"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Vay!

Annelerinin elini parmaklıklar ardında öpenlere.

yazı resim

Delirmiş renkler
Düşük tonlu kelimeler
Üzerime yürüyor kızlığın
Kızgınlığım asfalt
Çamaşırda çivit
Kola yakanda
Üstü kemerin iki karış kravat
Ne at ne avrat
İlla da hayat
Uyan be memat

Dokuztaş dizili
Gözü mendilli
Ojeli eli
Saçı gölgeli
Uyu badem gözlü
Gamzeli
Düşüm uyu
Uyu zaman
Annen sürgün yeri
Sürmelim uyu

Geldi insafa gardiyan
Bahçeye papatya
İndi güvercin avluya
Yıldız indi
Güneş indi
Baban geldi
Avluya bayram geldi
Dizin kanamış
Sarmaya anan geldi
Uyu sürmelim

Dünya gözlüm
Tahtası duvar
Denizi leğen
Yol iki voltada biter
İner avluya hasret
Yıldız iner
Güneş iner
Leğende gezer gemiler
Yağmur diner
Af diler
Uf olur eli
Anne öper
Çiçek biter
Uyu

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön