"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Son Sela...

en son ne zaman baktım gözlerine? ne zaman tuttum ellerini oksadım yüregini? zaman mı uzadı yoksa uzayıp kopan bizmiydik? bir yol var artık, bak daglar bile denize döküldü, düz bir yol tassız, topraksız, yokussuz. acele et öglene son bir sela kal

yazı resim

bi sarki var adı pek tanidik degil, soyleyen daha da yabaci.
ne zaman dinlesem sen gelirsin aklima,
seni ne zaman düsünsem sarki calmaya baslar bulutlarin ardında,
gürlemeye baslar ve aglar bulutlar.
oysa herkes onları yagmur sanar...

şimdi vakit tan yeri ezanlar dolaşıyor sokaklarda,
yine sabahladım bu gece sabahcı kahveler gibi doldu taştı yüreğim
günlerden cuma öğlene yine sela var göklerde,
en son babam için okunmuştu, ya bugün kim icin doldu vakit?
kimin günahı daha çok kim daha masum yoksa benmiyim?

en son ne zaman baktım gözlerine?
ne zaman tuttum ellerini oksadım yüregini?
zaman mı uzadı yoksa uzayıp kopan bizmiydik?
bir yol var artık, bak daglar bile denize döküldü,
düz bir yol tassız, topraksız, yokussuz.
acele et öglene son bir sela kaldı...gitmem gerek!

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön