"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Vallahi Canlı Abi

Kadıköy sahilinde, sandal içinde satılan 10 yıllık balıkları, pazarlama sanatı... Konuşurken çok güzel anlatmama rağmen, kişileri satırlarda konuşturmama çok zor oldu ve beceremedim ama konuyu yakalayışım güzeldi, bence.

yazı resimYZ

Abi!
Bizde ekşi yoğurt olmaz.
Bak şu balıkların gözüne.
Uzat bak parmağını, ısırmazsa para yok.
Diri bunlar, vallahi canlı.
Ha, orayı Yusuf Abi bilir
Yusuf Abi!
Şunlar adres soracakmış.
Ama balıklar taze be Abi…
Yusuf Abi!
Bak biberona koy süt diye emzir sabiye.
Tamam abi canın ölü balık çektiyse…
Abi dönerken bi uğra.
Bak bizim tezgâh buradan başlıyor,
Öbürleri buzhane, ha!
Abi senin yaş kaç,
Bak bu arabanın aynısı bende vardı,
İmalat hatası çıkmış bunlarda…
Abi şu balığı bi elle ya,
Soğanlar kırmızı, bahçe işi.
Mahmut!
Abi, kendi bahçesinin.
Abi bir çay söyleyeyim,
Yenge üşümüş…
Al bir kilo,
Abi bir ton kömüre bedel bu,
Yenge şunun solungaçlarına bak!
Kramp falan girerse,
Can simidi bu, yüzdürür seni.
Gerçi zargana gibisin ama,
Abi yanlış anlama,
Abi vurma ya,
Abi!

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön