tamam kabul ediyorum.”
Durumu efe bildirip ktm. Yarm saat sonra evdeydim.
Aya mutfakta yiyecek bir eyler hazrlyordu. “Merhaba tatlm ben geldim!” diyerek daldm ieri. Arkadan beline sarlarak boynuna pckler kondurmaya baladm. “Dur yapma” diyordu, kurtulmaya alarak.
pmeye devam ediyordum.
“Neden bana geleceklerden mi korkuyorsun?”
“Ltfen biraz sabrl ol.”
“Hayr olamam hemen burackta istiyorum seni.”
“Yemek yiyelim nce, sonra seviiriz.”
“Bo ver yemei, ben seni yemek istiyorum.”
“Sardalya aldm kendime ok acktm.”
“Ne sardalya m!? Yavrum ben sardalya kokusundan nefret ederim biliyorsun. Neden bu gn sardalya aldn ki? Hem, sevitikten sonra yesen unu olmaz m?”
“Hayr. ok am yiyeceim.”
“ok asan baka bir ey attrsan da, sardalyalar sevitikten sonra yesen olmaz m tatlm?”
“Hayr imdi yemek istiyorum.”
“Kokusunu sevmiyorum biliyorsun ama...”
Hi oral deildi. Kavanozun kapa ald an, iren kokusu tm mutfa dolduran sardalyalarn bir tabaa koyup masaya brakt. Hayretler iinde izliyordum hareketlerini ve kan beynime sramt. Nasl bu kadar umarsz olabiliyordu?
“Derdin ne senin ha...!? Yoksa beynini mi yedin!?”
“Derdim filan yok benim. Eer beni seviyorsan azm kokarken de seviebiliriz.”
“Allah belan versin senin! Gnlerdir birbirimize dokunacak vakit bile bulamyoruz ve bu gn buraya gelebilmek iin ka k yaladm, ka takla attm biliyor musun sen? Ve akam da onlarca k yalamaya devam edeceim! Neden...?” Senin iin!”
“Benim iin deil ikimiz iin.”
“Ha evet... kimiz iin ama karlnda ne gryorum? unun urasnda beraber olmak iin sadece bir saatimiz varken, sen oturmu anneannemin gtnden bile daha kt kokan sardalyalarn yemeyi bana tercih ediyorsun. Peki ben imdi buradan kapy arpp ktktan sonra yediin sardalyalar sarken, “Bunlar bizim akmz ite. Akmz artk boka dnm sardalyalar haline geldi,” diye dnmeyecek misin!?”
Burnumdan soluyordum. Ben kontrolden kmtm ama Aya’dan t kmyordu. ylece yzme bakyordu.
“Bak, senden bir kadn yaratmaya almtm ben ama imdi bunun imkansz olduunu gryorum,” dedim ve kapy ekip ktm. Arkama bile bakmadan.

23

Kendimi yenik, aldatlm, daha ok hakszla uram gibi hissediyordum. Akn artk bittiini hissettiin an, kaybettiin sadece bir kadn olmuyordu. Onda grmeye yaratmaya altn eylerin de beraberinde yok olduunu gryordun. Sanrm gerek yenilgi de buydu.
Gpegndz, kendimi yine sidik ve ter kokan barn birine attm. Akam ie gitmeye niyetim yoktu. Zaten bir hafta sonra brakmay dnyordum. Btn gn durmadan itim. tim ve bekledim. Beklediin eyin ne olduunu bilmeden beklemek lmcl bir duyguydu. Her seferinde o taburede oturan yine sensindir ve ne kadar da dierlerinden farkl bir eyler beklediini dnsen de, sen de onlardan birisindir. Yllarca bar taburelerinde oturup bekledim ama tek bir adama veya kadna rastlamadm. Alacan aldktan sonra kendini o tabureden kurtarman gerekiyordu. Bu bir devinim halini ald zaman, ldrc bir gereklie dnyordu. Smkl bcein yerde yava yava ilerlemesi gibi.
ou kez bulduun ey, irkin bir kadnn alkolden ekimi nefesindeki esrik teselli ve bacaklarnn arasndaki ten slaklk olurdu. Duvarlara arpp gelen actan kahkahalar ve o an evrenin merkeziymi gibi grnen kirli bir yatakta, birbirinizin aclarn sarmaktan baka hibir ey gelmezdi elinizden.
Gecenin ortasnda bir ift gz, orada ylece duruyordu karmda. Duvara yaslanm, kalabaln iinde sessizce iki-
sini yudumlarken. Fazla gememi yannda bitmitim.
“Merhaba,” dedim. “Eer yalnzln elinden almazsam konuabiliriz diye dnmtm.”
Cevap vermeden glmsedi. Ypranm bir yz vard. Gzel veya irkin deildi.
“Birini mi bekliyorsun?”
“Hayr kimseyi beklemiyorum.”
“Rahatsz olduysan giderim.”
“Kasma kendini hadi ielim.”
Krmz arap iiyordu. Biram ona doru kaldrp “elim,” diye onayladm.
“Adn ne senin?”
“Eda. Ya senin...?”
“Bilmiyorum... Be dakika ncesine kadar Ferit’ti... Sk gelir misin buraya?”
“Pek saylmaz. Vakit bulduka... Sen?”
“Ben de yle saylr.”
“Neden benim yanma geldin?”
“Anlamadm...? Neyin varm ki senin?”
“Sana gre biraz yal deil miyim?”
“Ya nemli deil. yi grnyorsun.”
“Sence ka yandaym?”
“Bilmem...”
“Otuz sekiz.”
“Evet biraz fark var aramzda.”
“Ne kadar?”
“ok deil... Bo vermeye ne dersin?”
“Peki yle olsun bakalm,” diye onaylad ve ardndan “Birka kere gz ucuyla baktm sana pek iyi grnmyordun. Bir derdin var galiba?” diye sordu.
“Haklsn... Bu gn sevgilimi terk ettim.”
“Neden terk ettin?”
“Ruhunu kaybettiini dnyorum.”
Kendini tutamayarak glmeye balad.
“Ne...? Ruhunu mu kaybetti?”
“Evet... Onun bir ruhu olduunu dnyordum ve bu gn ldn anladm.”
“Peki nasl anladn ruhunun ldn?”
“Onlarca, yzlerce kk ayrnt vardr fark ettirmeden hayatmza girmi, bizi ayakta tutan. Bir kadnla bir erkein arasndaki btn haller... Ve her geen gn bir tanesinin l-
sn bulursun bu kk ayrntlarn. Mutfakta, yatan altnda, banyoda... Katil bazen sensindir veya o fark etmez ama bir eyler lr bu kesin.”
“Onu seviyor muydun?”
“Benim kadnmd... Bo ver ielim. Senin sevgilin var m?”
“Ben boandm.”
“Anlyorum.”
“Geen yl boandk. Galiba onun da ruhu lmt.”
Her ey olmas gerektii gibi ilerliyordu. Kompleks yok. Hzn yok. Beklenti yok.
“Nerede yayorsun?”
Salladm.
“Sevgilimle yayorduk bu gne kadar. Kapy vurup ktm. imdiye oktan eyalarm kapya koymutur.”
“Peki bu gece nerede kalacaksn?”
“Bilmiyorum... Kalacak birilerini bulurum.”
“yi, bende kalrsn o zaman.”
“Bu teklife hayr diyemeyeceim galiba.”
Bir eyler daha iip bir saat kadar sonra ktk. Caddeden bir taksi evirip bindik. Bostanc’da oturuyordu. Yarm saat sonra evinin nndeydik. Taksi parasn demek iin davrandm fakat detmedi. Kapy aar amaz antasn antredeki koltuun zerine frlatp, “Sen rahatna bak ben banyodaym,” dedi.
“ecek bir eyler var m evde?”
“Dolapta bira olacakt. Ha... Rakda var istersen.”
Dolab kartrdm drt ie Tuborg bira ve yarlanm bir otuz belik rak vard. Tuborg’lardan bir tanesini ap oturma odasnda imeye koyuldum. Karmdaki duvarda, iinde; elinde krbac, bir atn yannda glmseyen bir jokeyin fotoraf olan bir ereve aslyd. “Eski kocas olacak davuldur herhalde,” diye dndm. meye devam ettim. Ara sra istemeden herifle gz gze gelip rahatsz olunca kalkp kar kanapeye getim ve nmde duran sehpann zerindeki kumanday alp televizyonu kartrmay denedim. kanalda ayn anda ibnenin program yaynlanyordu. Benim kutsal Trk ailem... ftarn atktan sonra televizyonun karsna kurulup, oyunu en son attn muhafazakar partinin dolar politikasnn honutluu ierisinde, Adnan Menderes’in aslnn hakszlna inanarak ve bir yandan da kulan kayarak kardn pislii zerinde danteller olan kanepenin kenarna silip, oturmu bartl karnla gtten veren homosekselleri izliyorken ne kadar da mukaddessin, ne kadar da mazbut. Televizyona bo verdim.
Az sonra Eda dutan km, zerinde beyaz bir bornoz, banda bir havlu ve ayak bileklerinden damlayan sularla yan bamdayd. Gelir gelmez kucama oturup, uzun, ateli bir pck verdi.
“Sen de du almak ister misin?”
“yi fikir,” dedim ve kalkp banyoya doru yneldim. Arkamdan “Banyoda temiz havlu ve bornoz var, grrsn kapnn arkasnda asl,” diye seslendi. Banyoyu berbat ederek du alp, dndm de ikimize de rak hazrlamt. Yanna kuru yemi, biraz da peynir... Rakdan bir frt alp “ok dncelisin,” diyerek yanna oturdum ve bir pck verdim. Rahatlamtm. Kendimi bu kadnn alt yllk sevgilisiymiim gibi hissediyordum.
Bacak bacak stne atm, zerimde banyo kapsnn arkasndan alp giydiim ve muhtemelen eski kocasna ait turuncu bornozun kemerini skarken, gzm yine duvardaki ereveye takld. “Kim bu adam?” diye sordum.
“Babam.”
“Baban m?”
“Evet. ampiyon bir jokeydi babam kupalar vard.”
“ok iyi... Severim jokeyleri.”
“Sen ne i yapyorsun?”
“Bol bol televizyon izliyorum.”
“Evde mi?”
“Hayr iyerinde. im televizyon izlemek ve ekrandan geen her grnty kada yazmak. Bir tr takip.”
“Tuhaf bir iin var.”
“Biliyorum... Sen ne yapyorsun?”
“Bir tekstil firmasnda alyorum.”
“Gzel...”
Tekrar pmeye baladk. “Hadi yatak odasna geelim,” diye fsldad kulama. “Tamam,” dedim ve o odaya doru giderken, ben de iimi yapmak iin tuvalete doru yneldim. Dndm de rlplak uzanmt yataa. Yatan arkasnda btn duvar boydan boya kaplayan bir ayna vard. Eski kocasyla i tutarken birbirini izliyor olmalydlar. Ben de olumlu yaklatm olaya. Yataa usulca szlp, dudaklarm azna gtrerek abandm zerine. kimiz de hazrdk, fazla oyalanmadan ie baladk. Klasik pozisyondaydk. Sonra ters dnmesini ve dizlerinin zerine oturmasn istedim. Dediimi yapt ve ardndan, “Ne yapacaksn bana?” diye bir kedi gibi mrldand. Cevap vermedim.
Gece lambasnn odann her yann krmzya boyarken aynadaki grntmz...
Vahi, lmcl, scak; bir yan pc gibi, durmakszn rmcek anda gnler ve geceler.
“Beceriyorsun beni, beceriyorsun ah! Devam et.”
“Evet yavrum beceriyorum seni. Hissediyor musun?”
“Tabi ki hissediyorum. Devam et ah!”
Yarm saat sonra dayanacak gcm kalmamt. Birka saniye daha sonra srdrdkten sonra, bir kadnla bir erkein ayn anda ayn eyi hissedebildii tek duygununun sarholuunun tatl yorgunluuyla, kendimi yataa braktm. kimizde devrilip uyuduk.
Sabah Eda’dan nce uyandm. Saat sekize geliyordu. Giyinip hemen karsam, iyi ihtimalle yarm saat ge kalrdm ie. Dnden kaytarmtm zaten, balina canma okuyacakt. Grlt yapmadan hzla giyindim. Bir sigara yakm usulca odadan szlrken uyanmt.
“Gidiyor musun?”
“Evet... e ge kalyorum.”
“Sevgiline gidiyorsun deil mi?” diyerek yatan iinde kalkp doruldu.
“Kimseye gittiim filan yok tatlm. Sadece uyandrmak istemedim. Telefonunu aldm naslsa... Sonra arayacaktm seni,” dedim ve yanna dnerek bir pck verdim.
“Beni kandramazsn. Sen o kz seviyorsun ve bu geceyi bu kapdan ktn an unutacaksn.”
“Samalama Eda... Onu sevip sevmememin seninle ne alakas var. Bu benim sorunum brak ben zeyim.”
Cevap vermeden, komodinin zerindeki sigara paketine uzand ve karp bir tane yakt.
“Tamam anlatk m? Seni tekrar arayacam,” diye steledim.
“Tamam.... Hadi k ie ge kalyorsun,” diye cevap verdi bana inanmadn hissettirerek.
“Seni arayacam,” dedim tekrar ve dudaklarna bir pck kondurup ktm odadan. Doru sylediime emin deildim.

24

yerine vardmda girite balinayla karlatk.
“Nasl oldun iyiletin mi?” diye sordu.
“Bu gn biraz daha iyiyim.”
“yi... Bu aralar yine ge kalmaya baladn. Biraz daha dikkatli ol.”
“Haklsnz Ergun bey.”.
Ortalkta fazla dolamadan kasetlerimi hazrlayp masama getim. Bir yandan da, restauranta dn gece iin nasl bir mazeret uyduracam dnyordum. Kanm emiyorlard. ki iten birini, hatta ikisini birden brakmalyd ama nafile... Menzile yetimek iin daha fazla komak gerekiyordu.
Akam Aya’y yatak odasnda, yatan iinde nnde azna kadar dolu bir kl tablasyla beklerken buldum. eri girip stm bam soyup bir kenara braktm.
“Dn gece neredeydin?”
“yerinden arkadan birinde kaldm.”
“Yalan sylyorsun. yerindeki herkesten nefret ettiini biliyorum.”
“Yalan sylemiyorum, Rfat diye biri var iyi anlayoruz onunla.”
“Biriyle yattn deil mi?”
“...”
“Biriyle yattn deil mi? Doruyu syle bana!”
“Evet yattm biriyle. Senin veremediin eyi verdi bana. Sardalyalarla beraber klozete yolladn eyi.”
“Neden yaptn bunu?”
“Aylardr aramzdaki her ey yava yava lyor Aya grmyor musun? Tkeniyoruz biz. Eriyoruz.”
Boynuma sarld ve alamaya balad.
“Biliyorum... zgnm. ok zgnm krdm seni ama bunu yapmamalydn.”
Kimin hakl olduu nemli deildi. Sadece var olan gerei grmemiz gerekiyordu. Geirdiimiz gzel birka ay
dan sonra aramzda almaya balayan atlak giderek bym ve dipsiz bir uuruma dnm, kapatmak veya geri dnmek veya zerinden atlamak imkansz bir hale gelmiti. kimiz de bu gerei ilk defa ayn anda anlamasna, karlkl sustuk.
“Bu akam bardaki ii brakmay dnyorum. Gerekli paray biriktirdik deil mi? Sen de gel benimle. Biraz kafay datrz, gece de beraber dneriz ne dersin?”
“Olur.”
“yi o zaman hazrlan kalm birazdan. Ge kalmayalm.”
Bara geldiimizde Aya’y sakin bir masaya oturtup, alt kata kyafetlerimi giymeye indim. Aada ef garsonla karlatm. Evli, iki ocuk babasyd ve favorilerini kulak memesi hizasnda kesiyordu ve favorileri ilk gnden beri canm skyordu.
“Patron ok kzgn, dn niye haber vermeden gelmemi diye soruyor.”
“Kz arkadam ok hastayd, onunla ilgilenmek zorunda kaldm. Bu gn de, yalnz kalmasn diye buraya getirdim.”
“yi, bunlar patrona anlat o zaman.”
“Zaten konumam lazm onunla. i brakyorum.”
“i mi brakyorsun?”
“Evet.”
Kyafetlerimi deitirdikten sonra patronun odasna gittim. Bar iine bulamay nerden akl ettiini bir trl anlayamadm, aslnda daha ok Talimhane’de otomobil yedek para dkkan olan bir esnafa benzeyen, kel kafal bir dingildi. Ayn hikayeyi ona da anlattm. i brakmak istediimi, yarn gelmeyeceimi syledim.
“Bunu bize bir hafta nceden sylemen gerekirdi.”
“Haklsnz.”
“Son altn haftann parasn alamazsn. Yeni bir eleman bulmak iin en az bir haftaya ihtiyacmz var.”
“Doru... Kabul ediyorum.”
“yi dndn m ayrlmay?”
“Evet gndz de alyorum biliyorsunuz... Zor oluyor.”
“Peki o zaman gecenin sonunda al veri hesabn yaparz.”
“yi bu iten de syrdk,” diye dnerek yukar ktm. Aya braktm yerde oturuyordu. Bir bira doldurup gtrdm masasna.
“Tatlm sana bira getirdim ier misin?”
“H h... Sa ol.”
“yi misin biraz? Hadi topla kendini unutacaz her eyi. Patronla konutum, ii brakacam syledim. Bir problem karmad. Bu geceden sonra yine eski dzenimize dneceiz. Her ey yine eskisi gibi olacak.”
Sylediklerime inanyor gibi grnyordu ve ben de bunu umuyordum.
“erisi iyice dolmadan masalar ve kllkleri temizleyip hazrlamam gerekli. Sen keyfine bak biran i. Tamam m?”
“Tamam sen ilerini hallet. Ben iyiyim.”
Bir saat sonra ierisi dolmu, ar gibi almaya balamtm. Bu kouturma arasnda Aya’yla fazla ilgilenemiyordum. Siparileri getir, bolar gtr, hesap getir, sandalyeleri dzelt, iki sigaradan fazla biriktimi kllkleri mutlaka boalt. Bu tr yerlerde patronlarn en takt ey budur. Kllkler muhakkak bo olacak. Ben kendi adma bir barda otururken en uyuz olduum ey srekli kllmn boaltlmasdr. Snen sigaray her klle basmda herifin biriyle burun buruna gelmekten nefret ederim. Dolu bir kllk iyi bir iicinin gururudur brak dolu kalsn arkada!
Masalar arka arkaya dolarken, yirmi be yalarnda bir ift girdi ieri. Hemen yanlarna gidip oturacaklar masay temizledikten sonra “Ho geldiniz,” diyerek ne imek istediklerini sordum. Herif ilk nce kza ne imek istediini sordu.
“Ne imek istersin hayatm?”
“Hmm... Ben bir ey isteyeceim ama adnn ne olduunu bilmiyorum.”
“Siz tarif edin ben anlarm,” diye araya girdim.
“Geenlerde Teoman ierken grmtm. Rengi mavi bir kokteyldi.”
Kz problem kmt.
“Pardon hanmefendi, u arkc Teoman’dan bahsediyorsunuz deil mi?”
“Evet... Evet...”
Tabi ki bu akam akam hi beklemediim ve daha nce hi karlamadm bir durumdu. Son gecemde hi uralacak gibi deildi fakat bir kere atm olduumu anladm. lk nce herifin suratna baktm. Belki kz “Haydi hayatm samalama, bildiin bir ey syle de onu i...” gibilerinden birka lafla ikna edip duruma hakim olur diye fakat herif de angutun teki kmt. Yzme aval aval bakarak, ne kadar da tatl ve kk kaprisleri olan bir sevgilisinin olduunu ve kzn bu tr davranlarna ramen onun iin tatl bir bela olduunu anlamam istercesine glmsyordu. Ve sevgilisinin bu kk kaprisli istei yerine getirildiinde, bu gece onlar adna ak dolu bir dnm noktas olabilirdi.
Ben de ona “yi de arkada kz senin. Eer ki cilveyi bana yapyor ve bu gece onu ben ddkleyeceksem ne ala, her istediini yarataym fakat senin gremediin ey u ki; kz ne sana ne bana, kz Teoman’a yank. Belli ki gelmi burada grm herifi, azna dm fakat Teoman siklemeyince bunu, kahrndan kendini itii kokteylle zdeletirmi. Sen de bu durumu akmayacak kadar hyarsan veya aktn halde bu rfntdan vazgeemeyecek kadar amsalak bir budalaysan e diyeceim laf yok o zaman,” diye bakyordum fakat nafile. Herif kafamdaki dnce balonlarn patlatacana, aksine yenilerini iirecek apal bir edayla bakmaya devam ediyordu.
“Hanmefendi kokteylin iinde neler olduuna dair herhangi bir ey sylerseniz hemen hazrlatrm fakat bu ekilde yardmc olamam size.”
“Ama hayr... Ben ondan imek istiyorum. Ne olduunu anlamadm ama Teoman iiyordu grdm maviydi.”
Bam beladayd. Hay Teoman kovalasn seni be kadn!
“Pekala bayan ben barmene bir syleyeyim, eer Teoman’n burada olduu gn alyorduysa hatrlar.”
Barmene sormaya giderken Aya’nn masaya uradm.
“N’ oldu tatlm bir sorun mu var?”
“Sorma gitsin... Kadn manyak, kafay yemi olmal. Adn bilmedii bir kokteyl istiyor. Delirtecek beni.”
“Bo ver naslsa son gecen.”
“Haklsn idare etmek lazm. Neyse sen keyfine bak.”
Hzl admlarla durumu anlatp iin iinden syrmay umut ederek barmenin yanna gittim.
“Batur bey u cam kenarndaki masadaki iftten bayan olan bir kokteyl istiyor fakat adn veya iindeki karmlarn ne olduunu bilmiyor, sadece rengi maviydi diyor. Geenlerde arkc Teoman buradaym galiba o ierken grm. Eer siz hazrladysanz...?”
Barmen de afallamt. Bu lgnca istek karsnda.
“Hayr ben hazrlamadm. Git tekrar sor ve iindeki karmlar bilmiyorsa yapacak bir eyimiz olmadn syle.”
“Peki,” dedim ve tekrar masaya doru yneldim. Masaya doru giderken, Aya’y karsndaki masadaki gruptan biriyle bakrken yakaladm. Krk krk be yalarnda omuzlarna kadar uzatt salar krlam, ak iirleri yazan iktidarsz bir aire benzeyen bu adamla birbirilerine glmsemilerdi ve ben az nce o herifin klln boaltmtm. u ikiden fazla olmaz prensibi... Kan beynime sramt. Yanndan geerken kulana eilip, “Grdm seni,” dedim.
“Neyi kastediyorsun? Neyi grdn anlamadm,” diye laf aznda geveledi.
“u masayla ilgilenmem lazm, birazdan anlatrm ama yaptn hi ho deil,” deyip laf ksa tutarak berikilerin yanna gittim.
“Hanmefendi istediiniz kokteyli u an alan barmen yapmam ve ne olduunu anlamadan hazrlayamayacan
syledi. Daha deiik bir ey imek istemez miydiniz?”
“Yaa... Ama ben ondan istiyordum. Teoman’nkinden...
Hazrlayamaz msnz gerekten?”
Birazdan Aya’yla fena ekilde kapacamz biliyordum. “Hay Teoman’nki girsin be kna kaltak senin!” dememe ramak kalmt.
“Bakn hanmefendi, ben Teoman’ hayatmda hi grmedim ve ne itiine dair en ufak bir fikrim yok. Size baka bir ey getirsem olmaz m?”
Beklemedikleri bu ktan sonra suratlar deise de, glmseyerek sylediim iin olumsuz bir tepki verememilerdi.
“O zaman ben bir cin fiz alaym,” dedi Teomanyak! Herifse bir bailes istedi.
“Tam isabet” diye dndm. Cin fiz bunun gibi yazlk kevaesi klkl karlarn, bailes de byle yumuams angutlarn tercihidir genelde.
kilerini gtrdkten sonra Aya’yla kaldmz yerden devam etmek iin soluu masasnda aldm. Benden nce hemen o girdi sze.
“Ne grdn? Neden bahsediyorsun sylesene!”
“u karndaki masadan herifin biriyle baktnz grdm.”
“Yine baladk deil mi? Kimseyle baktm yok.”
“Bak Aya bana hep ayn masallar anlatyorsun. Buraya oturduundan beri seni izliyorum ve siz o herifle birbirinizi
fark ettiiniz andan beri bakyorsunuz.”
“Nasl byle bir ey dnebiliyorsun. Buraya bunun iin mi geldim? Hani her ey dzelecekti?
“Byle giderse hibir eyin dzelecei yok anlyor musun! nk sen bulduun her frsatta beni arkamdan vurmaya, kk oyunlarnla ve ruhundan fkran orospuluun cinsel organna vuran zaafyla beni hayal krklna uratmaya devam ediyorsun. Aslnda u saatten sonra bunlarn hibirinin nemi yok benim iin ama bari u durumdayken yapma. nk bu yaptn adil deil. Ben u anda, o uursuz krtaj parasn toplayabilmek iin kesitiin adamn klln temizliyorum. Bu masalardan birinde oturup viskisini yudumlayan adamlardan biri de ben olsaydm, inan umurumda bile olmazd. Suratna bir tokat patlatp masay terk ederdim olur biterdi.
“Madem yle senin vurmana gerek yok, ben kendim gitmesini bilirim.”
Ayaa kalkt ve antasn teberisini toplamaya balad. Gidecekti... Gidiyordu. Ama istemiyordum gitmesini. Hasta-
lkl ve kendini onaran bir ey vard aramzda. Sonsuza dek bu hastalkl bala yaamaya razydm belki de.
“Ne yapyorsun...! Otur urada.”
“Engel olma brak beni. Gitmek istiyorum.”
“u an alyorum Aya. Beni bu durumda brakp gidemezsin. Gidersen peinden bile gelemem.”
“Brak beni gidiyorum!”
“Tamam diyorum sana, ayrldmz farz et ve urada oturup iimin bitmesini bekle. Byle kaamazsn benden. Bu gece oturup konumalyz.”
“Konumak istemiyorum! Benimle uramandan bktm artk.
Kapya doru yrrken yetiip son bir hamleyle kolundan yakaladm. Herkes bize bakyordu.
“Aya! Allah’n cezas dursana, beni byle delirtip kaamazsn!”
Kolunu avucumdan kurtarp kendini sokaa atmay baard ve neonlarn yanp snd sokaktan saa dnp ge-
ye kart.

25

Bir kadn seni brakp gittiinde ektiin ak acs deildir aslnda. Onda grdn, grmek istediin tm klarn snmesidir iini karartan. Buna da hayal krkl derler ve aclarn en onulmazdr.
O geceden sonra bir daha grmedim Aya’y. Grmek istemedim. Birka gn sonra bir akam i dn eve geldiimde eyalarn toplayp gtrmt.
Evi boaltmak zorundaydm nk kiras tek bana deyebileceim bir miktar deildi. Temiz bir tuvalet, baucunda bir komodin, holde yemek masas ve banyoda bir kvet... Bir sre, baarabileceime dair gven vermilerdi bana. Kaparann bir ksmn kurtarp, ansm denemeye devam edebilmek iin Galatasaray’da tek gz bir yer bulup yerletim. Giri kat, tek oda , tuvalet, bir de mutfak. Sokaa bakan kk pencereden gelip geen insanlar izliyor, hayat darda bir yerlerde vahi alayanlar gibi akarken, mrmden yediim gnlerin hesabn yapabiliyordum. Ve her seferinde msrif, borlu ve sulu ktm grebiliyordum.
Daire kaps antikayd. Dardan baklnca gayet salam bir kapya benziyordu fakat bir gece eve girmeye alrken kilit anahtar zorladnda, omzumla yle hafiften bir ykleneyim demitim ve kap kendi kendine alvermiti. Krldn dnerek yokladm kapy. Tam ortasna tasarlanm bir mekanizma sayesinde, o blgeye serte yklendiin zaman kap ortadan ikiye katlanarak alyordu.
Bir an kendimi dnyann en zavall adam gibi hissettim. lk defa kendime acdm. lk defa oturup aladm yle hafife bir omuzladnda ikiye katlanan varlma. Bir kere daha kandrlmtm. Sonra kapy tasarlayan herifin slalesine kfredip durumu kabullendim.
Tedirgin olduum gecelerde kapnn arkasna sandalyeyi ve masay koyup yle yatyordum. Bu binann da bir kapcs vard ve ad Celal’di. Fakat Allah’tan bu herife aidat demek zorunda deildim. Adam sadece binaya gz kulak oluyordu. Bina sahibi srf bu i iin tutmu olsa gerekti.
i brakp birka gn istirahat verdim kendime. Be paras olmayan bir adamn iki de bir istifa etmesi ahmakayd belki ama insan arada bir yaayp yaamadna dair emareler grmek, cesaretini snamak ister. plerinin bakalarnn elinde olduunu bile bile.
Cebimde kalan son be kuruu saymaya korkuyordum. Elimi cebime her atmda kalbim skyordu adeta. Hemen elimi cebimden karp daha gzel bir eyler dnmeye alyordum. Miden bulandnda kusmamak iin kendini itah ac bir meyve dnmeye zorlamak gibi.
stesem de kaamyordum, nk bu ev de tm ucuz barlara on dakika mesafedeydi. evre barlardan taan mziin sesi odama cretkar bir ekilde doluyor, beni cehennemden ok nceden ayrlm keme davet ediyordu. ok stratejik bir noktadaydm yine. Takldm bar kapatana dek iiyor, evredeki pavyonlarn da kapanmasyla ieriden kan konsomatrisler, dans kzlar ve onlarn pezevenkleri taksilere binerek geceyi bitirirken, ben de eve doru yollanyordum.
Gecenin biri, alk alk etraf izleyerek odama dnerken alklm fark etmi olsa gerek ki, herifin biri gecenin iinden frlayp yrdm kaldrmda karma dikiliverdi.
“Nasl...? Her taraf harika karlarla dolu deil mi?
“Pezevenk olmal,” diye geirdim iimden. Otuz yalarndayd. Deri montlu, kirli sakallyd ve dou aksanyla konuuyordu.
“Gerekten de yle,” diye cevapladm soukkanllkla ve hafiften erkek jargonuyla glmseyerek.
“ster misin abi? Sana da yapalm bunlardan bir tane bu gece.”
lk nce biraz tedirgin olmutum fakat herifin niyetinin sadece pezevenklik olduunu anlaynca rahatladm ama bir pezevenge av olacak kadar salaka m yryordum ki?
“Sa ol birader zaten para da yok.”
“Bo ver abim paray dert etme sen. He de, ben gereken her eyi yaparm.”
Herif iini biliyordu. Biraz yumuadm. evrede cvldaan kzlara baktm, hayr denecek gibi deildiler dorusu. Bir seksenlik Rus rev kzlar...
“Ee peki kaa patlar bana bu i?”
te beni kafesleten cmleler bunlar olmutu. Herifin gzleri parlamt birden. Bu i bitti diyordu baklar. O iini yapyordu peki benim derdim neydi? Benden daha ktleri de vard. Parklarda, sokaklarda yatmak zorunda olup, seks hayat sadece reklam panolarndaki bacaklara bakarak otuz bir ekmek olan yz binlerce adam... Peki neydi o zaman bir adam amsalak yapan ve deliliin snrlarnda dolatran? ldrmeye altn gecelerde lm unutmann en kolay yolu bu muydu yoksa?
“Abi kzna gre deiir fiyat. Sen bana kafandaki rakam syle ona gre bireyler yapalm.”
“Bak birader benim otuz milyondan fazla verecek param yok bu ie. Sana uyarsa ayarla bir eyler. Yoksa...”
Cebimde yz yirmi milyona yakn para vard aslnda.
“Otuz milyon mu ?”
“Evet.”
“ Abi normalde elliden aa i yapmam ben ama madem bende bu kadar var diyorsun, bu gece de benim sana kyam olsun.”
Yrmeye koyulduk. Pazarlkta anlanca keyfine diye-
cek yoktu pezevengin. Gmleinin cebinden kard uzun marlborodan bir tane de bana tuttu.
“Kullanyor musun abi?”
“Ver yakalm bir tane,” deyip sigaray aldktan sonra “Birader imdi nereye gidiyoruz? Nereden alacaz kz?” di-
ye sordum.
“Kz m? Kz yukardaki postanenin oradaki sokaktan alacaz.”
“Bak,” dedim. “ Pavyona filan girmiyoruz deil mi? Aman sokmayasn beni oralara ha.”
“Yok yahu ne iimiz var pavyonda. Hemen kz alrz sokaktan, gidersiniz. Evin buralarda deil mi?”
“Yakn, yakn...”
Herifin telkinlerine ramen yine de iim rahat deildi. Bir apan olan kmasnd bu iin iinden? Neyse bir akallk yaparsa “Siktir git!” der, ben de basar giderim diye dnyordum. Be on dakika sonra dedii sokaa geldik ve bir pavyonun nnde durduk.
“Hani pavyon yoktu?”
“Tamam abi meraklanma, ben ieri girip kz getireceim. Sen burada bekle.”
“yi, peki.”
Derken be dakika sonra pezevenk kapda grnd.
“Abi kzla konutum okey dedi. stn giyinip kacak birazdan. Gel istersen biz de ieride bekleyelim.”
“Yahu kardeim sana ieride iim olmaz dedim ya. Burada bekleyelim ite...”
“Abiciim niye korkuyorsun ki? Ayp yahu kocaman adamsn.”
“Korkma meselesi deil kardeim. Holanmam ben bu tarz muhabbetlerden.”
“yi de abi kz az nce herif nerede diye sordu. Grmek istiyor seni. Zaten mekan on on be dakika sonra kapanacak.”
“Yahu beni grp de ne yapacakm? Evlenecek miyiz sanki!”
“Ben bilmem abi kz seni grmek istiyor.”
Bir kere bulamtm boka.
“yi hadi girelim o zaman.”
Yerlerin bordo bir halyla kapl olduu uzunca bir koridordan geip, salona girdik. Tavanda envai renkten k saan bir kre dnyor ve kelerdeki masalarda; kyden mal davar satp gelen muhtar, hanmn ve ocuklar Lleburgaz’daki annesine yollayp soluu burada alan mahalle bakkal, okul aile birliinin kermeslerde, yirmi nisanlarda kurabiye ve dantel satarak oluturduklar imece banka hesabn patlatm olma ihtimali yksek, ilkokul mdr klkl adamlar, kollarnda birer konsomatris felekten bir gece alyorlard. Ortalkta hamam tella iriliinde bykl gbekli garsonlar, ellerinde meyve ve viski dolu tepsilerle bir o masaya bir bu masaya servis yapyor, bir yandan da keseleyecek adam aryorlard. Bo bir masa bulup oturduk.
“Abi sen otur rahat ol. Ben kza bakp be on dakikaya geliyorum. Hemen gideriz...”
“Tamam...”
Kasldm belli etmeden, rahat grnmeye alarak etraf szyordum ki, bir iki dakika gemeden garsonun biri



tepeme dikilmiti.
“Ho geldiniz beyefendi ne alrdnz?”
“Sa olun ben bir ey almayaym. Arkada bekliyorum birazdan kacaz.”
“Giriten sonra servis zorunludur beyefendi.”
Tellak baya kararl grnyordu ve iin artk ciddiye bindiini ge de olsa kabul etmitim. Bam beladayd. Nuri Alo’nun, dmeleri gbeine kadar ak pembe gmlei ve elinde viskisiyle masama gelmesine ramak kalmt.
“Tamam, ben bir bira alaym o zaman.”
Garson biray ve yannda bir kap erezi masaya koymu giderken, bizimkisi yannda hatunla grnvermiti nihayet. Bana doru yaklarken srtyordu. Gelip oturdular. Kz yirmi be, otuz yalarnda vard. Esmer, balk etli ve oval yzlyd. Omuzlarna kadar gelen kvrck salar vard.
“Merhaba abi tantraym bu Melisa... sim neydi abi?”
Dpedz yalan sylyordu pezevenk. Byk ihtimalle Melahat 'ti kzn ad. Melisa dediin yle t pt papatya gibi bir ey olur be arkada. Her tarafndan gt meme fkryordu bu kzn.
“Ben de Ferit. Memnun oldum.”
“Benim adm da Ser Blent... Abi Melisa Rus asll yedi yldr Trkiye’de yayor. Trke’yi senden benden iyi konuur vallahi.”
“Salla salla! Ben de kozmonot Yuri Gagarin.”
O sra garson tekrar masaya geldi.
“Bir isteiniz var myd?”
Kza dnp glmseyerek, “Bir ey ier misin?” diye sordum.
“Ben bir merubat alaym votkay ok kardm bu gece.”
Merubat...! Bir Rus yedi sene deil yetmi sene kalsa Trkiye’de, yine de merubata merubat demesi imkanszdr.
Ser Blent ona sorulmadan atlad.
“Ben de bir bira alaym.”
Sipariler verilince, Melahat tuvalete gideceini syleyerek kalkt. Nihayet yalnz kalmtk Ser Blent’le.
“Ser Blent’ciim ne yapyoruz...? Oturmak yok dedin, sz verdin hemen kacaz dedin, imdi bira sylyorsun kendine. Oldu mu imdi?”
“yi de hayatm ben ne yapabilirim? Ortam bu, racon byle.”
“Hayatm” laf bir ok gibi saplanmt kalbime. “Abi... Abiciim...” diye srp giden diyaloumuz birden bire, bylesine laubali ve gayet fevri bir hitapla bozulmutu. “Neyse,” diyordum kendi kendime “Cebinde nasl olsa para var. Bir otuz milyon da bunlara verir, bir daha da byle bir eeklik yapmazsn olur biter.”
Melahat fazla oyalanmadan dnm ve sipariler de gelmiti.
“Naslsnz beyler? Eleniyor musunuz?”
“yiyiz, iyiyiz” diye cevaplad Ser Blent. Ben de zoraki bir glmsemeyle onayladm. Ardndan Melahat kvrak bir hareketle yanma sokuldu.
“Keyfin yok mu hayatm? Rahatlasana biraz.”
“Sa ol iyiyim.”
Biz konuurken Withney Houston’un, “I will always love you” su almaya balad.
“Aaa ben bu arkya baylrm. Sever misin sen de? Ay ok gzel!”
“lk defa dinliyorum.”
“Aniden frlayp kaabilir miyim,” diye dnerek etraf kolladm fakat ieri girdiimiz koridorun salona alan ucunda, yarma gibi herifin biri ellerini brne kenetlemi bekliyordu.
“Ser Blent hadi kalkalm isterseniz?”
“Tamam abi... Ben tuvalete gidiyorum, sen hesab iste hemen gidelim.”
Ortalkta dolaan garsonlardan birine hesab getirmesi iin iaret ettim. Birka dakika sonra hesap taba masadayd. Ser Blent’se tuvaletten hala dnmemiti. nme braklan taban iindeki adisyonu elime aldm. ki bira, bir vine suyunun tam tamna iki yz doksan sekiz milyon Trk liras tuttuu yazyordu. Gzlerim yuvalarndan frlam bir ekilde bir kada bir garsona bakarken, dnen dmenin bandan beri haberi olan Melahat yerinden yavaa kalkp svt.
Yzmdeki aknla ramen kendimi toparlamaya alarak sordum.
“ki yz doksan sekiz milyon mu? Nasl olur yahu bir yanllk olmasn?”
“Hayr beyefendi bir yanllk yok.”
“Anlyorum da iki bira, bir vine suyu, bir de erezin bu kadar tutmamas lazm.”
Herifin tnlad yoktu. Hesab bir gzel alt alta sralad. Bir bira yz milyon liradan ikisi iki yz milyon, art altm sekiz milyon vine suyu, etti mi sana iki yz altm sekiz milyon? E bir de erez var o da otuz milyon, toplam yapar iki yz doksan sekiz milyon!
“Garson bey, iyi gzel alt alta topladnz zaman doru grnyor fakat bir bira iin yz milyon lira fazla deil mi?”
“Fiyatlarmz budur beyefendi.”
Biz herifle hesap muhasebesi yapa duralm, garson daha tepemizde bitivermiti. lerinden biri duruma el att. ef garsona benziyordu. Orta boylu, bykl, koca drtgen kafal, ileri derecede irkin bir adamd.
“N’oldu Ejder bir problem mi var?”
“Fiyatlar biraz pahal gelmi galiba. Bir problem yok.”
Adisyonu alp, hibir tuhaflk olmadna neredeyse beni bile inandracak bir sakinlik ve kaytszlkla, “Bu hesap normal arkadam,” dedi.
“Fakat bende bu kadar para yok.”
Bu kmdan sonra iin rengi daha ciddi bir tona brnmt.
“Nasl yok lan ibne! Paran yoksa niye itin bu kadar eyi!
Adam ieride parti vermiim gibi konuuyordu. Alanya’ ya tatile gelmi iri kym bir Alman turist bile bir oturuta bu kadar tutacak bira iemezdi.
“Tamam da kardeim, ben de bu kadar para yok.”
“Ne kadar var?”
“Ya ey ite... Ser Blent’le konutuumuzda kz iin otuz milyon demiti bir de bu ikiler...” dememe kalmadan kkredi. Dierleri olayla ilgisiz gibi duruyorlard. Biri burnuyla oynuyor, bir dieri tek eli cebinde taaklarn kartryordu ve durum frtna ncesinin sessizlii gibi grnyordu.
“Balatma lan Ser Blent’ine! Ne kadar paran var?”
“Krk elli milyon kadar...”
“kar bakalm cebindeki paray.”
Cebimde sylediimden fazlas olduu ortaya knca durum daha da beter olacakt, bununla beraber btn paray da kaptrmak
iin cabas. Elimi cebime atarken tek hakkm olduunu biliyordum. Usta bir hareketle banknotlardan bir ikisini cebin aasna ittirerek, elime gelenleri karp masaya koydum ama yemedi. Herif yine kkredi.
“Adam hasta etme lan hepsini kar parann!”
aresiz tekrar elimi cebime daldrp, bir yandan da az nce ne kadarn kurtardm dndm dier paracklar da kardm. nce altm milyon ksur km olmalyd ki, elli milyon daha kt. Herif krm paralar itahla bir gzel sayp, dzleyip, kkten bye doru dizdikten sonra cebine indirdi. Tam kma tekmeyi basmak zereydiler ki, son bir numara ekmeyi denedim.
“Bakn benim hasta bir annem var. Bu paralar onun ila parasyd.”
Az nce beride taaklarn harmanlayan atlad.
“Ulan gt olan madem anan hastayd da niye sikin kalkt gece gece. Bas git bir de dayak yeme bizden!”
ansm zorladmn farkndaydm ama baka arem yoktu nk ertesi gne hi param kalmyordu.
“Hi param kalmad. En azndan yirmi milyon verin de bamn aresine bakaym.”
Ksa bir sre birbirilerine baktlar sonra paray cebe atan bir yirmilik karp “Al siktir git,” diyerek nme frlatt.
Aldm. Kendimi ardan satarak aheste admlarla bordo hall koridoru geerken, sersemin teki olduumu dnyordum. Kzgn ve alamaklydm.

26
Uzun, son derece dikkatli hazrlanm ve ciddiye alp kafa yorduun zaman, insan rahatlkla aalk kompleksine sokabilecek, fazlasyla aalk ve i karartc bir bir iland.
Yurt iinde bir ok ubesi olan son derece kkl! uluslararas bir firmann genileyen bnyesinde, mteri hizmetleri departmannda grevlendirilmek zere; niversite veya yksekokul mezunu, telefonla iletiim yetenei gl, en az bir yllk ar merkezi (kol sentr!) deneyimi olan, diksiyonu dzgn, tercihen ngilizce bilen, youn i temposuna ayak uydurabilecek, enerjik, geliime ak, grnne zen gsteren, vizyon sahibi, vardiyal sistemde alabilecek, (erkek adaylarn askerlik hizmetini tamamlam olmas) sigara kullanmayan, otuz yan amam bay ve bayan adaylar grmeye aryorlard. Yani beni deil. lan okuyunca iim darald ve kusacak gibi oldum. Byle bir ie alnmayacam tabi ki biliyordum fakat ii inada bindirip, gidip grmeye karar verdim.
Amacm ilandaki hibir zellie sahip olmayan; zeka dzeyi seksenle doksan arasnda gezinen bir geri zekalnn bile rahatlkla kavrayabilecei, alt st telefondan bir eylerin satna veya kullanmna dair bilgi vermek olan bu iin ilann hazrlayan sansar bulup ona, “Aradnz zelliklere sahip; niversite mezunu olup, telefonla iletiim yetenei gl, diksiyonu dzgn, askerliini yapm, ngilizce bilen, enerjik, geliime ak, grnne zen gsteren, vizyon sahibi, otuz yan amam, en az bir yllk kol sentr deneyimi ierisinde; vardiyal sistemde alm, youn i temposuna ayak uydurmu, ne yaptysa ettiyse olmam tutunamam ve bu isizlik srecinde bile ulan ben nerede yanl yaptm diye kendi kendine sorup efkarlanarak bir sigara yakmam ve tm bunlara ramen gelip ayn ie yeni batan talip olmu eekolueekleri ie alarak, o yurt apnda sikimdirik ubeleri olduunu iddia ettiiniz uluslararas at boku irketinizin, iine ettiimin ufkunu daha nereye kadar geniletebilirsiniz?” diye sylenip bir ders verip geri dnmekti.
Gazetede yazan adres beni Kadky’n elit semtlerinden birinin bakml, temiz sokaklarnda, karsnda bir huzur evi bulunan iki katl, baheli bir villann nne getirmiti. Zili aldktan sonra kap otomatik olarak ald. eri girip, birka admdan sonra nme kan iki basamakl ahap merdiveni kp, tam karmdaki deri koltuk ve kanepelerle dekore edilmi, genie salona girdim. eride benden nce gelmi bekleyen, ikisi erkek kii daha vard. Gz gze geldiimizde merhaba anlamnda glmseyerek koltuklardan birine oturdum. Kz yirmi be yalarnda, esmer, bakml ve gzel saylabilecek bir tipti. Heriflerden biride en fazla ayn yalarda, gzlkl, takm elbiseli, eli yz dzgn mlayim grnl bir eydi. Dieri ok olmasa da ilanda belirtilen otuz ya snrnn zerinde grnen salar dklm, koyu tenli, gz ukurlar bir hayli derin, sabah tra olmasna ramen sakallar fazlasyla gr olduundan daha imdiden kmaya yz tutmu ve irkin denebilecek bir tipti. Fakat onun da zerinde iyi kt uydurulmu bir takm elbise vard. Ksacas orada zerinde bir kot pantolon ve boazl kazayla Otuz yan am olmamak ve vardiyal sistemde alabilmek dnda, ilanda aranan zelliklerden hibirine sahip olmayan ve en uygunsuz giyinmi tek kii bendim. Oturur oturmaz koltuun hemen yanndaki sehpann zerinde bulunan gazete ve dergilerden birini alp kartrmaya baladm. Bu skc anlarda yetkili birinin gelip grecei kiiyi arana kadar bekleen herkes, sanki oraya berbat ve karnn doyurmaya bile yetmeyecek bir ie talip olmaya gelmemi de, irketin alaca hayati kararlarla ilgili bir raporu ynetim kuruluna sunmak zere yurt dndan arlm ve ilk uakla yurda dnerek, havaalanndan bir taksiye atlayp, soluu burada alm havas yaratmaya alr. Bazlar yle bir havaya girer ki sekreter odaya girip, “...buyurun Toygun Bey grmek zere sizi bekliyor,” gibi bir eyler syleyip haber verdiinde berikinin yz ifadesi, “Ben mi? Ne mnasebet canm ben isiz deilim ki. grmesine gelmedim. Ltfen beni u bekleen ulsuzlarla kartrmayn. Niye mi buradaym? Ah evet...! Ben sadece dergilere bakyordum.” diyecekmi gibi bir hal alr. Kz elindeki kadn dergisini kartrrken, ben elimdeki gazeteye gz atarken dierleri de ilgisizce ofisin iindeki eyalar ve teberiyi inceliyormu gibi saa sola baknrken kz da, ben de, dier ikisi de ayn havalardan alyorduk. Drt bir yandaki pencerelerden bahe grnyordu ve olduka havadar bir salondu.
On be dakika sonra sarn, mavi gzl, kt sal, son derece sevimli ve gzel, otuz yalarnda bir kadn topuklu ayakkablarnn ahap merdivenlere vurmasyla kan tkr tkr seslerin eliinde, st kattan aa inerek yanmza geldi. Elinde bavuru formu olma ihtimali yksek katlar vard.
“Ho geldiniz arkadalar. Biraz beklettim sizi galiba kusura bakmayn.”
Hepimiz hemen hemen ayn tavrlarla, “nemli deil,” manasnda glmsemeye altk.
“Evet... Grmeye balamadan nce sizden bu bavuru formlarn doldurmanz rica edeceim.”
Kadnn uzatt formlardan hepimiz birer tane aldk.
“Siz formlar doldura durun, ben be on dakika kadar sonra tekrar geleceim.”
Bavuru formunu alr almaz, hemen sabka kaydyla ilgili blmn var olup olmadna baktm. Tahmin ettiim gibi vard fakat bu sefer sonuna kadar gitmeye kararlydm ve sabka kaydm iin yok yazdm. Kadn dedii gibi on dakika sonra geldi ve formlar toplayp, hepimizi baka bir odaya ald. Syledii odaya getik ve kendisinin oturduu masann karsndaki koltuklara ktk.
“Evet arkadalar ben Didem. Bavuru formlarnz incelemeden nce sizlerle tanmak maksadyla sohbet etmek istiyorum. Hem sizleri tanmak maksadyla hem de mteri hizmetleri bnyesinde faaliyet gsteren kol sentr! departman hakkndaki grlerinizi merak ediyorum.”
Glmsyordu. Biz de aptal aptal glmsyorduk.
“Kim balamak ister?”
Oturu dizilimine gre drtlnn bir ucundaydm yani konuma ya benden balayacakt, ya da en son ben, konuacaktm. Neyse ki Gzlkl eleman “Ben balayabilirim,” diye sze girdi.
“Adm Bre Uysal yirmi yandaym ve stanbul niversitesi Fen Fakltesi Su rnleri blm mezunuyum”
Sonra kz konutu.
“Ben Bengisu Papatya Eskiehir Anadolu niversitesi Halkla likiler blmnden mezunum.”
Ardndan dier herife geldi sz.
“Adm Aytekin Hrskp. Otuz yandaym ve bir ocuk babasym. Ktahya niversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakltesi mezunuyum.”
En son da bendeniz konutu tabi ki.
“Neden niversiteyi brakmaya karar verdiniz Ferit Bey?”
“yi bir kariyeri hedeflerken vakit kayb olacan dndm. Hzla serpilen ve gelien piyasa ortamnda ekirdekten yetime eleman ihtiyacnn artk daha nemli olduu kansndaym. Kald ki kk kresel bir ky halini alm dnyamzda her trl akademik ve analitik bilgi internet sayesinde odalarmza kadar gelebiliyor zaten. Bu yzden bireyler kariyer frsatlarn kovalarken, bir yandan da gerekli akademik donanmlarn daha esnek koullar ve seenekler dahilinde gerekletirebilirler diye dnyorum.”
Hatun glmseyerek karlk verdi.
“Evet farkl bir bak as.”
Tekrar tanma diyaloglarna evirdi sz.
“Arkadalar imdi ilk nce size genel bir erevede kol sentr! hizmetinin ileyiini ve amalarn ve bu noktada bizim “Aray Yap Paray Kap” danmanlk ve araclk irketimizin fonksiyonunu anlatmak istiyorum. Arkadalar bildiiniz gibi byk firmalarn zellikle son birka yl iinde
artan mteri ihtiyalarna ve sorunlarna daha hzl ve yapc
zmler bulmak amacyla kol sentr departmanlarna zellikle arlk vermi durumdalar. yle ki, bu birimler yirmi drt saat kesintisiz bir ekilde vardiya sistemiyle almaktadr. Yani bir kol sentr eleman gnn her saatinde mterilerden gelecek ikayet veya yardm taleplerini salkl bir ekilde dinleyip cevaplayacak, gerektiinde mteriyi yeni bir rn almaya ynlendirebilecek sabr ve aktiflie sahip olmaldr.”
Kadn konuurken bir yanda da zerinde oturduu dner koltuu saa sola hareket ettiriyordu. Arkasnda oturduu masann bize bakan n blm botu ve oturduum koltuk masa seviyesinden aada kald iin st ste att bacaklarn izleyebiliyordum. Aman Allah’m ne gzel bacaklard onlar.
“Sabr ve ynlendirebilme gc zellikle aranan niteliklerdendir. nk telefonla gelen ary cevaplarken her tr kltr ve eitim grubundan insanla diyalog kurmak zorunda kalacaksnz ve insanlarn o an ki psikolojik durumlarn tolere edebilme esnekliinde olabilmelisiniz. rnein, kulland rnn aniden bozulmasna sinirlenmi birinin fkeli veryansnlarn anlayla karlayabilmelisiniz. Bu veryansnlar hakaret ve kfr boyutuna kadar ulasa bile. Gecenin bir yars srf skld iin telefonla arayan birini makul ve seviyeli bir ekilde geitirebilmesiniz.
























Bacaklara bakmaya devam ediyordum bir yandan. Ah o gzelim ten! O duru. airlerin ilham. Tutkunun ve ehvetin bayra sava alanlarnda. Hayatn kvlcm. Evrendeki tm anlamlarn anlam. Sen de ac ekiyorsun biliyorum. Anlattn masallara sen de inanmyorsun biliyorum. inde ark sylemek isteyen bir ocuk var biliyorum. Seni de bir yerlerde sakatladlar biliyorum. Her akam aynada makyajn temizledikten sonra alamakl dlere uyuyorsun ve ak dlerinde grdn ama hatrlayamadn ok eski bir ocuk oyunu biliyorum. Beni tanmyorsun biliyorum. Ben u an karnda i dilenen adam deilim. Bir bakasym ben. Bir sanrym, kumlara yazlar yazp resimler izen bir gezgin. Hiim ben. Yeryznn son havarisi, son umudu ve son tanrsym. Hayr bunlar da deilim ben. Sana kim olduumu sylemeyeceim nk sana kim olduumu sylersem alarsn.
“Bu noktada bizim gibi arac kurumlarn grevi de; firmalarn talep ettii nitelikteki elemanlarla u an sizinle yaptmz gibi n grmeler yapp, aranlan zelliklere gerekten uygun olduunu dndmz arkadalar balantda olduumuz firmalara yollamak. Tabi ki son noktada nihai karar onlarn. Evet arkadalar benim size ksaca anlatacaklarm imdilik bunlar. Biraz da sizin bu sektr hakkndaki fikirlerinizi ve iin sizin beklentilerinizle, karakter yapnzla ne kadar uyuup uyumadn dinlemek istiyorum. Kim balamak ister?”
Ksa bir sessizlik oldu ve herkes topu birbirine atmak istercesine birbirine bakyordu. Didem glmseyerek duruma el koydu.
“sterseniz az nceki sradan devam edelim. Evet Bre Bey...”
“lk nce unu sylemek isterim ki, kendi ihtisas alanmn dnda olan bu sektrde almak istememin ana sebebi; hizmet sektrnn her geen gn bir adm daha bydn ve sizin de belirttiiniz gibi zellikle son birka yl ierisinde yaplan yatrmlar sayesinde, batdaki rnekleriyle ayn standartlar yakaladn ve bu noktadan baktmda, iyi bir kariyer yakalama dncesi asndan son derece cazip bir frsat olduunu dnyorum.”
“Evet gzel... Siz Bengisu Hanm...”
“Ben de Bre Bey’e bir ok noktada katldm belirtmek istiyorum. Bunun yannda, kendi adma sektrn beklentilerine halkla ilikiler penceresinden baktmda, benim dncelerimle birebir rttn gryorum. Demek istediim u ki, ana amac iletiim ve tketicinin mutluluu olan bu alanda almak benim iin tam da istediim bir duru olacaktr diye dnyorum.”
At serbest kesinde sz Aytekin’ deydi. Kapana kslmama az kalmt.
“Teekkrler Bengisu Hanm. Aytekin Bey...”
“Vallahi arkadalar syleyecek pek bir ey brakmad ama... Ben de ayn ekilde, uzun zamandan beri geliimini ve getirdii yenilikleri yakndan izlediim ve benim de hayat felsefesi olarak benimsediim amac insana hizmet olan bu sektrn iinde olmay ok isterim. Ayrca unu da belirtmek isterim ki, bir ocuk babas olarak insanlar tolere etmede tecrbeli olduumu dnyorum.”
Son cmlesini bitirdiinde alaldnn farknda olmadan srtt hayvan olu hayvan.
“ok gzel... Evet Ferit Bey son olarak sizi dinliyoruz.”
“Ben arkadalarn syledii her eyin altna rahatlkla imzam atarm.”
“Peki baka eklemek istediiniz bir ey...?”
“Var.”
“Sizi dinliyoruz.”
“Bu ie ihtiyacm var ve telefonun br ucunda Orhan Boran bile olsa sabrla dinleyebilirim Didem Hanm.”
Ksa bir glme oldu.
“Bu sefer biraz komik de olsa yine farkl bir yaklam ge-
tirdiniz Ferit Bey. Fakat bu denli rahat olmanz kendinize olan gveninizden kaynaklanyor sanrm. Aslnda bu da arka planda kalan fakat aradmz en nemli kstaslardan biri.”
“ddialymdr,” diye yantladm glmseyerek. Dierleri ufaktan bozulmutu duruma. e alndm demek iin henz erken olsa da, doru hamleleri yapyor gibiydim.
“Arkadalar benim amdan gayet gzel bir sohbet oldu teekkr ederim. imdi sizden, yalnz bir deerlendirme yapabilmek iin bir on dakika rica edeceim fakat ne yazk ki, bu deerlendirmenin ardndan sizlerden ikisini elemek zorunda kalacam. Bunun iin imdiden zr diliyorum.”
Didem Hanm syleyeceklerini bitirdiinde biz de odadan kp tekrar bekleme salonuna doru yollandk. Ben dmeni krp tuvalete girdim ve ierde bir sigara itim ve izmaritini klozete atp, stne sifonu ektim. Fakat klozetteki su devri zayf olduundan mdr nedir, izmarit bir trl kanala gitmiyordu. Biraz uratktan sonra klozetin yannda duran bok frasyla yukarya doru ekip, klozetten darya karmay baardm. Sonra bir para tuvalet kadyla tutup tuvalet kad kutusuna atmay dndm fakat tuvalet kadnn bitmi olduunu grnce, mecburen elimle alp attm. karken ierisinin baya bir duman alt olduunu fark ederek, havalandrma penceresini amak zere geri dndm fakat lanet olas pencere kvetin yapk olduu duvarn stndeydi. Yani pencereye ulamak iin bir ayamla kvetin kenarna kmam gerekiyordu. ktm ve uzanp pencereyi ap indim. Bu sefer de kvetin kenarnda ayak izi kalmt. Silmek iin tuvalet kad olmadndan, saa sola baknarak bir havlu veya bez bakndm. Kapnn arkasnda bir havlu grdm. Kvetteki izi onunla sildim ve havluyu da pe attm. Banyodan karken “Acaba kimselere grnmeden kasam m?” diye dndm ama iim henz bitmemiti. Salona geri dndm. Dndm de Didem Hanm da gelmiti. “Kusura bakmayn tuvaletteydim,” diye aklama yapp oturdum.
Herkes merak ve endie dolu baklarla, Didem Hanm’n iki dudann arasndan kacak szleri duymay bekliyordu. Kimler gidecek kimler kalacakt?
“Evet arkadalar bandan da sylediim gibi, aranzdan sadece iki kiiyi bu i iin firmaya ynlendireceim ve bunun iin zgnm. Aytekin ve Bre Bey sizinle u an iin grmemizi noktalamak zorundaym fakat kiisel bilgileriniz bizde sakl bulunduu iin daha uygun bir i frsat olutuu zaman sizi arayacaz. Geldiiniz iin teekkr ederiz.”
Hey gidi Bre Uysal ve koca Aytekin Hrskp! Ben de byle olsun istemezdim ama yakndan izlediiniz, son birka yl iinde yaplan ciddi yatrmlar sayesinde batdaki rnekleriyle boy lr duruma gelen, iyi bir kariyer yakalama dncesi dorultusunda olduka cazip grnen ve temelinde insana hizmet olan bu sektrde demek ki size ekmek yemek ksmet deilmi. Salk olsun.
Netice karsnda souk kanllklarn korumaya alarak “nemli deil... Biz teekkr ederiz...” gibilerinden bir eyler syleyip hepimizle tokalaarak ktlar. Ve geriye kk hanm Bengisu Papatya ile ben kalmtk.
“imdi Bengisu hanm ve Ferit Bey sizinle ikinci bir mlakat daha gerekletireceiz ve bu mlakat da sizinle srayla bir simlasyon almas yapacaz. Bunun iin size hayali bir tatil kyyle ilgili eitli bilgilerin yazd bir metin vereceim ve metni okuyup aina olmanz iin de yirmi dakikalk bir sre vereceim. Bu sre sonunda bulunduunuz odadan benimle bir telefon grmesi yapacaksnz. Size, tatil kynden rezervasyon yaptrmak isteyen sradan bir mteri gibi geliigzel sorular soracam. Amacm; tabi ki pratikte bir mteriyi ynlendirebilme ve onunla diyalog kurabilme becerinizi lebilmek. Anlatk m?"
“Anlatk,” diye onayladk.
“Bengisu Hanm isterseniz sizinle balayabiliriz.”
“Peki...” diye cevaplad ve Didem nde o arkada ofisin st katna ktlar. Ben de gazeteleri kartrmaya koyuldum. Be on dakika sonra banyodan kan bir kadnn birilerine havluyla ilgili sylendiini duydum. “Kim atm bunu pe?” diye soruyordu sinirli bir tonda. Sonra benim beklediim salona girip, karmdaki masann zerindeki dosyalar alp gitti. Giderken, gz ucuyla pheli pheli bana baktn hissettim fakat hi oral olmayarak bam gazeteden kaldrmadm. On be yirmi dakika sonra Papatya ile Didem aaya indiler. Didem teekkr ettiini syleyerek, merdivenin bandan kapya kadar uurlad kz. Anladm kadaryla kz becerememiti ii ve kala kala bir ben kalmtm ellerinde.
“Ferit Bey hazrsanz kalm.”
“Tabi...”
Onu takip etim ve gsterdii odaya girdim. Drt duvar, bir pencere, kapnn dibinde bir masa, nnde bir sandalye, stnde bir telefon ve telefonun yannda biri bo biri dolu iki sayfa kat, bir de kalem vard.
“Masann zerindeki katlardan birinde bahsettiim simlasyon hikayesi yazl. Dierine de istediiniz notlar alabilirsiniz. Yirmi dakika ierisinde hazr olduunuz zaman telefonla dokuzdan hat alp, yirmi bir on altdan beni arayabilirsiniz. Hitap ederken de atyorum, Nilay Hanm diyebilirsiniz mesela.”
“H h... Anlyorum.”
“Pekala o zaman baarlar.”
Didem gittikten sonra ilk iim u kada bir gz atmak oldu.
Aptalya beldemize sadece bir saat uzaklkta, esiz doa gzellikleriyle i ie, unutulmaz rya gibi bir tatil iin Ku Umaz Kervan Gemez Tatil Kymze sizi de bekliyoruz.
Yirmi drt saat limitsiz yerli ve yabanc ikiler cretsiz. Sabah, le, akam ak bfe yemekler... Trk, talyan ve Uganda mutfandan ok farkl tatlar, mangal yapmadan uyuyamam diyenler iin cretsiz mangal kmr ve bir adet mangal, a la carte restoranlar, snack barlar.
Jakuzili ve executive kategoride odalarda; klima, buzdolab, yangn alarm sistemi mevcut olup, banyosunda kullanabileceiniz fn makinas, ampuan, sa franz hizmete dahil.
ocuklar iin mini bir havuzumuz bulunmakla beraber,
havuzlarmzda su kaydra, aqua park, su an, mantar elale, hidro masaj, kese ve jeneratr gibi ayrcalklardan faydalanabilirsiniz.
Tatilde bile spordan vazgemem diyorsanz; banana, su kaya, wakeboard, katamaran ve tm kara sporlar, okuluk, atclk, glle, cirit atma tesislerimiz, yaz gecelerinin vaz geilmez elencesi; baklavasna futbol malar iin 1. snf suni imle denmi hal sahalarmz hizmetinizdedir.
Bitti mi? Bitmedi! Her gece animasyon gsterilerimiz ve bunun dnda; bykler iin one night stand sitting, kk yavrular iin baby sitting, ocuk parklar, masa tenisi, atari, langrt, kuka, dart, play station... Ve eer kskan deilim diyorsanz, bayanlar iin cretsiz tango ve hatta mango dersleri.
On be gn kal, on drt gn de! Rezervasyonunuzu hemen imdi yaptrrsanz (bir hafta iinde) % 30 indirim frsat... ndirimden faydalanamyorum diye zlme, sinme psma. Kredi kartna vade farksz drt taksit. Eer “Koruz” kart ayrcalna sahipseniz yine vade farksz on iki taksit!
Tabi ki ulamda gvenliinizi ve rahatnz da dnyoruz. Karayoluyla yolculuu tercih ederseniz, Debriyajoullar Seyahatle ekonomik ve konforlu bir yolculuk, dilerseniz ok uygun fiyatlarla Zmrt- Anka havayollarnn ayrcalyla aktarmasz, first class bir uak seyahati...
Fiyatlarmz minimum on be gece ve st konaklamalar iin geerli olup, iki kiilik ve daha fazlas odalarda kii ba gecelik ve KDV dahildir.
Herhangi bir nedenden dolay gerekletirilmek istenen rezervasyon iptallerinin bir hafta nceden tarafmza bildiril-
mesi gerekir. Aksi takdirde bir deme yaplmsa geri iadesi mmkn deildir. Birinci derecede nemli salk problemlerinin olumas durumunda, tam teekkll bir hastaneden alnm gerekli salk raporlar tarafnzdan bize yolland takdirde, gerekli incelemeler yapldktan sonra deme iadesi mmkndr.
Daha ne bekliyorsunuz? Tatil sizinde hakknz!
Okuduktan sonra iim darald. Yazanlar doruysa buras tatil kynden ok bir tmarhaneye benziyordu. Korkun bir yer olmal diye dndm. Ayrca sunduklar tm bu hizmetlere ilaveten, her ihtimale kar ky iinde boanma davalarna bakacak nbeti bir mahkemenin ve olas cinayet vakalarnda zanly ileyi terk etmeden yakalayabilmek iin tatil ky evresinde devriye grevi yapan bir jandarma kuvvetinin ve bir ky gvenlik botunun yirmi drt saat hazr bulundurulmas tavsiye edilebilirdi. nk kaynvalidesini de yanlarnda getirmi azgn ocuk babas sinirli bir muhasebecinin hal saha dn, telal bir garson tarafndan acilen mdriyete arlarak, ocuklardan birinin su annda oynarken boulma tehlikesi atlatt iin hastaneye kaldrldn ve bu srada karsnn tango dersinde, kayn validesinin boyun arlar iin hidro masaj seansnda olduunu rendii zaman cinnet getirip karsn, tango hocasn, kaynvalidesini, hidro masajcy, dier iki ocuu ve kendisine engel olmaya alan kat grevlisini vurup sonra da Yunan adalarna kamaya almak istemesi iten bile deil gibi grnyordu.
Metni birka kere daha dikkatli okuduktan sonra birka not aldm ve telefonu ilk atmda karlkl geliecek olas diyalog iin kk bir giri ve diyaloun tkanmas ihtimalini de gz nnde bulundurarak, kar tarafa deiik seenekler sunan, ikna edici olabileceini dndm yardmc birka cmle yazdm bo kada. Naslsa serde yazarlk vard! Sonra ahizeyi kaldrarak, dedii gibi dokuzdan hat alp yirmi bir on alty evirdim.
“Alo...”
“Efendim.”
“Nilay Hanmefendiyle mi gryorum?”
“Evet buyurun.”
“Merhabalar Nilay Hanm. Ben Tramplen Turizm Acentas Mteri likileri ve Organizasyon departmanndan Ferit Keskin. Sizinle Aptalya beldemizdeki, Ku Umaz Kervan Gemez Tatil Kymzn tatil olanaklaryla ilgili ksa bir tantm grmesi yapmak istiyorum mmkn m acaba?”
“Anlyorum beyefendi fakat numaram nasl edindiinizi renebilir miyim?”
Beni keye sktrmaya alacan tahmin ediyordum fakat bunu en azndan metine dahil kalarak yapacan dnmtm. Yani ilk soru almadm yerden kmt. Yahu yukarda dokuzdan hat alp yirmi bir on alty evir dedin ya kadn!
“Numaranz m? Ee... Numaranz rehberden buldum.”
Cevap yok... Konusana be kadn!
“Evet Nilay Hanm devam edebilir miyim?”
“Hm... Peki ama ltfen ksa olsun.”
“Tabi ki... Sadece birka dakikanz alacam.”
“Nilay Hanm Tatil Kymz Aptalya beldemize sadece bir saat uzaklkta olup, esiz bir doa gzelliiyle i iedir. Jakuzili ve executive odalarda...”
“Pardon beyefendi bir ey sormak istiyorum.”
“Buyurun Nilay Hanm.”
“Odalarnz tek kiilik mi acaba?”
“Hayr efendim odalarmz minimum ift kiiliktir.”
Bu beklediim soruydu.
“Evet dediim gibi jakuzili ve executive odalarda...”
Ben odann sva malzemeleri hari her trl zelliini sayarken, yine dmenden bir soru daha geldi.”
“Peki gecelik cretinizi renebilir miyim?”
“Hanmefendi en az on be gnden balayan konaklamalarda her ey dahil be yz dolar.”
“Daha ksa bir sre dnrsek peki?”
“O zaman tabi ki fiyatlarmz deiiyor.”
“Anlyorum.”
“Tatiliniz boyunca kymzdeki her trl olanaktan; ak bfe...”
O ana kadar ak vermeden gidiyordum. Bir ton samal daha tkr tkr saydm.
“Kredi kartyla yaplan demelerde bir deme plannz var m?”
“Tabi ki Nilay Hanm... Kredi kartna vade farksz drt taksit yapyoruz. Eer Koruz kartna sahipseniz on iki taksit. Bunun yannda bir hafta iinde rezervasyon yaptrrsanz, %30’a varan indirim frsatndan da yararlanabilirsiniz.”
“Evet, bu artlar altnda dnebilirim fakat eim u an yurt dnda olduu iin onunla da grp bir program yapmamz gerekiyor. Eer ki, imdiden bir rezervasyon yaptrdmz taktirde, daha sonra aksi bir durum olutuunda dediimiz mebla geri alabilme ansmz var m?”
“Onu size yle izah edeyim bir haf...”
Bu tuzaa da basmadan geince, saygdeer Nilay Hanm! artk ikna olmua benziyordu.
“Teekkr ederim beyefendi. Ben size o zaman unu syleyeyim ki, eimle grtkten sonra daha kesin konumak iin sizi aramak isterim.”
Hey gidi hey! An yakalamken brakr mym iin peini Nilay Hanm. Yalakalkta snr yoktur.
“ok sevinirim efendim. sterseniz siz hi rahatsz olmayn. Youn i temposu arasnda belki vakit bulamayabilirsiniz. Sizin uygun grdnz bir gn ve saatte ben sizi tekrar birka dakikalna rahatsz edebilirim.”
Beklemedii bu incelik! karsnda bu sefer o afallamt.
“Hmm... Peki yleyse bir hafta sonra tekrar konualm.”
te byle yaprlar adama.
“Gn efendim?”
“Hmm... Bu gn gnlerden...”
“Sal Nilay Hanm. O zaman bir daha ki Sal yine bu saatlerde aryorum.”
“Evet olabilir.”
“ok teekkr ediyorum Nilay Hanm. Haftaya tekrar konuabilmek dileiyle iyi gnler.”
“Ben teekkr ederim iyi gnler.”
Telefonu kapatp odadan ktm. Tekrar bekleme salonuna dndm. Ardmdan Didem geldi ve yanmdaki koltua oturdu. Gzlerinin ii glyordu.
“Tebrikler Ferit Bey. Akas tahmin ettiimden daha baarlydnz.”
“Teekkr ederim.”
“imdi bu durumda biz arac kurum olarak sizi firmaya tavsiye edeceiz ve sanrm onlar da bu performansnz karsnda sizinle almay dnecektir.”
Yzme mnasip bir glmseme taknm, uslu uslu dinliyordum. Bir yandan da iimden, “Sen anlat bakalm anlat arac kurum hikayelerini. Karnda eski bir at hrsz, bir sabkal oturduunu bilsen byle konuur muydun?” diye geiriyordum.
“Sizi bu hafta iinde firmaya yollamay dnyorum. Bana bu hafta iinde uygun olduunuz bir gn syleyebilirseniz, imdiden kesin bir ayarlama yapabilirim.”
“Benim iin nemli deil, nmzdeki hafta iinde herhangi bir gn olabilir.”
“O zaman ben bir ayarlama yapp size haber vereyim. Size ulaabileceim bir telefon numaranz var m?”
Telefon mu? u omuzladnda alan kap iin bir usta aracak paray ayarlayabilsem.
“Bu aralar telefonla baya rahatsz edildiim iin numaram deitirmek amacyla PTT’ ye mracaat etmitim. Maalesef u an telefonum kapal Didem Hanm ama ben sizi yarn arayabilirim.”
“Pekala siz yarn leden sonra beni tekrar arayn, randevuyu ayarlayalm.”
“Tamam.”
“Evet Ferit Bey teekkr ederim. Tekrar grmek dileiyle.”
Glmsedi ve tokalamak iin elini uzatt.”
“Ben teekkr ederim. yi gnler.”
Kapdan kp geldiim yoldan ana caddeye doru yrrken nedense en ufak bir zafer duygusu hissetmiyordum. Onu hibir zaman arayamazdm. Aramayacaktm. htiyacm yoktu zaten bylesine bir varolua. Her eye ramen.
*Hermann’ dndm. “Genlik gzel ey”, sabkal olmak
bile fena deil diye dndm ve bir eylerin daha iyiye gidebileceine dair bir inan belirdi iimde.
Ana caddeye knca fazla pahal olmayan ama kaliteli bir ie arap alp evin yolunu tuttum.


27

landa posta datm yapacak elemanlar arand yazyordu ve tecrbe istediklerine dair herhangi bir not yoktu. Bu nemliydi nk ou ilanda; otuz yandaki bir adamdan ancak emekli olduunda sahip olabilecei bir deneyim, kariyer ve senin reddettiin bir hayali istiyorlar ve tm bilgi birikimine ramen, bunlar ie ve baarya dntrebilmen iin ana dilinin yeterli olmadn dnyorlard, Anglosakson yalakas nc dnya yuppileri.
Gidip grmeye karar verdim. Gazetedeki adres beni alayan varolarnda bir sokaa, bir kurye irketinin binasnn nne getirmiti. eride bir sre sram bekleyip, otuz be yalarnda, yznden salk ve afiyet fkran, iyi giyimli bir adamla grtm. i yapabileceime kanaat getirmi olsa gerek ki, orann iki sokak aasnda baka bir adresi tarif edip Ekrem diye bir herife yollad. “Tamam,” dedim ve tarif ettii yere gittim.
Esas iin dnd yer burasyd. Bir binann alt katnda, daha ok bir depo veya sper market iin tasarlanm, fazla da byke olmayan bir yerdi. Tm duvarlarn nne drt bir taraftan yerletirilmi masalar ve zerindeki kk posta dacklaryla bouan yirmi kadar adam vard ieride. eri girdiimi fark eden dank kr sal, ellili yalarda bir adam yanma gelip, “Sen yeni mi balayacaksn?” diye sordu.
“Evet,” dedim. “Beni ana binadan gnderdiler. Ekrem diye birini aryorum.”
“Ekrem benim. Bir kenarda bekle sen, biraz iim var bitince konuuruz.”
“Bir sigara iebilir miyim?”
“D kapnn nnde iebilirsin.”
kp sigaram ierken evre binalar izlemeye koyuldum. Tam kardaki apartmann balkonlarndan birinde tombul bir kadn kocaman bir haly sinir stres iinde sallad, silkeledi ve benim oraya baktm fark edince pis bir bak frlatt. Halsna dikkatlice baktm. Benden daha ar olmalyd. Baka tarafa bakmay yeledim. Sigaram biter bitmez, Ekrem damlamt yanma.
“Haydi gel ii anlataym sana.”
“Tabi...”
Herifin ard sra szldm ieri. Postalarla bouan adamlarn biraz uzanda, tenha saylabilecek bir kede balad anlatmaya.
“Az ok izlediysen grmsndr. imiz datm...”
“Evet.”
“Bu arada adn ne senin evlat?”
“Ferit.”
“Gzel. Bende Ekrem. Ha nerede kalmtk? Her sabah ilk iimiz, hep beraber bu envai eit postann tasnifini yapmaktr. Bunu ilk nce yapmazsak buras iine don atlm hela gibi taar ve her yeri bok gtrr anlyor musun?”
“Evet anlyorum.”
“Nasl m yaplr bu tasnif? yle; her grubun bir blgesi vardr ve o blgenin masas zerinde o blgeye ait kocaman bir harita durur ve btn evraklar, postalar bu haritadan her semt iin cadde cadde, sokak sokak ve en son olarak bina numaralarna gre ayrlarak dizilir. ini kolaylatrmak istiyorsan evlat bu haritaya ok dikkatli bakmalsn. Bazen bir caddede birbiriyle kesien on tane sokak grrsn. Postalarn ayklarken bu on soka yle bir ayarlarsn ki, ilkinden girdiinde son sokaktan karken antanda oraya ait hi posta kalmam olur.
“H h.”
“Bunun yannda asla postalar pe atp kafay ekmeye gitmeyi deneme. Her zaman bunu yapan bir, iki orospu ocuu mutlaka kar ve biz de onlara tek kuru demeden yolu gsteririz. Ayrca sz konusu pe giden postalar iyi bir mterimize aitse, bir sabah uyandn da posta kutunda bir mahkeme ilamyla karlaabilirsin. Unutma her postacy izleyen baka bir postac daha vardr.”
“Anlyorum Ekrem bey, benden yana bir problem yaamayacanza emin olabilirsiniz.”
“alma saatlerine ve alacan crete gelince; sabah sekizde burada olup on bir gibi, o gn datacan btn postalar ayklam ve km olmalsn. Akam iin bittiinde tekrar buraya dnmek zorunda deilsin. Ertesi sabaha bir gn ncesinden kalm i istemem. adelerin iin daima makul se-
beplerin olmal. Postasn verecein adamn lmediine veya tanmadna emin olmadan asla pe atma veya iade diye getirme. Evde birileri yoksa bile , apartmanda her zaman iyi bir komu vardr. Unutma ki, iimiz bir anlam da kutsal bir grev. crete gelince; drt yz milyon... Yol paras tabi ki bizden, ay sonra da SSKlsn. Anlatk m?”
“Yemek?”
“Elemanlar i yerinde sabit olmad iin yemek veremiyoruz.”
“Tamam anlatk.”
Ardndan arka taraftaki masalardan birini iaret etti.
“u masaya git ve oradaki yeil gmlekli adama benim yolladm syle sana ii gstersin.”
Dedii yere gittim. Yeil gmlekli adama.
“Merhaba. Beni Ekrem bey yollad, bu gn balyorum.”
“Daha nce yaptn m bu ii?”
“Yok hayr.”
“Benim adm Kenan drdnc blgenin takm efiyim. Beraber alacaz.”
“Memnun oldum. Ben de Ferit.”
Birden, herifin kraldan daha fazla kralc pislik bir tip kacana dair ok gl bir his uyand iimde.
Kar duvarn dibindeki masay iaret ederek, “Oradan kapabildiin kadar zarf, dergi, ne bulursan al gel balayalm.
Yirmiden fazla, bellerini bkp masaya km adam; kararl, dikkatli ve hzl bir tempoyla sanki ikinci dnya savanda Almanlarn kulland Enigma ifresini zmek zereymiler gibi hrsla, zarflar ve haritalarla bouuyorlard.
Kucaklayabildiim kadar zarf tomarn alp Kenan’n nndeki masaya brakverdim.
“Drdnc blge dediimiz yer, Nianta, ili, Osmanbey ve civardr....”
Hemen hemen byk efin sylediklerinin aynlarn tekrarlyordu. O konuurken her sylediine “Tamam, Tamam” diyor, bir yandan da burun deliklerinden fkran hayli uzam kllarndan ve bir hindiyi andran boynunda, grtlann tam ortasndaki kemiin her yutkunuunda bir yukar bir aa hareket ediini izlemekten kendimi alamyordum. Konuurken ilk gn iin datacam postay ayrmtk bile.
“Tamam... Bu gnlk bu kadarn ancak datrsn. lk gn biraz zorlanabilirsin ama harita sana yardmc olur.”
“Sa olun. Elimden geleni yapacam artk...”
“nallah elinden gelenin en iyisini yaparsn,” dedi ve erefsizce srtp, masann altnda yerde duran bir antay postalar koymam iin elime tututurdu.
“Ha... Az daha sylemeyi unutuyordum; datma kmadan nce muhasebeye ura ve Glbebek Hanm’dan yol paran al. Yeni baladn syle o gerekeni yapar.”
“Muhasebe nerede?”
“Buraya gelmeden nce ilk uradn binaya gideceksin.”
“Anladm.”
Btn postalar dzenli bir ekilde ayrp antaya yerletirdim. lerinde mesleki ierikli dergiler vard ve en ok da bu dergiler canma okuyacakt. antay srtlarken belim atrdayacak gibi oldu. Yirmi be kilogramdan az deildi. “Ne yapalm kaderde bu da varm,” diye dnerek ktm oradan.
lk geldiim binaya girip karma kan ilk adama muhasebenin nerede olduunu sordum ve sonra adamn tarif ettii gibi birinci kata kp, saa dnp, koridorun sonundaki Glbebek Hanm’n odasn buldum.
Odann nne geldiimde tam kapy alp ieri girmek zereydim ki, ieriden gelen tartma sesleri yznden beklemeye karar verdim.
“Glbebek Hanm on be gndr hep ayn eyi sylyorsunuz ama ortada bir ey yok. Yol parasn bile cebimden veriyorum. Artk dayanacak gcm kalmad ltfen bu gn bana en azndan bir miktar deme yapn.”
“Anlyorum sizi Muhsin Bey ama benim yapabileceim bir ey yok. Ben bana syleneni yapmakla ykmlym. u an herkesin durumu aynen sizin gibi.”
“Peki ne zaman alrm geen ayn maan? Bana kesin bir
ey syleyin de ona gre ayarlayaym bari kendimi.”
“Birka gn ierisinde btn alanlarn geen aydan kalan alacaklar denecek Muhsin Bey merak etmeyin.”
“Glbebek Hanm o zaman bir haftalk yol parasn bana toptan verin en azndan imdilik tedarik olsun.”
Bu son cmleden sonra tartma kesildi ve ieriden st ba dklen, krk be yalarnda, esmer, ksa boylu, kamburu km bir adam omzunda benimkinin aynsndan bir antayla kt. Siniri gememi gibi grnyordu. Beni fark etmeden yanmdan geip gitti. Ardndan ben girdim ieri.
Karda; masasnn arkasndaki koltukta, otuz yalarnda, salarn tepesinden topuz yapp, tutturmak iin toka niyetine arasna bir kurun kalem sokmu, etine buduna dolgun bir kadn oturuyordu. Beni grnce orada ne iin bulunduumu anlamak amacyla “Buyurun yardmc olaym” diye sze girdi.
“Ben bu gn ie yeni baladm. br binadan gnderdiler, yol paras almam gerekiyormu.”
Defalarca ayn durumla karlam olsa gerek ki hibir ey sylemeden adm sorup masann zerinde nnde duran ajandann bir sayfasn ap not ald. Sonra elini masann ekmecesine daldrp kard para destesinden tam tamna iki otobs bileti parasn elime sayd ve adm soyadm nndeki kk bir kada not ald. Paray alp ktm ve en yakn otobs durana doru yollandm.
“ili merkezde inerek datma balamay dnyordum. Oradan aa Osmanbey, ieri gir Nianta, aas Tevikiye ve ilem tamamlanm olacakt. Bir i yerinde mesainin bitmesi iin genelde zamana kar yarrsn fakat bu sefer yartm ey, kilogramlar hatta gramlar olacakt. Otobsten inip, ili Meydan’ndan Harbiye’ye doru yrmeye baladm. Bir aa, bir yukar doru akan insan ve metal yn trafiini izlerken bir apartman dibine girip bir sigara yaktm. Kolay olmayacakt. Elimde bir tomar zarfla, i hanlar, maazalar, apartmanlar her trden yere, her trden postay datyordum. Telefon faturalar, davetiyeler,
kredi kart ekstremleri, ne karsa... lk birka apartmanda zilleri alarken biraz tedirgin olmutum. ounlukla hoparlrden gelen “Kim o?” sesi bir kadna ait oluyor, “Postac!” diye cevaplarken, bir an iin olsa bile kk bir tereddt yayor, kendimi postac klnda kaplar alp kadnlarn rzna geen bir cinsi sapk gibi hissediyordum. Merdivenleri usulca ktktan sonra, bulaktan yeni km slak elleri veya izledii sabah homosu programn yarda brakp gelmenin telayla karma kan ev hanm daha, “Telefon faturas...” veya “ocuun okul taksiti...” dememe frsat vermeden; “Aa ne postasym bu...?”, “Aman neyse ver imzalayaym...” deyip, imzay aktktan sonra alelacele kapy zerime kapyordu.
Ksa bir tecrbeden sonra anladm ki, postac, sucu, st, tesisat efsaneleri kocaman bir balondu. Brakn beni eve almay, uzattm kada bile doru drst bakmazlard. Kocasnn kndan donunu alacak bir senet imzalatsam farkna bile varmazd ou.
lk gn iim akam yedi civarnda bitti. Ayakta duracak halim yoktu. Elimde yirmi, otuz tane adres deiiklii, yanl adres veya benzeri sebeplerden dolay iade kalmt. “Can cehenneme!” diye dnyordum. Naslsa makul sebeplerim vard. Son posta Tevikiye’de bir reklam ajansna braktm bir dergiydi. Oradan dmeni aa krp, Maka’ya doru yrdm. Maka srtlarndan Kz Kulesi’nin grnd bir banka oturup paydos yaptm. Sigara iip manzaray seyre dalmken, elinde kutu birasyla bir kat toplaycs gelip yanma oturdu. “Sigaran var m?” diye sordu. Bir tane verdim yakt ve birasndan ikram etti. Bir frt alp geri verdim. Bu biray pte almam bir ekilde bulduunu anlatp, ok ansl olduunu syledi. “Gerekten anslymsn,” dedim. Bir sigara daha istedi verdim. Ben de bir frt daha aldm birasndan. Biz laflarken yandaki leb-i derya apartmanlarn birinden kokana bir karnn bizi izlediini fark ettim. Camdan sinirli bir yz ifadesiyle bize bakp bir eyler syleniyordu.
“Birader ben kayorum. Bence, sen de biray baka bir yerde isen iyi olur. u kardaki kocakar huyland galiba. Polis arabilir.”
Dediim yere doru bakp camn arkasndaki kocakary o da fark etti.
“Haklsn... Sigara iin sa ol.”
“nemli deil.”
Ayaa kalkp ayr ynlere doru yrdk. O kadar yorgundum ki, evrende var olan eylerin benimle hibir alakas olmadn dnyordum. Eve dnp, sama olduunu dndm bir eyler dnrken uyuya kalmm.

28

Ertesi sabah g bela da olsa uyanarak, saat sekizde i yerinde olmay baardm. Drdnc blgenin masasna geip bir yandan dnk iadeleri ayrp, bir yandan da o gnn postalarn dzenlemeye koyuldum. Ben iimle urarken, Ekrem bey yanma geldi.
“lk gn nasld evlat? Bir aksilik kt m?”
“Hayr bir sorun olmad Ekrem bey.”
“yi... Haydi sen iine bak, ben birazdan yine urarm konuuruz.”
yi bir adama benziyordu Ekrem. Kimseye sorun karmak ister gibi bir hali yoktu. On dakika sonra gelip iade olup olmadn sordu. “Var,” dedim ve otuza yakn iade zarf nne koyup tek tek mazeretlerimi anlattm. Hepsini dikkatle dinledikten sonra iade zarflarn alp, devam etmemi syleyerek gitti. Ben de tekrar masadaki postalara daldm.
Kesien sokaklar, caddeler, kestirme yollar... Bunlarn birbirileriyle zenle ve dikkatle eletirilmesi hakikaten nemliydi. in pf noktas buydu. Sabah enmeden yapacam ayrntl bir tasnifin, bana rahatlkla iki saat kazandracan ilk gnden kavramtm. Bu da demekti ki, akam drt, be sularnda zgrdm ve kirli odamda kendimi dnyann dnda bir yerlerde hayal edebilecektim.
Kafam nde kendimi zarflara kaptrmken, hemen yan bamda dikilen biri “Kolay gelsin,” dedi ve benimle beraber yanndaki zarf tomarna giriti. Yzm ona doru evirerek “Sa ol,” diye karlk verdim. Otuz yalarnda grnyordu, nden iki dii dklm ve tek kolu yoktu.
“Yeni baladn galiba?”
“Evet.”
“Neden bu ii setin? Zor itir...”
“ yok ki. Bulabileceimin en iyisi buydu.”
“Anlyorum...”
Biz konuurken adamn biri daha masaya gelerek bize katld. Kafam yana evirdiimde adam hemen tandm. Dn muhasebeci kadnla tartan adamd.
“Zordur ama zevkli itir ayn zamanda.” diye sze katld.
Gz gze geldik.
“Yeni mi baladn sen?” diye sordu o da.
“Evet.”
“Altnda seveceksin. Ben yldr yapyorum bu ii.
Srf zevk iin. Parasna ihtiyacm yok.”
“Evet zor ama zevkli bir ie benziyor.”
“yledir yle...” dedi ve masadan birka zarf alp gitti.
Bir yandan laflayp bir yandan da postalar ayklarken Kenan; u bizim kk ef yanmzda bitivermiti.
“Elinizi abuk tutun beyler. Bu gn, geen haftadan kalan evraklarn artk datlp, bitmi olmas gerekiyor.
“Bu Kenan denen herifi hi sevmedim.”
“Pek sevilmez zaten.”
“Her yerde byle biri kar muhakkak.”
“Haklsn birader.”
Normalde beraber altm adamlarla konumam fakat o an kirli bir masa zerinde ayn yazgy paylatm, onu veya beni hi mi hi ilgilendirmeyen deersiz zarf tomarlarn tek
koluyla ayklamaya alan bu adamn acsna ortak olmam gerektiini dnyordum ama ona acmyordum. Eer ona kar bir eyler hissetmem gerekiyorduysa, daha ok kendimi sulu gibi hissediyordum.
“Ne zamandan beri buradasn?”
“Bir sene oldu.”
Tek kolla benden iyi i gryordu. Seri ve hzlyd.
“Tek kolla iimin zor olduunu dnyorsun deil mi?”
“Gayet iyi grnyorsun. Burada iki buuk yl daha alsam, senin kadar hzl olabileceimi sanmyorum.”
“Sadece ykte problem yaarm. Bu yzden daha az ama nemli evraklar verirler bana. Kesinlikle mazeret kabul etmeyen, mutlaka ulatrlmas gereken zarflar. En gvendikleri adamlardan biriyim.”
“Ayn blgedeyiz galiba? Umarm biraz yardm edersin bana.”
“Bu gn datma beraber kalm. Sana iini kolaylatracak bir iki ey gsteririm. Zaten kendin birka gn sonra iin kurdu olmaya balarsn.”
Saat on bire doru iimizi bitirip ktk. Yolda isminin Ali olduunu rendim. Bir ara kolunu soraym dedim sonra vaz getim. Taksim ynne giden bir otobse bindik ve antalarmz bacaklarmzn arasna alp yan yana oturduk. Karmzdaki drtl koltukta oturan; bizden daha marur, daha salkl ve daha korunakl grnen kadn ve erkeklere bakarak.

29

Kolsuz Ali, ben ve dierleri srtmzda yklerle gnleri ve postalar eritirken, bir ay sonra Ali’nin dedii gibi iin kurdu olmutum. Dolatm blgelerdeki i hanlarndan bir iki ay ocayla anlam, sadece civarda datlmas gereken postalar alp dierlerini tamamak iin ay ocaklarna brakyordum. Sonra bir baka blge ve baka bir ay oca. Bu bana her gn iin drt be ay parasna patlyordu fakat daha az bel ars iin denmesi gereken makul bir bedeldi.
Dediim gibi hem ii renmi hem de hzlanmtm. Teslimat karlnda muhakkak imza almam gereken zarflar dnda; telefon faturas, kredi kart ekstremleri, gibi daha nemsiz saylan zarflar fazla uramadan posta kutusuna atyor, ya da varsa kapcya teslim edip geiyordum ve imreniyordum o byklar kelek kokan adamlara. Kendilerine bodrum katnda tahsis edilen dairede, tombul karlarn ha bire dourtmaktan baka yaptklar bir ileri yoktu. ou da gvenilmez, be para etmez adamn ta kendisidir. u bizim Seyit gibi. evredeki dier apartmanlardan ayn kyden gelmi bei her gn bir bakasnn kapsnn nne iskemleleri atp; koca gtleri, irkin suratlar, pantolonlarndan grnen kirli beyaz oraplaryla oturup ekirdek tlarken, apartman sakinlerinin birinin karsnn arkasndan, kocasnn onu nasl becerdiine dair konumaktan da geri kalmayacak aalk adamlardr.
Kapclar dikkatle incelerseniz, Anadolu kylsnn ahlak standartlarndaki ikiyzlln ve gazetelerin nc sayfalarndaki tecavz olaylarnn nedenlerine dair bir ok ip ucu bulabilirsiniz. Bana kalsa, tandm apartmanda yapacam ilk i kapcnn iine son vermek olur.
ler yolundayd ve tabi ki bu da, insanda ister istemez bir rehavet ve gven duygusu yaratyordu. yle ki, datm yaptm apartmanlara iemeye balamtm. Sknca pantolonun dmelerini ap arkamda bir sidik gleti brakyordum ve soukkanllkla oray terk ediyordum. Bir kapc veya apartman altndaki bakkal tarafndan fark edilip, kskvrak yakalanabilirdim fakat beni bundan daha ok korkutan, yakalandktan sonra apartman sakinleri ve ynetici tarafndan alkonarak, irkete telefon alp durumun haber verilmesi olacayd. Bu utan verici sahneyi kafamda canlandrabiliyordum.
“Alo... Beyaz Gvercin datm irketi mi?
“Evet buyurun.”
“Hanmefendi ben Nianta, Krizantem Soka, Karpediyem apartman yneticisi emekli albay Niyazi Estrir.”
“Evet sizi dinliyorum beyefendi.”
“Hanmefendi u anda Ferit Keskin isimli datm elemannz apartmanmzn ierisine ierken sust yakalam bulunmaktayz.”
“Ne...! Anlayamadm beyefendi? Elemanmz apartmana m iemi? Ama byle bir eyin olmas imkansz!”
“Hanmefendi kendisi yanmzda. Buyurun bu kstaha davrannn hesabn kendisi versin.”
Yal moruk telefonu bana uzatrken, bir yandan da kamamam iin belimden kavram kapcnn kollarnda iim bitik bir vaziyette telefonu alyordum.
“Jale hanm anlatlanlar ne yazk ki doru.”
“Ferit bey inanamyorum size. irketimizi de zor durumda brakabilecek bylesine bir ahlakszl nasl yapabildiniz!?”
“Jale hanm benim prostatm var. Sk ie karm ben. Raporlarm var, irkete gelince gsterebilirim.”
Durumu kurtarmak iin o an iin salladm bu yalan umursamayan ynetici, tekrar telefonu alp devam ediyordu.
“Bayan biz imdi bu terbiyesiz adam derhal polise teslim edeceiz. irket olarak haberiniz olsun.”
“Beyefendi u andan itibaren, o ahsn irketimizle ilgili
hibir ba kalmamtr ve kendisine gereken ceza verilecektir. Sizden bu talihsiz olay iin zr diliyor...”
Bunlar dnrken tylerim diken diken olsa da yine de kar koyamyordum kendime. ediim yer ve kurumlar arasnda, Nianta’nn hatr saylr tarihi binalarnda bulunan bir ok muayenehane, sivil toplum rgt ve konsolosluk bulunuyordu.

30

O gn 1 Mays’t. i bayram... yerine geldiimde herkes bundan bahsediyordu. Tabi ki bizim de postaclar olarak eyleme gideceimizden veya bir organizasyon tertipleyeceimizden deil, yaplacak byk gsterinin bizim iyerinin caddesindeki meydanda olacandan, o gnlk bir tatil veya gsteri bitip yollar alncaya kadar almamak gibi benzeri bir deiiklik sz konusu olup olmayaca zerineydi konumalar. Bizim blgedeki btn yollar trafie kapatldndan, herkes bir otobse binebilmek iin alayan’dan iliye kadar yrmek zorundayd ve kimsenin o kadar yolu yrmeye niyeti yoktu. Herkesin aklnda bir yolunu bulup kaytarma dncesi vard.
Byk ef Ekrem’i grnce, “Ekrem bey biliyorsunuz yollar gsteri yznden kapal ne yapacaz? ili’ye kadar yryecek miyiz?” diye sordum. cevap olarak “Evet biliyorum ocuklar... Bu nedenle, bu gn almyoruz, paydos!” gibi bir eyler duyma beklentisi ierisinde.
Srtarak cevap verdi.
* “Yollar yrmekle anmaz.”
Her zaman ki gibi postalar ayklayp on bir gibi antam srtlanp ktm. Civardaki tm sokaklar, caddeler polis noktalar kurularak tutulmu ve kontrol altna alnmt. Ana caddeye kana kadar defa antam didik didik ettiler. Srtmda antay gren eviriyordu.
“Kimsin sen?”
“Postacym.”
“A bakalm antan.”
inde bomba veya Bulgaristan Komnist Partisi’nin manifestosunu bulamaynca, “Kaybol” deyip uurluyorlard.
Yzlerce, binlerce insan ellerinde parti ve rgt bayraklar; davullu, zurnal, sloganlar ve marlar eliinde alana ve zerime doru akarken; kan ter iinde, g bela yrmeye alyordum ki, kardan, kalabaln iinden bana doru gelen bir tand fark ettim. Bir zamanlar, niversite yllarnda bir konferans salonunda gazetecinin biri konuurken Mao Zedung dneminde in’de halkn giydii tek tip mavi pamuklu elbiseyi “plak gezmekten iyidir” diye vmeye balaynca “Hadi lan, oradan...” diye sylenip salondan kmtm. Konferanstan sonra, nmdeki koltukta oturan ve karken sylendiimi duyan, romantik devrimci bir fstkla bu konu yznden ufak apl bir polemik yaamtk ve bu polemik bizi bir sre sonra yataa srklemiti.
Yan yana gelince kucaklatk. Yannda bir kz daha vard.
“Gzlerime inanamyorum Ferit sen misin?”
“Evet dil’ciim yanlmyorsun benim.”
“ki seneden fazla oldu grmeyeli neler yapyorsun? Ha bu arada bu arkadam Buse. Buse bu da Ferit...”
dil benden biraz uzun boylu kusursuz bir vcuda sahip bir esmer gzeliydi. Buse ufak tefek bir sarnd. Hrn ve gergin grnyordu. Belli ki, eyleme Nisan bandan beri konsantre olmutu. Zoraki tanma diyaloumuzu “Memnun oldum,” diyerek noktaladk.
“Gsteriler iin mi geldin?”
“Hayr... Bu gn alyorum.”
“yle mi ne yapyorsun?”
“Srtmdaki postalar datmak zorundaym. Sen neler yapyorsun gazeteye devam m?”
Trkiye’de ilk drde giren gazetelerden birinde gzel bir ii vard.
“H h devam...”
“Bana da bir i ayarlasana u gazeteden posta datmaktan anam alyor.”
“Ne tr bir ey?”
“Ke yazlar yazabilirim.”
“kimiz de kovuluruz Ferit.”
“Haklsn.”
Ayakst sohbetimiz srerken insanlar samzdan solumuzdan meydana akmaya devam ediyordu.
“Kusura bakma gitmek zorundayz Ferit. Bulmamz gereken arkadalar var, birbirimizi kaybetmeyelim.”
“Tabi ki.”
“Beni muhakkak ara tamam m? Numaram biliyorsun.”
“Tamam arayacam tatlm.”
Ayrlrken, eski gnlerin hatrna bir pck kopartmak niyetiyle dudaklarm uzattm fakat dudaklarndan pmemem iin ban yana doru evirdi. Ksmet yanaklarnaym. Tekrar kucaklap grebilmek dileiyle ayrldk.
ili’ye vardmda dinlenmek iin meydandaki camiye girdim. Caminin avlusu polis kaynyordu. Onlar da dinlenmek iin camiyi semilerdi. Abdest alnan emelerden birinde elimi yzm ykadm. Elinde telsiziyle koca kafal bir polis yanma damlad. Elinde telsiz olmasa ve yz metre teden grsem, yine de bir adamn polis olup olmadn rahatlkla anlayabiliyordum.
Bir keresinde Aya’yla Beyolu stiklal Caddesi’nde bir simitinin nnden geerken can ekmi ve kendisine simit almam istemiti.
“Ne kadar simit?”
“Yz bin lira abi.”
Bana abi diyen adam nereden baksan krk yanda vard. Tabi bunun konuyla bir alakas yok. Buras herkesin birbirine abi, baba dedii bir lke naslsa.
“yi ver bir tane.”
“Saraym m abi? Elde mi yersiniz?”
“Sarmana gerek yok.”
Simidimizi aldk ve tekrar yrmeye koyulduk.
“O adam polisti.”
“Hangi adam?”
“Simiti.”
“Simiti mi?”
“Evet.”
“Yine baladn samalamaya.”
“Samalamyorum hayatm. Polisti o adam diyorum sana.”
“Nereden uydurursun byle tuhaf eyleri.”
“yi bir gzlemciyim hayatm. Benim iim bu; insanlar izlerim.”
“nsanlar izlermi... Seni yalanc. nsanlardan nefret ediyorsun sen. Onlarla gz gze gelmemek iin gittiimiz her yerde sandalyeni ters eviriyorsun ve yolda yrrken bile yere bakyorsun. Senin gzlemlediin tek ey yanndaki kadn. Bunu da, senden baka hibir canl yarata bakmamas iin yapyorsun.”
“Ama o herif polisti diyorum tatlm. Neyse unut gitsin.”
lerimizi halledip iki saat kadar sonra eve dnmek iin meydana ktmzda bizim simitiyi fark ettim. ki saat nce grdmz yer, meydandan en az iki yz metre aadayd. Heyecanla Aya’y drttm.
“Tatlm baksana!”
“Ne oldu?”
“Karda heykelin nndeki adam gryor musun?”
“u yerleri spren adam m kastediyorsun?”
“Evet, evet...”
“N’olmu adama?”
“Simit aldmz adam bu.”
“Ama hayatm bu adam belediyenin ps grmyor musun?”
“Gryorum. Hem p hem simiti, yani sivil polis anlyor musun?”
Oraya doru yrdk ve adamn tam nnden geiyorduk.
“Dikkatli bak tatlm. Tanyabildin mi bay simitiyi?”
yle yan gzle iyice bir inceledi herifi.
“nanamyorum haklymsn... Peki nasl anlamtn tatlm?”
“Simidi sana uzatrken dikkat etmitim, kolunda altn kaplama bir saat vard.”
“Gen ne i yaparsn sen?” diye sordu koca kafal telsizli polis.
“Kuryeyim datm yapyorum.”
“antanda postalar m var?”
“Evet isterseniz gsterebilirim.”
“yi bir gster bakalm.”
antay atm yle bir stnkr gz attktan sonra kapattm.
“Haydi kolay gelsin.”
“Sa ol.”
Camiden kp Nianta’na doru yrmeye ve postalar datmaya baladm. Nianta’na vardmda bir sokan kesindeki bir binadan sola dnerken, dier sokaktan kan bir adamla arptk. Elimdeki zarflar yere dt.
“nne baksana lan!” diye kt adam. Otuz, otuz be yalarnda, zerinde kareli bir gmlek olan, ben boylarda, orann ahalisinden olmad belli, tahsilat klkl bir tipti.
“Ne baryorsun kardeim! Sen de dikkatli olsana biraz!”
“Doru konu hasta etme adam!”
Bir an hapishaneleri dndm ve mezarlklar ve karlar tarafndan aldatlan adamlar ve paylalamayan arsalar yznden kan ihtilaflar ve bahelere dadanan tavuklar yznden kan kavgalar... Her ey bir anda olup bitiyordu demek ki.
“Ya Allah ya sabr!” diyerek, eilip yere den zarflar toplamaya koyuldum. Adam da tam bir iki adm atmt ki tekrar dnp yanma geldi.
“Ne konuuyorsun lan arkamdan!”
“Bak birader ek git yoluna. Arkandan filan konutuum yok.”
“Duydum olum... Ne dr dr ediyorsun lan yle kar gibi arkamdan! Delikanlysan yzme kar konusana!”
Bir mays kanl geecee benziyordu. yle derin bir nefes alp gerindikten sonra “Sen kandn olum!” diye ba-
rp suratnn tam ortasna bir sa direk oturttum. Ksa sren bir afallamann ardndan karlk vermek iin zerime gelince, bu sefer yakasndan kavrayp burnunun ortasna bir kafa aktm. Kafa bereketli blgeye isabet etmiti. Bir anda, patlam bir su borusu gibi oluk oluk kan fkrmaya balad herifin burnundan. Fakat pes etmeye niyeti yoktu. Bu sefer de boynuma sarlmt ve boumaya balamtk. Boynunu sa kolumla skca kavrayp, sola doru savurarak ayana elme takp yere frlattm. Tam yerdeyken de tekmelemek zereydim ki, evreden olay gren bir iki kii gelip belime sarlarak beni durdurdu.
“Sakin ol arkada! Niye kavga ediyorsunuz?”
“Kendi bulat birader bana.”
lerinden bir tanesi atlad. Altm yalarnda vard.
“Ben grdm olay bu ocuun bir suu yok br belasn arad.”
O sra beriki toparlanp, “Grrsn sen! Bulacam seni buralarda!” diye kanck kanck sylenince bizi ayranlar bunu
“Siktir git lan!” diye kovdular.
stm bam yine bir orospu ocuunun kanyla berbat olmutu. Yere den zarflarn bir ksm da ayn ekilde... Zarflar toplayp antaya attm. Elimi yzm ykayacak bir yer bulmalydm. Az nce dnmem gereken yerden sola dnp bir sigara yaktm.

31

Bir ay sonu maam aldm gn, uzun sre sonra yeniden ayaklarm beni bir bar taburesine srkledi. Posta antasn eve frlatp, saat alt sularnda baladm imeye. Dokuz, on gibi kafam kyakt. Barn bir kesinde, ayakta duranlarn zerine ikilerini brakmalar iin duvara monte edilmi tahta tezgahn nnde dikilmi biram yudumlarken, sol tarafmda kalan ikinci masada oturan herifin yanndaki kzn, beni izlediini fark ettim. Ona doru dndmde glmsedi. Kk bir tebessmle karlk verdim. Dorusu bir anlam verememitim bu ie. Kzn yannda herif vard ve hi de Adapazar’ndan birka gnlne gelmi misafir kuzen havas yoktu adamda. “likilerinde bir gei dnemi yayor olmallar,” diye dndm. Kz herifin bir boka benzeyip benzemediine henz karar verememitir. Gnlerdir bir sr kitaptan, besteciden, vr zvrdan konuulmu, vizyondaki btn filmlere gidilmitir fakat kz hala emin deildir... Bana neydi ki, orada yalnz olan bendim. O tarafa bakmamaya alarak imeye devam ettim.
Bir sre sonra dayanamayarak tekrar o yne doru dndm ve kzla tekrar gz gze gelip, karlkl glmsedik.
Bir yandan adam da kolluyordum fakat ya oral deilmi, ilgilenmiyormu gibi davranmaya alyor, ya da henz durumun farknda deildi. Bu sefer bir daha kza bakmamak zere kafam evirdim. Bakasnn aacndan dklenleri toplamak tarzm deildi fakat kzn pes edecei yoktu ve yaplabilecek en srpriz hamleyi yaparak, masadan usulca kalkp birden yanmda bitiverdi.
“Merhaba,” dedi glmseyerek.
“Merhaba,” diye karlk verdim. Benden biraz daha uzun boyluydu. ri kahverengi gzleri ve seksi dudaklar vard.
“Sana bir bira smarlayabilir miyim?”
“Yanndaki herifin buna izin vereceine emin misin?”
“Sorun deil o.”
“Peki neden benim gibi bir salaa bir bira smarlamak istiyorsun?”
“Bilmem... Gzel glmsyorsun.”
“Teekkrler... Bira teklifini kabul ediyorum.”
Olay fark eden ve saatlerdir benimle beraber dikilen, durmadan sigara iip ksk gzlerle etraf szerek, ieriye kolayca yataa girilebilecek bir hatunun girmesini bekleyen tipler bunalma girmiler, pis pis bana bakyorlard fakat gecenin ansl adam bendim ve kzsa biralar kapm bana doru geliyordu.
Birann birini bana uzatp glmsedi ve konumadan yerine dnd. Bundan sonra hamle sras bendeydi. Kz bu kadar rahat davrandna gre demek ki, aralarnda bir ey yoktu. Olsa bile bu yollarn yolcusu olan bir adamn ok fazla seme ans yoktur bu gibi durumlarda. nk arad bela tam ayana kadar gelmitir. Fazla dnmeden gidip oturdum masalarna.
“Bira iin teekkr ederim.”
Kz glmseyerek karlk verdi. Herifse zoraki bir glmseme frlatt. “Ben Ferit,” dedim oturunca. Kzn ad Tuba’yd. Herifinkiyse etin.
“Sizi burada ilk defa gryorum.”
“Benim ilk geliim ama etin arada bir gelir.”
“Ya sen...? Hep buralarda msn?”
“Bir hastalk, kaza, bela olmad srece genelde buralardaym.”
Doru cmleler... Sempatik ve klasm ortaya koyacak cmleler kurmalydm. Biraz daha ciddi olmalydm.
“Ne i yapyorsun?”
“Postacym.”
“Ciddi misin sen?”
Bir hayli armt.
“Neden?”
“Deiik bir tarzn var. Postacya benzemiyorsun hi.”
“Drt sene niversite okudum sonra braktm.”
“Niin braktn?”
“Yanl seimdi. Ekonomi...”
“Peki ya postaclk?”
“Hibir ite kalc olmam ben. Sadece vakit kazanmaya alyorum.”
“lerisi iin bir plann var m?”
“Bir gn yazdklarm para ederse, sadece iebilirim diye dnyorum.”
“Yazar msn?”
“Berbat.”
Sohbet srerken etin’i de kollamay ihmal etmiyordum. Konutuklarmzn hibiriyle ilgilenmiyor, olumlu veya olumsuz hibir tavr sergilemiyordu. Tam bir kapal kutuydu orospu ocuu.
“Yazarlarla aran nasl? Yani kitaplarla...?” diye sordum.
“Tahmin edemeyecein kadar iyi.”
“Kafka mesela?”
“Dava...”
“Karamazov Kardelerden sonra yazlmlarn en iyisi bence.”
“Belki de daha iyi...”
“Belki...”
etin kalkt ve tuvalete gideceini syledi. O gider gitmez, Tuba’nn enesini avucumun iine alp kendime ektim. tiraz etmedi. steyerek ve hissederek ptk.
“Kim bu herif?”
“Bo ver nemsiz.”
“Canm skyor.”
“...”
“Seni seviyor mu? Ac ekiyor gibi bir hali var.”
“Galiba...”
“Sen?”
“Hayr.”
“O adam burada istemiyorum.”
“Samalama!”
“Haklsn.”
etin tuvaletten dnmeden nce durumu akla kavuturmam gerekiyordu.
“Peki bu gece iin ne yapabiliriz bir fikrin var m?” diye sordum.
“Grup yapar msn?”
“Grup mu?”
...

