..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Fırtınalar insanın denizi sevmesine engel olamaz. -Maurois
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




11 Temmuz 2022
Bazı Yazılara Kafa Takılmayacak Gibi Değil  
Ahmet Zeytinci
Gazetede ki haber başlığı ve haber aynen şöyle. ''Bunu 2957'ye kadar açmayın.'' Devam ediyor altında ki açıklamalar. ''ABD'de ki Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde ki bir kazı çalışması sırasında 1957'de gömülen bir zaman kapsülü bulundu. İçerisinde dışarıdan bakıldığında görülecek şekilde 2957'ye kadar açmayın notu taşıyan ve bin yıl boyunca içindeki materyalleri koruyacak şekilde tasarlanan kapsülle ilgili yetkililer enstitü arşivini taradı. Taramalar sonucunda profesörlerin kavanozu doldurdukları ve gömdükleri anlara dair görüntüler, profesörler tarafından geleceğe hitaben yazılmış bir mektup bulundu. Enstitü yönetimi kapsülü gömen MIT profesörlerinin isteğini yerine getirmeye ve kapsülün 2957'ye kadar açılmamasına karar verdi.'' BASINDAN/Sabah Gazetesi Dış Haberler


:AEG:
Sabah sabah göz gezdiririm gazetelere. Gazetede de okudum mu, bazı yazılara gerçekten takıyorum kafayı, takmakla da kalmıyor, biraz da üstünde düşünüyor ve kaleme alıyorum. Bu da öyle bir yazı işte... Güler misin ağlar mısın misali...



Gazetede ki haber başlığı ve haber aynen şöyle. ''Bunu 2957'ye kadar açmayın.'' Devam ediyor altında ki açıklamalar. ''ABD'de ki Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde ki bir kazı çalışması sırasında 1957'de gömülen bir zaman kapsülü bulundu. İçerisinde dışarıdan bakıldığında görülecek şekilde 2957'ye kadar açmayın notu taşıyan ve bin yıl boyunca içindeki materyalleri koruyacak şekilde tasarlanan kapsülle ilgili yetkililer enstitü arşivini taradı. Taramalar sonucunda profesörlerin kavanozu doldurdukları ve gömdükleri anlara dair görüntüler, profesörler tarafından geleceğe hitaben yazılmış bir mektup bulundu. Enstitü yönetimi kapsülü gömen MIT profesörlerinin isteğini yerine getirmeye ve kapsülün 2957'ye kadar açılmamasına karar verdi.'' BASINDAN/Sabah Gazetesi Dış Haberler



Şimdi böyle bir yazı okuyunca ne düşünürsünüz? 2957 yılında açılacak bir paketiniz var. Tabi ki sizler, bizler 2957 yılını kıyısından, köşesinden, ucundan bucağından göremeyeceğiz. Dokuz yüz küsur sene sonra açılacak bir paketin, sana bana ya da herhangi bir kişiye ne faydası olacaktır. O zamana kadar sanırım yaklaşık olarak on ya da on beş kuşaktan fazla insan soyu değişecektir yeryüzünde. Ha bir de şu var Dünya acaba o zamana kadar ayakta kalabilecek mi? İlim adamları Dünyanın ve insanlığın ahir zamana girdiğinden bahsediyorlar. Ufak kıyamet alametlerinin yavaş yavaş gerçekleştiğinden dem vuruyorlar. Bu arkadaşlarda üçüncü bin yıla kırk üç sene kala bir paket ve onun açılmasından bahsediyorlar... Ne kadar gülünç ve bir o kadarda saçma sapan bir haber ve konuya yaklaşım...



