..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yanlış sayısız şekillere girebilir, doğru ise yalnız bir türlü olabilir. -Rouesseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Düşler > A. Ceyda Öz




17 Kasım 2003
Ateş Böcekleri  
A. Ceyda Öz
İçinden akan sevgi selleri, ateş böceklerinin ısısıyla buharlaşıp gökyüzünde buluşarak bembeyaz pamuk yığınları oluşturmuştu, o pamuk yığınlarına bağladığı sarmaşıklarla yaptığı bir salıncağın üzerinde sallanıyordu sevdiğiyle


:BEAJ:
Alışkanlıklardan arta kalan günlerin hesabına yatırılmış bir öznem olmalı, kullanırken baktığın, gözlerimin içinden çıkıp, söylerken adını bin kere değiştirdiğim türkümden bu yana yaşanmış en deha fırtınalardan çıkmış sarnıçtan geriye kalan tek iz bu.

Oysa ne çok uğraşmıştı,gidenin ardından üzerine koyduğu şeftali kabuklarının olgunlaşmış büyüleyen kokusunun arkasında ararken onu. Bir daha gelmeyeceğini anladığı anların arkasından yüklendiği intikam saatlerinin hesabını almaya gelmiş olmalıydı.

Olmaması gereken bir yerde olmanın, nahif ve gururlu bir sözcükten daha çok anlamlı olduğundan yola çıkarak yaptığı konuşmaları en anlamlı hale getirmek için, etrafında yığılmış olan kalabalıklar içinden, ruhundan koparttığı parçaya taktığı kanatla aralarından sıyrılıp, özgürlüğünün doruklarında buluştu sevdiğiyle.

Karanlık olmalıydı, her kim olursa olsun, onca insan içinden çıkan ve sevdiğinin omzuna konan o kuş korkmadan dimdik ayakta durabilmeliydi. Aranmaması gereken bir cümlenin arkasından, söyleyememiş olmanın utancını yaşamamak için kullandığı net cümleleri ile ulaşabilmeliydi sevdiğine.

Olabildiğince sade olması gerekirdi cümlelerinin. Günlerdir uzakta kalan yolculukların vermiş olduğu anlamsız resimlerin akılda bıraktığı silik tabloları bir bir hatırlatmak değil, derinden yaralamış bir izin çıkmayan lekesi gibi kazınmalıydı sevgisini anlatırken kullandığı cümleler sevdiğine.

Onsuz gittiği yerlerde bastığı ayakları nasıl derin izler bırakırdı, ben buradaydım, sen yokken gelmiştim, ama hep seni düşünmüştüm demek istercesine büyük ve derin izler bırakırdı yalnızken. Keşke o izleri sevdiğine de bırakabilseydi.

Olmamış bir meyvenin acı tadında aramaktan sıkılmış olsa gerek sevdiğinin sohbetini, o her daim salkım üzümlerden damlayan bir yıllanmış şarap gibi içinde hissetti onu, duyduğu her kelimeden sonra bir nara idi içindeki serserinin atıp da oradan sevdiğinin boynuna dolanarak seni seviyorum nar çiçeğim demek isterdi, isterdi de her yerde ateş böcekleri vardı, etrafı kırmızı ışık huzmeleri ile doldurup, gerçeği bir yalan gibi suratlara çarparcasına atıp, hayaller burada, en yaşanılası şeyler burada der gibi dans ediyorlardı.

Özgürlükler ülkesine giden, son kalkan tren, vapur ne varsa geri dönüşsüz biletlerle doldururdu cebini.

Islanmış kirpikleri istenmediği diyarlara seller ile akarken, arkasına bile bakmadan uzaklaşmak istiyordu bedeni, kendini engelleyen bahar dallarına tutunmuş, ellerini çizen gül dikenlerinden damlayan kırmızı damlaları sellerine katık etmiş, rüzgarın hızına engel olmak isteyen bedenini bir solukta devirip, gül dalında buluvermişti kendisini.

Mis kokan gül kokusu kaplıyordu bedenini, ateş böcekleri ya etrafı aydınlatan, artık kıpkırmızı bir gül idi gülü, biraz parmağından damlayan sevgi damlası, biraz ateş böceklerinin o kırmızı ışığı vermişti gülünün rengini.

İçinden akan sevgi selleri ateş böceklerinin ısısıyla buharlaşıp gökyüzünde buluşarak bembeyaz pamuk yığınları oluşturmuştu, o pamuk yığınlarına bağladığı sarmaşıklarla yaptığı bir salıncağın üzerinde sallanıyordu sevdiğiyle, özgür olmak isteyeni en özgür etmek için gökyüzüne taşınmıştı...

 

 



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın düşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kalemimin Ucu Titriyor Bu Akşam...

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ben Hüzünlerime Geri Dönüyorum...
Bir Sabah, Öyle Bir Sabah Gel ki...
Hoş Geldin Yüreğim...
Bir Lokma Ekmek Bir Hırka mıdır Hayat?
Yalnızlar Kahvesi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aşkın Yalancısı [Şiir]
Saçmalıklar Diyarı [Şiir]
Benim de Umutlarım Vardı... [Şiir]
Gidiyorum İşte Ey Sevgili! [Şiir]
Işığım [Şiir]
Öğreneceksin... [Şiir]
Benden Bıkmışsın Demek... [Şiir]
Adın Gülbahar Olsun... [Şiir]
Sana Bir Sır Vereceğim! [Şiir]
Yağmursam [Şiir]


A. Ceyda Öz kimdir?

Hani öyle üşürsün ki, artık hiç bir şey hissetmez uzuvların, uyuşur kalırsın, manasız bir donukluğun çizgileri oluşur, ardından bir kabuk içindeki parçalanmayı döker, ezip de geçer tüm bedenini, acısı en derinden gelir de yakar her yerini. . . İşte ben de öyle üşüdüm gece yarısını beş geçe. . . Artık kurşun kalemle yazmak istiyorum yüreğime insanların adını. . . Silgisi olmayan kalemlerle yazdıklarımı kazırken oluşan yaralardan yer kalmadı silinmeyecek izlere. . . Dost dediklerim, arkadaşım dediklerim, sevgilim dediklerim. . . Hepinizi kazımak öyle zor oldu ki yüreğimden. . Hepiniz birer parça alıp gittiniz hatta, bense bıraktığınız izlerin silinmesini izledim kenardan, tıpkı bıraktığım izlerin silinmesini izlediğim gibi. . . Sonra hepinizi tekrar sevdim, bildim ki kim bilir hangi girdaptı sizi alıp götüren. . . Hepinizi sevdim, hepinizi affettim. . . Ama artık yüreğimde koyabileceğim bir yer kalmadı hiçbirinizi, bir bir yaraladığınız, o masum yüreğimde. . .

Etkilendiği Yazarlar:
-


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2023 | © A. Ceyda Öz, 2023
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.