..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Olgunluğa erişmemiş şairler ödünç alır, olgunluğa erişenler çalar. -George Eliot
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Simten K. Ataç




6 Mart 2008
Önyargıların Gölgesinde  
Simten K. Ataç
Sakın indirme yumruklarını yüzünden aşağıya diye öğretilirmiş hayat çocuklara, indirme ki aldığın darbe burnunu dağıtmasın. Ama kendi yüzünü korurken öyle bir indir ki yumruğunun birini karşında ki bedenin boş olduğu anda zayıf yanına, devrilsin boylu boyunca, kalkamasın bir daha…


:BIAE:
İllaki kalp kırmaya programlı yaşar mı hiç insan? Veya kendini her daim savunmak zorunda hisseder mi? Yada yanılmak ile yanlış anlaşılmak korkusu ile sınırlanıp olduğu yerde sayar mı?

Bunlar karışık gelmesin sakın size hayatın tam içinden, resmen ortasından ve en bilinen yerinden bahsediyorum işte.

Doğuyoruz, büyüyoruz ve ölüp gidiyoruz. Yılları aşarken tanışıyoruz, seviyoruz, dost oluyoruz, ayrılıyoruz, küsüyoruz ve affediyoruz. Yalnız kalıyoruz yada kalabalığa dalıyoruz. Ne olursa olsun insan yanımızı insana katmaya çabalıyoruz. Ve bunu yaparken o kadar çok ürkütülüp, yargılanıyoruz ki belki de. Çok gülersek mutlaka ağlayacağımızı düşünmemize sebep oluyor birileri. Veya şansımız yaver giderken bir anda dönüverecekmiş edasıyla tedirginiz hep. Yargılanıyor ve her seferinde kendimizi biraz daha kenarda biraz daha acımış hissediyoruz belki.

Her yaptığımızı mutlaka savunmak zorunda kaldığımız, sebeplerimizin olması gerektiği bir dünya olacak etrafımızda deseler inanmazdım çocukken. Koşmak istersem koşar, ağlamak istersem ağlar, bağırmak istersem bağırırdım içimden geldiği gibi tam geldiği anda ve yerde. Sanırdım ki büyüyünce de bu böyle olacak, sevmek istedim mi sevip sevişmek istedim mi sevişecek, hediye almak istedim mi alacak, içmek istedim mi içecek, konuşmak istedim mi konuşacak ve susmak istediğimde susacağım ve bunları zevkle/zevk aldığım için yapacağım.

Bu bir yanılgıymış meğer…Şimdi görüyorum ki bunları yapmak için önce vakit müsait olacak sonra da geçerli sebeplerim olacak ki yapacak hakka sahip olayım. Üstelik görüyorum ki etrafımda aynı sıkıntılarla omuzlarını indirmiş, kendini savunmaktan anı yaşayacak gücü kalmamış, tedirgin ve tereddüt içerisinde insanlar var.

O kadar üzücü geldi ki bana bunu görmek, hiç önyargısız olamaz mıyız birbirimize? Adam olduğu için, kadın olduğu için, haklı olduğu için, hep doğru olduğu için, mümkün olduğu için veya sebebi olduğu için değil sadece öyle istendiği için, insan olduğumuz için yaşanamayacak mı hayatlar? Bir gölgenin ardında durmaya, kendini hep sağlama almaya gerek kalmadan nefes alamayacak mıyız misal? Evli veya bekar, yalnız veya değil, kısa veya uzun, güzel veya çirkin gibi sıfatlara bürünmeden birbirimizden korunmak zorunda kalmadan, yanlış anlaşılırım korkusu olmadan aşılamaz mı mesafeler? “Korkma benden” demeye/duymaya gerek kalmadan korkmasak birbirimizden mesela?

Aşılamazmış meğer… Hep gardı alıp yaşamak şartmış meğer… Sakın indirme yumruklarını yüzünden aşağıya diye öğretilirmiş hayat çocuklara, indirme ki aldığın darbe burnunu dağıtmasın. Ama kendi yüzünü korurken öyle bir indir ki yumruğunun birini karşında ki bedenin boş olduğu anda zayıf yanına, devrilsin boylu boyunca, kalkamasın bir daha…

Bu sefer hüzünle…

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Sevgili Ayfer,
Gönderen: Simten K. Ataç / İstanbul/Türkiye
9 Mart 2008
Canı gönülden bir gün o adanın kıyısında oturup hayatın renginin pembeye çaldığı anları seyretmek dileğindeyim ben de :) Sevgiler

:: yüreğine sağlık..
Gönderen: Ayfer Bayraktar / rize/
9 Mart 2008
yaşam sandığımız kadar kontrolümüzde değil sanırım.. belkide bu gerekliliklerden dolayı zaman zaman hayatın yakamıza yapıştığını hissediyor ve sakin bir ada arama telaşına kapılıyoruz.. yüreğine sağlık Simten..

:: Ozan Bey; şair diyor ki
Gönderen: Simten K. Ataç / İstanbul/Türkiye
7 Mart 2008
Aynı soruyu sormaktan, minör Ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık Yoruldum yoruldum yoruldum Gereklilik kipinde yaşamaktan. Ayrıca teşekkür ederim bu güzel şiiri hatırlattığınız için

:: Gereklilik kipinde yaşamak ..
Gönderen: A.OZAN / ISTANBUL/
7 Mart 2008
Ahmet Telli'nin dizesini tekrarlayıp durdum içimden . Yoruldum gereklilik kipinde yaşamaktan .. Ne güzel yazmışsınız ..

:: Hoşgeldiniz Burak Bey
Gönderen: Simten K. Ataç / İstanbul/Türkiye
7 Mart 2008
Teşekkür ederim yorumunuz için

:: bir tarafım sizsiniz
Gönderen: Burak Sonsuzer / /
6 Mart 2008
hep okurdum şimdi yorum yapmaya geldim. bir tarafım sizsiniz galiba hanımefendi kaleminiz hissiyatımı dökmüş gene Affınıza sığındım lakin hüzün yakışmamış sonuna




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Otogar Hikayeleri
Kar Tanesi
Yalan
Eski Sevgili
Pandora'nın kutusu
Eksik Parça
Hayatımızı daire kılmak
İnadına Zamanı Yaşamak
korkularla yaşamak
70'lerin çocukları

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gönülsüz Gidişler
Mutluluk Kaçınılmaz
Dostluk Gönüldedir
Nereye Kadar?
Benim Küçük Kadınım
Kaybolan Yıllar
19 Ocak 2007 - Hrant Dink Cinayeti
Cehennem Artık Sevmemektir
Yalancı Çoban
Sevgi ve Özür

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Lanet [Şiir]
Hoyrat [Şiir]
Bazı Anlarımdayım [Şiir]
Şehir&dağ [Şiir]
Tualin Düşü [Şiir]
Dönme Dolap [Şiir]
Günebakan [Şiir]
Hayat Denklemi [Şiir]
14 Şubat Öyküsü - 4 [Öykü]
Pegasos'un Kanatlarında Yaşamak [Öykü]


Simten K. Ataç kimdir?

bence , hayatlarımızın sorumluluğunu elimize aldığımız andan itibaren , suçlayabileceğimiz kimse kalmamış demektir. Sizce?


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Simten K. Ataç, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.