Biz kullar olarak kıyametin ne zaman kopacağını tabi ki bilemeyiz ki Hazreti Peygamber bile bu konuda ''Benim de sizin bildiğinizden daha fazla bir bilgim yoktur.'' demiştir zamanında. Gerçekten bu olaya bilimin ve bilim adamlarının karışmış olması üzücü ve düşündürücü. Bu kadar basit değildir gerçek bilim ve bilim adamı. Hadi diyelim dünya yerinde kaldı o tarihe kadar, varsayalım kıyamet kopmadı da on beş kuşak sonra ki insanlar gittiler onu açtılar dokuz yüz küsur sene sonra. İçinden ne çıkacağı belli değil. Şöyle bir şey de yazıyor olabilir mi? Sesli düşünüyorum ''Ne kadar salakmışsınız ey insanlar. Hiç bunu açmak için dokuz yüz küsur sene beklenir mi?'' ya da şöyle bir şey ''Bilmece bildirmece falan fişmekandan uydurmaca.'' bilin bakalım bu ne? Biz o tarihte bu bilmecenin cevabını bulamamıştık da acaba dokuz yüz küsur sene sonra bunu açanlar belki bulur diye düşünmüştük...



İnsanların hele de bilimin ve bilim adamlarının hiç işi gücü yok başka, dokuz yüz küsur sene o muhafazalı kutunun içinde ne olabilir diye arpacı kumrusu gibi düşünecekler. Ve her ölecek olan bilim adamı da o düşünceyi bir sonra ki bilim adamına aktaracak ''Aman ha bunu açmayın bu ta 2957 yılında açılacak.'' Bakarsın oraya bir gün hırsız girer de onu alır kaçar. Sonrada fidye ister o kutunun sahiplerinden dünya kadar ''Bana beş yüz milyon dolar vermezseniz bu kutuyu 2957 yılına kalmadan açacağım ve de içinde ne var ne yok tüm dünyaya ifşa edeceğim.'' Vay vay vay iyi bir fidye talebi. Paketin sahibi bilim enstitüsü MIT acaba ne diyecek ''Aman ha kardeşim açmadan getir keşke sana beş yüz milyon dolar değil bir milyar dolar verelim.'' Nasıl akıllar ama. Bin bir gece masallarında ki gizemli kutular gibi...



İşte böyle arkadaşlar. İnsanlar saçma sapan olaylara sebebiyet verdikçe. Biz de aklımızın yettiğince kalemimiz tuttukça, yüreğimiz attıkça bu olayları ve insanları yazmaya devam ediyoruz. Var olsunlar bizlere hiç konu sıkıntısı çektirmiyorlar arkadaşlar. Hepinize en derin sevgi ve saygılar yine...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gölgem ile Muhabbet
Her Şeyin Sanatı Var Herkes Sanatkar
Sıfırlar Arası Muhabbet
Düpedüz İnsan Bir Hayvandır
Bir Taşla Kaç Kuş Vurulur
Çıt Bu Ne Zaman Çıkacağı Belli Olmaz
Bazı Şeyleri Hasıraltı Ederken
Büyük İftira
Koyun Sayarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bizimde Kırmızı Çizgilerimiz Var

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Minibüs ve Otobüslerde Sağlam Kalmanın Yolları
Bakışlardaki Cesaret
Uzay Bu Belli Olmaz
Ne İlginç Günler Var Dünyada Bir Bilseniz
Şimdilerde Yeni Moda
Ver Gazı Sonra Şakır Şakır Silah Sat
Hasta mı Bunlar
Şehirler Değişiyor Dönüşüyor İnsanlarıyla
Uğursuz Sayı
Soldan Sağa Sağdan Sola

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İçinden Geliyorsa [Şiir]
Kıymayın Şehrin Sokakalarına [Şiir]
Sabahın 6. 30'un da [Şiir]
Ben Bunları Düşündükçe [Şiir]
Unutmayın Beni Dağlarım [Şiir]
- Kör - [Şiir]
Ta Âdem'e Gidersen Akrabayız Dostlarım [Şiir]
Yetmedi mi Orta Doğu [Şiir]
Unutmadık Seni Ahmet Hoca [Şiir]
Derde Düşünce Şair [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Ahmet Zeytinci, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.