etin dnnce kz “Kalkalm,” dedi.
“Ferit’te bizimle geliyor.”
etin’in suratna baktm hi bozulmua benzemiyordu. Hatta honut kalm da denebilirdi. in iinde bir tuhaflk sezinliyordum ve “Neden ben?” diye soruyordum kendime. Yine bir tuzakla m kar karyaydm yoksa? Ertesi gn gazetelerin nc sayfalarnda yazard: “Beyolu’nda bir barda tantklar gen postacy alem yaparken ikisine attklar ilala uyutup soyan biri kadn iki kii, bir daha ki ilerinde kskvrak yakalandlar. Sanklarn itiraflar sonucunda, daha nce de ayn yntemle yzlerce kiiyi soyduklar ve...” Bo kuruntuydu tabi ki. Gucci’den giyinip ylan derisi czdan tamyordum ki. Be parasz bir mnzevi olduum, her halimden belli oluyordu.
“Peki... Ne zaman isterseniz kalm.”
Kadky yakasnda oturuyorlard ve motosikletle gelmilerdi Beyolu’na. Onlar motora binip gittiler. Bende arkalarndan bir dolmua binip, getim kar yakaya. etin kz eve brakp, anlatmz gibi beni Boaz Kprsnn hemen knda alacakt. Dolmu yolda ilerlerken, hala mantkl bir eylerin peinden gidip gitmediime emin deildim. Keriz gibi kandrlp, o kadar yolu geri dnmek vard bir de. Neyse ki, dolmutan iner inmez herifi karm da buldum. Motoru hafif yan krm, zerinde bekliyordu. Arkasna atladm ve gazladk.
Hayatmda ilk defa bir motosiklete biniyordum ve bir iki dakika iinde yz kilometrenin zerine ktmza emindim. Kafamda kask yoktu. Ki olsa bile, o hzla bariyerlere girdiimiz zaman sadece kask salam kalrd. dm bokuma karm, korkudan etin denen herife smsk sarlmtm.
“Ka kilometre yapyoruz?”
Grltden sesimi duyamyordu ibnenin evlad.
“Ka basyorsun u an diyorum!”
“Yz krk!”
“Allah belan versin senin yava olsana biraz! Daha yaayacak gnlerim, yazmay dndm bir sr kitap var benim! lmek istemiyorum! mdaaat...!” diye her an barabilirdim.
“Ne oldu korkuyor musun!?”
“Yok, yok! yiyim!”
Neyse ki, on dakika sonra gideceimiz yere varmtk. Motordan indiim de kaskat kesilmitim. br tarafa kafay yle bir uzatp gelmitik.
“Hz tutkunusun galiba?”
“Bu ne ki... ki yz bastm bilirim.”
Motoru apartmann karsnda uygun bir yere park etti ve geri geldi. Evin kapsndan girdiimizde, geldiimizi duyan Tuba ieriden seslendi.
“Geldiniz mi?”
“Evet!” diye cevaplad beriki.
Ayakkablarm karmaya alrken Tuba tekrar seslendi. Yatak odasnda olmalyd.
“Merhaba Ferit!”
“Merhaba!”
“stersen du alabilirsin!”
Kadnlar biraz olsun tanyorsam, bunun anlam “Du al!” demekti. O geceden nce sekiz aydr ykanmadn dnrlerdi.
Ayakkablarm karp direk banyoya girdim. Kvete girerken, “etin’den kurtulmann bir yolu olmal,” diye dnyordum. Ilk ve rahatlatc bir du alp ktm.
Ben banyodayken ikisi de soyunup yataa girmiti. Yatak odasndan sessiz bir misafir gibi girdim ieri. Yatakta sorun yoktu. mz de alacak kadar byk grnyordu.
“Keyifler nasl?” diye sordum ierdekilere.
“Haydi gelsene sen de.” dedi Tuba.
Her erkek kendini arada bir, kadnla birden ayn yatakta dler ama byle bir duruma kar hibir hazrlm yoktu. etin’in bir sansar sessizliinde, yatan iinden beni izlediini biliyordum. Bir an ibne olabileceini dndm.
“Tamam yavrum siz balayn ben geliyorum.”
Dnp iimi yapmaya gittim. kisi sevimeye balamlard bile. Ne yapacaksam bir an nce yapmalydm. Kendimi toplayp yatak odasna geri dndm. Dndm de ii baya ilerletmilerdi.
“Ah...! Ah devam et evet...”
Bense ortalkta adi bir rntgenci gibi dolamaya devam ediyordum.
Fsldayarak, “Ne yapyor?” diye etin’e beni sordu.
“Bizi izliyor galiba.”
“Belki de bundan holanyordur. Ah! Sen devam et.”
Hzla soyunup yataa girdim. etin kz, yz bana bakar ekilde yan yatrm arkasndan gidip geliyordu.
“Nihayet gelebildin ha...”
Cevap vermeden dudaklarna yaptm. etin gidip gelmeye devam ederken biz de pyorduk. kisi de gayet rahatt. Belli ki daha nce defalarca yapmlard bunu. Benimse ne yapmam gerektiine dair en ufak bir fikrim yoktu. Deiiklik iyi olur herhalde diye dnerek, pmeyi brakp gslerini yalamaya baladm.
“Oh... Ohh, harikasnz ikinizde.”
Sonra daha aaya karnna ve oradan da bacaklarna do-
ru indim. Kzn bacaklarn perken ok byk bir talihsizlik oldu ve bir anlk dikkatsizlik sonucu yanllkla etin ’in bacan ptm. Kan beynime hcum etmiti ama herife bir ey demeye hakkm yoktu. Grup yapyorduk ve dnya zerinde, grup yaparken bu yzden kavga karm ka adam olabilirdi ki? Tekrar yukar doru kmaya baladm.
“ime girmek ister misin?”
“Evet.”
Doal olarak konumalarmz duyan etin kzn iinden kt. Onu saf d brakmak maksadyla kz srt st evirip, iine girmek iin klasik pozisyona getim ve bir yandan da pmeye baladk. Artk uzun bir sre beni rahatsz edemez diye dnrken birden bir atmaca gibi konarak, dudaklarn bizimkilere dayayverdi. Azn dayamasyla kendimi geriye atmam bir oldu. O andan sonra “Kesin ibne bu herif,” diye ciddi ciddi dnmeye baladm. Onlar pe dursun, artk kzn iine girme zaman gelmiti fakat benim ufaklk yine benimle oyun oynamaya niyetliydi. Yine kalkmyordu...
“Neyin var senin? Haydi girsene iime. stemiyor musun yoksa?”
“Samalama... Biraz yorgunum galiba siz devam edin.” dedim ve kenara ekildim.
Benim pozisyona bu sefer etin geti.
“Neyi varm tatlm?”
“Bilmiyorum... Yorgun olduunu sylyor. Garip de birine benziyor.”
Biliyordum yava yava homoseksel olduumu dnmeye balamlard.
“yi misin Ferit? stersen etin’le de taklabilirsin ekinme benden” dedi ve manidar bir ekilde glmsedi.
“Hi komik deilsin Tuba.”
Bozulduumu anlaynca i tutmay brakt ve bana dnd.
“Kzma hemen, espri yapyorum.”
Belki gerekten espri yapmt, belki de gerekten homo olup olmadm deniyordu her neyse... Fakat etin denen herifin, bu espri karsnda sessizlii tercih etmi olmas dndrcyd. imdi bu herifle ayn yataa tekrar nasl girecektim?
Topladm kendimi ve hzl bir giri yaptm.
“ekilsene sen biraz etin. Ben devam etmek istiyorum.”
ekildi, kt kzn iinden. imde biriken enerjiyle giritim kza. Deli gibi pyordum her yerini. yle ki, etin’e bo alan kalmyordu. Hi oyalanmadan bacaklarn omzuma alp serte iine girdim. Hzla defalarca gidip geldim. Gidip geldim. Kz zevkten kudurmutu. “Yap, yap” diye baryordu. Yatan zerinde ters evirip arkasna getim. etin’de azna vermiti ama artk umurumda deildi. Eski Yunan’dan bu yana tm iftleme tanrlar len istiyordu benden ve ben emrindeydim onlarn.
Saatlerce, gnlerce srd sanki. inden ktmda kan ter iinde kalmtm. Dorulup, sigara paketimi karmak iin, yatan kenarna soyunduum gmlee uzandm. karp bir sigara yaktm. etin yataktan kp banyoya gitmiti.
“stediin buydu deil mi?”
“Krc olma ltfen.”
“Haklsn.”
Ksa sren bir sessizlik oldu.
“Sabah nasl gidebilirim buradan?”
“Evin az ilerisinde bir otobs dura var...”
“Anladm... yi geceler sana.”
“Sana da...”
Son szler bunlar oldu ve etin’de banyodan dnp yata-
a girdi. mz beraber o yatakta uyuduk.

32

Tam blgemde tannan ve itibar gren bir postac konumuna gelmitim ki, artk tecrbeli olduum iin ksmen daha zor bir blge olan, boaz blgesine vermilerdi beni. Nedeniyse, buralarda yerleimin sahil kesimlerinden balayp srtlara doru uzanmasyd. Bu, u demek oluyordu; ie yeni balam acemi bir postac, bu srtlardaki yokulara kurulmu evlerin olduu sokaklara girdii zaman akama kadar dnyasn arp, ertesi gn irkete telefon ap ii braktn sylerdi ve bu da zaten hibir zaman yeterli olmayan eleman saysn daha da azaltmaktan baka hibir ie yaramazd.
im zorlamt ama olsun manzara gzeldi. Boazn bu gne kadar hi dikkat etmediim gzelliklerini, doya doya izleme frsat buluyordum. Ne avuntu ama deil mi?
Bu blgede olmam sebebiyle, bir ok tannm kalantor para babasnn ve magazin program kahramannn malikanelerine sk sk yolum dyordu.
Gnlerden bir gn, izini srdm adamlardan biride Ferdi Tayfur olmutu. antamda tadm, Zat- Alimize ait postay kendisine teslim etmek iin Emirgan srtlarnda baya bir ter dktkten sonra nihayet tarif edilen adrese gelmitim. ki katl, baheli bir evin nndeydim ve iki kk ocuk futbol oynuyordu. ocuklara, “Ferdi Tayfur’un evi buras m?” diye sordum. Bir tanesi, “Evet abi buras,” diye cevap verdi.
“Evde mi u an?”
“Yoklar abi. Sen ne iin aramtn ?”
“Mektup brakacaktm.”
“Bana ver. Ben onlara veririm abi.”
“Sen kimsin olum?”
“Benim babam burann kapcs abi. Mektubu ona verirsem Ferdi Tayfur’a verir.”
ocuklarn ikisini de yle bir szdm benimle konuann
st ba dklyordu. Dierinin hali vakti yerinde bir ailenin ocuu olduu belliydi.
“Arkadan kim?”
ocuun kendisi yant verdi.
“Biz de Ferdi Tayfurlarn alt katnda oturuyoruz.”
“yi haydi bakalm. Aln bu mektubu Ferdi Tayfur’a verirsiniz. Sakn kaybetmeyin ha!”
“Tamam abi merak etme sen kaybetmeyiz.”
Mektubu ocuklara vermi gitmek zereyken birden futbol topunun cazibesine kaplp geri dndm. antam omzumdan indirip kaldrmn stne frlattm.
“Haydi gelin bir ma yapalm.”
“Tamam abi yapalm!” diye atlad ikisi de.
“imdi yle yapalm, birinizle ben ma yaparken dieriniz kaleye gesin, sonra br kar kaleden bu sefer onunla ma yaparz. Kazanan ampiyon anlatk m?”
“Anlatk!”
“Haydi o zaman bete devre onda biter.”
Birbirilerini kayrmamalar iin tembihledim. lk nce kapcnn ocuu kaleye geti ve dieriyle maa baladk.
Mcadele ilk balarda baa ba gitse de, ona-drt yendim ilkini. Sonra o kaleye geti ve kapcnn ocuuyla baladk. Bu ocuu bryle kyasladn zaman mthi oynuyordu. Benim iin baya dili bir rakipti. Goller ard ardna geliyor ve kafa kafaya, kran krana bir mcadele oluyordu. Yirmi dakika sonra kan ter iinde kalmtm ama her eye ramen yedi-be ndeydim fakat ocuun ma brakmaya niyeti yoktu ve ne yapp edip, ma son gol ncesi dokuz-dokuza getirmeyi baarmt. Artk her ey kimin bileklerinin daha hnerli olduuna bakard.
Kaleci son gol iin degajn yapt ve havadan gelen yksek topu gsmle indirdim. Tabi ki, ocuun boyu benden ufak olduu iin yksek gelen toplar benim iin avantaj oluyordu. Yere inen topu ocuun sandan atp, almla getim. Son gol atp ma kazanmam iin hibir engel kalmamt artk fakat ocuun yetiip benden topu almas iin ayam taklm gibi yapp tkezledim.
Naslsa hayat boyunca kaybedecekti. Bari bu gol o atsn dedim. Yetiip ayamdan topu kapt, vurdu ve gol oldu.

-son-







Syleyeceklerim var!

Bu yazda yazanlara katlyor musunuz? Eklemek istediiniz bir ey var m? Katlmadnz, beenmediiniz ya da dzeltilmesi gerekiyor diye dndnz bilgiler mi ieriyor?

Yazlar yorumlayabilmek iin ye olmalsnz. Neden mi? nanyoruz ki, yreklerini ve dncelerini ekinmeden okurlarna aan yazarlarmz, yazlar hakknda fikir yrtenlerle istediklerinde diyaloa geebilmeliler.

Daha nceden kayt olduysanz, buray tklayn.


 


zEdebiyat yazar olarak seeceiniz yazlar kendi kiisel ktphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi ktphanenizi oluturmak iin buray tklayn.


Yazarn dier ana kmelerde yazm olduu yazlar...
Gittin Ya [iir]
Firari [iir]
Dnp Baktnda [iir]
Geriye Kalan [iir]
Yemek Molas, Shakespeare ve lm [yk]


FATH KAYNAK kimdir?

Ben Fatih Kaynak. . . "Hiliin Aynasydm Ben" (Neden Kitap 2004 Roman) isimli kitabn yazarym.

Etkilendii Yazarlar:
Henry Miller, Kafka, Charles Bukowski, Dostoyevski, Celine, Tolstoy, J.P. Sartre


yazardan son gelenler

 




| iir | yk | Roman | Deneme | Eletiri | nceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babali Ktphanesi | Yazar Ktphaneleri | Yaratc Yazarlk

| Katlm | letiim | Yasallk | Sakllk & Gizlilik | Yayn lkeleri | zEdebiyat? | SSS | Knye | ye Girii |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

zEdebiyat bir zlenim Yapm sitesidir. zlenim Yapm, 2023 | FATH KAYNAK, 2023
zEdebiyat'da yaynlanan btn yazlar, telif haklar yasalarnca korunmaktadr. Tm yazarlarnn ya da telif hakk sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadr. Yazarlarn ya da telif hakk sahiplerinin izni olmakszn sitede yer alan metinlerin -ksa alnt ve tantmlar dnda- herhangi bir biimde baslmas/yaynlanmas kesinlikle yasaktr.
Ayrntl bilgi icin Yasallk blmne bkz.