..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam başlangıcı olmayan bir yolculuktur. -Victor Hugo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Türkiye > Nükhet Everi




14 Mart 2004
Sevgili Hrant Dink!  
Nükhet Everi
26 Şubat 2004 Perşembe günü AGOS Gazetesinin önünde ülkücüler bildiriler okumaya, Hrant Dink’e yönelik ölüm tehditleri içeren sloganlar atmaya başladılar.


:CDHF:
Sanırım Hrant Dink adını hemen hemen herkes birkaç senedir devamlı duymakta. Onu AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak tanıyorsunuzdur muhtemelen. Ama eminim ki, 1996 senesinde bu gazete çıkmaya başlamadan Hrant’ı Beyazadam Kitapevi sebebiyle tanıyanlarınız da vardır.
          
Hrant Dink... Tanımıyorsanız tanıyın. Dünyanıza dünyalar katacak bir insandır. İnsan adamdır. Benim can dostum Hrant’a hep şöyle derim: “Sen dünyanın en ‘güzel’ insanısın!”

AGOS gazetesinin çıktığı günden beri gönüllü destekçilerindenimdir. Hayatımda en severek yazdığım yazılarımdan biri de bu gazetede yayınlanmıştır, bundan dolayı da gurur duyarım.

AGOS gazetesi Türkiye’de çıkan ilk ve tek Ermenice – Türkçe gazetedir. Diğer gazeteler sadece Ermenice yayınlanır bilindiği gibi. Hrant ve ekibi hoş bir misyona imza atmışlar, genelde içe dönük bir yapıya sahip olan Ermeni cemaatini hepimizle buluşturup, içlerine girmemize, onları daha yakından tanımamıza aracı olmuşlardır.

AGOS gazetesi koleksiyon niteliği taşıyan bir yayın organıdır bence. Yıllık ciltlerini almayı pek severim. Atmaya kıyamadığım ve biriktirdiğim tek gazete AGOS’tur. Bir rehber olarak çok yararlanmışımdır daima. Sadece günlük olaylar, politika, Ermeni cemaati haberleri değil, son derece kaliteli kültür ve sanat politikasıyla benim gibi pek çok kişinin de hayatının olmazsa olmazlarındandır AGOS Gazetesi.

Hrant herkesin, özellikle de medyanın her zaman başvuru kaynağıdır. Ermeni cemaatiyle ilgili her türlü konu, olan olaylar, yurt içinde ve yurt dışındaki gelişmeler hep ondan sorulur. İlk ona danışılır. Televizyon programlarına davet edilir, gazeteler demeç ister. Kendisi de yazar, yazar, yazar, konuşur, konuşur, konuşur. Hemen hemen her çağrıldığı konuşmaya gider. Konferanslar verir. Bıkmaz, usanmaz.

Ben çok şahit olmuşumdur Hrant’ın uzlaşmacı kişiliği sebebiyle pek çok kereler eleştiri oklarının hedefi olduğuna. Hrant abuk sabuk ön yargılara karşı her zaman bıkmadan, usanmadan ve yılmadan savaş verdi. Gün geldi diasporadan, gün geldi cemaatten ve pek çok zaman da içimizdeki belli bir kesimden eleştiriler aldı.

Benim her zaman en çok takdir ettiğim tarafı, (Rıdvan Akar’ın Radikal Gazetesi’ndeki 14 Mart 2004 tarihli yazısında da değindiği gibi) devlet ve resmi çevrelerde, milliyetçi/muhafazakâr kesimlerden kaynaklanan önyargılara karşı vermiş olduğu mücadeledir.

AGOS Gazetesi 26 Şubat 2004 Perşembe günü bir saldırıya uğradı. Bir Türkiye gazetesi! Olacak şey değil diyemedim ve şaşırmadım. Gerçi her zaman bazı tehditler vardı bildiğim kadarıyla, ama ciddiye alınacak şeyler değildi. Bu seferki ağır ve çirkin bir olaydı. Nefretle kınıyorum ama beklemiyor da değildim böyle bir ahlâksızlığı. Son zamanlarda Hrant hangi televizyon programına çıksa, karşısına kudurmuş gibi, neredeyse ağzından salyalar akarak ona saldırmak için hazır bekleyen birileri vardı. Saldırıya da geçiyorlardı. Hrant bunları başarıyla püskürtüyordu her seferinde.

AGOS gazetesinde yayınlanan Sabiha Gökçen ile ilgili iddialar ve özellikle de Hürriyet Gazetesi’nin bunu manşete taşıması olayları kızıştırdı. Sanki memleketin namusu elden gitmişti. İnanılmaz bir rezillik sergilendi pek çok çevre tarafından. Sanki Ermeni olmak suçmuş gibi davrandı bazıları. Ben kendi adıma çok utandım olanlardan, yapılanlardan, yazılan ve söylenenlerden. Yüzüm kızardı. Kendimi çok kötü hissettim.

Birileri bu olaya çanak tuttu. Türk tarihini ve Anadolu topraklarının binlerce yıllık geçmişini sadece Osmanlı’dan ibaret sanan bir cahil ve kültürsüzler ordusu da sarıldı kaleme. Yazılanlar, çizilenler, söylenenler rezillik boyutlarına ulaştı zaman zaman. Kimsenin anlam veremediği bir süreç başladı. Doğru ve güzel bir şeyler yazanların yazıları biraz gümbürtüye gitti, hatta hafif kaçtı. Birileri gerçek yüzünü göstermeye başladı. Hatta bir zamanlar Türkiye’nin en prestijli gazetelerinden birinde bir kişi okuduğunu anlamaktan aciz bir şekilde, Hrant’ın aslında pek de güzel olan bir yazısının orasından burasından alıntılar yaparak olayı tırmandırdı.

26 Şubat 2004 Perşembe günü AGOS Gazetesinin önünde ülkücüler bildiriler okumaya, Hrant Dink’e yönelik ölüm tehditleri içeren sloganlar atmaya başladılar. İşin en ilginç yanı ise, bu ‘izinsiz’ gösteriye ve atılan tehdit sloganlarına rağmen polisin müdahale etmemesi. Orada onca televizyon kanalının çekim yapmasına rağmen bu haberin kamuoyuna yansımaması. Gazetelerde bu vahim olaya yer verilmemesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin ve Çağdaş Gazeteciler Derneğinin herhangi bir basın açıklaması olmaması...

Bütün bunlar çok düşündürücü. Benim en vahim bulduğum konu ise, vatan sevgisinin kimlere kaldığı! Bunlara mı kaldı? Ayrıca bunlar vatanperver falan değil, hepsi vatan haini. Nasıl oluyor da vatan sevgisini kendi tekellerinde görme hakkına sahip oluyorlar? Keşke bunların hepsinin toplam vatan sevgisi Hrant’ın Türkiye sevgisinin milyarda biri kadar olsa!

Yazıklar olsun! Bu memleket hiç mi tarihten (özellikle yakın geçmişten) ders almayacak?

Hrant, canım, can dostum, dünyanın en ‘güzel’ adamı! Sen doğru bildiğini yapan, düzgün, adam gibi bir adamsın. Senin o kocaman yüreğini biz hepimiz biliyoruz. Doğru bildiğin yolda devam et. Biliyorsun ki, yalnız değilsin!



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın türkiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
Güvercinime Güvercin Postası
Türkiye Bu Mudur?

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Cnn Türk'e Yakışmadı!
Bu Gafın Faturasını Kim Ödeyecek?
Okuduğunu Anlamak
Sen de Kardeşini Seç...
İmdat! Rtük Uyuyor Mu?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Cunda Adası, Pateriça ve Paşam Cafe - 2 [Deneme]
Zaman Amazon Zamanı [Deneme]
Mardin'de Bir Akşamüstü [Deneme]
Asırlık Lezzet 'Konyalı' Artık Başkent'te [Deneme]
Avucumdaki Yürek [Deneme]
Halikarnas Balıkçısı, Murathan Mungan, Turizm Haftası ve Kel [Deneme]
İğde Ağacına Güzelleme Ya da Cunda'nın Kedileri [Deneme]
'Hava Durumu' Deyince... [Deneme]
Açıkhava Akıl Hastanesi [Deneme]
Gecikmiş Bir Mektup... [Deneme]


Nükhet Everi kimdir?

Bozkırlardır gözleri. . .

Etkilendiği Yazarlar:
William Shakespeare, Gabriel Garcia Marquez, F.G. Lorca, Hermann Hesse, Max Frisch, Paul Auster, Jean Paul Satre, Can Yücel, Özdemir Asaf, Edip Cansever, Cevat Şakir Kabaağaçlı, Murathan Mungan


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Nükhet Everi, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.