"Yazarın yazma cesareti kalmayınca, eleştirmenin cesareti katlanır." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Kelebek

Bir Deli...

Ne zaman biri el uzatsa / Yıldızlar uçuşur göz bebeklerimde / Aklım başımdan gider

Ben~deniz

**Denize bakarken Denize akarım ben Mavi dedin mi Yeşile çalarım ben Gri oluverir Coşar çoşar da,

Bir Lokma Ekmek Bir Hırka mıdır Hayat?

Sahi can derdi sadece bedeni vurunca mı baş gösterir. Yoksa içimiz yanınca da mı can derdine düşeriz? Kederde, hastalıkta sağlıkta bir arada olmaya söz verdiren evlilik törenleri de bunun için midir?

Hoş Geldin Yüreğim...

Güneş çizdiğin günleri hatırlıyorum kendine, kapkaranlık kozanın içinde. Yetmedi mi artık demiştin bir gün bana, daha ne kadar sürecek bu hayal?

Ah İstanbul...

Kor ateşlere düştüm ah vefalı dost / Adın içimdeki derin bir sızı şimdi /

Usul Usul

**Fazla mı geldi Gülümseyen sesimin tonu Dudağımdaki gülücüğün resmi Çıkıp gittiniz aniden Yok oldunuz sislerin içinde

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku
Başa Dön